Adam Phillips

Adam Phillips

Yazar
7.4/10
294 Kişi
·
965
Okunma
·
110
Beğeni
·
5,7bin
Gösterim
Adı:
Adam Phillips
Unvan:
İngiliz Psikoterapist ve Deneme Yazarı
Doğum:
Cardiff, İngiltere, 19 Eylül 1954
Londra'daki Wolverton Gardens Çocuk ve Aile Danışma Merkezi'nde (eski Charing Cross Hastanesi) Çocuk Psikoterapisi Bölüm Başkanı olarak çalışmıştır. Psikanalizin yanı sıra edebiyat ve yayıncılıkla da ilgilenen Phillips'in yapıtları arasında Winnicott(1988), On Kissing, Tickling and Being Bored (1993, Öpüşme, Gıdıklanma ve Sıkılma Üzerine, Ayrıntı, 1996), On Flirtation (1994, Flört Üzerine, Ayrıntı, 1997), Terrors and Experts (1995, Dehşetler ve Uzmanlar, Metis, 1998), Monogamy (1996, Tekeşlilik, Metis, 1997), The Beast in the Nursery (1998, Kreşteki Yabani, Ayrıntı, 2000), Darwin's Worms: On Life Stories and Death Stories (1999), Promises, Promises (Hep Vaat Hep Vaat, Metis, 2007), Going Sane (2005) ve Side Effects (2006) adlı kitapları sayabiliriz.
Çekip gittiğimizde, sanki çok biliyoruzdur: Kalırsak neler olacağı hakkında, bilebileceğimizden çok fazlasını biliyormuşuz gibi davranırız. 
Hayal kırıklığı trajik olabilir ya da trajik bir tarafı olabilir, ancak psikanaliz açısından tragedyadaki asıl yıkım gözardı edilmiş hayal kırıklığında yatar. 
Hiç kimse övgüye karşı kayıtsız değildir; ama bir kişinin övgüyü karşılama biçimi en iyi karakter testidir.
Hüsranlarımızı düşünmediğimiz -anlamadığımız, ölçüp tartmadığımız, doğru şeklide ifade edemediğimiz- takdirde bizi tatmin edecek şeylerin peşine düşemeyiz demektir. Ne olduklarından haberimiz bile olmaz.
Adam Phillips
Sayfa 31 - Hüsran üzerine
160 syf.
Aynı zamanda psikoterapist olan Adam Phillips tarafından yazılan kısa ama dolu dolu bir kitap. Bize ahlak teriminin ortaya çıkışını anlatıyor aslında bu eserle. Dinlerden de eski, insanın var olduğu andan itibaren var olan ahlak teriminin nasıl ortaya çıktığı, hangi davranış biçimlerinin buna neden olduğu, insan üzerindeki etkilerini yasak duygusu ve haz ilkesi üzerinden oluşan ahlakı anlatıyor bizlere. Oldukça dolu bir kitap dedim çünkü; Freud, Nietzsche, Schopenhauer gibi değerli isimlerin analiz ve görüşleri çerçevesinde yürümekte.

Adem ile Havvanın cennetten kovuluşu, örtünme gereği duyup ilk kabilenin genital bölgeyi kapatacak çözümler geliştirmesi, evlerin yada mağara bölümlerinin oluşturulması, tek eşliliğin ortaya çıkması, tek eşliliğe bağlı gelişen yasaklar ve ahlaki oluşum gibi insan bilinci, toplumsal norm ve inançsal yasaklar, garip bir şekilde hazzı bastırmaya yönelik çalışmış ve haz bu baskılamaya binaen bir o kadar çekici hale gelmiştir insan için.

Ahlakı yaratan insan hazzı vazgeçmeyecek kadar sevmiştir.

Bu anlamda harika bir kitap, okunmasını önemle tavsiye ederim.
168 syf.
·2 günde·7/10
İngiliz psikoterapist ve deneme yazarı Adam Phillips okumuş olduğum Kaçırdıklarımız adlı bu kitabıyla, pek üzerinde durmadığımız kavramları bize yeniden tanımlayarak düşünmemize vesile oluyor. Psikanaliz konusuyla oldukça ilgilenen yazar hüsran, kavrayamamak, yanına kar kalmak, çıkıp gitmek, tatmin ve deli rolü üzerine yazdığı yazılarını ünlü isimlerden örnekler vererek destekliyor. Psikanaliz denince akla gelen ilk isim olan Freud'un yanı sıra Shakespeare'in ünlü eserlerinden Othello ve Kral Lear ile Lacan sıkça kitapta mevut. Yazar hem örnekleri güzel kullanıyor, hem de konudan konuya geçerken bağlantıyı iyi kuruyor. Kitabın dili biraz ağır ve karmaşık çünkü Adam Phillips örnekler üzerinden açıklamaları aşırı detaylandırarak, bir olgunun üzerine basarak tekrar etmiş sanki. Kitaptaki örnekler sayesinde Shakespeare'e merak sarmanız mümkün, anlattığı bölümleri okuyunca hikayelerini merak edebilirsiniz. Kavramları sözlük anlamı üzerinden tanımlayıp açıklamasını yapan yazar bizlere pek görmediğimiz açılar sunuyor. Daha önce hiç felsefi kitaplar okumadıysanız ve psikanaliz konusuna çok yabancıysanız kitap sizi biraz sıkabilir, şayet benim sıkıldığım yerler oldu. Verilen örneklerden yola çıkarak hiç böyle düşünmemiştim dedirten yerler oldukça fazla, bu da yazarın dersine iyi çalıştığının bir göstergesi bence. Kitap bize hayatımızda standart olarak yaptığımız şeylerle birlikte, bardağın boş tarafından dolu tarafına geçişi gösteriyor aslında. Romanlar dışında bir değişiklik olsun derseniz alıp okuyabileceğiniz ve ara sıra göz atabileceğiniz bir kitap olduğu düşüncesindeyim.
160 syf.
·5 günde·Beğendi·8/10
İnsanoğlunun varoluş sürecinde “yasak” ile ilk karşılaşması, Adem ve Havva’nın Cennetten uzaklaştırılmalarına neden olan o ağacın meyvesine kadar uzanır. Bilinen ilk kurallardan biri olan bu kavram, kendisi aynı zamanda bir psikoterapist olan yazar Adam Phillips tarafından harika bir şekilde ele alınmış.

Kitabın içinde konuyu pekiştirmek için Oscar Wilde’dan Freud’a, William William Shakespeare’den, Beckett’e, Schopenhauer’a, Friedrich Nietzsche’ye kadar onlarca düşünür, felsefeci veya psikanalist’in çalışmalarından notlar ile eserlerinden alıntılar yapılmış. Bu alıntı fikirler kitabı zenginleştirdiği gibi, okurun konuyu hem daha iyi anlamasına hem de karşılaştırmalar yaparak daha iyi kavramasına yardımcı olmuş. Genelde içinde fazlaca alıntı ve başka yazarların, düşünürlerin fikirlerinin paylaşıldığı kitaplardan rahatsız olmama rağmen bu kitapta bunu hiç hissetmedim. Bunun kendimce nedeni, doğru insanların düşüncelerinin yerinde ve isabetli bir şekilde kullanılmasından olabilir.

Kısaca özetlemek gerekirse; yalın, anlaşılır ve karmaşık olmayan bir kitap olmuş. İnsanın “kendilik bilgisi” hakkında yasak ve yasağın yarattığı o tuhaf haz duygusu ile birlikte vicdan, korku, endişe, itaat, arzu, inanç ve bağımlılıklar ile ilgili bir çok konuya da değinilmiş olması, psikolojiye ve felsefeye ilgi duyanlar için harika bir karışım olmuş.
İçeriğine bakılınca ağır gibi gözüken konular oldukça akıcı ve anlaşılır bir dille de yazıldığı için, ilgililerin keyifle okuyacağına inanıyorum. Ben keyifle okudum…

Sevgilerimle,
168 syf.
·4 günde·Puan vermedi
Çekip gittiğimizde, sanki çok biliyoruzdur;
kalırsak ne olacağı hakkında, bilebilecegimizden çok daha fazlasını biliyormuş gibi davraniriz.
Bazen deneyimlemediklerimiz hakkında daha fazla şey bildigimizi dusunuruz ve bu tecrübenin adı da "hüsran" dir.
Aşık oldugumuz kişi aslında ruyalarimizim erkeği yada kadinidir.ve daha tanışmadan onu hayal etmisizdir.

Bir hikayenin basi ve sonu yoktur. İnsan ileriye ve geriye bakacağı ani, kendisi keyfi olarak secer.

Kacirdiklarimiz;
Psikanaliz bir bakış açısıyla Shakespeare'in karakterlerini ele alan yazar, kavramları bir psikolog gozuyle irdelemeyi tercih etmistir.

Hızlı ve kolay okunmasada altını çizerek ve sindirerek okunduğunda oldukça etkileyici bir kitap ve tabi benim gibi psikoloji ve felsefe tarzı kitapları sevmeniz gerekir anlayabilmeniz için.
168 syf.
Bazen düşüncelerimin bir kitabı bana çağırdığını ve kitapların gelip beni bulduğunu düşünürüm.Bu kitap da çok sevdiğim birine yazdığım mektuptan sonra geldi buldu beni ve ifade edemediğim şeyleri anlamamı sağladı.21. yüzyıl kusursuzluğun peşine düşmüş bir halde belki de gerçekten arzu etmediği şeylerin peşinden koşup duran insanların çırpındığı bir asır benim gözümde ve bu yüzden "gelecek" ,"umut" olarak görülen çocuklar da bu şekilde yetiştiriliyor.Sonrası ise temeli boş ama ya kendine çok güvenen yada varlığının farkında olmadan köşeye sinmiş bireyler çıkıyor ortaya.Kitap 6 konu (1-Hüsran 2-Kavrayamamak 3-Yanına Kar Kalmak 4- Çıkıp Gitmek 5-Tatmin 6-Deli Rolü ) üzerinden oluşturulmuş.Beni en çok düşündüren aşk ,delilik ve kavrama -anlama üzerine yazdıkları oldu.Örneğin ;hepimiz anlamak için çabalayıp dururuz ama aslolan kavrayamamaktır teziyle problemlerin çözümüne ulaşabileceğimizi ve toplumun kavrayamayan insanı aşağılayan tavrının o kişinin benliğini oluşturmasındaki tehlikeli etkisi bana "anlamadım" diyebilme cesaretini kazanmam gerektiğini düşündürmeye başladı.Tatmin olmadığımızda içimizdeki heyecanın ve arzuladığımız şeyi daha derin ve tutkulu olarak hayal edebileceğimiz fikri aklımı biraz daha karıştırdı ve seçimlerimizin ne kadar kolaycılığa kaçan bir tavır içinde olduğunu gördüm.Aşk ile ilgili düşüncelerini kitabı okurken edinmenizi isterim ama bu konuda biraz önce kitapla ilgili eklediğim alıntılar da az çok bu konuyla ilgili merakınızı celbedecektir.Freud'un düşüncelerini ne kadar benimsiyorsunuz bilemem ama yazar özellikle Freud,Lacan ve uzun süredir peşimden koşan bir yazar olan Shakespeare'in oyunlarıyla psikolojik tahlillerde bulunmuş.Shakespeare'e hala nerden başlayacağımı bilmiyorum ama bu kitap onun bir deha olduğunu tekrar gösterdi bana :) Okuduktan sonra yorumlarınızı bekliyorum.Teşekkür ederim.
168 syf.
·116 günde·Beğendi·Puan vermedi
Herkese merhaba.
Beni kapak resmi ve adıyla cezbeden bir kitap "Kaçırdıklarımız". Günümüzde hayatın hızlı akışına yetişmeye çalışırken muhakkak hepimizin kaçırdığı şeyler mevcut. Bunun ötesinde bir seçim yapmak zorunda kaldığımızda tercih etmediğimiz seçenek 'kaçırdığımız bir fırsat' hissi uyandırabiliyor zihnimizde. Tek bir günde bile birçok seçim yapmamız gerekebiliyor çoğu zaman. Ve hayat seçimlerimize göre şekilleniyor.
Peki "Kaçırdıklarımız" ne anlatıyor, nelerden bahsediyor? Psikanalist ve yazar olan Adam Phillips birtakım duyguları inceliyor. Hüsran, kavrayamamak, tatmin bunlardan birkaçı. Hamlet, Othello, Kral Lear gibi oyunlara, oyun karakterlerine ve psikanalizin kurucusu olan Freud'a sıkça atıfta bulunan yazar size sahip olduğunuz bazı duygulara farklı bir pencereden bakma imkanı sunuyor. Kolay okunabilir bir kitap olmadığı için öncelikle felsefeye, psikanalize ilgi duyan, Shakespeare okumuş olanlara önerimdir.
"Sıradan yıkıcı hayal kırıklıkları, bastırıldıklarında intikam almak için geri dönerler. Cennet yitirildiğinde insanlar hiçbir şey olmamış gibi devam edemez."
144 syf.
Merak ettiğim bir kitaptı, okumak ise anca kısmet oldu. Sayfa düzeni nasıl tam bilmiyorum ama 100 küsur sayfalık bu kitap, epub formatında 35 sayfa sürüyor. Okuma rutininiz arasında kolaylıkla yer edinebilecek bir tarzı var ve işlediği başlıklar itibariyle de ilgi çekici. Sadakat, ihanet, tekeşlilik hakkındaki çıkarımları, yeri geldiğinde "acaba?" dedirtebiliyor ve kendinizi hangi kategoriye koyduğunuzu sorgular hale gelebiliyorsunuz. Tekeşliliğin sadakatsizlikle iç içeliği, kabul etmek istemesek de önümüze çıkıyor. Bunun yanında, çocukluktan yetişkinliğe geçişte sadakatsizliğin ve tekeşlilik kavramının hayatımıza nasıl entegre olduğunu açıklayan aforizmalar ilginçti.
168 syf.
·5 günde·Beğendi·9/10
Bakmak ile görmek arasındaki farkı gösteriyor bize Philips yani kaçırdıklarımızı... Bunları, hüsran, tatmin, kavrayamamak üstünde yoğunlaştığı düşüncelerinden yola çıkarak görüyoruz.
Esasen kitap, kendimizi tanıyamayışımızdan bahsediyor.
“Yaşam, insanlar öyle her istediklerini elde edemedi diye değil, arzuları kendilerine hasar vermeye başladığında, istedikleri şey katlanılmaz kayıplara gebe olduğunda trajik bir hal alır” diyor
‌ Bunu da Shakespeare, Freud gibi düşünür ve yazarların tezleri ve senaryolarından yola çıkarak yapıyor. Öyle ki kitabı okurken konularına muaf olmadığımız eserleri dahi az çok tahayyül edebiliyorsunuz. Ve merak da uyandırıyor bu eserlere.
Bana göre insanın en büyük düşmanı kendisi, çünkü ne hüsranının sebebini düşünür, ne de tatmin olmanın arkasındaki perdeyi. Sürekli bunların üstünü örtecek kılıflar buluyoruz. Arzularımıza başka bir kılıf geçirip farklı birşeymiş gibi yaşıyoruz. Bilinçaltımıza itilen pek çok travmaya yüzleşemeyecek kadar korkak olduğumuz da ortada. Değişim kaçınılmaz...
Philips bu konuda bize bir çözüm ortaya koymuyor ama en çok kendimizi dinlememiz gerektiğini anlıyorum ben. Yassa yas, tatminse tatmin. Kendine zaman ver anla/kavra ve yola devam et. Psikolojiyle olduğu kadar felsefeyle de iç içe olan, harika bir eser.
182 syf.
·8 günde·3/10
Kitabı çok zor okudum. Kafanız boşken ve tam motive okursanız sevebilirsiniz belki. Ama ben öyle değildim sanırım. Ya da daha öncesinde psikanaliz okumaları yapmışsanız kitap daha anlaşılır olacaktır diye düşünüyorum.

Yazarın biyografisi

Adı:
Adam Phillips
Unvan:
İngiliz Psikoterapist ve Deneme Yazarı
Doğum:
Cardiff, İngiltere, 19 Eylül 1954
Londra'daki Wolverton Gardens Çocuk ve Aile Danışma Merkezi'nde (eski Charing Cross Hastanesi) Çocuk Psikoterapisi Bölüm Başkanı olarak çalışmıştır. Psikanalizin yanı sıra edebiyat ve yayıncılıkla da ilgilenen Phillips'in yapıtları arasında Winnicott(1988), On Kissing, Tickling and Being Bored (1993, Öpüşme, Gıdıklanma ve Sıkılma Üzerine, Ayrıntı, 1996), On Flirtation (1994, Flört Üzerine, Ayrıntı, 1997), Terrors and Experts (1995, Dehşetler ve Uzmanlar, Metis, 1998), Monogamy (1996, Tekeşlilik, Metis, 1997), The Beast in the Nursery (1998, Kreşteki Yabani, Ayrıntı, 2000), Darwin's Worms: On Life Stories and Death Stories (1999), Promises, Promises (Hep Vaat Hep Vaat, Metis, 2007), Going Sane (2005) ve Side Effects (2006) adlı kitapları sayabiliriz.

Yazar istatistikleri

  • 110 okur beğendi.
  • 965 okur okudu.
  • 84 okur okuyor.
  • 1.372 okur okuyacak.
  • 53 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları