Adam Fawer

Adam Fawer

Yazar
8.4/10
17.889 Kişi
·
68.636
Okunma
·
2.798
Beğeni
·
43173
Gösterim
Adı:
Adam Fawer
Unvan:
Amerikalı yazar
Doğum:
New York, Amerika Birleşik Devletleri, 1970
İlk romanı Olasılıksız, onsekiz dile çevrilmiş ve en iyi ilk roman dalında 2006 International Thriller Writers Ödülünü kazanmıştır. 2008 Nisan ayında da ikinci kitabı olan Empati çıkmıştır. Empati, 2008 yılında Almanca, Japonca ve Türkçe yayımlanmıştır.

Fawer, Pennsylvania Üniversitesi'nde lisans ve lisansüstü derecelerini tamamlamıştır. Stanford Graduate School of Business'da MBA'ini yapmıştır. Kariyeri esnasında Fawer; Sony Music, J.P. Morgan ve son olarak da About.com gibi türlü şirketler için çalışmıştır.

Fawer, hayat arkadaşı ve oğullarıyla New York'ta yaşamaktadır.
''Gelecek, onu görene kadar şekilsizdir. Bir parayı havaya attığında iki olası gelecek vardır, birinde para yazı gelir, diğerinde tura, ama sen görene kadar ikisi de değildir.''
Sayın Kongre üyesi. John Locke'nin söylediği başka bir şeyi anımsayın: 'Eğer devlet vatandaşlarının haklarını korumazsa, geriye uygun tek bir cevap kalıyor.'

-Neymiş o?

'Devrim.'
475 syf.
·10/10
Bu kitabı 4-5 yıl önce bir solukta okumuştum. Hala kurgusuna hayranım ve kitabı nerde görsem bu kitap mükemmeldi demeden edemiyorum. Okumaya başladığınız andan itibaren kendinizi kitabın içinde buluyorsunuz. Bilim kurgu adına en güzel kitap hangisidir deseler hiç düşünmeden olasılıksız derim. Kitabı okurken yazarın zekasına hayran kalmıştım böylelikle Adam Fawer en sevdiğim yazarlar arasına girdi. :) Kitabı okurken kitabın adında olduğu gibi bir sürü olasılık düşündüm. Ana karakterin o yeteneğine adeta hayran kaldım. Kitaptaki betimlemeler öylesine güzelki müthiş bir bilim kurgu filmi izliyorum sandım. Kitabı herkese tavsiye ediyorum olaylar biraz karışık o yüzden sakin kafayla okunulması gerekiyor. Okuyacak olan arkadaşlarıma şimdiden iyi okumalar :) bayılacağınıza eminim! :)
475 syf.
·7 günde·10/10
Adam Fawer'in okuduğum ilk kitabı oldu olasılıksız. Bilimde hiç bu kadar heyecanlı olmamıştı.Kimya, fizik, matematik, felsefe... ne ararsanız var kitapta.Bu arada sakın gözünüz korkmasın, Adam Fawer bize her şeyi kavranacak düzeyde vermiş. Bilim kurgu ve aksiyonun fazlasıyla fantastiğe kaydığı bu roman gerçeklikle hayal dünyası arasında çok büyük bir bağlantı kurmamızı sağlayacak. Daha önce olasılıkların bu kadar hayatımızı etkileyebileceğini hiç düşünmemiştim. Şimdiye kadar hissettiğiniz bütün "dejavu"ları teker teker önünüze serecek türde bir roman. Beni bambaşka bir dünyaya davet eden bu kitap unutulmaz kitaplarımın arasına girmeyi başardı. Kesinlikle çok sürükleyici bir kitap.Mutlaka ama mutlaka okumanızı tavsiye ederim. Özellikle de her şeyin en büyük olasılıkla gerçekleştiğini aslında hiçbir şeyin rastlantısal olmadığını anladım....Hayatım boyunca beni en çok etkileyen sınırlı kitaplardan biri oldu. Etkisinden uzun bir süre çıkamadım....
475 syf.
Bu kitabı 4-5 yıl önce okudum. Normalde bu kadar uzun süre önce okuduğum kitaplara, inceleme yapacaksam tekrar okur, sonra yorum yaparım. Ama bu kitabı tekrar okumayı düşünmüyorum kesinlikle. Ve ben bu sitede genelde beğenmediğim kitaplara inceleme eklemem (kendi defterime eklerim ama) Bu kitaba inceleme yapma sebebim, bugün okulda arkadaşlarımla yaşadığım bir diyalog, kitap hakkındaki görüş ayrılığı oldu. Hepsi büyük heyecanla kitabı anlatıp, arşa çıkarırken, "ben beğenmemiştim bu kitabı" dedim. 3 çift göz birden beni öldürmek ister gibi, üzerime dikildi. Biraz kitap üzerine tartıştık ve eve gelir gelmez kitabın profiline girip yorumlara baktım, benim gibi düşünen yok mu, diye. Yaklaşık 20 inceleme okudum ve hepsi de bayılmış kitaba, eleştiren bir okura denk gelemedim.


Kitap kesinlikle yerden yere vurulacak kadar kötü değil. Ama bunca övgüyü hakkedecek kadar iyi hiç değil. Benim kitaplarda aradığım bazı kriterler var. Örneğin; verdiği mesaj, hikayesi, kurgusu, anlatımı, dili, edebi değeri ve bana ne katacağı. Her kitap mesaj verecek, bir şeyler öğretecek değil, diyeceksiniz. Ama ben kesinlikle öyle düşünmüyorum. Okuduğum her kitap bana bir katkıda bulunmak zorunda. Sırf kafa dağıtmak, zaman geçirmek için okunur diyenlere de hiçbir faydası olmaz (tecrübeyle sabit) Bunun yerine film izlemelerini tavsiye ederim. Mesela bu kitap değil de film olsa çok daha iyi olurdu bence.


Bu kitabın edebi değeri sıfır, verdiği bir mesaj, amaç yok. Okuduğunuzda size hiçbir katkısı olmayacak. Kitapta tek iyi olan hikayesi, kurgusu. Onu da gereksiz matematiksel terimlerle ve sayfalarca doldurduğu sayılarla baymış. Ve bu kurguya yakın onlarca sinema filmi bulabileceğiniz için hikaye de çok özgün olmuş diyemiyorum.


Bazı arkadaşlar, yazarın bilim, matematik, felsefe gibi her alana değindiğini yazmış. Ben kitabın hiçbir felsefi tarafını kesinlikle göremedim. Ne felsefesinden bahsettiğini de keşke yazsaydınız da öğrenseydik, ben ve benim gibi anlayamayanlar. Matematik alanında verdiği bilgiler de sırf kitabı zorlaştırmak için eklenmiş anlamsız bir düzine işlemden ibaret. Bilim hakkında da birkaç termodinamik ve kuantum bilgisi verip göz boyamış. (Verdiği bilgiler de tanımdan ibaret ve örneklemelerde alakasız şeyler yazmış) Ayrıca bir insanı öldürürsen katil olursun. Ama bir müslümanı öldürürsen iyi ajan olursun (çünkü her müslüman teröristtir), ideolojisi bolca var kitapta.


Kısacası çok uzun uzun yorum yapılacak bir kitap değil, benim için. Eğer alacağınız kitap bestseller ise, kapakta birkaç popüler Amerikan dergi ve gazetesinin (misal New-york Times gibi) "soluksuz okuyacaksınız", " enfesti" gibi yorumları varsa, almadan önce 3 kere düşünüp, 5 kere araştırıp sonra alın. Tavsiye edeceğim bir kitap değil. Umarım birgün bu "enfes bestseller" in yerinde gerçekten iyi, kaliteli kitapları satış rekorları kırarken görürüz...
384 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Adam Fawer bildiğiniz gibi Empati ve Olasılıksız isimli, okuyan herkesi büyüleyen iki romanın yazarı. Bizim caanım Türk okurları da Olasılıksız ve Empati'yi okuyup raflarda Adam Fawer'in yeni kitabını görünce tezgaha balıklama dalıp kitabı almışlar ve oflaya puflaya okumuşlar. Tabii hepsi değil ama kitabı okuyanların çoğu "bu ne be!" demiş. Kim başlattı bilmiyorum ama instagram başta olmak üzere (ki bu sitede de var) bu kitabı gömme kampanyası başlatılmış. Biri çocuk kitabı demiş. Diğeri bu romanı yazara yakıştıramamış. Başka biri yazar bu romanı başkasına yazdırmış diye söyleniyor. Hatta yazar kitabı tuvalette yazmış galiba diyen bir okur bile gördüm. Pardon, okur dedim. Beğenmezler orası ayrı ama bir yazarı aşağılar derecede yorum yapan insanlara okur demek doğru değil sonuçta. Neyse.
Bu kitabı gömme kampanyası başlatan güruhun yanında, kitabı savunan bir azınlık var. Ama sadece yazar kitabı çocuklarına yazmış diyorlar. Yaa bitanecik okurlar, yazar kitabı çocuklarıma mı yazdım demiş? Sadece çocuklarına ithaf etmiş. Ölen babasına kitap ithaf eden adamlar o kitabı babaları okusun diye mi yazıyorlar? Madem savunuyorsun, doğru bir bilgiyle savun. Zaten başımıza ne geldiyse doğruyu yanlış savunan insanlardan gelmedi mi?

Biraz kitabın içeriğinden bahsedelim:
(Sürpriz bozan gibi görünebilir bu paragrafta anlatılanlar ama kitabın tadını kaçıracağını düşünmüyorum. Yinede çok hassas okurlar bu paragrafı okumadan geçebilir.)
Teyzesinden sürekli dayak yiyen, 12 yaşında bir kız Dorothy. Onun sıradan hayatını okurken tabii bir sıkılma geliyor ki, bu sadece 30 sayfa sürüyor. 30 sayfa, yani zavallı Dorothy ölene kadar..
Yeşil bir hortum geliyor ve Dorothy gözlerini başka bir dünyada açıyor.
Evet, Oz diyarında.
Burada cadılar, psikopat minişler, kaplanayılar, ucûbiler ve daha neler neler var. Burada karanlık aydınlık, aydınlıksa karanlık..
Nereden geldiğini hatırlayamayan Dorothy, kendini buraya ait hissetmiyor ve başlıyor yolculuk.
Önce korkuluk Seemore, sonra robot çocuk Jak ve en son aslan Libby ile dost oluyor Dorothy.
Bundan sonra ise başlıyor asıl büyük macera. Güçlü bir cadı ve yüzlerce ucûbi ile hiçbir silahı olmadan savaşmak zorunda kalan Dorothy, nasıl kurtulacak dersiniz?

Kitabın sonu, gidişatı ve olaylar hiç tahmin ettiğim gibi olmadı. Okurken hop oturup hop kalkmam bir yana, bazı yerlerde hayretten ağzım açık kaldı, bazı yerlerde de gülmekten kendimi alamadım.
Yazar diğer kitaplarında gösterdiği zekayı bu kitapta da göstermiş. Kendisine sevgim bir kat daha arttı. ^^

Kitap çocuk kitabı diyenlere inanmayın. Çünkü çocukların korkmasına sebep olacak şeyler mevcut kitapta. Hatta rahatlıkla bu kitabı çocuklar sakın okumasın diyorum.

Yazarın tanıtımı gerek sosyal medyada gerek dış dünyada fazla şişirilerek yapılmış. Bu kadar şişirme kitap için çok fazla ve ve beklentiyi iyice büyüttüğü için okuyan okurları hayal kırıklığına uğratıyor. Bu yüzden bu kitaptan mükemmel bir hikaye beklemeyin.

Ben bir yazarın birden fazla kitabını okuyorsam, genelde onu diğer kitaplarına göre eleştirmem. Çünkü her kitap farklı bir zamanda, farklı bir ruh haliyle ve farklı bir gözle yazılır.
İşte bu yüzden, yazarın diğer kitaplarına bakıp bu kitabını e-leş-tir-me-yin!
Ha birde, hiçbir kitaba büyük bir beklentiyle başlamayın. İnsanlar gibi kitaplar da kusursuz değildir..

Sonradan ekleme kısım:
Ben bu kitabı 10 tl ye aldım. Çünkü 25 tl ye alınabilecek bir kitap değil. Mükemmel ötesi bir kitap da değil. İncelememin hiçbir yerinde kitap hakkında bir şişirme yok. Bu kitap mükemmel kesin okuyun demedim. Kitabı beğenmeyenlere hiçbir şekilde laf atmadım. Sadece kitabı aşağılar derecede yorum yapanlara sitem ettim. Ve incelememin hiçbir yerinde "Bu kitap çok güzel. Sadece ben bilirim siz ne anlarsınız?" gibi bir şey ima etmedim.
Lütfen bu kitabı benim incelememe dayanarak okumayın. Ben kitabı sevdim. Siz sevmeyin. Bana kalsın.

Keyifli okumalar dilerim..
640 syf.
·Puan vermedi
Öncelikle felsefe ile alakası olan bir kitap olduğunu bildirmek isterim. Düşünce var olmak ve var olanlar hakkında ince ruha sahip fikirlerin topluluğundan oluştuğunu da belirtmek istiyorum.

Kısıtlanan hayatlar kadar Kısıtlanan kelimeler var. Söylenmesi gereken susuluyorken, susulması, susturulması gereken kelimeler konuşuyor.

Meşhur oldu baştan aşağı konuşup dil sustuktan sonra düşünmek. Anlaşılmak yazık kapı önünde yatıyor ki bu kadar zor bir durum olmamalı toplumda.

Bir insanı anlamak çoğu zaman anlaşılmaktan daha başarılı bir eylem. Konuşmak istediklerin dilin ucunda kalabilir ama anlaşılmak hayat ucunda kalmamalı diye düşünüyorum.

Konuşurken karşı tarafa uygun gelmeyen kelimeler yüzünden ülkemizde bilindiği üzere bir çok infaz, yargısız infaz uygulamaları getirilmiştir. Bunun başlıca sebepleri anlaşılmamak, anlayamamak ve gerçeklerle yüzleşmeye yüzü olmamak gibi... Eski dönemlerde infaz şeklinde engeli olan kelimeler günümüzde engel tanımamasına rağmen saklanmakta ısrarcı olunmaktadır.

Peki empati ile konuşmak arasındaki ilişki nedir?
Empati; birini anlamak, kendini karşısındakinin yerine koyabilme becerisidir. Konuşma ise empati eyleminden sonra gerçekleşen ikinci bir eylemdir. Kişi önce düşünüp, anlayıp daha sonra konuşmalıdır.

Çeşitli durum ve sözlerle bunu farklı yollardan beyan etmiştir yazar. Elimde kalemle altını çizerek okuduğum bir eserdi. Lakin empati ile alakası olmayan insanlar için gelişme kaydedeceğini düşünmüyorum çünkü anlamak, anlaşılmak için önce empati gibi şeyleri öğrenmek gerekir. Bu gibi eylemlere geç kalan bir insan ne kadar gelişir hiç bir fikrim yok. Sonuçta insan değişim için olanak sağlayabilen canlı değildir ki belki de bu yüzden atalarımız" Bir insan yedisinde ne ise yetmişinde de o' dur" demiştir.

Empati belki de değişim değil insan için bir gelişimdir. Eğer tanım bu şekilde ise tüm insanların gelişmek adına ölene kadar şansı var demektir tabi kendini karşısındakinin yerine koyabilecek, karşısında birini bulabilirse...

İnsan insanı kaybetmeden anlamalı lakin çıkarlar doğrultusunda anlaşılmayan insan her gün eriyen muma benzer.

Eskiden insanı anlamak ve anlaşılmak yerine infaz ederken düşünme eylemini henüz başaramamış olmak geçmişten günümüze pek çok gelişim çağının önünü kapatmıştır. Bunun günümüzde bir çok şeye sebebiyet verdiğini de göz ardı edemeyiz. Mesela empati üzerine yazılan bu kitap çeşitli durum kaygılarını dile getirmiştir ki empati sıkça uygulanan bir eylem olsaydı neden bu eser ısrarla okunması gereken eserler arasında yerini koruyordu? Ya da neden insan empati kelimesinin tanımını öğrenip de uygulamasını hala yapamamaktadır? Yaşadığımız şu dönemde iki ülke arasındaki sorunlardan biri de empatidir. Gelişim adına iyi bir kaynak olduğunu düşünüyorum ama tavsiye konusuna gelince; ister okuyun ister okumayın. Konusuna fazla girmeden yargıya sığdırdığım bu kitabı tavsiye etmeyi doğru bulmuyorum çünkü genel anlamda bütün kitaplar insan ruhunu yansıtan birer ayna ve empati örneğidir. Malum insan anladığı kitabı okur bunun hakkında bir kitaba örnek vermek istiyorum" Tutunamayanlar" bu kitaplardan biri çoğu zaman okunması zirvede kalan bir eserdir.

Şimdiden iyi okumalar diliyorum.
475 syf.
Macera kitabı bile olsa kitabın başının sıkıcı olması beklenebilir. Fakat bu kitap öyle değil. Tanıtım kısımlarını hoş bilgilerle süsleyip keyifli bir hale getirmiş yazar. Bilimsel açıklamaların olduğu yerleri çok beğendim.

Yalnızca inanç kısmıyla ilgili yerleri biraz zorlama buldum. Sonuçta; ya inanırsınız, ya inanmazsınız. İnandırmak için söylenenleri saçma bulanlar, inananları vazgeçirmek için söylenenleri neden saçma bulmazlar bilemiyorum. Her neyse, konumuz bu değil:)

Gerçekten sürükleyici bir kitap, akışına kapılıp sonuna kadar hızlıca sürükleniyorsunuz. Olasılıkların hayatımız üzerindeki etkisi daha iyi anlatılamazdı sanırım. Çevirisinde de herhangi bir sıkıntı yoktu. Keyifle okuduğum kitapların arasına bir tane daha eklenmiş bulunmakta:)
475 syf.
·Beğendi
Değeri bilinmeyen bir kitap daha...
Matematik, tıp, felsefe ne ararsan var. Bilim-Kurguyu kitaplarda tercih etmesem de bu kitabı hiç sıkılmadan bitirdim. Yazar, bu kadar yoğun konuları biraraya getirip okuyucuyu sıkmadan akıcı bir şekilde anlatmış ve sonunu da çok güzel bağlamış. Adam Fawer'da müthiş bir yetenek var. İlk kitapta böyle bir başarı beni çok şaşırttı. Bu kitabın yeri bende her zaman ayrı kalacak...
475 syf.
·127 günde·8/10
Kitabın başından itibaren beni etkisi aldığını açıkça ifade edebilirim sanırım. Adam Fawer ın kendisine has kurgusunu anlayabilmek benim için ilk başta biraz zor olsa olaylar geliştikçe kitap beni daha çok içine çekti. Kitabın olay kurgusunu incelediğimiz zaman ayrı ayrı olayları ele alıp kitabın sonuna doğru birleştirmiş yazar. Bu açıdan bana farklı ve güzel geldi. Kitabi okuduğumda olasılığa olan bakış açımın değiştiğini söyleyebilirim. Sözü fazla uzatmak istemiyor. Kitabı ben çok beğendimi ifade etmek istiyorum...

Yazarın biyografisi

Adı:
Adam Fawer
Unvan:
Amerikalı yazar
Doğum:
New York, Amerika Birleşik Devletleri, 1970
İlk romanı Olasılıksız, onsekiz dile çevrilmiş ve en iyi ilk roman dalında 2006 International Thriller Writers Ödülünü kazanmıştır. 2008 Nisan ayında da ikinci kitabı olan Empati çıkmıştır. Empati, 2008 yılında Almanca, Japonca ve Türkçe yayımlanmıştır.

Fawer, Pennsylvania Üniversitesi'nde lisans ve lisansüstü derecelerini tamamlamıştır. Stanford Graduate School of Business'da MBA'ini yapmıştır. Kariyeri esnasında Fawer; Sony Music, J.P. Morgan ve son olarak da About.com gibi türlü şirketler için çalışmıştır.

Fawer, hayat arkadaşı ve oğullarıyla New York'ta yaşamaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 2.798 okur beğendi.
  • 68.636 okur okudu.
  • 1.494 okur okuyor.
  • 25.180 okur okuyacak.
  • 2.356 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları