Abdurrahim Karakoç

Abdurrahim Karakoç

Yazar
8.9/10
433 Kişi
·
1.510
Okunma
·
1.513
Beğeni
·
80797
Gösterim
Adı:
Abdurrahim Karakoç
Unvan:
Şair
Doğum:
Elbistan, 1932
Ölüm:
Ankara, 2012
1932 yılında Elbistan'ın Ekinözü (Celâ) köyünde doğdu. İlkokulu bitirdikten sonra bir süre köyünde marangozluk yaptı. Daha sonra belediyede muhasebeci olarak çalıştı. Günümüz âşık tarzı şiirinin büyük ustalarındandır. Saz çalmayıp yalnız yazar. İlk şiiri ilkokul sıralarında Elbistan'da çıkan Engizek gazetelerinde yayınlandı. Hece vezniyle aşk, gurbet ve sosyal temalı şiirler yazdı. Taşlamalarıyla ünlendi. Şiirlerini Âşık Mahzunî, Musa Eroğlu gibi sanatçılar bestelemişlerdir. Mihriban türküsü Abdurrahim Karakoç'undur. Karakoç, şiirleri yanında, ironik yazılarıyla da tanınmıştır. Yazıları Yeni Düşünce, Yeni Hafta ve Gündüz gazetelerinde yayınlandı. 2000 yılından beri Akit gazetesinde köşe yazıları yazmıştır. Şiirleri: Hasan'a Mektuplar (1964), Haberler Bülteni (1967), Hasan'a Mektuplar ve Haberler Bülteni (1969), El Kulakta (1969), Bütün Şiirleri (1973), Vur Emri (1972), Kan Yazısı (1977), Şiirler (1981), Suları Islatamadım (1980), Kar Sesi (1983), Dosta Doğru (1984), Beşinci Mevsim (1986), Gökçekimi (1991), Akıl Karaya Vurdu (1994). Yazıları: Düşünce Yazıları (1990), Çobandan Mektuplar (1996).
292 syf.
Halk şiiri geleneğin en büyük üstatlarından olan yazar, şiirleriyle milletimizin hislerine tercüman olmuş bir sanatçıdır.Anadolu insanın yaşantısı, doğallığını şiirlerinin her dizesinde dile getirir.

Çağdaş İslâmî duyarlılığı dile getirmiştir.Şiirlerinde halkın konuşma dilini tercih edilen akıcı bir anlatım kullanan sanatçının Mihriban şiiri bestelenmiştir.

Halk şiirimizin en büyük üstatlarından Abdurrahim Karakoç,yaşayan canlı şiirleriyle tatlı üslubuyla hep bizim sesimiz oldu,daima bizim düşündüklerimizi,bizim söylediklerimizi şiirleştirdi. O bir söyleşinde bunu şöyle dile getiriyor:

"Salip Erdem Bey'in dediği gibi inandığımız her şeyi söylemek bile,söylediğimiz her söz işimizin ve inancımızın aynası olmalı."

Son olarakta o kendini şöyle tanıtmaktadır:

"İman kaynağımdır, tevhid havuzum İslâmın dışında arama beni.
Muhammed'ül -Emin tek kılavuzum Putların peşinde arama beni.
Hak kelam duyduğum kitap Kur'an'dır.
Uyduğum kitap Kur'an'dır.
Doldugum, doyduğum kitap Kur'an'dır.
Beşerin "boş" unda arama beni.
112 syf.
Büyülendim..Bu efsunlu kitap için incelemeye başka bir kelime ile giriş yapamazdım.

Ya Karakoç sen ne yaptın beni benden aldın yüreğimi dağladın onu kör kuyulara attın.Bu gönül nasıl bir gönüldür bu sâf sevgi neyin emaresidir?!
Mihriban Türküsünü mü sayayım diğerlerini mi hangisini... Alevin mi yoksa benim mi üşüdüğümü mü?! Aşk kâğıda yazılmaz bilirim yaşanmadıktan sonra şu içindeki nar yanmadıktan, her şeyin seni O' na götürmemesinden, huşu denen o bal damlasını tattırmadıkça boş..Bu dünya her şey anlamsız..Yaşanan her an yitik.Aşkın izi sürülmez de yazılmazda...bilirim yaşarak bilirim hem de.

Yorgunum Karakoç şu koskoca yaşlı bunak dünya kadar bütün umutsuzluklara rağmen, insanlara, saçma düzenlere, dostluklara ve en önemlisi kendime rağmen sonra dedin ki sen:

"Umudum her zaman bakidir amma
Zaman kısa ben yorgunum yol uzun..."

Senin yerine konuştu sözcüklerin. Sus dedim kendime bir çiçek gibi sus kainatın suyunu istiyorsan sus kendine bile sus.Sustum..Umutla parlayan bir kalple sustum artık!

Bu kitap dosta doğru güzel insanlar, en güzele doğru Hakk'a doğru. Okuyun okutturun!!
112 syf.
·Puan vermedi
Karakoç edebiyatımızda şiirlerini okumaktan keyif aldığım şairlerden biri. Kitabına da şiirin kendine göre nasıl olması gerektiğine dair bir bir yazıyla başlıyor.
"Şiiri tam anlamıyla tarif etmek ne şiirin, ne de edebiyatçıların haddine düşmüştür. Çünkü, şiir tatlı bir düştür. Bebekçe gülüştür.

Kimi zaman kabaran öfke seli, kimi zaman uyuyan bir denizdir şiir. Kimi zama yaraya ilaç, kimi zaman başa taç.. İman, edeb ve has duygularla yoğrulduğu zaman miraç, içine dalkavukluk, şehvet menfaat ve edep dışı söz karıştığı zaman da kokmuş bulamaç olur şiir."
Akıl Karaya Vurdu ağırlıklı olarak taşlamaların yer aldığı şiirlerden oluşuyor ve 90'lı yıllardaki yolsuzluklar, haksızlıklar, vurgunlar, siyasi eleştiriler şairin gönül ve düşünce dünyasından mısralarda yer buluyor.

Aç gözleri makam hırsı bürüdü

Siyasi zirzopluk aldı-yürüdü

Sosyal yapı, milli doku çürüdü

Her hastaya HAP olanlar ön safta.

05.04.1994

Güvenmek aldanmaktır... ölçü-tartı izafî Mert-namert, güzel-çirkin, eksi-artı izafî Çoğunun cebindeki kimlik kartı izafî
Kim kimdir? Kim kim değil? Anlamak ve bilmek zor
Oynanan komediye gül diyorlar, gülmek zor.

Figüran heykeller var kül tablası boyunda Yediyüz göbek atar dakikalık oyunda

İşlenen her günaha kurt da ortak, koyun da Kalmışım ara yerde, tozdayım, dumandayım
Kirli bir mekândayım, iğrenç bir zamandayım.

24.07.1991
Bunun yanında ölüm, zaman, dünyadaki zulümler, aşk gibi konular da yer alıyor kitapta.Karakoç bir şiirinde:

"Ne yazdımsa inanç, ahlâk, örf ile

Postaladım gönül denen zarf ile

Anlatılmaz yirmi dokuz harf ile. " derken tüm şairler gibi yoğun duygu dünyasının sadece bir kısmını aktarabildiğini ifade eder. Bu dünyayı keşfetmek isteyenlere Akıl Karaya Vurdu kitabını okumalarını tavsiye ederim.
144 syf.
·Beğendi·10/10
Beşinci Mevsim, 1987 yılında, 'Mihribanım' adlı şiirin şairi Abdurrahim Karakoç tarafından yazılan şiir kitabıdır. Beşinci Mevsim'de, hem düzyazı hem de şiirler birarada okuyucuya sunulmaktadır. Önce şiirin bir nevi açıklayıcısı olan düzyazı, sonrasında ise şiirler gelmektedir. Abdurrahim Karakoç, burada yer alan düzyazılar ve şiirler aracılığıyla, dünya görüşünü ve islâmî kimliğini, siyasî bir tavırla savunarak bunu okuyucuya aktarmaktadır.
Bu düzyazılar ve şiirler vasıtasıyla Abdurrahim Karakoç'un siyasi tavrının, hakkın ve adaletin yanında, haksız ve adaletsizin karşısında olduğunu da etkili bir ifade şekliyle öğrenmekteyiz.
148 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Dosta doğruyu kan yazisindan daha çok sevdim. Siyasi içerikli olmamasından dolayı muhtemelen. Zaten şiirin siyasi kavgaya bulaştiŕılması taraftari değilim bir de şiirden pek anlamam ve sevmem doğrusu.

Bazi şiirler daha ön plana çıktı.
Acı duygular, hatirlatma, misilleme, Ayıp, nöbet vukuati , unutursun şiirlerini çok sevdiim Mihriban isimli şiir de bu kitaptaydı.
119 syf.
·2 günde·9/10
"Kaç hakiki müslüman gördümse hep makberdedir.
Müslümanlık bilmem ama galiba göklerdedir? "

Diyor Mehmet Akif, Karakoç ile tanışsa bu şiiri yazar mıydı merak ederim.

Kitap karakoçun dağlarda gezerken bir çoban ile tanışması ve sohbeti ile başlıyor. Akabinde çobanın Karakoça yazdığı mektuplar yer verilmiş kitapta. Çoban Karakoç gibi sözünü esirgemeyen, dik başlı birisi. "kartalı, şahini severim akbabadan haz etmem çünkü hazır yiyicidir başkası avlamış demez saldırır" diyor. Parti liderlerine tamah eden insanları, materyalizm meyil edenleri, kültürel yozlaşmayı, insanların soğuk giriyor diye camı, kapıyı örtenken yalan, küfür giren yerleri açık bırakmasını eleştiriyor. Yalnızlığı seçmiş. Şahsen bana başta hayali bir karakter oluşturup karakoç yazmış gibi geldi mektupları ama öyle değilmiş. Okurken çobanın hayal gücüne, fikri derinliğine, tasavvufi sözlerine şaşırıyorsunuz.

Karakoçu daha iyi idrak etmek için okunabilir, doğaya bakmayı, Yaradanı düşünmeyi, doğa felsefesini, insanın iç dünyasını görmeyi ve faniliği çok güzel anlatmış tavsiyemizdir.

Ayrıca delilik bir rütbedir. Abdurrahim Karakoç
135 syf.
·2 günde·6/10
Öncelikle kitabı okumama vesile olan ve bana hediye eden https://1000kitap.com/mu27 çok çok teşekkür ederim.

Şiir sevmeyen ender insanlardanım, şiirden de pek anlamam. zaten şiir kitabımda pek yok. Şiir kültürüm '' Geri gelen mektup'dan ibaret. o şiiri pek severim.

https://1000kitap.com/mu27 önerisiyle bu kitabı okudum. Şiirlerin çok farklı bir tınısı var. okurken dilde bir tat bırakıyor orası doğru. Kan yazısındaki şiirler Türkçülük'den ziyare Ülkücülük ideolojisiyle yazılmış.

Bazı şiirler çok saldırgan tutumda, bir komünist olsam bu şiir kitabı çok karnımı ağırtırdı.

altını çizerek okuduğum bazı diziler var, bazı şiirleri de çok sevdim.
Mesela;
Seferberlik Çağrısı, Zayıfım Sanma, Bir tip adam şiirleri güzeldi.
Ültimatom şiirini ise sevmedim.
116 syf.
·36 günde
Şiir okurken acıyı, tutkuyu, öfkeyi vs. hangi duyguyla yazmış olduğu herkes hisseder. Peki şairin ses tonunu hisseder misiniz?

Ben okurken usta şairin gür sesini hissettim ve her bir şiirini tek tek okurken keyif aldım. Sizlere de tavsiye ederim.
144 syf.
·2 günde·Beğendi·Puan vermedi
" Şahin yakalamak karga yakalamaktan zordur. Ben istedim ki okuyucularım karga avcıları olmasınlar. Belki biraz düşünecekler amma düşünmenin kimseye zararı olmaz. " diyerek başlar şiirlerine Abdürrahim Karakoç.
O ne Karacaoğlan, ne Yunus ne Fuzuli o sadece kendisi.
Beşinci mevsim de güçlü ve etkileyici şiirler mevcut...

Yazarın biyografisi

Adı:
Abdurrahim Karakoç
Unvan:
Şair
Doğum:
Elbistan, 1932
Ölüm:
Ankara, 2012
1932 yılında Elbistan'ın Ekinözü (Celâ) köyünde doğdu. İlkokulu bitirdikten sonra bir süre köyünde marangozluk yaptı. Daha sonra belediyede muhasebeci olarak çalıştı. Günümüz âşık tarzı şiirinin büyük ustalarındandır. Saz çalmayıp yalnız yazar. İlk şiiri ilkokul sıralarında Elbistan'da çıkan Engizek gazetelerinde yayınlandı. Hece vezniyle aşk, gurbet ve sosyal temalı şiirler yazdı. Taşlamalarıyla ünlendi. Şiirlerini Âşık Mahzunî, Musa Eroğlu gibi sanatçılar bestelemişlerdir. Mihriban türküsü Abdurrahim Karakoç'undur. Karakoç, şiirleri yanında, ironik yazılarıyla da tanınmıştır. Yazıları Yeni Düşünce, Yeni Hafta ve Gündüz gazetelerinde yayınlandı. 2000 yılından beri Akit gazetesinde köşe yazıları yazmıştır. Şiirleri: Hasan'a Mektuplar (1964), Haberler Bülteni (1967), Hasan'a Mektuplar ve Haberler Bülteni (1969), El Kulakta (1969), Bütün Şiirleri (1973), Vur Emri (1972), Kan Yazısı (1977), Şiirler (1981), Suları Islatamadım (1980), Kar Sesi (1983), Dosta Doğru (1984), Beşinci Mevsim (1986), Gökçekimi (1991), Akıl Karaya Vurdu (1994). Yazıları: Düşünce Yazıları (1990), Çobandan Mektuplar (1996).

Yazar istatistikleri

  • 1.513 okur beğendi.
  • 1.510 okur okudu.
  • 39 okur okuyor.
  • 982 okur okuyacak.
  • 5 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları