Geri Bildirim
  • Gizli hazinelerin peşine düşen bir grup ile Hazinelerin sırrını beyitlerinde saklayan bir kitap. Babilde başlayan serüven İstanbula Romaya Fransaya ingiltereye uzanıyor ve sırra sahip olmak isteyenler 450 yıl peşinden koşuyorlar . Sırrın sahibi kitap ise Sultanların paşaların şairlerin ve daha nicelerinin ellerinden geçiyor. Yazar müthiş bir kurgu ile , kitap içinde kitabı sanki bir bedene sahipmişçesine konuşturarak güzel bir esere imza atmış .Okumanız dileğiyle
  • NİLÜFER BELEDİYESİ SEVGİ SOYSAL ÖYKÜ ÖDÜLÜ'' BİRİNCİSİNE 3.000 LİRA ÖDÜL VERİLECEK, 5 YAZAR 1.000'ER LİRALIK MANSİYON ÖDÜLÜNE LAYIK GÖRÜLECEK.(MÜRACAAT TARİHLERİ.18 HAZİRAN 2018 PAZARTESİ-24 AĞUSTOS 2018 CUMARTESİ)...

    Nilüfer Belediyesi’nin “Yılın Yazarı” etkinlikleri kapsamında, o yılın adandığı yazar adına düzenlediği Öykü Ödülü başvuru süreci başlıyor. Bu yıl Sevgi Soysal anısına verilen ödüle başvurular 18 Haziran-24 Ağustos tarihleri arasında olacak.

    2018 yılını kısa yaşam yolculuğunda ürettiği onlarca eserle edebiyatımıza derin bir iz bırakan Sevgi Soysal’a adayan Nilüfer Belediyesi, Sevgi Soysal’ın edebiyatımıza kazandırdıklarının etkisinde, yazmayı kendine uğraş edinenleri “Yılın Yazarı Öykü Ödülü”ne katılmaya davet ediyor.

    İnsana, topluma dair yeni bir bakış ve yorumla yazmaya yönelenlerin öykü çalışmalarını değerlendirmeyi amaçlayan yarışmanın Seçici Kurul'unu Müge İplikçi, Nahit Kayabaşı, Seval Şahin, Figen Şakacı ve Şafak Pala oluşturuyor. Yarışmada büyük ödül 3.000 TL olacak, ayrıca beş kişiye de mansiyon ödülü verilecek. Yarışma ile ilgili ayrıntılı bilgi almak isteyenler Nilüfer Kütüphane'nin sosyal medya sayfalarını takip edebilir veya 0-224-4941954 numaralı telefondan kütüphaneye ulaşabilir.

    NİLÜFER BELEDİYESİ KÜTÜPHANE MÜDÜRLÜGÜ 2018 YILIN YAZARI SEVGİ SOYSAL: YILIN YAZARI ÖYKÜ ÖDÜLÜ YÖNETMELİĞİ...

    1-AMAÇ;
    Ödül, Sevgi Soysal'ın edebiyatımıza getirdiği birikimin etkilerinde insana dair yeni bir bakış ve yorumla yazmaya yönelen, yazmayı kendine uğraş edinenlerin çalışmalarının değerlendirilmesini amaç edinir.

    2-KAPSAM
    Ödülün düzenlenmesinden, organizasyonundan ve başvuru sürecinden Nilüfer Belediyesi Kütüphane Müdürlüğü sorumludur.

    3-TÜRÜ
    Öykü

    4-KONU
    Serbest

    5-KATILIM KOŞULLARI;
    • Ödüle rumuz ile katılınır.
    • Ödül herkese açıktır; ancak Seçici Kurul üyelerinin birinci dereceden yakınları katılamaz.
    • Ödül yönetmeliğine uygun olmayan ve belirtilen tarihten sonra teslim edilen başvurular değerlendirmeye alınmaz.
    • Ödüle, dosya hôlinde iki öykü ile başvurulur (iki öykü dışındaki başvurular kabul edilmez); bu öyküler daha önce herhangi bir yarışmaya katılmamış, basılmamış ve ödül almamış olmalıdır.
    • Başvuru sahipleri, dereceye giren öyküler üzerindeki basılı ve dijital tüm kullanım haklarını bedelsiz olarak Nilüfer Belediyesi'ne devrettiğini kabul eder. Yapıtlar hiçbir şekilde iade edilmez.
    • Ödüle gönderilen öykülerin hukukı ve bilimsel sorumluluğu yazarına aittir. Üçüncü kişilerin öykünün telif hakkı konusunda iddia ve talepleri olması durumunda öykü sahibi, uğrayacağı zarara karşı sorumlu olduğunu kabul eder.
    • Başvuru sahipleri yukarıdaki koşulları kabul etmiş sayılır.
    • Seçici Kurul'un yayımlanmaya değer bulduğu öyküler kitap haline getirilir.
    • Ödüle katılım sayısına bağlı olarak ön seçici kurul oluşturma yetkisi Nilüfer Belediyesi Kütüphane Müdürlüğü'ne aittir.

    6-ÖDÜLE GÖNDERİLECEK ESERLERDE ARANACAK KOŞULLAR;
    • Ödüle katılacak öyküler, normal sayla (A4) boyutunda, 12 punto, 1.5 aralık bilgisayar oylumunda hazırlanarak 5 kopyayla, ayrıca CD'ye kaydedilip bir zarfa konularak teslim edilmelidir.
    • Ayrıca özyaşam bilgisi de (bir sayfayı geçmemelidir) aynı CD'ye kaydedilmelidir.
    • Katılımcılar, ödül ile ilgili başvuru formunu doldurup imzalayacaktır. Başvuru formu, Nilüfer Belediyesi'nin tüm kütüphanelerinden, http://nilufer.bel.tr/kutuphane adresinden bilgisayar çıktısı olarak temin edilebilir.
    • Dosyanın sol üst köşesinde katılımcının sadece rumuzu yer almalıdır.
    • Öykü konusu serbesttir, Türkçe yazılmalıdır, çeviri öyküler ödül dışında tutulacaktır. Türk dilinin özgünlüğü korunarak, 5.000 ile 15.000 karakter (600-2.000 sözcük) arasında yazılmış öyküler değerlendirmeye alınır.
    • Öykü Türkçe olmak koşulu ile yurt dışından katılım sağlanabilir.
    • Başvurular kargoyla ya da elden teslim edilebilir.
    • Başvurular aşağıda belirtilen kurum adreslerine yapılmalıdır.

    7-TAKVİM;
    Başvuru kabul tarihleri: l 8.06.2018-24.08.2018 Sonucların ilan tarihi: 26.l0.2018
    Ödül değer bulunan öyküler http://nilufer.bel.tr/kutuphane ve Nilüfer Kütüphane sosyal medya adreslerinden duyurulur. 24 Ağustos 2018 tarihinden sonra yapılan başvurular değerlendirilmeye alınmaz.

    8- ÖDÜLLER;
    Yukarıda belirtilen koşullarda "Sevgi Soysal Öykü Ödülü" verilir. Ödülü kazanan yapıtlar ve yayımlanmaya değer görülenler (yazarın olurunu almak koşuluyla) basılacak seçkide yer alır.
    Yarışmada dereceye girenlere verilecek ödüller aşağıdaki gibidir.

    • Büyük Ödül: 3.000 TL
    • Mansiyon : l.000 TL
    • Mansiyon : l .000 TL.
    • Mansiyon : l .000 TL.
    • Mansiyon : l .000 TL.
    • Mansiyon : l .000 TL.

    9. SEÇİCİ KURUL;
    Müge- İplikçi, Nahit Kayabaşı, Seval Şahin, Figen Şakacı, Şafak Pala

    10- BAŞVURU NOKTALARI;

    Demirci Kütüphanesi;(Hafta içi 08.00-18.00) Demirci Mahallesi, Dere Sokak, No.2 Nilüfer-Bursa, Tel.0-224-4941954

    Şiir Kütüphanesi;(Hafta içi 08.00-21.00-Hafta sonu 10.00-18.00) Nazım Hikmet Kültürevi;Yüzüncüyıl Mahallesi, Uğur Mumcu Bulvarı, No.7 Nilüfer-Bursa, Tel.0-224-41327 37

    Akkılı Kütüphanesi;(Hafta içi 08.00-21.00-Hafta sonu 10.00-18.00) Ataevler Mahallesi, Yılmaz Akkılıç Caddesi, Basın Kültür Sarayı, Kat.2 Nilüfer-Bursa, Tel.0-224-441Ol42

    Üçevler Kütüphanesi;(Hafta içi-08.00-21.00-Hafta sonu-l 0.00-18.00) Üçevler Mahallesi, İman Sokak, No.6 Nilüfer-Bursa Tel.0-224-44l8189

    Çocuk Kütüphanesi;(Hafta içi-08.00-18.00-Hafta sonu-10.00-18.00) Gümüştepe Mahallesi, Pınar Caddesi, No.l Nilüfer-Bursa Tel.0-224-4866246.
  • Yaşamak için oksijen gibi çaya da ihtiyaç duyan bir insan olarak tabi ki bu kitap kapağına da kayıtsız kalamadım, kalamazdım da..

    Yazarla Hemdem kitabıyla tanıştım, şimdi ise Hemhâl (şapka önemli).Aynı hissetmek demekmiş, kitabı okuyanlar olarak aynı şeyi hissediyoruz, naiflik.

    Kitap yazar ile Feride'nin yaşadıkları, konuşmaları, tefekkürlerinden oluşuyor diyebiliriz. Feride kim mi? Kimi zaman iç sesi, kimi zaman iş arkadaşı, kimi zaman eşi.. Yazar bu kitabı ayna olmak için yazmış, o bir kişiye ulaşmak. Hepimiz de o bir kitabı bulmak için okumuyor muyuz zaten?

    Kitap bölümlerden oluşmakta, gölgelik, ibretlik, insanlık, sonsuzluk, ömürlük, seyirlik, kulluk, yolculuk, kitaplık, ikramlık.. Her bölüm kendi içinde güzel, tam tefekkürlük bir kitap. Bakmak isteyenler için değil, görmek isteyenler için. Şükredecek ne çok şey var da bilmiyormuşuz meğer. Her nefesimi şükre ayırsam da ödeyemem hakkını Allah'ım..

    Yine kitaptan bir cümleyle incelememi sonlandırıyorum. Hayat sadece üzülmek için değil, sevmek ve sevilmek için de kısa. Bizim Yunus'un da dediği gibi "sevelim sevilelim bu dünya kimseye kalmaz"
  • Stefan Zweig
    bütün kitapları da güzel kitap alıp seçmeye ne gerek varki hele
    "SABIRSIZ YÜREK ""adl ıkitabı çok güzel
    yazar olmak isteyenler umarım sizde bu yazar gibi sevilen birer yazar olursunuz..
  • " Herkes istediği mesleği seçecektir.
    Ressam olmak isteyenler reklamcı,
    yazar olmak isteyenler mühendis,
    mimar olmak isteyenler iktisatçı,
    meyhaneci olmak isteyenler
    hukukçu, hukukçu olmak isteyenler
    tezgahtar, adam olmak isteyenler
    uşak ve dilediği gibi yaşamak
    isteyenler rezil olmayacaktır. "
    Oğuz Atay
    İletişim Yayıncılık
  • Yeni bir incelemeden merhabalar:) (Aslında buraya bir emoji koyacaktım ama pek uygun düşeceğini sanmıyorum:\) İncelememde birkaç edindiğim bilgiyi sizlerle paylaşacağım. Ama ondan önce yazar ve kitaptaki mektupların yazıldığı kişi (yani Milena) ile ilgili bilgilendirmek istiyorum sizleri. Hazırsanız başlayalım...

    Franz Kafka 1k da ismini çok duyduğum, sevildiğini düşündüğüm bir yazar. Geçmişini merak edip araştırdım ve yaşadıklarıyla ilişkilendirdiği kitaplarının olduğunu fark ettim. (Örneğin; babasıyla arası limuneli ve onun için https://beta.1000kitap.com/kitap/babaya-mektup--4088 bu kitabı yazıyor. Milena ya olan aşkı için de bu kitaptaki mektupları yazıyor.) Babaya Mektup u hep merak etmişimdir. Onu da okuyacaklarıma ekledim. Ama önceliğimi bu kitaba vermek istedim.

    Öncelikle şunu söylemek istiyorum. Saf aşk dedikleri bu gibime geldi. Neden mi? Günümüz gençleri gibi abuk sabuk şeyler yazmamışlar. Gayet mesafeli ama yakın mektuplar onlarınki. Sonra bir şey daha fark ettim. Franz bu aşkın bilinmesini istemiyordu. Ne de olsa aşkı Milena evliydi. Ve bir şey daha var. Küçük bir şey... Kitap (Milena ya Mektuplar) aslında basılmayacaktı. Franz bunu istemiyordu. Bunun için bu mektupları arkadaşına verdi ve imha etmesini istedi. Ama arkadaşı ne yaptı? Ölür ölmez tüm dünyada yayınladı bu mektupları:))) Babana bile güvenmeyeceksin Franzcim:) Aslında iyi mi etti diyelim? Ne de olsa o olmasaydı okuyamayacaktık senin mektuplarındaki aşkı...

    Milena... Ah Milena. Sen o kadar bi adamın peşinden koş. (Ernst Polak (eşi)) onun için baban (babası evlenmelerine karşıydı) seni deliler hastanesine yatırsın. Sen kalk git evlen zoraki. Sonra da kocan sana zaman ayırmadı diye Franzla aşk yaşa... Sendeki de iyi cesaret. Gözlerim yaşardı. Ama şunu bil ki aşk mantık işidir. Mantığına uymayan adama karşı soğursun. Bunu geç de olsa anladın:(

    İkilimiz bir kafede çevirmenlik için konuşarak tanışıyorlar. Tabii ilk başlarda normal arkadaşlık aralarındaki. Daha sonra işler sarpasarıyor. Gizlice mektuplaşıyorlar. Hep şunu düşünmüşümdür. Acaba Franz in aşık olduğu bütün kadınlarla bir mektuplaşması var mıydı? (Toplam üç kadına aşık oldu) Varsa neredeler? Kafada deli sorular :)

    Franz i ilk defa bu kadar duygusal okudum. Çünkü Dönüşüm eseri duygusal değildi ve Franz in biraz şeys biri olduğunu düşündüm... Odun... Evet lütfen bunu dediğim için kızmayın ama doğrular efenim:) Sıradaki Franz kitabımı Dava olarak belirledim. Umarım onu da beğenirim.

    Kitap güzeldi ama tanımadığım kişilerin mektuplarında kendimi bulamadığım için (evet, başkasının mektubu olduğu için bu çok normal:)) pek kendime yakın bulamadığımdan yedi puan verdim. Yani sadece Franz le ilgili bilgi sahibi olmak isteyenler için ideal olduğunu düşünüyorum kitabın. Çok da duygusal değild kitap (bence tabii) Ama şunu söylemek istiyorum, kitabı okuyorum diye işaretlediğim gün okuyanların sayısı tam 5000 idi. Gerisini siz düşünün:D

    Herkese iyi okumalar. Ben polisiye kitaplarıma dönüş yapıyorum. Malum çok aksattım:))
  • TOPRAK ANA
    Orijinal Adı: Материнское поле
    Yazarı : Cengiz AYTMATOV
    Yayınevi : ÖTÜKEN Neşriyat
    Çeviren : Refik ÖZDEK
    Basım : 25. Basım, Eylül 2012 (1.Basım, 1995) / 138 Sayfa
    Türü : Roman
    Kategori : Ortaöğretim / Yetişkin

    Kitabın Yorumu
    Ülkemizde de tanınan ünlü yazar Cengiz “Toprak Ana” Romanı; Kırgız köylüsünün hayatını, kocası ve çocuklarını savaşta kaybeden bir kadının yaşadıkları üzerinden anlatmaktadır.
    Romanın kahramanı TOLGANAY; yaşadıkları sevinçleri ve çektiği acıları tarlasıyla yani toprakla dertleşerek paylaşmaya, azaltmaya çalışan dirayetli bir köylü kadınıdır. Roman iki ananın, yani toprak ana ile TOLGANAY’ın diyaloğuyla başlar, devam eder ve sonlanır.
    Romanın en önemli vurgusu; “sabır”. Yaşanan büyük acılara dayanmak, hayattan kopmamak ve umudu yitirmemek için ihtiyaç duyulan sabır. Bu nedenle; “kocasını, üç oğlunu ve gelinini kaybeden (hayatta kaybedecek fazla da bir şeyi kalmayan) dertli bir kadının güçlü duruşu”nu düşününce, küçük kayıplar karşısında sabrı tüketmenin ve umudu yitirmenin anlamsızlığı da okurun karşısına çıkıveriyor.
    Romanın cümleleri kısa, dili anlaşılır. Anlatımın gücü ve okuru etkilemesi ise bizce orta seviyede. Bunun sebebi; olayların gereksiz detaylarının da verilmesiyle konunun dağılması ve yoğun duyguların okura güçlü olarak yansıtılamaması olabilir. Bir klasikten bahsettiğimizi kabul edersek; bu yorumu ya benim değerlendirmemin acımasızlığına verelim, olmadı kusuru romanı orijinal dilinden okuyamadığıma yükleyip konuyu kapatalım. Yine de; köy hayatının bakirliği, az şeyle yetinmeyi bilen dingin insanların ruh hali okura tesir ediyor. Bir de sayfalara serpiştirilen ve yazarın bilgeliğine işaret eden hayatla ilgili özdeyiş niteliğindeki cümleler de, kitabı çekici kılıyor.
    Sonuç olarak; bir ailenin savaş nedeniyle yok olmasını, büyük olaylar karşısında insanların topyekûn kabullendikleri çaresizlik duygusunu hissetmek ve Rus coğrafyasının 70 yıl önceki köy hayatını okumak isteyenler için, uygun bir kitap olduğunu değerlendiriyorum.

    Kitaptan Alıntılar
    * “Yine de insan gerçeği öğrenmelidir Tolganay” (Sayfa 6)
    * “İnsanın büyük bir mutluluğa ihtiyacı yoktur Tolganay. Bir çiftçi için mutluluk, kendi tarlasını sürüp ekmek ve ürün almaktır.” (Sayfa 11)
    * “Hayatını zehir edecek kadar çalışmana ne gerek var?” (Sayfa 14)
    * Gerçek mutluluk yavaş yavaş azar azar gelir ve… Mutluluk birbirini tamamlayan ufak şeylerin birleşiminden doğar.” (Sayfa 20)
    * “Geleceğin ne getireceğini kimse bilemezdi ve şimdi olanları düşünüp üzülmenin de hiçbir faydası yoktu.”(Sayfa 46)
    * “Bazen insanın kaderi dağdaki patika gibidir. Bazen çıkar, bazen iner, bazen de dibi görünmeyen bir uçurumun başına gelir durur. İnsan tek başına böyle bir yolda ilerleyemez…”(Sayfa 70)
    * “İyi yıllar, kötü yıllar görmüştük ama Suvankulla birlikte geçirdiğimiz uzunca bir hayatımız da olmuştu. Çektiğimiz sıkıntıların karşılığı olan mutluluğu da yaşamıştık.” (Sayfa 73) İnsanların hepsi bir değildir. Ben kendim iyi insan olmak isterim, fakat kötü olanlara da hayretle bakmam. Hatta kızmam bile, ancak kötülükleri bana taalluk ederse kendimi müdafaa ederim. Şunu esas olarak kabul etmeliyiz ki, insanların hemen ekserisi yalnız kendilerini düşünür. Dünyadaki bütün felaketlerin, uygunsuzlukların, bayağılıkların sebebi işte bu her şeyden evvel kendini düşünmek illetidir. İlk bakışta insana bir kurnazlık ve akıllılık gibi görünen bu hal hakikatte aptallıktır.
    * "Utancı da, bütün güçlükleri ve acıları da üstleneceğim.” (Sayfa 118)

    * Değerlendirmem *
    6 /10
    * Dış Değerlendirmeler *
    - 1000 kitap’ ta değerlendirme notu; 8.8 /10 (1265 okur).
    - Goodread’deki değerlendirme notu; 4.22 / 5 (1138 okur).
    İyi okumalar.