1000Kitap Logosu
Abdurrahim Karakoç
Abdurrahim Karakoç
Abdurrahim Karakoç

Abdurrahim Karakoç

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
8.9
870 Kişi
3.133
Okunma
2.151
Beğeni
91,1bin
Gösterim
Unvan
Şair
Doğum
Elbistan, 1932
Ölüm
Ankara, 2012
Yaşamı
1932 yılında Elbistan'ın Ekinözü (Celâ) köyünde doğdu. İlkokulu bitirdikten sonra bir süre köyünde marangozluk yaptı. Daha sonra belediyede muhasebeci olarak çalıştı. Günümüz âşık tarzı şiirinin büyük ustalarındandır. Saz çalmayıp yalnız yazar. İlk şiiri ilkokul sıralarında Elbistan'da çıkan Engizek gazetelerinde yayınlandı. Hece vezniyle aşk, gurbet ve sosyal temalı şiirler yazdı. Taşlamalarıyla ünlendi. Şiirlerini Âşık Mahzunî, Musa Eroğlu gibi sanatçılar bestelemişlerdir. Mihriban türküsü Abdurrahim Karakoç'undur. Karakoç, şiirleri yanında, ironik yazılarıyla da tanınmıştır. Yazıları Yeni Düşünce, Yeni Hafta ve Gündüz gazetelerinde yayınlandı. 2000 yılından beri Akit gazetesinde köşe yazıları yazmıştır. Şiirleri: Hasan'a Mektuplar (1964), Haberler Bülteni (1967), Hasan'a Mektuplar ve Haberler Bülteni (1969), El Kulakta (1969), Bütün Şiirleri (1973), Vur Emri (1972), Kan Yazısı (1977), Şiirler (1981), Suları Islatamadım (1980), Kar Sesi (1983), Dosta Doğru (1984), Beşinci Mevsim (1986), Gökçekimi (1991), Akıl Karaya Vurdu (1994). Yazıları: Düşünce Yazıları (1990), Çobandan Mektuplar (1996).
Banksy
Gökçekimi'yi inceledi.
144 syf.
·
2 günde
·
10/10 puan
Dünyayı sessize alın çünkü Karakoç konuşuyor :)
NOT : Bu adam parti kursun, sadece şiirleriyle bile diğer ülkelerden teklif alır, gel yönet bizi diye :) Gelirlerle kimseye destek olamadığım bir YouTube kanalım yok ama gelir sağlamadan herkesi zengin etmek isteyen bir düşüncem var. 3 harfle PDF. Reklam yapmıyorum herkes bu kitabı bulabilir, bulmalı da :) Okumuş olduğum esere, dile getirebileceğim güzel bir cümle bulmam mümkün değil. Paylaşamadığım daha birçok alıntı mevcut. Ancak beni yine hayal kırıklığına uğratmayan Abdurrahim Karakoç'a teşekkür etmek istiyorum. Teşekkürler Sayın Karakoç... Günümüzde böyle bir eseri basmak cesaret ister, yazmak ise çılgınlık. Maazallah Başkomutanımız kızabilir. (!) Fakat bahsettiği şiirler ne kadar da benziyor şuanki durumumuza... Karakoç' un ahenkli şiirleri vermek istediği mesajları çok güzel süslüyor. Okurken hem hak veriyorsunuz hem zevk alıyorsunuz. Çok fazla ağdalı bir üslubu da yok. Gayet açık ve net. Sizi yoran şey şiirleri değil anlamları olabilir. Çünkü çok fazla düşünmenize sebep oluyor ve acı gerçekleri sunuyor. Hazmetmesi zor gerçekler. Çok beğendim herkes okumalı en azından geçmişte olsa günümüzle çok benzerliği var. Tavsiye edildi gerisi sizde 1k :)
Gökçekimi
8.6/10
· 249 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
2
121
Oğuzhan Âsım Güneş
Suları Islatamadım'ı inceledi.
102 syf.
·
2 günde
Küçük Cihattan Büyük Cihada
"Ülfetim olmadı iriler ile Ağıla girmedim sürüler ile Ölümden korkmayan diriler ile Selâmı, sabahı kestim gel de gör." *** Yollar yürümüşsün Beğim, ayağında taş yuvası, toprak karası, diken yarası, vuslat darası.. Çok pusu yemişsin Beğim, bakışında kan davası, can pahası, namus belası, tartak sahası.. Çok sabır tüketmişsin Beğim, dişlerinde Lahavle narası, siyaset levhası, komünist parkası.. Bir idealin ardında tam yarım asır dimdik yürüyüp de varamadığın o yol şimdi nereye çıkar? Halkın içinde Hak ile beraber olmakla emin beldeye iltica edişindeki endam büyüsüyle; vatanın makus talihinin yazılı olduğu sahifelere şiirler sıraladığın o gidiş ve gelemeyiş, hangi mükafat ile tanzim edecek şimdi süruru; apoletsiz omuzlarına? İstirahatini musalla taşlarına ötelemiş her kim varsa bu cihanda, fetih şuuruyla harman yeri olmuş yüreğin dudağındaki Fatiha kadar anlam katacak mısralarına. *** Karakoç Beğimiz sabrın son raddesindeki tahammülsüzlük oranınca sitemli. Kitapta yer alan birçok şiir, Beğimizin inzivaya çekilişine ve dünyadan el-etek çekişine hüccet. Hatta daha doğru bir tabirle, inzivaya çekilme çabasına bir hüccet... Çünkü yılların hıncı, kolay kolay terk etmiyor onu. Yine yer yer hesap soruyor, ihtar ediyor ve "adam olun!" diyor. "Ölüm, bizi çağıran, sessizliğin sesidir/Dünyadaki koşunun mezarda bitmesidir" diyerek bırakıyor kendisini ölüm rabıtasına. Belki de ölümü en çok bu kitapta işliyor Beğimiz. Ölümsüz bir ülküye işaret etmesiyle tanıdığımız o mutmain tavır, dili kalbe indiriyor. Son bir gayret ile savuruyor sitemini; "Savaştayım elli yıldır Ömrüm geçti boşalt, doldur Anlamadım, bu ne haldir Bir gün silah çatamadım Suları ıslatamadım. Ekin ektim başak yılan Kuşandığım kuşak yılan Yorgan akrep, döşek yılan Bir gün rahat yatamadım Suları ıslatamadım. Ne payem oldu, ne sayem En doğruya varmak gayem Düşüncemdir tek sermayem Alan yoktur, satamadım Suları ıslatamadım." *** Her sabah gözlerken kardan aydınlığı, sermayesi düşünmek olan nice çile hokkasını canından dolduran müşerref baş.. O'nun eyvahı ile teftiş ediyor kendisini. Üstad bir başka şiirinde ise ümidin ezilişini şu mısralarla ifade ediyor; "Dağ yolunda sarı güller açanda/Üveyikler kanat vurup uçanda/Harcadığım yıllar gelir aklıma " Kitabın bercestesi olarak gördüğüm, Merhum Beğimizin kati bir karara mütemayil oluşunun ve hatta sevk oluşunun vesikası diyebileceğim "Size Bıraktım" şiirini konuşmalıyız belki de. Mezkur şiirdeki küçük nüansların, büyük kararlara dair söylenmiş oluşunu düşünmek, beni tesiri altına almıştır. SİZE BIRAKTIM Bana Mevlana’yı, Yunus’u verin Mecnun’u, Leyla’yı size bıraktım Kırk yıldır susuzum, bir tas su verin Irmağı, deryayı size bıraktım Talipli değilim şöhrete, şana, Makamı, rütbeyi yük etmem cana Dostluk, sevgi, şefkat yetişir bana, Dövüşü, kavgayı size bıraktım. Zaman yoktur ekip, biçip, sürmeme Ham topraktan haram mahsul dermeme Bir tek gönül kâfi gelir girmeme Konağı, sarayı size bıraktım. Çokta değil, hakta buldum huzuru, İstediğim alınteri, göznuru Benliği, kibiri, iğrenç gururu Faizi, bankayı size bıraktım. Hiç biriniz telaş etmesin boşa Doyacak gözünüz toprağa, taşa.. Beni inancımla koyun başbaşa.. Topyekün dünyayı size bıraktım *** Şiirde birçok emare varken dikkate haiz olacak.. Yüzüme en samimi tebessümü bırakan mısra; "Bir tek gönül kâfi gelir girmeme" mısraı olmuştur. Zira "gönüle girmek" kavramı, tek bir literatürün lügatçesinde mevcuttur. Gayrısını tekellüme cehdetmekse lüzumsuzdur..
Suları Islatamadım
OKUYACAKLARIMA EKLE
13
M
Vur Emri'yi inceledi.
292 syf.
·
75 günde
·
10/10 puan
Muazzam
Arkadaşlar bu sadece bir kitaptan ibaret değil. Bu duyguların, tarihin, yaşamın bir yansıması. Bu mücadelenin ve büyük bir kültürün sanata dökülmüş hali. Öyle bir deneyim ki okurken her şiirini ezberlemek istedim. Karakoç'un, halkın sorunlarını halk dilinden anlatması, yanlışa karşı durması ve bunları taşlaması, milliyetçi yanı, kültür emperyalizmine yol açacak her türlü oluşuma karşı yazdıkları... Daha neler neler... Okuyun, okutturun.
Vur Emri
8.9/10
· 430 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
15