Ferdi Yavuz

Ferdi Yavuz
@yavuzoglu32
“ Köy odasında siyer okuduğumuz zamanlar rahmetli Rıza amcam derdi ki: “Müslüman bir şair henüz naat yazmamışsa tam anlamıyla adam olamamış demektir.” Üniversite birinci sınıftan itibaren artık dergilerde şiirlerim yayınlanmaya başlayınca bu söz zaman zaman aklıma gelmeye başladı. Mutlaka bir naat yazmalıyım, yoksa adam olamayacağım düşüncesi ruhumu sarmaya başlamıştı. 1990 yılına kadar devam etti bu. Yazamadım. Ellinin üzerinde naat inceledim, belki ellinin üzerinde naat denemesi yaptım. Nafile! Na’tımın ismi Yağmur olacaktı zaten. Köy odasında şekillenmişti. Bir otobüs biletinin arkasında ortaya çıktı. On yıl yağmur, yağmur diyorsunuz ama bir şey yazamıyorsunuz. 1990 yılına geldiğimde “Artık ben şiir yazmayı bırakmalıyım çünkü naat yazamıyorum” demeye başladım. İşte o günlerde Cenab-ı Hakk bir yol açtı önümde. “
Reklam

Ferdi Yavuz

, bir kitap okudu
10/10
·344 syf.·
2022 7. kitabı
Nurullah Genç
9.4/10 · 2.028 okunma
“ 5 Eylül 1975... Çok Muhterem Adile Hanım. Sizinle telefon konuşması yaptıktan sonra, vaktiyle okuduğum bir hikayeyi hatırladım: İnsanlığın tarihini öğrenmek için ilmi bir heyet kuran genç bir hükümdar, otuz yıl sonra kendisine birkaç cilt halinde takdim olunan özetleri de çok bularak, daha kısaltılmasını istemiş. Birkaç yıl sonra insanlık tarihini tek cilt halinde ihtisar eden ve artık, arkadaşları ölmüş olduğu için, tek kişi kalan, ilmi heyetin son üyesi, hükümdarın huzuruna çıkınca, onu ölüm döşeğinde bularak şaşırmış. Hükümdarın, “Yazık! Bu kadar çalışmaya rağmen, demek insanlığın tarihini öğrenmeden öleceğim.” demesi üzerine, yaşlı bilgin; “Üzülmeyin hükümdarım, ben size insanlığın tarihini kısaca anlatayım. İnsanlar doğdular, ızdırap çektiler ve öldüler.” diyerek beşer tarihinin birkaç kelimelik en kısa özetini yapmış. Hayatın unutulmayan tarafı da yalnız, ızdıraplar olduğuna göre, bu hikayede bir hakikat payı olduğu muhakkaktır. Ben Askeri Tıbbiye’de iken, yukarı sınıflardan bir talebe; “Hayatın elem olduğu, doğan çocuktaki hayat belirtisinin ağlamak oluşundan bellidir.” demişti. “
“ Biz erkekler insanoğluyuz. İnsan, bizim analarımızdır. Onların canı, yaratan candır. Bizim canımız yaratılmıştır. Biz erkekler olarak insanoğluyuz ve insana benzeriz. Onların yüzü suyu hürmetine biz de insanız. “