Her ikisi de öyle ihtiyatsız ve anı anına yaşayan insanlar ki... Önlerindeki uzun yılları göremiyorlar. Tüm çocukluğum onların güzelliğini, gözyaşlarını ve sıkıntıya dayanma güçlerini inceleyerek ve üzülerek geçti.
İşte, gene korkunun içimize sindiği, yürekerimizi bir buz tabakasının kapladığı, güvensizlik duygusuyla ayaklarımızın yerden kesildiği günlere geri dönmüştük.