• Ortalama altmış belki de yetmiş yıl yaşıyorsun ve canlanan zihninin meyvelerini bir esere aktaracağın tutuyor. Düşündüklerin yıllarca şekilden şekle girmiş. Bilincin akıyor, tutamıyorsun; iç çatışmalar ayaklanacak olsa birkaç yüz karakterli mahalle kavgası çıkar buradan. Vesselam efendim,bu eseri tamamlamak en azından bir yılını alıyor; ama bu aktarmayı hiçbir zaman esere istediğin gibi aksedemiyorsun. Marifetliysen, olgunlaşmış birkaç fikrini parlatıyorsun o kadar. Netice ne kadar güzel ve eşsiz olursa olsun, eksik hissediyorsun.

    Ama ne tuhaftır ki toplum, ufacık tanışmalarda kendini tanıtabilmeni, kitlelere kendini ifade edebilmeni bekler. Sen, sana süre verildiğinde kendini bir yılda dahi tanıtamayacakken üstelik… Hiçbir “ben böyleyimdir"lerinin arkasında duramayacakken… Yarına güvenmezken ve “Seni tanıyorum” cümlesini bir tehdit olarak algılarken… Ve hiçbir şeye inanmayan bir şey oluverirken…

    Çünkü onun bunun bilmem kaç yıllık yaşanmışlığını üç cümleden bilen insanlar ahkam ve yargının kendisidir.

    Çünkü 2 ciltlik Savaş ve Barış olan sen'i, 100 sayfadan okuyup Tolstoy kesilmek kimsenin haddi değildir.