Agatha Christie

Agatha Christie

Yazar
8.3/10
23,8bin Kişi
·
78,6bin
Okunma
·
4.843
Beğeni
·
79,9bin
Gösterim
Adı:
Agatha Christie
Tam adı:
Agatha Mary Clarissa Miller Christie Mollowan
Unvan:
İngiliz Yazar
Doğum:
İngiltere, 15 Eylül 1890
Ölüm:
İngiltere, 12 Ocak 1976
Agatha Christie dünyanın en tanınmış polisiye romanları yazarıdır. Eserleri 45 dile çevrilmiş olan yazarın kitap satışları milyarları bulmuştur. Kutsal kitaplar (Kuran ve İncil) ile Shakespeare'dan sonra en çok satan yazardır.

Agatha Miller, İngiltere'nin Torquay şehrinde 15 Eylül 1890'da doğdu. 1914 yılında Kraliyet Hava Kuvvetleri'nden Archibald Christie ile evlendi. 1928 yılında boşanan çiftin Rosalind adında bir kızları var.

Christie, yarım yüzyıla aşkın süren yazarlık hayatında, 79 roman ve kısa hikâyelerden oluşan kitap yazdı. Ayrıca 25 Kasım 1952'de Londra'da perdelerini açan ve bugüne kadarki en uzun süreyle oynanan tiyatro eseri olan Fare Kapanı'nın da yer aldığı bir düzineden fazla oyuna imza attı.

Christie'nin 1920'de yayınlanan ilk kitabı "The Mysterious Affair Style" (Ölüm Sessiz Geldi), aynı zamanda meşhur kahramanı Belçikalı Dedektif Hercule Poirot'nun da yer aldığı ilk eseridir. Yazın dünyasının bilinen en ünlü karakterlerinden biri olan Hercule Poirot'yu yaratan Christie, bu kahramanını 33 romanı ve birçok kısa hikâyesinde kullandı. Bir diğer kahramanı ise kadın karakter Miss Jane Marple'dır. Miss Marple'ı 1930 yılında yazdığı "The Murder at the Vicarage" (Ölüm Çığlığı) adlı romanıyla okurlarına tanıttı. Her iki kahramanın da serüvenleri televizyon dizisi ve film oldu. 1974'de "Doğu Ekspresinde Cinayet", 1957'de "Witness for the Prosecution" (Beklenmeyen Şahit), 1978'de "Nil'de Ölüm" en başarılı olan filmlerindendir.

Agatha Christie ayrıca Mary Westmacott takma adıyla altı adet duygusal roman da yazdı. Aynı zamanda ikinci eşi Sir Max Mallowanile katıldığı arkeolojik kazılarla ilgili kitapları da vardır. 1971 yılında İngiltere'nin en yüksek onur unvanı olan "Britanya İmparatorluğu Kadın Komutanı" nişanını aldı. Agatha Christie 12 Ocak 1976'da hayata gözlerini kapadı.
Şimdi anlıyorum ki, hiçbir sanatçı yalnızca sanatıyla yetinemez. Yadsıyamayacağı bir ihtirasın tutsağı olur: Ün!
Artık bugünün ihtiyarları dünkülere benzemiyor. Şimdiki yaşlıların yüzlerinde başa çıkamayacak kadar yorgun oldukları ailevi sorunların neden olduğu bıkkınlık var.
Anlamıyorsun. Bir kötülük vardır ki dışarıdan gelir, hücumunu herkes görebilir. Ama bir çeşit kötülük daha vardır ki, bir meyvenin içerden çürümesi gibi, dışarıya hiçbir şey sızdırmaksızın, günbegün büyür, büyür, sonunda bütün meyve atılacak hale gelir… Hastalık onu mahveder…
309 syf.
·1 günde·6/10 puan
Evet okuyabileceğim Agatha Christie eserlerinin sonuna gelmiş bulunuyorum. Okuduğum üç kitap yetti arttı da. Bu kitap Mısır’da geçtiğinden acaba güzel olabilir mi demiştim. Ama Mısır’da geçmesine rağmen normal bir cinayet senaryosuydu ekstra bir katkı yoktu. Bir ailenin içinde sırayla gerçekleşen ölümlerden sonra bunu hep ölülere, lanetlere bağlayan kişilerin dışında iki akıllıdan başka olayı çözen olamıyor. Halbuki olaylar ve gidişatlar o kadar basit ki başlarda katilin kim olduğunu anlıyorsunuz. Yani yazar size sunmuş zaten. Bildiğiniz şeyi e artık çözün daa diyerek okuyorsunuz. Sürükleyici mi evet baya. Ama basit kalmış. Yazarın tüm kitapları bu anlamda basit bence. Okuyunca en azından bir şeyleri çözme gereksinimi duyuyorsunuz, hani biraz düşündürsün zorlasın diye. Ama bu yazarda bunu göremedim malesef. Cinayet tarzı romanları sevenler okuyabilirler ama Sherlock okuduktan sonra sarmıyor doğrusu. Artık bu yazarı okuyacağımı hiç sanmıyorum. Kötü mü değil ama basit.. kafa dağıtmak isteyen çerezlik sadece okumak için okuyabilirler..
296 syf.
·Beğendi·9/10 puan
İlk Agatha Christie’mi bitirmiş bulunmaktayım Polisiyeye yeni yeni başlangıç yapmış biri olarak bu kitap benim için çok zevkli ve sürükleyiciydi Sanki dizi izlermiş gibi okudum diyebilirim.

Chimneys köşküne davetli bir grup genç uykucu Gerry Wade’e şaka yapmak isterler. Aldıkları çalar saatleri sabah erken bir saate ayarlayıp Gerry’nin odasına saklarlar. Ancak sabah olduğunda uykusundan korkuyla uyanan birini değil de gece uyku ilacından ölmüş bir Gerry’yi bulurlar. Üstelik bu sadece başlangıç! Cinayet mahallinde 7 çalar saat olması, kurbanların ölürken “Yedi Kadran”dan bahsetmesi ise yaşanan tüm olayları birbirine bağlayan bir sır. Peki ama Yedi Kadran ne? Ya da kim?

Kitap sanki Sherlock’u izlermişim gibi ilerledi diyebilirim. Resmen her şey gözümde canlandı. Diyaloglar ve olaylar ise aşırı karmaşıklıktan uzak ve dozunda bir basitlikteydi. Anlayacağınız okuyucu katili bulamasın diye zorlayan polisiyeden ziyade dozu çok iyi ayarlanmış bir polisiyeydi.

Her Agatha Christie incelemesindeki klasik yoruma gelecek olursak: Maalesef katili doğru tahmin edememişim… Yedi Kadran’ı doğru tahmin edebilmiş olsam da katili bulamamamu kitabın ilk Agatha Christie’m olduğundan kaynaklandığını söyleyip kendimi teselli ettim
271 syf.
·Puan vermedi
Dışardan sessiz, sakin görünen ama içerde dedikodunun ve kötülüğün yaygın olduğu küçük bir kasabada geçen cinayeti anlatmış kitapta öldürülen adam kasabalılar tarafından sevilmeyen ve zalim biri. Katilin kim olduğunu kitabın sonuna kadar tahmin etmek zor çünkü zekice yazılmış bir kitap. Rahibin ağzından aktarılan, su gibi akan bir kitap.
336 syf.
Çok genç yaşta ülkenin en zengini olan, güzel ve alımlı bir genç kız. En yakın arkadaşı ve onun delicesine aşık olduğu genç bir adam ve tam hikaye başladı derken, bir ters vuruşla bir sonraki bölümde, bu zengin genç kızımız ve arkadaşının sevgilisinin evliliği... Kitap daha ilk başta bir şok etkisi yaratmayı başarıyor. Sonrasında ise daha gizemli bir halde ilerliyor. Mısır'da birbirinden farklı insanların bir araya geldiği bir ortamda katil, maktul, şahit, masumiyet, delilik hepsi birbirine karışıyor ve zeki dedektifimiz her zamanki gibi olayı çözmeyi başarıyor. Ben daha gizemli ve biraz daha zor bir kitap beklerdim. Akıcı ve oldukça başarılı ama sanki havada kalan ve basitleştiren bir şeyler vardı.
183 syf.
·8/10 puan
Herşey kutuphanede genc bir kizin cesedinin bulunmasiyla baslar, sonra tas ocaginda bulunan yanmis bir genç kız cesedi daha. Agatha Christie işini çok iyi yapan bir yazar ama karakter bollugundan beni çok yoruyo dönüp o kimdi bu kimdi bakmaktan olayları kavrayamaz oluyorum bazen.
191 syf.
·9/10 puan
Yazımı bitireceğim ve bir şişeye koyup ağzını sıkıca kapayıp mühürledikten sonra denize atacağım.
Niçin?
Evet niçin? Daima kimsenin içinden çıkaramayacağı esrarengiz bir cinayet işlemeyi arzu edip durmuştum. Fakat şimdi şunu anlamış bulunuyorum ki, hiçbir sanatkar şaheserini sadece kendi görerek tatmin olamaz. Sanatkarı asil tatmin eden şey eseri değil, onun meydana getirdiği taktir ve alkışlardır.
Bütün insanlar önünde şunu itiraf ediyorum ki, ben de ne kadar zeki ve kurnaz olduğumun herkes tarafından taktir edilmesini isteyen bir zavallıyım...
152 syf.
·2 günde·8/10 puan
Agatha Christie okumayı gerçekten çok istiyordum.İlk olarak bir çizgi romanına rastgelmiştim kütüphanede.Bu okuduğum ikinci romanı oldu.İyi ki deneyimlemişim çok güzel yazmış.Akıcı ve kendini okutturuyor heyecan kaybettirmeden.Başta beni sıkacak diye düşünüp ertelemiştim çok okumak istesem de.Ama hiç sıkmadı.Zaten sayfa sayısı çok az,bir çırpıda bitiveriyor.

Herkesle ilgili bir şüphe ortaya çıkarması,bu nedenle katilin kolay tahmin edilebilir olmaması çok hoşuma giden bir detay.Agatha okumaya devam ettikçe katilleri bulmada daha da uzmanlaşacağımı düşünüyor, diğer kitapları okumayı iple çekiyorum.
256 syf.
·14 günde·8/10 puan
Agatha Christie ile ilk tanışmam. Birkaç yazardan polisiye romanlar okuduktan sonra her birinde benzer şeyler ya da daha iyisini aramaya başlıyorum. Hercule Poirot bana biraz daha aşağıda gibi geldi. Sherlock Holmes'un dizileri ben de çıtayı tavana çıkarmış olacak ki, aynı tadı alamıyorum. Dizi senaryolarını ve kitapları karşılaştırmak haksızlık olabilir tabi ki. Her neyse, belki diğer kitaplarda daha da gelişir hikaye, olay örgüsü, çözüm yöntemleri daha zekice ve akıl almaz biçimde olur. Okuyup görelim. Yine de okunmasını şiddetle tavsiye ederim. Keyifliydi.
270 syf.
·Puan vermedi
Cinayet romanı sevimli olur mu demeyin. Agatha Christie yazmışsa basbayağı oluyor. Sevimli dedektif Hercule Poirot, pos bıyıkları ve yumurta kafasıyla pek güven uyandırmasa da gri hücreleri ile en karışık gizemleri çözüveriyor.
Agatha Christie 'nin çocukluk anılarından esinlendigi kitaba adını veren öykü ile birlikte 6 öykü var kitapta. Bonus olarak da geleneksel Noel Keki TARİFİ hikayelerin sonunda yer alıyor.
Poirot baba ile keyifli okumalar.
- Noel Kekinin Gizemi
- İkinci Gong
- Şamar Oğlanı
- Yirmi Dört Karakuş
- Düş
- Sarı Süsen
176 syf.
·Puan vermedi
Cloade'lar Gordon Cloade yaşadığı sürece daima rahat bir hayat sürmüşlerdi. Gordon onları bu konuda temin etmişti.

Her şey güllük gülistanlık giderken Gordon ölüverdi ve Cloade'iar ortada kaldılar. Çünkü tüm miras genç ve güzel karısı Rosaleen' e kaldı. Parayla aralarında sadece o var artık. Hırçın abi de aile için işleri epey zorlaştırıyor.

Poirot baba üç kişinin ölümüyle biten bu hikayeyi kendine özgü tarzıyla çözüyor. Bize de keyifle okumak kalıyor.

Yazarın biyografisi

Adı:
Agatha Christie
Tam adı:
Agatha Mary Clarissa Miller Christie Mollowan
Unvan:
İngiliz Yazar
Doğum:
İngiltere, 15 Eylül 1890
Ölüm:
İngiltere, 12 Ocak 1976
Agatha Christie dünyanın en tanınmış polisiye romanları yazarıdır. Eserleri 45 dile çevrilmiş olan yazarın kitap satışları milyarları bulmuştur. Kutsal kitaplar (Kuran ve İncil) ile Shakespeare'dan sonra en çok satan yazardır.

Agatha Miller, İngiltere'nin Torquay şehrinde 15 Eylül 1890'da doğdu. 1914 yılında Kraliyet Hava Kuvvetleri'nden Archibald Christie ile evlendi. 1928 yılında boşanan çiftin Rosalind adında bir kızları var.

Christie, yarım yüzyıla aşkın süren yazarlık hayatında, 79 roman ve kısa hikâyelerden oluşan kitap yazdı. Ayrıca 25 Kasım 1952'de Londra'da perdelerini açan ve bugüne kadarki en uzun süreyle oynanan tiyatro eseri olan Fare Kapanı'nın da yer aldığı bir düzineden fazla oyuna imza attı.

Christie'nin 1920'de yayınlanan ilk kitabı "The Mysterious Affair Style" (Ölüm Sessiz Geldi), aynı zamanda meşhur kahramanı Belçikalı Dedektif Hercule Poirot'nun da yer aldığı ilk eseridir. Yazın dünyasının bilinen en ünlü karakterlerinden biri olan Hercule Poirot'yu yaratan Christie, bu kahramanını 33 romanı ve birçok kısa hikâyesinde kullandı. Bir diğer kahramanı ise kadın karakter Miss Jane Marple'dır. Miss Marple'ı 1930 yılında yazdığı "The Murder at the Vicarage" (Ölüm Çığlığı) adlı romanıyla okurlarına tanıttı. Her iki kahramanın da serüvenleri televizyon dizisi ve film oldu. 1974'de "Doğu Ekspresinde Cinayet", 1957'de "Witness for the Prosecution" (Beklenmeyen Şahit), 1978'de "Nil'de Ölüm" en başarılı olan filmlerindendir.

Agatha Christie ayrıca Mary Westmacott takma adıyla altı adet duygusal roman da yazdı. Aynı zamanda ikinci eşi Sir Max Mallowanile katıldığı arkeolojik kazılarla ilgili kitapları da vardır. 1971 yılında İngiltere'nin en yüksek onur unvanı olan "Britanya İmparatorluğu Kadın Komutanı" nişanını aldı. Agatha Christie 12 Ocak 1976'da hayata gözlerini kapadı.

Yazar istatistikleri

  • 4.843 okur beğendi.
  • 78,6bin okur okudu.
  • 867 okur okuyor.
  • 30,5bin okur okuyacak.
  • 552 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları