Adnan Demircan

Adnan Demircan

YazarDerleyenÇevirmenEditör
8.7/10
388 Kişi
·
1.551
Okunma
·
75
Beğeni
·
2.451
Gösterim
Adı:
Adnan Demircan
Unvan:
Yazar ve Akademisyen
Doğum:
1964
1964 yılında Mardin’in Ömerli ilçesinde doğdu. İlk ve Ortaokulu Ömerli’de, Liseyi Mardin Tarım Meslek Lisesi’nde okudu. 1987’de Atatürk Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi’nden mezun oldu. Aynı yıl Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde İslâm Tarihi ve Uygarlığı Bilim Dalında Yüksek Lisansa başladı. 1989 yılında Yüksek Lisansı, 1994 yılında aynı Enstitüde Doktorayı tamamladı.

Ocak 1992’de Harran Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi’ne İslâm Tarihi Araştırma Görevlisi, 1994 yılında Yardımcı Doçent olarak atandı; Ekim 1996’da Doçent, Şubat 2003’te Profesör oldu.

Bir süre Harran Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdür Yardımcısı olarak çalıştı. 1994 yılından 2011 yılının ortalarına kadar İslam Tarihi ve Sanatları Bölüm Başkanlığı görevini yürüttü.

Çalışmalarını İslâm Tarihinin ilk dönem siyasî tarihi, özellikle de muhalif gruplar üzerine yoğunlaştıran Demircan’ın yayımlanmış birçok kitabı ve makalesi bulunmaktadır.
Hiç unutmuyorum, Kabe’yi anlatiyor.
Kabe öyle muazzam bir şey dir ki insan , insanın kiblesiyapıyor. Dedi şaşırdım
Nerede namaz kılarsanız kılın kabe’ye dönüyorsunuz. Tam karşınızdaki adam da size dönüyor.
"Ey gençler topluluğu! İçinizden kimin evlenmeye gücü yeterse evlensin. Çünkü bu gözü haramdan, ferci zinadan korur. Gücü yetmeyen ise oruç tutsun. Çünkü oruç şehveti kırar. "

Müslim, "Nikah", 1
İslam, güzel anlamı olan lakapların verilmesine izin vermiş; ancak kötü anlama sahip, hakaret içerikli ya da hoşlanılmayan lakaplar verilmesini yasaklamıştır.
144 syf.
·Puan vermedi
Siyer Yayınlarından çıkan Peygamber Evinin Hanımları Serisinin ilk kitabı olan Hz. Hatice kitabı gayet akıcı, sade bir dilde yazılmış bir kitap olmuş.Genel olarak beğendim. Ama kitap Hatice annemizi anlatma da biraz yetersiz kalmış gibi geldi bana
544 syf.
·38 günde·Beğendi·10/10 puan
En başta belirtmeliyim ki, söyleşi ve hatırat kitaplarına bayılıyorum. Büyük adamların büyük hayatlarını okuyunca, ufkum genişliyor. Bir ömrün nasıl daha güzel yaşanabileceğini sizlere hissettiriyor ve yol gösteriyor. Profesör Doktor İhsan Süreyya Sırma'da ülkemizin büyük fikir adamlarından biri. Kendisinin hayat serüvenini okuyunca, işte yaşamak istediğim hayatı yaşamış dedim. Seyahatler, kitaplar, yeni insanlar, yeni fikirler ve daha niceleri...

Kendisi Muhammed Hamidullah hocanın Paris'ten talebesidir. Siirt'ten Paris'e yaptığı bir hayat serüveninde hocasının kendisi üzerindeki etkisi açıkçası ziyadesiyle görülüyor. Muhammed Hamidullah'ı okuduktan sonra ne güzel bir ilim adamı, bir kütüphane kurdu olduğunu gördükten sonra İhsan Süreyya Sırma'nın da onun birebir kopyası olması gözlerden kaçmıyor.

Büyük adamları okumak, insanın büyük adamların yoluna nasıl başladığını görmesi açısından gerçekten çok önemli.. Bu minvalde okumalarıma devam edeceğim inşallah..

Selâm ve dua ile...
144 syf.
·8 günde·Beğendi·Puan vermedi
Çok ince bir kitap olmasına rağmen bir türlü okuyamadım. Bence eser Hatice Validemizi anlatmakta yetersiz kalmış. M.Emin Hoca'nın "Sahabe Iklimi"nde Annemizi anlattığı kısım bu esere göre daha doyurucuydu.
110 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Hz. Zeynep Bint Cahş Müminlerin annesi Hz. Zeynep ibadet ve infaka düşkünlüğü ile karşımıza çıkmaktadır.. Peygamber efendimizin halasının kızı, peygamber efendimizden sonra ölen ilk hanımı olması ve nikahının Allah tarafından kılınması onu diğer kadınlardan üstün kılmıştır. Hz. Zeynep (ra) ilk olarak Peygamber Efendimiz (sav) evlatlılığı olan azat ettiği Zeyd ile izdivacıdını gerçekleştirmiştir. Bu izdivacından Zeyd'in köle olması kendinin soylu olması sebebiyle gönlü razı olmadan Efendimiz aracılığıyla yapmıştır. İzdivac yetişme tarzları, zamanın gelenekleri hasabiyle sürdürülememiş ve boşanmışlardır.. Boşanma iddeti bittikten sonra Peygamber Efendimize gelen vahiyle -AHZAB SURESİ- Peygamber efendimize zevce olmuştur.



Hz. Zeyneb Bint Cahş hayatından bize ;

- İnananların asil ve köle olarak sınıflandırılmaması gerektiğini(köle olan Zeyd ile evlenmiştir)

- Evlat edinme hususunda( Efendimiz Zeyd'i evlat edinmiştir ama Ahzab suresi 33/4 ' Allah, evlatlarınızı öz oğullarınız kılmadı' mealiyle Arap kültüründe çok yaygın olan yanlış inanışın önüne geçilmiştir. ) yol gösterici olmuştur



#peygamberevininhanımları serisinin okuduğum ikinci kitabıydı en çok merak ettiklerimden biri olan Zeynep validemizin örnek alınası ahlakı akıcı bir şekilde yazıya dökülmüş, ekler kısmında soyu ve künyesi açık bir şeklide verilmiş..

.

Rabbim bizi Zeynep annemiz gibi kolu uzun, ibadetlerine düşkün, infakta sınır tanımayan kimselerden eylesin inşAllah Kaleminize sağlık @seraptoguslu @siyeryayinlari #hzzeyneb #hzzeynepbinticahş #ümmetinannesi #seraptoğuşlu #siyeryayınları #kitap #kitapönerisi #kitaplıkmodelleri #kitapkurdu #kitapalıntıları #kitapokumakveduâetmeklazım #kitaptavsiyesi #dinikitap #kitapçekilişi #kitapsevgisi
160 syf.
·3 günde·Puan vermedi
Camiada kitap makinesi lakabıyla meşhur olunan Adnan DEMİRCAN hoca, bu eserinde öncelikle kısa bir tarih usulüne değinerek bu alanda yapılan çalışmaların karşılaştıkları zorluklara ve okuyucunun okuduğu bu gibi eserleri nasıl değerlendirmesi gerektiğine vurgu yapmaktadır. yazarın da belirttiği gibi kitabımız, herkesim okuyucuya hitap etmek için değil bu alanda ön okumalar yapmış ve yine bu alanda çalışma yapanlara dönük hazırlanmıştır.
eser 56. sayfalardan sonda kendi konusuyla daha sıkı bir ilişki içerisine girerek kısa ve akıcı özet şeklinde aktarmalardan sonra gerçeğe ulaşmak için dönemin siyasi, sosyal ekonomik ve dinsel algı gibi geniş boyutlarda, kimseyi sanık sandalyesine oturtmadan güzel değerlendirmeler yapmaktadır. Yazar, Raşid halifeler dönemi, Hz. Osman'ın katli, Hz. Ali'nin hilafet serüveni, cemel, sıffin, tahkim olayları Hariciler ve nahrevan savaşı gibi konularda size farklı bakış açısı sunacak, geçmişte bize anlatılan tema çerçevesinden uzak apayrı bir açıda hakikati görmemize yardım edebilecek bir sunum hazırlamakta...
okunası bir kitap tavsiyesiyle ... esenlikle..
Ali ve Muaviye Kavgası Hakkında

Kitap, zengin bir akademik literatür taranarak yazılmış olup, alanında yayınlanan önemli eserlerin başında gelmektedir. Bu bağlamda eser, gerçekten çok önemli bir boşluğu doldurmaktadır.

Yazar, eserin yazılma gerekçesini şöyle açıklamaktadır: “İktidarı ele geçirme arzusu, İslâm Tarihinin ilk dönemlerinden itibaren Müslümanların birbirleriyle çeşitli yöntemler kullanarak mücadele etmelerine neden oldu. Bu mücadele sırasında bazıları İslâm’ın meşruiyet sınırını korumaya özen gösterirken, kimileri iktidarı elde etme çabalarının önündeki engelleri ortadan kaldırmak için büyük bir gayretle -meşrûluğu tartışılır bazı yöntemler dâhil- birçok yolu kullanmaktan geri durmadı. Çalışmamızın konusunu “Ali-Muâviye Kavgası” olarak seçmemizin nedenlerinden birisi, bu dönemdeki iktidar mücadelesinin, etkileri sonraki asırlarda da görülen pek çok gelişmeye sebep olmasıdır. İncelediğimiz dönemde Müslümanların iktidarı elde etmek için ilk defa birbirleriyle savaşmaları, pek çok fikrî ve siyasî hareketin başlangıcı olmuştur. Kitabın konusunu bu şekilde belirlememizin bir başka nedeni de, Hz. Ali ile Hz. Muâviye arasındaki mücadelenin, İslâm Tarihinin ilk dönemindeki iktidar-muhalefet çatışması çerçevesinde yaptığımız çalışmalarımızın bütünlüğü açısından ayrıca ele alınması gerektiğine inanmamızdı.”

Kitap, giriş ve beş bölümden meydana gelmektedir. Girişte, eserin daha iyi anlaşılması için Cahiliye döneminden Hz. Ali ile Hz. Muâviye çatışmasının başladığı döneme kadarki Hâşimoğulları-Ümeyyeoğulları ilişkisi üzerinde durulmuştur. Arap toplum yapısı incelendiğinde, araştırma konusu olan dönemin doğru anlaşılabilmesi/çözümlenebilmesi için, geçmişteki olayların ve toplumsal ilişkilerin anlaşılmasının ne kadar önemli olduğu görülecektir. Birinci bölümde eserin ana konusunu oluşturan Hz. Ali ile Muâviye’ye farklı bir perspektiften bakılmaya çalışılmış; onların siyasî geçmişlerine ve kişiliklerine ilişkin bazı değerlendirmeler yapılmıştır. Buradaki hedef, hayat hikâyelerini genişçe anlatmak değil, okuyucuyu ilgilendirdiği yönleriyle onlardan bahsetmektir. İkinci bölümde Sıffîn savaşı öncesinde meydana gelen olaylardan, üçüncü bölümde ise iki tarafın fiilen çatışmaya girdiği Sıffîn savaşından bahsedilmiştir. Dördüncü bölümde, tahkim (hakem olayı) ve buna bağlı gelişmelere, beşinci bölümde ise hakemlerin kararlarını açıklamalarından sonraki olaylara ayrılmıştır.



Ali-Muaviye Kavgası
Adnan Demircan
Türkçe · Beyan Yayıncılık · 2002 · 208 sayfa

Ağrı Okuma Grubu
544 syf.
·29 günde
İHSAN SÜREYYA SIRMA KİTABI
PERVARİDEN PARIS'E
Kitap isminden de anlaşılacağı üzere İhsan hocanın hayatını anlatmak için öğrencisi Adnan Demircan tarafından kaleme alınmış.
Ihsan hoca Pervarili(Siirt),kürt olduğu için bir çok haksızlığa uğramış,doktorayı bitirdiği halde arkadaşlarına sunulan imkanlar ona sunulmamış,kazandığı haklar elinden alınmış, buradan da o dönemin siyasetinin ne kadar çirkin olduğunu anlıyoruz.
Okumayı bitirdiğimizde Türkiye'nin yakın tarihine dair pek çok şey öğrenmiş oluyoruz. Kitap hocanın çektiği görsellerle zenginleştirilmiş bu da okumayı kolay hale getiriyor .Kalın görünse de çabucak bitiyor.
Benim kitaba başlamam da şu şekilde olmuştu:
Necip Fazıl konferanslarının birinde Ahmet Karataş hoca kendi dönemlerini anlatırken bir arkadaş "Hocam, sizin döneminiz şanslıydı,Necip Fazıllar,Cemil Meriçler vardı, biz ise şuan bu fikir adamlarının yokluğunun ızdırabını çekiyoruz"demişti.Hoca da bize sık sık anı,hatırat kitapları okumamızı tavsiye etmişti ki bunun hakikaten çok faydalı olduğu düşünüyorum.Dönemin imkânsızlıklarına rağmen bu kadar çalışma yapmış kişileri görmek heyecanlandırıyor.
Özellikle İhsan hocanın zaman konusundaki hassasiyeti,milletvekili de olsa randevusuna geç kalanla bir daha konuşmaması,olayları güncel olaylarla ilişkilendirmesi,çalışma disiplini örnek almamız gereken hususlardan.
Ayrıca kitapta gençler için bir çok tavsiye yer alıyor.
Kitap bittiğinde hocayla sohbet ediyormuşuz ve artık ayrılmamız gerekiyormuş gibi tatlı bir his kalıyor geride...
176 syf.
Geçmişte meydana gelen bir olayın ele alınışı sırasında dikkat edilecek hususlara, tarih usulü kitaplarında yer verilmekle birlikte bu kitaplarda karşılaşılan sorunlarla ilgili pratik değerlendirmeler bulmak çoğu zaman mümkün olmamaktadır. Tarih ve Tarihçi, bu ihtiyaçtan hareketle, hakikate ulaşma gayreti içinde çözümlemeler yapmak isteyen okuyucu ve araştırmacılara yol gösterici değerler taşıyan bir kılavuz kitap olarak önemli bir boşluğu doldurmaktadır.
(Tanıtım Bülteninden)
Kerbela Hakkında

Yazar, eserin yazılma gerekçesini şöyle açıklamaktadır: “Hz. Peygamberimizin (s.a.v.) sevgili torunu Hz. Hüseyin (r.a.), İslâm kültüründe önemli bir yere sahiptir. Özellikle Kerbelâ’da bir avuç kadar adamı ve akrabasıyla karşı karşıya kaldığı son, onu günümüze kadar yaşayan bir kahraman haline getirmiştir. Şüphesiz geçmişe baktığımızda farklı Hüseyinlerle karşılaşıyoruz. Bu Hüseyin kimliklerinin inşasında birçok etken birbirine karışmıştır. Tarihin din olarak algılanmaya başladığı yerde bilimin mihmandarlığından, sağlıklı bir anlama ve algılamadan söz etmek mümkün değildir. Günümüzde Hz. Hüseyin (r.a.) hakkında üretilen algılar, kendilerini dayatmaktadır. Buna rağmen bilim insanlarının bildikleri “doğruları” anlatmanın dışında bir tutuma girmeleri, hiçbir zaman hakikate hizmet etmez.

Hz. Hüseyin’i bir insan olarak anlamak, onun da arzu ve isteklerinin olduğunu dikkate alarak; arzuları, beklentileri, hedefleri ve zaaflarıyla tarihî Hüseyin’i anlatmak, maruz kaldığı sonu isabetli bir şekilde anlamak için gereklidir. Mucizelerle, hurafe ve sloganlarla anlatılan muhayyel bir Hüseyin’in varlığı bize ne anlatabilir ki?

Biz bu çalışmamızla, Kerbelâ’yı anlamaya çalışan okuyucuyu, soğukkanlı ve bilimsel bir değerlendirme yapmaya davet ediyoruz, kitabın yazılma amacı da budur.”

Kitaptan Bazı Başlıklar
*İdeoloji, Efsane ve Hakikat Arasına Sıkışmış Kerbelâ
*Tarihin Mecrasını Değiştiren Bir Katliam: Kerbelâ
*Ehl-i Sünnet’e Göre Kerbelâ
*İbn Teymiyye’ye Göre Yezîd ve Kerbelâ
*Şiîlere ve Alevîlere Göre Kerbelâ
*Ümmetin Çetin İmtihanı: Kerbelâ’yı Nasıl Okumalı?

Kerbelâ’ya ait daha birçok bilgiyi ideolojik saplantılardan uzak, tarafsız/nesnel bir gözle bu kitaptan öğreneceksiniz.

Kerbela (Keder ve Bela)
Adnan Demircan
Türkçe · Beyan Yayınları · 2014 · 160 sayfa

Ağrı Okuma Grubu
100 syf.
·7 günde·Puan vermedi
Yaşadığı dönemin ve coğrafyanın sınırlarını zorlayan,sahip olduğu farklı hususiyetleriyle dikkat çeken,bununla beraber sert mizacı ile de anılan Hz.Hafsa ,Hz.Peygamber’in(sav)eşleri arasında özel yeri olan müstesna hanımlardan birisidir .

Yazarın biyografisi

Adı:
Adnan Demircan
Unvan:
Yazar ve Akademisyen
Doğum:
1964
1964 yılında Mardin’in Ömerli ilçesinde doğdu. İlk ve Ortaokulu Ömerli’de, Liseyi Mardin Tarım Meslek Lisesi’nde okudu. 1987’de Atatürk Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi’nden mezun oldu. Aynı yıl Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde İslâm Tarihi ve Uygarlığı Bilim Dalında Yüksek Lisansa başladı. 1989 yılında Yüksek Lisansı, 1994 yılında aynı Enstitüde Doktorayı tamamladı.

Ocak 1992’de Harran Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi’ne İslâm Tarihi Araştırma Görevlisi, 1994 yılında Yardımcı Doçent olarak atandı; Ekim 1996’da Doçent, Şubat 2003’te Profesör oldu.

Bir süre Harran Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dekan Yardımcısı ve Sosyal Bilimler Enstitüsü Müdür Yardımcısı olarak çalıştı. 1994 yılından 2011 yılının ortalarına kadar İslam Tarihi ve Sanatları Bölüm Başkanlığı görevini yürüttü.

Çalışmalarını İslâm Tarihinin ilk dönem siyasî tarihi, özellikle de muhalif gruplar üzerine yoğunlaştıran Demircan’ın yayımlanmış birçok kitabı ve makalesi bulunmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 75 okur beğendi.
  • 1.551 okur okudu.
  • 74 okur okuyor.
  • 768 okur okuyacak.
  • 14 okur yarım bıraktı.