İlk bakışta gördüğünüz ilk üç kelimeyi yazın.
Mevcut psikolojik halinizin yansımasıdır.
(Böyle bir şey gerçekten olduğundan şüpheliyim ama kafa dağıtmak için iyi olabilir.)
Honore de Balzac dan okuduğum 2. kitap oluyor kendisi. İlk olarak
Vadideki Zambak eserini okumuştum yazarın ve ilk başlarda çok sıkıldığım, betimlemelerinde boğulduğum ancak yazarın hayat hikayesini öğrenmemle kitapla
Belkide yaşadığımız zamanla ilgilidir yani 19 yüzyılda yaşasaydık böyle bir kitaba hayran kalabilirdik. Sonuçta video yok çok fazla fotoğraf yok okuyucunun da çok gezgin olduğunu düşünmezsek yazarın betimleme yapması normal. Zira hem okuyucuyu içine çekmesi gerekiyor hem de hayal dünyasında bunu yaratması gerekiyor. Bu betimlemeyi yaparken de edebi dili zengin olan bir yazar olan Balzac olması eseri günümüze taşıyor diye düşünüyorum
Honore de Balzac dan okuduğum 2. kitap oluyor kendisi. İlk olarak
Vadideki Zambak eserini okumuştum yazarın ve ilk başlarda çok sıkıldığım, betimlemelerinde boğulduğum ancak yazarın hayat hikayesini öğrenmemle kitapla
Yasin Çağlayan ben de aynı düşüncedeyim. Zaten betimleme bir eserde olmazsa olmaz kanısındayım her zaman. Balcaz’ın yazdığı dönem de düşünülürse bu betimlemeleri uzun bir şekilde yapması anlaşılabilir bir durum. Sadece genel olarak okuduğum diğer aynı yıllarda eser vermiş yazarlara göre bir tık daha ağırlıklı betimlemelerle dolu eserlerinin olduğunu düşünüyorum. Bu da yazarın tarzını bir tık diğerlerinden farklılaştırıyor bence. O yüzden herkese hitap edebilecek, herkesin kolaylıkla okuyabileceği klasik eserlere sahip bir kalem değil bana kalırsa. O dönemde yazılan eserleri, fransız edebiyatını çok seven biri olarak Balzac’ın ne kadar önemli bir yazar olduğu günümüzde de hala önemini koruduğu tabi ki ortada. Kesinlikle betimlemeleri okuyucuya aktarışı çok kuvvetli ancak bunun dışında yazarla ilgili tek eleştirim olayların bence eserlerinde ( henüz 2 tane eserini okumuş bulunmaktayım yazdığım gibi) betimlemelerin arkasında kalışı. Bu da şahsen beni kitapta bazı sayfalarda kaybetti. Belirttiğim gibi vadideki zambak da çok sevdiğim eserlerden biridir. Aynı şekilde, aynı sorunla başlarında kitapta boğulduğum ama yazarın hayat hikayesi ve esere tüklediği anlamlarla sonlara doğru kitaba inanılmaz bağlandığım bir eser. Bu eserinde ortalarında o icmeyi yakalasa da sonrasında vadideki zambak gibi bir etki olamadı maalesef :(
"Ne kadar da doğru konuşuyor" dediğimiz her söz ; ne kadarda benim gibi konuşuyor cümlesinin karşılığı aslında. Peki doğru söz derken neyi kastediyoruz. Doğru dediklerimiz nelerdir. Düşüncelere saygı göstermek demek ne demek? Saygı göstermek için ondan bize ait bir parça bulunması gerekmez mi...