1000Kitap Logosu
Adam Phillips

Adam Phillips

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
7.3
468 Kişi
1.681
Okunma
186
Beğeni
7,5bin
Gösterim
Unvan
İngiliz Psikoterapist ve Deneme Yazarı
Doğum
Cardiff, İngiltere, 19 Eylül 1954
Yaşamı
Londra'daki Wolverton Gardens Çocuk ve Aile Danışma Merkezi'nde (eski Charing Cross Hastanesi) Çocuk Psikoterapisi Bölüm Başkanı olarak çalışmıştır. Psikanalizin yanı sıra edebiyat ve yayıncılıkla da ilgilenen Phillips'in yapıtları arasında Winnicott(1988), On Kissing, Tickling and Being Bored (1993, Öpüşme, Gıdıklanma ve Sıkılma üzerine, Ayrıntı, 1996), On Flirtation (1994, Flört üzerine, Ayrıntı, 1997), Terrors and Experts (1995, Dehşetler ve Uzmanlar, Metis, 1998), Monogamy (1996, Tekeşlilik, Metis, 1997), The Beast in the Nursery (1998, Kreşteki Yabani, Ayrıntı, 2000), Darwin's Worms: On Life Stories and Death Stories (1999), Promises, Promises (Hep Vaat Hep Vaat, Metis, 2007), Going Sane (2005) ve Side Effects (2006) adlı kitapları sayabiliriz.
160 syf.
·
2 günde
Yasak olan hazlar yasak olmayanlara göre daha büyük bir haz kaynağı midir ? Bir şeyi yasaklamak o şeyin üzerine olan ilgiyi arttırmayı da sağlar. Daha önce hiç farkında olmadığınız bir nesne bir anda ulaşmak istediğiniz bir şeye dönüşebilir. Bu yasak olan 'sey' uzerine derin bir tutku ve istek duyabilirsiniz. Bir şeyi yasaklamak onu olduğundan daha çekici ve arzulanır kılabilir. Bu ulaşılmak istenilen şeyin kendinde barındırdığı bir özellik olmasından ziyade yasaklanmış yahut ulaşılamaz olmasından kaynaklı. Ayni zamanda yasaklanmış olan insanın doğasının bir parçası ise çok büyük bir içsel çatışma ve bastırma açığa çıkmak zorunda o ayrı. Bununla birlikte yasaklanan şeylerin unutulmama özelliği var, sürekli aklınızda tutmak zorundasınız, unutamazsınız. Yasak olmayan hazlar bunu doğurmaz ama yasaklanan şey aklinizi meşgul edip duracaktır. Kitap kapağı çok güzel hazırlanmamış mi? Ağacın dalında uzanamadiginiz elma ulaşılabilinir olan yuzlercesinden daha arzu edilebilir gelir, daha yücedir fakat neden ? Phillips Adem ve Havva mitini de işlemiş ve şöyle sormuş, eğer yasaklanmamış olsaydı Adem ve Havva o elmayı fark edebilirler ve onun pesine düşerler miydi? Yasaklar neye gore, kimler tarafından, hangi amaçlar güdülerek konulur ve uygulanır bunlara değinmeyeceğim burada. Daha dar bir çerçevede ele almak durumundayım zira sohbet ediyorum, konu uzerine makale yazacak halim yok Neyse, sulandirmayayim konuyu (hep yapıyorum bunu,kahretsin) birçok yasak luzumsuzdur ve oluşturacağı haz/fayda değersizdir. Bunu bilmek için de o elmayı bir yemek gerekiyor tabi :) bir şeyi yüceltmenin en kestirme yolu yasaklamaktan geçer. Bunu daha guzel bir şeye nasıl alet edebiliriz ? Aşk diyelim mesela, yakınlıktan ziyade mesafeden, vuslattan çok hasretten beslenir. Siz siz olun birbirinizi zapt etmeye kalkışmayın :) Çok saygıdeğer ve sevgili büyüğümüz Chul han'in güzeli kurtarmak kitabında anlattığı örtüklük, giz gibi kavramları da incelenmeye değerdir. Yine çerçeveden taşıyorum :/ yazmayacağım daha.
Yasak Olmayan Hazlar
Okuyacaklarıma Ekle
1
18
161 syf.
·
3 günde
·
Puan vermedi
Uzun İnceleme
Herkese Merhaba. 8 Kasım haftasının ilk kitabı Britanyalı psikoterapist ve deneme yazarı olan Adam Phillips'in Kaçırdıklarımız Yaşanmamış Hayata Övgü kitabı oldu. Kitabın ilk konusu "Hüsran Üzerine" isimli deneme. Yazar Shakespeare'in oyunu ve Freud'un bakış açısı üzerinden konuyu ele almış. Hüsrana uğrayan kişi mi yoksa hüsrana uğratılan kişi mi zorbadır, diye sormuş bizlere. Üzerinde uzun uzun konuşulacak, tartışılacak konu bence :) Hüsranın sözlük anlamından tutun, diğer tüm manalarına kadar tek tek anlatmış yazar. Ve aşk boyutuna da değinmiş tabii. "Kavrayamamak Üzerine" olan bölümde ise biraz kafa karıştırıcı olsa da özetle; her şeyi kavramanın bize tat vermediğini, kavrayamamanın da aslında bir haz olduğunu anlatıyor. Yani bizlere sorduğu soru şu: Her şeyi anlamak zorunda mıyız ve bu bize ne katar? Ve yazar bunu kendi mesleğindeki bir deneyimiyle, bir resim öğretmeninin anısıyla anlatıyor. Bunu elbette yazmayacağım, ancak okursanız eğer ne demek istediğimi anlamış olursunuz. Ve bu bölümün devamında, bilmek bilmemek konularına ilişkin yine kavramakla ilgili aşk ve cinsellik konusuna da girilmiş. Ve 69. Sayfada o kadar doğru bir cümle topluluğu vardı ki, işte gönül ister ki hepsini buraya yazalım ama olmuyor. Sonraki bölümde "Yanına Kâr Kalmak" deyimini ele almış üçüncü kısımda yazar. Bunun ilk kullanım alanının Aldous Huxley'in bir kitabında kullanıldığını söylüyor ve birçok sözlük anlamlarıyla bu deyimin açıklamasını yapıyor. Bir yandan bunları öğrenmek keyif verirken bir yandan da insanı daraltıyor. "Çıkıp gGitmek Üzerine" isimli bölümünde ise bir şairin şiirinden anne babasıyla ilgili yazmış olduğu duyguyu konu almış yazar. Zaten diğer bölümlerde de hep bir kitap veya oyun konusu üzerine denemelerini kalemi almış. Pek tabii eğer bu kitapları okumadıysanız kitabı anlamak bir kat daha zor, yani benim için öyle oldu. Bahsettiği kitap ya da şiirlere vakıf olsaydım eğer çok daha kolay anlayabileceğimi düşünüyorum. "Tatmin Üzerine" olan bölümde ise tatmin ve intikamın bir arada olduğunu, Othello üzerinden örneklerle bize anlatmış yazar. Psikolojinin ve psikanalizin dibini sıyırta sıyırta. Ve anne çocuk ilişkilerine bağlayarak farklı bakış açıları sunuyor ve kendi benliğimizin farkına vardırmaya çalışıyor. Ve son bölüm olan Deli Rolü Üzerine" olan kısımda da yazar, tiyatro oyunlarının deliliğe çare olduğundan bahsediyor. Rol yapan deli ile gerçek deli arasındaki bağı bize anlatmaya çalışmış ve rol yapan delinin hiçbir zaman gerçek deli rolü yapamayacağını uzun uzun anlatmış. Ve bir de hiçbir delinin kendi kendine konuşamayacağı kısımları da... "Çıkıp Gitmek Üzerine" başlıklı deneme yazısı hariç, diğerleri gerçekten ufuk açıcıydı. Bilmediğim birçok psikolojik durumu öğrenmiş oldum. Ancak çıkıp gitmek üzerine olan bölümde, her ne kadar kendilerine indirilen kitap olan İncil tahrif edilse de, Adem ile Havva'ya çok aşırı çirkin bir şiirle atıfta bulunulmuş. Yaratıcının varlığına inanıp inanmaları beni ilgilendirmez, ancak her ne kadar tahrif edilmiş olsa da, her ne kadar inanmasalar da SAYGI DUYMALARI GEREKİRDİ, diye düşünüyorum. Bir daha bu yazarı okur muyum? Belki çok küçük bir ihtimal. Kitap çok beyin yakıcıydı, anlaması kolay değildi. Aslında arka kapak yazısında buna dair ufak da olsa bir açıklama olsaydı, ne okuyacağımızı bilir ona göre kitabı okuma zamanı belirleyebilirdi okuyucu. Fakat güzel bir kapak ve merak uyandırıcı arka kapak yazısıyla, sizi kitaba çekmeyi başarmışlar. Okurken eğer içlerindeki kitaplari ve şaiirleri bilmiyorsanız anlamanız bir kat daha zorlaşıyor.
Kaçırdıklarımız
Okuyacaklarıma Ekle
1
7
144 syf.
·
1 günde
·
6/10 puan
Kitabın özetine bakarak sipariş verirken açıkçası heyecanlıydım, ama ne zaman ki okumaya karar verip içindekilerle karşılaştım işte o an hayal kırıklığına boğuldum. Yazarın ne fikirleri ne de anafikri sunuş tarzı bana pek hitap etmedi. Kendimi bir anda 'Cesur Yeni Dünya'da bulup, birinin bana çokeşli yaşama zorunluluğu fikrini empoze ediyormuş gibi geldi. Yine de bazı cümleler vurucuydu ve analizler oldukça başarılıydı. İyi okumalar Tekeşlilik Adam Phillips
Tekeşlilik
6.8/10
· 421 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
1
6