Şiir / Deneme / Mektup Üzerine...
Yepyeni bir denemeyle karşınızdayım, esasında blog sitemde yayınlamayı uygun gördüm ama sizin kıymetli yorumlarınızı da merak ettim doğrusu. Bilenleriniz bilir, burada pek çok insana kitaplarımı tavsiye ediyorum. Kimisi romanlarımı dikkatle okuyup eksiklerimi belirtiyor, kimisi şiirlerimdeki teknik kusurları zarifçe dile getiriyor, kimisi de cevap vermeye bile tenezzül etmeyip avuç dolusu kibrini yüceltiyor. Anlayacağınız burada birbirinden farklı insanlar tanıdım ve çok kıymetli arkadaşlar edindim. Sağ olsun, var olsunlar. Birbirinden ilginç tepkiler de aldım. Ben kitaplarımı sadece hanımefendilere tavsiye ederim, bunun sebebine dair aklınıza pek çok ihtimal gelebilir. Fakat ben bunun sebebini Onur Ünlü: Bir Sürü Endişe isimli kitaptan yaptığım bir alıntıda açıkladım.

Şiire değinecek olursam; esasında şiir kimi zaman Özdemir Asaf'ın kalemi kadar zarif, Turgut Uyar'ın kalemi kadar naif, Attila İlhan'ın kalemi kadar da sade ve bir o kadar çarpıcıdır. Yani sadece okurlara göre değil, yazanlara göre de bir anlam bulur şiir. Ben şiirde sadece samimiyete önem veriyorum, bununla birlikte doğal olarak şiirlerimin çoğunda teknik kusura rastlıyorum. Bunları elimden geldiğince ve tabii şiiri yayınladıktan sonra düzeltmeye gayret ediyorum. Aynı şekilde bu kusurları bana eleştirilerinde belirten okurlara teşekkürlerimi sunarım. Öte yandan samimiyetle birlikte duyguyu dizelere yansıtmak da çok önemli. Şu ana kadar doksana yakın şiir yazdıysam bunların sadece yirmi tanesini, samimiyet ve duygu aktarımı açısından tam buldum. Her gece başımı yastığa koyduğumda üç, dört tane şiir yazarım kafamda. Fakat bunların hiçbirini yayınlamadım; çünkü eğer yayınlarsam o güzel ilhamın gideceğinden, gecelerimin şiirsiz kalacağından çekinirim. Bunu da şiire dair bir itiraf olarak kabul edebiliriz sanırım ama sadece gece aklıma gelen o şiirlerin için ayrıca bir kitap yazacağım, bunun müjdesini de vereyim sizlere. Onur Ünlü'nün, " Öyle bir edep de vardır şiirde. Şiirin üzerine öyle uzun uzun konuşulmaz. " sözüne istinaden şiire dair bu kadar söylemin yeterli olduğunu düşünüyorum.

Denemeye değinecek olursam; denemelerim hakkında çok bir şey söylememe gerek yok aslında. Çünkü deneme belki de edebiyattaki en özgür türdür ve ben de bu özgürlükten bolca faydalanıp farklı konularda yayınlarda bulunuyorum. Genel olarak psikolojik konularda yazıyorum ve denemelerin bir kurgusu olmadığı halde, bazen kurguya yönelik eleştiriler alıyorum nedense. Belki de denemenin kurgusuz olduğunu bilmiyorlardır, bilemiyorum o kadarını.

Mektuba değinecek olursam; ki bu konuda hassasımdır. Çünkü bildiğiniz üzere, hayatını kaybeden en yakın dostum için mektup yazıyorum sadece. Yazdığım bu mektuplarda kadim dostumla dertleşiyorum, ona olan hasretimi dile getiriyorum vs. Mektuplarımdaki teknik kusurları veya edebi niteliği pek de önemsemiyorum anlayacağınız. Kabalığım için beni bağışlayın ama - yazılış sebebi dolayısıyla - mektuplarımda eleştiri kabul etmiyorum. Bu konuda beni anlayışla karşılacağınızı umut ediyor ve bu yeni denememi de noktalıyorum...

Selam ve saygılarımla... Kitapla, şiirle, hoşça kalın...

Yavuz Gencay...

Blog Bildirisi
Yeni denememin - " Ne Gördü Leyla'nın Yüzünde Mecnun? " - ilk bölümü " Söyleşi Tadında, Şiir Kıvamında... " yayında! Doğrusunu söylemem gerekirse bu denememde içime sinmeyen bazı noktalar oluştu. Bunun sebebi ise esere tamamen doğal hislerimle yaklaşıyor olmam ve bu durum haliyle zihinsel olarak yıpratıcı olabiliyor. Mutlaka eleştirilerinizi bekliyorum :)

Dipnot: 2 Dem 1 Tutam'ın yeni bölümünü yazmaya başlayacağım. Giriş ve gelişmede pek sorun yok ama sonuç kısmında birkaç ihtimalim var. O yüzden yeni bölüm ya final olacak ya da finalden bir önceki bölüm olacak. Ben bunun duyurusunu da vakti gelince sizlerle paylaşırım, iyi okumalar dilerim :))

Ay Sultan / Fırtınalar...
'' Fırtınalar... ''

Belki farkında değilsin ama bu sevgi çok benziyor,
Kayahan üstadın kalemine,
Sen sevdanın yollarındayken,
Ya kurşunlar dizilir,
Ya da fırtınalar düşer kaderime...

Ay Sultan / Yavuz Gencay

Kıymetli söz yazarı Kayahan Açar'a hasret ve saygıyla...

Ay Sultan / Eksik Kalmış Bir Şeyler İçimizde
'' Eksik Kalmış Bir Şeyler İçimizde ''

Eksik kalmış bir şeyler içimizde,
İki demden bir tutam alıp da,
Birbirimize dahil olamadık,

Birbirinden ayrı parçalar kalmış içimizde,
Sevdalarımızdan, umutlarımızdan alıkoyan,
Hasretlerimize sımsıkı sarmalayan,
Hisler kalmış içimizde,

Tabi bu enkazlara ne kadar his denilebilirse,
Biz böyle enkazlardan sağ çıkamadık,
Ya altında kalıp can verdik,
Ya da sol yanımızı feda ettik,

Bunları yazarken de defalarca okuyorum,
Acaba kalbini incitir miyim ki diye,
Gerçi aldırış etmeyişine bakılırsa,
Senin nezdinde hiçten ötesi olamadık...

Ay Sultan / Yavuz Gencay

Ay Sultan / Sen Bilemezsin...
'' Sen Bilemezsin... ''

İnce ince yağan kara benzer tebessümün,
Öylesine narin, öylesine zariftir,
Sen bilemezsin,

Tepeden peşi sıra kayan çocuklara benzer gamzelerin,
Öylesine coşkulu, öylesine masumdur,
Sen bilemezsin,

Her adımımda sarmalanan kara benzer hasretin,
Öylesine veryansın, öylesine pervasızdır,
Sen bilemezsin...

Ay Sultan / Yavuz Gencay

Ay Sultan / Erguvan Kokuyor Sokaklar...
'' Erguvan Kokuyor Sokaklar... ''

Erguvan kokuyor sokaklar bugünlerde,
Meğerse sen gelmişsin bu şehre,
Günlerdir adımımı atmadım eve,
Belki şirin bir sokakta,
Karşılaşırsam seninle diye,

Gerçi karşımda görsem tanıyamam ki seni,
Birkaç fotoğrafın var bende fakat,
Hiçbir fotoğraf yetmez ki güzelliğini yansıtmaya,

Aslında fotoğrafların da suçu yok,
Ne gözlerin, ne de tebessümün yeter,
Ne saçların, ne de gamzelerin yeter,
Ay yüzünü anlatmaya...

Adına hayat dediğimiz bu serüven,
Ne kadar da tuhaf değil mi?
Oysaki bir tebessümün,
Hatta bir bakışın yeter,
Gönlümü aydınlatmaya...

Ay Sultan / Yavuz Gencay

Ay Sultan / Şiir Sultan
'' Şiir Sultan ''

Erkeğe şiir yazdıran kadın çoktur,
Kadına şiir yazdıran erkek çok mudur bilemem,
Bana şiir yazdıran senin gibisi yoktur,
Senden güzel şiir var mıdır bilemem...

Ay Sultan / Yavuz Gencay / Wattpad

Ay Sultan / Sen Gitmişsin Bu Şehirden...
'' Sen Gitmişsin Bu Şehirden... ''

Bende diyorum ki,
Bugün niye hava bulutlandı?
Meğerse sen gitmişsin bu şehirden,
Her bir yağmur tanesi,
Gözyaşı misali süzüldü gökyüzünden,

Bir de gittiğin şehre bakıyorum,
Her sokağı günlük, güneşlik,
Her insanı güllük, gülistanlık,

Hani başkalarının sevdikleri,
Aydınlatırmış ya geceleri,
Senin ay yüzün öylesine güzel ki,
Sen aydınlatırsın şehirleri...

01-09-16 / Ay Sultan / Yavuz Gencay