Abdullah Galib Bergusi

Abdullah Galib Bergusi

Yazar
9.3/10
175 Kişi
·
440
Okunma
·
51
Beğeni
·
2.025
Gösterim
Adı:
Abdullah Galib Bergusi
Unvan:
Filistinli komutan
Biliyorum, bir gün güneş kesinlikle doğacaktır. O gün belki çok uzaklarda ama kesinlikle doğacaktır. Şunu da çok iyi biliyorum ki Kuddûs olandan sonra Kudüs ve Kassam dışında bir şey yok.
Gölgelerin prensi-Abdullah Galip Bergusi

Uzun bir süre hatta belki hiç inceleme yapmayı düşünmüyordum fakat bu kitabı okuduktan sonra haksızlık olacağını düşündüm. Kesinlikle bu kitap hakkında yazmalı konuşmalı ve sıkça her yerde bu kutlu ismi anmalıydım.
Abdullah Bergusi gerçek direnişçi hak yolunda ülkesi uğruna herşeyi göze alıp davası için İsrailin zalim siyonistlerine karşı birçok darbe indirmiş kutlu insan.
Tam olarak 67 kez ağırlaştırılmış müebbet ve toplam 5200 seneye mahkum edilmiştir.!

5 mart 2003 te 3 yaşındaki en büyük kızı Tâlâ ile beraber arabasıyla giderken İsrail tarafından tutuklandı.Kızının kendisini arabada bırakıp ortadan kaybolması ile kaybolma sebebini"Kimsin sen ve neden sen? sorusuna karşılık ele alınmış mektup niteliğinde olan Yoldaki mühendis Bergusi'nin baştan sona bütün yaşadıkları,direnişi uğruna davası uğruna yaptığı zaferleri ele almaktadır.

Elektroniğe ve dövüş savaşlarına olan ilgisi daha küçük yaşlarda olan Bergusi bu konuda kendini geliştirmek adına küçük yaştan eğitim almış ve kendi çapında bunu geliştirmeye çalışmıştır.İsrail in Filistin üzerindeki baskılarından zalimce katliamlarından dolayı Kuveyt te yaşamak zorundadırlar ailesinin maddiyat yönünde zorluk çekmesi ile Bergusi nin dışarda çalışmaya gitme kapıları aralanmıştır.İlk olarak yakın bir arkadaşının vesile ile Kore de çalışmaya başlamış ve kısa sürede baya bir zengin olmuştur bu sırada boş durmamış elektroniğe ve dövüşlere olan ilgisinden dolayı kendini bu anlamda baya bir yetiştirmiştir.Patlayıcılar yapmış bilgisayar üzerinden ağlara erişmiş,dövüş sanatlarında iyice ustalaşmıştır.

Kore li biri ile evlenmiş fakat uzun sürmemiştir çocuklarının olmaması üzerine ailesinin baskısı ile evlenmem dediği fakat gördükten sonra gözlerine tutulduğu şuan ki eşi ile evlenmiş ve 3 çocuğu olmuştur.
Kore den döndükten sonra özlem duyduğu Filistin'i ziyaret etmiş Kudus te namaz kılıp Kudus simidi yedikten sonra 'Dünyada hiçbir lezzet Kudüs simidinin tadını geçemez'demiştir

Ve onun için kutlu savaşı uğruna ya şehit olacagı ya esir olacagı günleri başlamıştır.
Artık davası uğruna yapmayacağı şey yoktur.İçine artık ülkesini bu zalimlerin elinden zalim siyonistlerin elinden temizleyeceği sevdası vakıf olmuştur.Filistin bütün şehirlerini gezmiş her yerini öğrenmiştir.Nerden başlayacağını bilemesede artık bişeyler yapmalı ve bu zulme ses olabilmeliydi.

Hamas ın Kassam koluna katılmış ve kutlu zafer zamanları başlamıştır ülkesine yağan bombaların üstüne cevaben birçok bölgede hazırladıgı düzenekleri patlatmışlardır.Beraber çalıştığı bu kutlu zaferde birçok yakın dostunu kaybetmiş ve ismini bilmediği birçok kişinin ismini daha sonra tek kişilik hücresinde öğrenmiştir.

Ve artık o siyonistlere indirdiği darbe ile korkulu rüyaları olmuştur.Her tarafta aranan sürekli sahte kimlik kullnamsı gereken hem ailesi hem kendisi için zorlu günlere selam vermiştir. Eşinin ailesinin desteği hem kendisinin direnişçi ruhu onu hiç bir zaman davasında geri durmaya sevk etmemiştir.

Bergusi Gölgelerin prensi,zamanın Fatih'i,Yavuz'u ,Kanuni si Hak yolu direnişçisi.

"Eğer direnişe silahla destek olamazsan; kalemim ve mürekkebim direniş ve mukavemet yolunda silahimdır"
Bu kutlu cümle 2003 ten beri 10 yıl tek kişilik hücresinde olan bu mübarek insanı çok güzel anlatmaktadır.Kızına yazdığı mektupta onunda yazması gerektiğini belirtmiş tir.
Ve bizde hiçbir şey yapamıyor sak bu kitabı okuyup herkese okuması için örnek gösterebiliriz.
Filistin özgür olmadıkça müslümanlar tutsak kalacaktır.

Kitabı okuduktan sonra ara sıra hüzülenmem bazen bu güzel insanı anmam ve onu görmeliyim bunaları onadn dinlemeliyim ,yaşadığı o zorlu günlere tanık olmalıyım dedim.Ülkesi uğruna yaptığı onca hizmet, siyonist lere indirdiği darbeleri ondan dinemeliyim.
Rabbim e dua ediyorum Gölgerin prensinin ve bu uğurda savaşan bütün arkadaşlarına güneşli günler göstermesini.Ve bu uğurda şehit olanlara Rabbim rahmet eylesin inşallah.

Ve ben tüm içtenliğimle Kudüs e gitmek istiyorum.Kubbetü's Sahra'da namaz kılmak istiyorum.
Yüreğimin üstünde taşıdım bu kitabı.Yüreğim burkuldu ama Yoldaki mühendisi tanıdım çok sevdim.

Ölümle konuştum..O da benimle konuştu.Çok defa ölüme galip geldim diyor Bergusi. Gökyüzüne kavuşacağın günü Dua ile bekliyorum Filistin in Kassam Komutanı.

Şimdi gökyüzüne tutuyorum bu kitabı yazdıların, direnişin dünyanın dört yanına ibret olsun diye.Kelimelerin sözcüklerin yüreklere belki kor ,belki su olsun diye.

Aydınlık yarınlar yakındır.Siyonistlerin, Allah'ın mübarek kıldığı Mescidi Aksa'dan gitmeleri yakındır.Filistin'in emperyalizmden, işgalden ve zulümden özgürlüğüne kavuşacağı günler çok daha yakındır.
Susmazsak!

İçi ey içim'diyorum.
Selametle kalın.
Ya izzetli, şerefli, haysiyetli, onurlu bir hayatı seçeceğiz ya da sadece Allah'ın rızasını gözettiğimiz şehadeti.
Ya özgür, iyi bir hayat,
Ya da Allah yolunda şehadet.
Filistinlilerin deyimi ile "Gölgelerin Prensi" veya "Gölgelerin Emiri Abdullah Bergusi, devasa bir beyne sahip ama maalesef o beyin şuan Benî İsrail zindanlarında çürümeye mahkum bırakılmıştır. Tam bir internet dehası olmakla birlikte o bir mühendis. Bu iki ilim dalını birleştirince devasa beynin neler yapabileceğini ortaya koyan bir direnişçi aynı zamanda Filistinli Kassam Tugay'nın komutanlarından biri. Birçok meziyeti birden üzerinde taşıyan bir yiğit. Tıpkı teslim olmayan, boyun eğmeyen, ısrarından vazgeçmeyen ve umudunu hiç yitirmeyen Filistin gibi…

“Eğer direnişe silahla destek olamazsam kalemim ve mürekkebim direniş yolunda silahımdır.” diyen “Gölgelerin Prensi” kızı Tâlâ’ya ısrarla yazmasını tembihliyor. Zor zamanlarda yazmanın kurşundan ve bombadan daha etkili olacağını savunan Bergusi kızına yazmayı elde silah dövüşmekten daha önemsiz görmemesi gerektiğini öğütlüyor.
Kitap bir direniş kitabı.
Okuyan her direnişçiye selam olsun...
Bu kitap hakkında incelemeden ziyade bir şey paylaşmak istiyorum. Kitabı okuduktan sonra aklımda şu soru dolaştı durdu. "Abdullah Bergusi Israil zindanlarında ve bizler dışarıdayız, peki hangimiz daha özgür?"
Bu kitaba yorum yapmadan geçemeyeceğim. İlk okuduğum vakit böyle bir insan olabilir mi, dedim kendi kendime. Okurken beni kendine hayran bıraktı. Cesaret, sevda, dava hepsi bu adamda toplanmış. Okurken mücahid gibi mücahid, dedim. Her mücahid ve mücahidenin örnek olması gereken bir kimlik.Özellikle Filistin davası için. Şuan hala yaşıyor olması beni mutlu etse de bir dava adamını hapiste bulundurmaları çok dokundu. Rabbim tez zamanda onu kurtarsın. Bir dava adamını hapishanede tutmak onun davasını körüklemektir ve siyonistlerin ondan delicesine korktuğunun göstergesidir.
En az ilki kadar harikaydı. İşgal altındaki filistin topraklarına gidenler bilir, belki Bergusi'nin kaldığı hapishanenin yanından geçenler olabilir. Ben de kendimi hayal ediyorum ordan geçerken. Orda olduğunu bildiğim birisi. Orda olmaması gerektiğini bildiğim birisi. İmanına şahit olduğum birisi. "Koca" İsrail'in zapt edemediği birisi. O'nun yolunda, O'nun inayetiyle imkansızlılar içinde kitap yazıp onu bize ulaştıran birisi. Ve aramızda sadece duvarlar var.
Yoldaki mühendis olmak için sanırım fazla tembelim.
Ama yoldaki mühendis aday adayı olarak inşallah ben de kınamacının kınamasından korkmadan; kalemimi aşındırabilirim, sesimi yükseltebilirim ve inşallah dirayetli olup, davasından asla şüphe etmeyen birisi olabilirim.
Okuyun arkadaşlar, en kötü; kalbinizin bir köşesinde durur.
Kitabı okumayan kalmamıştır diye düşünüyorum. Ki okunması da gereken bir kitap.
İlk başlarda okurken, Mücahid, savaşçı bir Filistinli mühendis olarak tanınan birinin hayatını okuyacağım için çok heyecanlıydım. Ama ilk başlar hiç umduğum gibi gitmiyordu. Ters köşe oldum diyebilirim. Genelde kahramanlar küçüklüğünden bellidir. Abdullah Bergusi de aslında herşeyi yapma kabiliyeti ve müstesna zekası sebebiyle belliymiş ama nedense bana farklı geldi. Film gibi bir hayat cidden. Bizim kültürümüzdeki kahramanlardan daha değişik bir hayat. Elbette bu kötü demek değil bana farklı geldi sadece. Kitabı okuyanlar belki ne demek istediğimi anlayacak veya anlamayacak bilmiyorum. Ama demek istedim.
Kitap ilerlemeye başladıkça içimdeki bu düşünce evrildi. Sanki Abdullah Bergusi Filistin davası içine girdikçe, gerçek bir kahramana dönüştü. Zekası, dehası ve parasıyla kendini adadığı bu dava onda da iyi mana da tezahür etti. Ailesi de müthiş bir teslimiyeti gösterdi doğrusu. Bu Filistin direnişinin iç yüzünü öğrenmek için okunması gereken bir kitap. Tavsiye ederim.
Çoğu zaman karanlıktan ötürü yazamıyorum. Beni yazmaya iten etken ise direnişin kalemini tutma ve buradan dahi olsa direnişe ve İslam’a hizmet etme isteğidir.
 Bu yüzden şartlar ne olursa olsun, bu can bu bedende olduğu müddetçe direnişime devam edeceğim. 
Olurda ruhum bedenimi terk ederse şehit; yok bedenimde kalmaya devam ederse yine şehit olurum. Ama ilkinden farklı olarak ‘Yaşayan Şehit’ olurum…” Abdullah Galib Bergusi (2. kitabından alıntı ) Yanlışıyla doğrusuyla, dopdolu bir hayat. sen duruyorsun, ama koşan birileri var. Sen susuyorsun, konuşan birileri var. Sen boş beleş takılıyorsun, yorulan birileri var. Sen köşene çekilip etliye sütlüye karışmam bana ne diyebiliyorsun, ama aynı zamanda senin olan dava için ölen birileri var.Her Müslümanın içinde Kudüs sevgisi vardır, az veya çok. Şiddetli veya pasif Hayalin hayalimiz Derdin derdimiz... Bize bergusi gibi kahramanlar lazim İslamiyetin senin gibilere ihtiyacı var Rabbim gücüne güç katsin...
Kitabı henüz bitirdim ve farkettim ki, Filistin ve Filistin halkı gerçek İslam'ı yaşıyorlar, yaşamak istiyorlar ve bu uğurda zulmü, savaşı, ölümü de yaşıyorlar. Istedikleri sadece İslam. Öyle bir bilinç ki, öyle bir akide ki gerçekten bu bilincin diğer İslam ülkelerinde, ülkemizde olmadığını görmek çok ama çok üzücü ne yazık ki. Bize büyük bir bilinç dersi niteliğinde bir kitap hemde en gerçek hikâyelerle yazılmış. Kitaptan birkaç alıntı ile bitirmek istiyorum. "Herkes bilsin ki hayat birdir, Rabbimiz birdir. Ya izzetli, şerefli, haysiyetli, onurlu bir hayatı seçeceğiz ya da sadece Allah'ın rızasını gözettiğimiz şehadeti." "Sen özgür bir esirin elinde özgür bir kalemsin." "Çünkü ben karanlıklardan nefret ediyorum. Karanlığa lanet etmeyenlerden de nefret ediyorum." Allah tüm müslümanlara gerçek İslam'ı yaşamayı daha da evvel, gerçek müslüman olabilmeyi, bu bilinci, bu uyku halinin def-inin gerektiğini ve Müslümanlığın kardeşlikten geçtiğini anlamamıza yardım etsin inşaallah.
İman, ihlas, izzet, onur, şehadet,hamaset,azim,çalışkanlık, şecaat, kahramanlık,fedakarlık ,sebat,sabır, cihad ve mücadele... Daha sayamayacağım onlarca güzel haslet okudum her satırında. Allah Abdullah Bergusi'den de onun gibi özelde Filistini ve genelde dini mübini dert edinmiş her müminden de razı olsun. Arzın böylesi mübarek müminlere hala kucak açtığını bilmek kanımın her damlasına umudu aşılıyor. Elhamdülillah !...

Yazarın biyografisi

Adı:
Abdullah Galib Bergusi
Unvan:
Filistinli komutan

Yazar istatistikleri

  • 51 okur beğendi.
  • 440 okur okudu.
  • 19 okur okuyor.
  • 231 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları