Abdullah Demir

Abdullah Demir

YazarÇevirmenEditör
7.4/10
25 Kişi
·
36
Okunma
·
3
Beğeni
·
1.272
Gösterim
Adı:
Abdullah Demir
Tam adı:
Doç. Dr.
Unvan:
Öğretim Üyesi
Doğum:
Havza, Samsun, Türkiye, 1970
1970 yılında Havza'nın Aslançayır Köyü'nde doğdu. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi (1995) mezunu olan yazar aynı üniversitede "Tophane Mahkemesi 7 Numaralı Şer'iye Sicil Defteri'nin İncelenmesi" isimli yüksek lisans teziyle bilim uzmanı (1998), "Ebussuud Efendi'nin Osmanlı Hukukundaki Yeri" adlı çalışmasıyla doktor oldu (2004). Askerliğini Kara Harp Okulu'nda hukuk öğretim elemanı olarak tamamladı. Evli ve iki çocuğu olan yazar, halen Zirve Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde Hukuk Tarihi anabilim dalında öğretim üyesi olarak çalışmaktadır.
"Ey insanlar! Doğrusu biz sizi bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve birbirinizle tanışmanız için sizi kavimler ve kabilelere ayırdık. Muhakkak ki Allah katında en değerli ve yüce olanınız O'ndan çok korkanınızdır. Şüphesiz Allah bilendir, her şeyden haberdardır. "
Artık ayrılık zamanı geldi. Yolumuza gidelim. Ben ölmeye, siz yaşamaya. Hangisi daha iyi? Bunu Tanrı'dan başkası bilmez.
Aynı zamanda Ahmet Akgündüz'ün, Said Nursi'nin Seyyidliğine dair belgelerin gerçek olmadığını delilleri ile birlikte yayınlayacağız. Burdaki asıl maksadımız vesikaları tahrif etmeden gerçekleri ilgilenenlerin dikkatine sunarak rıza-yı ilahiyi kazanmaktır.
Nitekim Peygamberimiz Sav bir hadisinde, "Selman bendendir ve ehl-i beytimdendir." diye buyurmuştur. Hz. Selman Acem kavminden olduğu halde Hz. Peygamber onu kendi manevi ehl-i beytinden saymış ve ona sahip çıkmış. Bu da göstermektedir ki biyolojik seyyidliğin yanı sıra manevi seyyidlik de konusudur.
Mühürler bilgisayar çıkışlı olup yazıların tamamı aynı karakterdedir. Çünkü her bir mühür ayrı şahsa ait olmasına rağmen aynı yazı stili ve karakterleri taşımaktadır. Ayrıca "ye" harfi altına bilgisayar noktaları konulmuştur. Özellik itibariyle aynıdırlar ve hiçbirinde bir kayma bile olmamıştır.
Dünya çapında meşhur olan yabancı bir mimar , İstanbul ‘un gecekondularını havadan gördüğünde, Süleymaniyeleri inşa eden Mimar Sinan’ların torunları nasıl bu hale düşer .
Abdullah Demir
Sayfa 236 - Yitik hazine
216 syf.
·17 günde·Beğendi·9/10
Hiç tarzım olmayan bir kitap okudum. Beğendim mi? Evet beğendim. Değerli yazarımızın hediyesi olan bir kitaptı. Ilk başlarda biraz beni itse de, hatir için okumalıyım diye düşündüm. Iyi ki vazgeçmemiş ve okumuşum...
Ilk başlarda siyasi zannettigim bu kitap, aslında devrimci olan gençlerin iltica hikayesini; daha doğrusu iltica ettikten sonra avrupa ülkelerinde ki yaşadıklarını anlatıyor. Bu Fırat' in, Mustafa' nin, Ilkyaz'in, Ceren 'in, babasının ve bircok kişilerin hüzünlü, özlem dolu, buruk ve bazende mutlu günlerini anlatıyor. Ülkesine dönememenin ve sevdiklerine hasret kalmanın hikayesi....

Yazarımız gezdiği yerlerin betimlemesini çok güzel yaptığı gibi, ara sıra Türkçe açıklamalı Almanca cümleler yazarak kitabına ayrı bir hava vermiş.

Yazarımızın emeğine sağlık. Fırat'in; Mustafa'nin formaliteden evlendiği o kadınla sonraki zamanda ne yaşadığını; Ali Haydar, eşi ve çocuklari ile nerde ve ne olduğunu merak ediyorum? Bu kitabin devami olmalı diye düşünüyorum........
165 syf.
·7/10
Enerji ve olumlama üzerine ilgisi olanlar için genel anlamda bilinen bilgilerin tek bir kitapta toplanıp anlatılması olmuş.
Danışanlarıyla ilgili verdikleri örneklerde spirüel yaşamla alakalı bir kaç bilgiye değinmiş. Keyifli okumalar
176 syf.
·3 günde·Beğendi·5/10
Okunabilecek bir kitap.Bölüm bölüm içinde bir sürü hikaye var özellikle Osmanlıda yaşanmış hikayeler ve kısa bir bölüm de yakın tarihle ilgili bir kaç bilgi veriyor.Okurken sıkılmazsınız ama üst düzeyde de bir kitap değil.
72 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Kitap sözde profesör Ahmet Akgündüz'ün ortaya attığı Said Nursi'nin soy ağacı belgelerine osmanlı arşivini olarak bakıp inceliyor.
Ahmet Akgündüz'ün başka bir kitabı sahte belge nedeniyle mahkeme kararı ile toplatılmıştır.
Böyle müfteri insanlar Prof olduğu için üstüne saygı görüyorlar malesef..
216 syf.
·Beğendi·9/10
Yazar Necmettin Yalçınkaya’nın daha önce birbirinden güzel öykü kiatplarını okumuştum. Son olarak kaleme aldığı bu romanda okunası. Muhakkak kendinizden bir şeyler bulacaksınız. 

 Fırat'la birlikte çok yer gezeceksiniz. Cezaevi, meydanlar, kamplar...

Yani istesen de istemesen de bir arayış ya da kaçış. Sonunda “gurbet işte, ancak çeken bilir” derler ya. Ama okurken hep bir iç çekiş halinde olan o yüreklerin kederini hissetmemek mümkün değil...

Yazarın biyografisi

Adı:
Abdullah Demir
Tam adı:
Doç. Dr.
Unvan:
Öğretim Üyesi
Doğum:
Havza, Samsun, Türkiye, 1970
1970 yılında Havza'nın Aslançayır Köyü'nde doğdu. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi (1995) mezunu olan yazar aynı üniversitede "Tophane Mahkemesi 7 Numaralı Şer'iye Sicil Defteri'nin İncelenmesi" isimli yüksek lisans teziyle bilim uzmanı (1998), "Ebussuud Efendi'nin Osmanlı Hukukundaki Yeri" adlı çalışmasıyla doktor oldu (2004). Askerliğini Kara Harp Okulu'nda hukuk öğretim elemanı olarak tamamladı. Evli ve iki çocuğu olan yazar, halen Zirve Üniversitesi Hukuk Fakültesi'nde Hukuk Tarihi anabilim dalında öğretim üyesi olarak çalışmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 36 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 33 okur okuyacak.