Üzülerek belirtelim ki, Cumhuriyetin ilk yıllarında yayınlanan tarih kitaplarında batının sömürgeci karakterlerinden hiç bir kelime ile söz edilmemiş, coğrafi keşifler tek yanlı bir övgü ile geçiştirilmiştir. Cumhuriyetin ilk yıllarında oluşturulan Türk Tarih Kurumu'nun bu gerçeklerden habersiz olduğu düşünülemez. Yeniden yazdırılan tarih kitaplarında Osmanlıya karşı her türlü tecavüzkar dil kullanılırken, Batılılardan sadece övgü ile söz edilmesi ve sömürgeci karakterinin sistemli bir biçimde görmemezlikten gelinmesi düşündürücü değil mi?
Bugün 22 Arap ülkesi var.. Din, dil, ırk, kültür, gelenek, coğrafya her şey aynı.. Bunların aralarındaki sınırı kim çizdi! Kardeşleri, amcaları, yeğenler, kuzenleri, halaları birbirine yabancı yapan bu sınırları bu halk kendi çizmedi! Bu rejimleri bu halk kendi tercih etmedi. Başlarındaki zalim iktidarları bu halk seçmedi. Birileri böyle bir düzen kurdu. Sonra bu kahrolası, varolan düzeni sürdürme adına savaşlar çıkarttılar; terörü örgütlediler ve darbeler yaptırdılar. Derin yapılar kurdular, Sivil Toplum Kuruluşları içine ajanlarını yerleştirerek toplumu, piyasayı, siyaseti yönlendirdiler.
Dünyada 31 trilyon dolar yıllık gayri milli hasılavar; bunun 13 trilyonu sadece ABD'de gerçekleşir. Amerika'nın deniz aşırı topraklardaki gelirlerinde, dolarını ve kayıt dışılarını hesaplarsanız yaklaşık dünya gelirinin yarısı tek başına Amerika'nındır.
Geri kalan yarısınının yarısı Avrupa'nındır. Geri kalan yarısının yarısı Çin ve Jaonya'nındır. Geri kalanı tüm dünyanın. Afrika'nın payına ise açlık düşüyor. Nijer'de 5 kişilik bir aile yılda 20 dolarla geçiniyor. Bu gerçek değişmediği sürece darbeler, terör ve savaş bitmeyecektir. Erteleyebilirsiniz ama bitmeyecektir.