A. E. Van Vogt

A. E. Van Vogt

Yazar
7.6/10
30 Kişi
·
49
Okunma
·
7
Beğeni
·
1.359
Gösterim
Adı:
A. E. Van Vogt
Unvan:
Kanadalı Bilimkurgu Yazarı
Doğum:
Kanada, 26 Nisan 1912
Ölüm:
ABD, 26 Ocak 2000
1912 yılında Winnipeg'de doğdu. Küçük yaşlarda çalışmaya başladı. 1926'da Amazing Stroies dergisiyle tanışması hayatının akışını değiştirdi. Öyküler ve radyo oyunları yazmaya başladı.

Bilimkurgu türündeki ilk öyküsü Vault of the Beast'tir. Yine bir bilimkurgu öyküsü olan Black Destroyer 1939 yılındaAstounding Dergisi'nde yayımlandı. Bu öykü The Voyage of the Space Beagle (Uzay Tazısı'nın Yolculuğu) adlı ünlü romanına da kaynaklık etti.

1939 yılında ilk eşi bilimkurgu yazarı Edna Mayne Hull ile evlendi. Birlikte 40'lı yıllarda pek çok eser ürettiler.

İlk romanı Slan, 1940 yılında Astounding Dergisi'nde tefrika halinde yayımlandı. 1941'de The Weapon Shops of Isher, 1943'te ise The Weapons Makers adlı romanları yayımlandı. Bir süre yazmaya ara veren yazarın son romanları arasında, Children of Tomorrow; The Battle of Forever ve Computerworld sayılabilir.

1996'da SFWA tarafından verilen Büyük Usta ve Retro-Hugo ödülerini aldı. 26 Ocak 2000'de öldü.

Türkçeye çevrilen yapıtları: Uzay Tazısı'nın Yolculuğu, NullA Dünyası.
Gerçekleri düşüncelerinize göre değiştirmemelisiniz. Eğer bizim bağlı olduğumuz mantık buysa, Dünya'nın geleceğinden endişe duyarım.
Gerçekten çok şaşırtıcı, dedi Lane. Bize savaşmak yerine, hakkımızda bilgi toplamak konusunda daha hevesliler. Gerçi biz hiç birini istemiyoruz ya. Ama öte yandan istedikleri bilginin ne olduğunu anlarsak, o zaman onlara bu bilgiyi verip, 'Pekala. Şimdi derdiniz ne?' diye sormak daha kolay olacak.
Okul ve anne, tek başına yeterli değildir. Bırak bunları. Gerçekten... sakinleşti... bazı babaların varlığının, çocuklar için, yokluğundan daha zararlı olduğu da doğrudur.
240 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10 puan
UZAYLI

Alfred Elton van Vogt
26 Nisan 1912 - 26 Ocak 2000
Kanada doğumlu bir bilim kurgu yazarıdır. Parçalanmış, tuhaf anlatım tarzı, daha sonraki bilim kurgu yazarlarını, özellikle de Philip K. Dick'i etkiledi. Yirminci yüz yılın ortalarında bilim kurgunun en popüler ve etkili uygulayıcılarından biriydi.

Children of Tomorrow (1970)
Yarının Çocukları:
Uzaylı ismiyle (1984) ülkemizde yayınlanan A. E. van Vogt bilim kurgu romanı.
Komutan John Lane on yıllık uzay görevinden geri dönmüştür. Geride altı yaşında bıraktığı kızı Susan şimdi on altı yaşında olmuştur.
Yıllar süren uzay görevlerine gidenlerin aileleri için kurulmuş Spaceport şehri ve çocukların kıyafetler, disiplin, kendi gelenekleri şiddet içermeyen birlikler halinde bir nevi ebeveynlerin görevlerini üstlenmeleri birbirlerini denetlemeleri.
Lane, kendi çocuğumu ben yetiştiririm onun ahlak ve davranışlarını ergen çocukların oluşturduğu birliklerin yönlendirmesine bırakamam deyip birlikle fikir çatışması.
Bir yanda da dünyaya dönerken uzaylı saldırısına uğramış ve dünyaya geri dönmeyi başarmıştır. Uzaylılar ise insanların arasına bir casus göndermeyi başarmışlar ve üstelik Spaceport'taki çocuklardan oluşan ve Lane'nin kızının da bulunduğu birliğe insan görünümünde bir çocuk ajan yerleştirmişlerdir.
Elli küsur yıllık bu bilim kurgu romanını okurken doğal olarak bazı anlam tuhaflıklarına; örneğin yıldızlar arası yolculuk yapıyoruz ama halen tuşlu ev telefonu kullanıyoruz. Bu gibi takıntılarınız yoksa keyifle okuyabileceğiniz güzel bir roman. Ben çok keyif aldım.



Keyifli Okumalar...
240 syf.
·Beğendi·6/10 puan
Serimizin 12. kitabında daha kitabın kapağını açmadan dikkatimi çeken bir şey vardı. Aslında bu cümleyle onun ne olduğunu da belirtmiş oldum. Yani oldukça şaşırtıcı ve bir o kadar da yapıcı çalışmayla tasarlamışlar kapağı. İlla dış güzellik olacak, huyumuz kurusun tabi.
Bu kitabın adı da Children od Tomorrow. Yarının Çocukları şeklinde çeviremez miyiz bunu? Niye Uzaylı? Neyse artık çevirilere bilmiş bilmiş sataşmayacağım ama duramıyorum ki. Olayı kavrayamadım, neresini kaçırdığımı şaşırıyorum.
Tabi en başta söylediğim gene geçerli, kapak beni heyecanlandırdı. Sekiz yaşını geçen çocukları toplayan birlikler, 1 günün 1 aya tekabül ettiği uzay – dünya zamanı, Ana Bilgisayar terimi karşısında Baba Bilgisayar terimiyle gelen acayip ve ilginç bir yaklaşım, bacak ve kol yerine dokunaçlara sahip romandaki tek uzaylı karakter, K-Enerjisi derken kitabı tamamladık. Tabi böyle dolu dolu bir uzaylı hikayesi gördün mü dersen ‘Hayır’ demek bile zayıf kalır. Bağıra bağıra ‘Asla’ dersem de hakaret olur. Kısaca, görmedim.
Burada ana konuyu da verelim. O uzaylı modunda olan arkadaşımız Bud Jagger, uzay filosu komutanı John Lane ve kızı Susan arasında geçe bir hikaye konu ediniliyor. Sizi sarıyor, sonuna kadar götürüyor aslında ama tat alamıyorsunuz. Yani bilim kurguya merakınız varsa, başlangıç yapabileceğiniz eserlerden birisi değil ama buraya kadar gelip seriyi tamamlamak adına da maalesef ki okunuyor işte.
Bu arada günaydın, mutlu günler, iyi okumalar dilerim..
240 syf.
·1 günde·4/10 puan
Uzaylı keyifli bir kitap. Kesinlikle iyi değil ama keyifli bir kitap.

Oturup tek seferde, ciddiye almadan okumak için çok ideal. Öyle gençler var hiç akılları başlarında değil ama sorumluluk onlarda. Toplum ayvayı yemiş durumda. Uzay seferinden döner asker babamız ise olaya müdahil oluyor. Uzaylıların gizlice insanların içine sızdığı keşfediliyor. Çok acayip.

Şimdi sevenleri kızmasın, Jackie Chan filmleri acayip kötüdür ama eğlencelidir ya hani. Uzaylı tam manasıyla öyle bir kitap. Türü seven insan için, beklentiye girmeden okunduğunda aynı zevki yaşatacaktır. Durum bundan ibaret.
344 syf.
·3 günde·2/10 puan
Yazılan benim dual-diyalog dediğim baş kahraman ve yan kavramlar arasında gelip gitmesi dışında kitap kalem ve kağıt israfı

Bilim kurgu kategorisinde ama bilime dair pek az şey var ve geleceğe dair ütopik hayaller sıfır seviyesinde.

Hani ben yazsam daha iyisini yazarım diyeceksiniz.
344 syf.
·8 günde·6/10 puan
-İnceleme, kitabı okumayanlar için sürpriz kaçıran ifadeler içerir, bilginiz olsun.-

Bilim kurgu kitaplarını ya da filmlerini yazıldıkları/çekildikleri tarihlere göre değerlendirmek gerektiği düşüncesindeyim. Uzay Tazısı'nın Yolculuğu da yazıldığı zamana göre tutarlı ve doyurucu bir gelecek tasviri yaratmış diyebilirim.

Keyfimi kaçıran bir iki detaydan bahsetmek isterim: Kitabın kahramanı Neksiyolog Elliot Grosvenor, kitabın sonlarına yaklaştıkça göreceksiniz ki uğraştığı bilim dalı olan neksiyolojinin gereği şekilde hemen her problemle etkili bir şekilde uğraşarak, bilimsel veya zekasını ortaya koyduğu pratik çözümler geliştirebiliyor.

Keşif gemisinin karşılaştığı her türlü problemin çözümü Elliot Grosvenor'un ellerinde. Yani neksiyoloji bu kadar kıymetli bir bilim dalı. Bütün bilim dallarının harmanlanıp, deneyler ile pratik sonuçlar üretmeye dayanan harika bir bilim dalı. Ve kitabın sonunda göreceksiniz ki iyi bir neksiyolog bütün bir gemiyi ele geçirebilir, herkesi etkisi altına alarak hipnotize edebilir, silahlı adamlarla pratik bilimsel yöntemler ortaya koyarak baş edebilir, evrenin en tehlikeli yaratıklarını alt edebilir. Yani bir neksiyologun, kitabın geçtiği evrende Superman'dan farkı yok.

Tüm bu manzaraya rağmen Grosvenor ve neksiyoloji bilimi kitapta sürekli hor görülüyor, fizik, kimya, arkeoloji gibi bilim dallarıyla uğraşan bilim adamları tarafından dışlanıyor ve değersizleştiriliyor, söz hakkı tanınmıyor. Kitabın sonuna geldiğimde kafamdaki en büyük soru işareti bu oldu. Neden?

Neksiyoloji ve neksiyologlar bu kadar baskıya ve hor görülmeye neden katlanıyorlar? Elliot Grosvenor kitabın sonunda yaptığı numaraları ne için başında yapmıyor ve saygınlık kazanma çabasına girmiyor?

Son bir not daha eklemek isterim; Geminin kaptanı Morton ölünceye kadar ana karakterlerden biriydi. Ölümü son derece basit oldu. Bu yazarın tercihi tabi ki ancak öldükten sonra o vakte kadar bu kadar önem arz etmiş bir karakter unutuldu, yok oldu gitti. Bahsi dahi açılmadı.

-İnceleme, kitabı okumayanlar için sürpriz kaçıran ifadeler içerir, bilginiz olsun.-
344 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10 puan
Dikkat spoiler içerir.
Son derece güzel bir bilim kurgu romanı. Tazı adında bir gemi uzay boşluğunda araştırma yapmaktadır. Başkanı Morton'dur ancak Kent de ciddi bir rakiptir. Grossvenor adında bir neksiyoloji uzmanı da vardır gemide ancak kimse önemsememektedir onu. Halbuki geminin en önemli ve en kritik ismidir. Uzay yolculuğu esnasında çok ciddi tehlikeler yaşarlar. Potasyum emmek için gemi personelinin öldüren yaratıklar, hayaletler vb. Bunların hepsinden Grossvenor'un tavsiyeleri ve uzmanı olduğu bilimin teknikleri sayesinde kurtulurlar. Bu arada Kent başkan vekili olmuştur. Ancak en son tehlike en büyüğüdür ve acaba gemi personeli bu sefer Grossvenor'u dinleyecek midir? Neksiyoloji bu tartışmayı etkileyebilecek midir? Soluksuz okunan bir roman. Mutlaka okunması gerekenlerden.
240 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Lane, 10 yıllık uzay görevinden döner, ancak giderken bıraktığı eşi, kızı ve toplumunu başka bir şeye dönüşmüş halde bulur.

Toplum tarafından uygunsuz bir baba olarak yaftalanmıştır. Ne sebeple olursa olsun, toplum tarafından ailesini on yıl bırakıp giden bir adam baba olmaya uygun bulunmuyordur.

Bu arada uzaydan dönerken peşine taktığı uzaylılar dünyaya casus göndermiştir.

Lane ailesi ve görevi arasında koşuşturup dururken kitap da bitiyor. Başlarda sıkıcı gibi geldi ama okunması kolay bir kitap. Genç birlikler ilginç bir fikir, doğru eller faydalı olabilir. Ama yanlış ellere geçerse ?

Bekçilere kim bekçilik edecek?
240 syf.
·Beğendi·8/10 puan
Baskan Yayınları bilim kurgu serisinin on ikinci romanı. Fena değil diyebileceğim bir roman. Bir uzay filosu komutanı John Lane, on yıllık bir görev sonrasında evi olan Spaceport'a döner ama hayal kırıklığına uğrar. Kızı Susan, Kızıl Kediler adında bir birliğe üye olmuştur ve garip davranışlardadır. Birliğin kendi kuralları ve konuşma tarzı vardır ve bu durum John'un hoşuna gitmez. Bu arada birlikteki elemanlardan biri olan Bud Jagger aslında bir uzaylıdır ve babası ile birlikte insanların karakterlerini analiz etmektedir. Bu analiz sonucu kendi gezegenlerinden buraya bir saldırı düzenleyip ele geçirmek istemektedir. Ancak uzay filosu komutanı Lane de akıllı bir adamdır. Birlik, uzaylı saldırısı, karısının soğuk davranışları arasında John Lane başarılı olacak mıdır ve birlik içinde Mike ile Lee arasındaki rekabet sonlanacak mıdır?

Yazarın biyografisi

Adı:
A. E. Van Vogt
Unvan:
Kanadalı Bilimkurgu Yazarı
Doğum:
Kanada, 26 Nisan 1912
Ölüm:
ABD, 26 Ocak 2000
1912 yılında Winnipeg'de doğdu. Küçük yaşlarda çalışmaya başladı. 1926'da Amazing Stroies dergisiyle tanışması hayatının akışını değiştirdi. Öyküler ve radyo oyunları yazmaya başladı.

Bilimkurgu türündeki ilk öyküsü Vault of the Beast'tir. Yine bir bilimkurgu öyküsü olan Black Destroyer 1939 yılındaAstounding Dergisi'nde yayımlandı. Bu öykü The Voyage of the Space Beagle (Uzay Tazısı'nın Yolculuğu) adlı ünlü romanına da kaynaklık etti.

1939 yılında ilk eşi bilimkurgu yazarı Edna Mayne Hull ile evlendi. Birlikte 40'lı yıllarda pek çok eser ürettiler.

İlk romanı Slan, 1940 yılında Astounding Dergisi'nde tefrika halinde yayımlandı. 1941'de The Weapon Shops of Isher, 1943'te ise The Weapons Makers adlı romanları yayımlandı. Bir süre yazmaya ara veren yazarın son romanları arasında, Children of Tomorrow; The Battle of Forever ve Computerworld sayılabilir.

1996'da SFWA tarafından verilen Büyük Usta ve Retro-Hugo ödülerini aldı. 26 Ocak 2000'de öldü.

Türkçeye çevrilen yapıtları: Uzay Tazısı'nın Yolculuğu, NullA Dünyası.

Yazar istatistikleri

  • 7 okur beğendi.
  • 49 okur okudu.
  • 42 okur okuyacak.