Ahmed Davudoğlu

Ahmed Davudoğlu

YazarÇevirmen
9.0/10
14 Kişi
·
37
Okunma
·
7
Beğeni
·
862
Gösterim
Adı:
Ahmed Davudoğlu
Unvan:
Medrese hocası,müftü,öğretmen
Doğum:
Bulgaristan, 1912
Ölüm:
İstanbul, 1983
1912 yılında Bulgaristan'ın Şumnu şehrinin Kalaycı köyünde doğdu. İlköğrenim'ini doğduğu köyde , ortaöğrenimini Ekizce'de Medresetü’l-Aliye’de, medrese öğrenimini ise Şumnu'da yaptı. İhtisas için Mısır'a gönderildi (1936). Ezher'deki öğreniminden sonra, bir süre okuduğu Nüvvab Medresesi'ne hoca olarak atandı.

Bulgaristan'da Rus işgali ve komünist yönetimin işbaşına geçmesinden sonra tutuklanarak toplama kamplarına gönderildi (1944). Baraj inşaatında amele olarak çalıştıktan sonra, hastalanması üzerine serbest bırakıldı. Varna'daki Türk Konsolosluğu'na iltica talebiyle başvurdu. Aradan yıllar geçtikten sonra iltica talebi kabul edilerek Türkiye'ye göç etti (1949).

Önce Yedikule Küçükefendi Camii’ne İmam Hatip olarak atandı. Bir süre de gezici vaizlik ve 3 yıl Bursa Orhangazi Müftülüğü yaptı. Bundan sonra İstanbul Fatih Camii Kütüphanesi memurluğuna nakledildi.

Bir süre İmam Hatip Lisesi’nde öğretmenlik yaptıktan sonra, İstanbul Yüksek İslam Enstütüsü'nün açılması üzerine, buraya öğretim üyesi ve müdür yardımcısı olarak tayin edildi (1950). Yüksek İslam Enstitüsü'nde müdürlük de yaptı. 7 Nisan 1983 tarihinde İstanbul'da vefat etti.
"Asrın idrakine söyletmeliyiz İslam'ı" cümlesi de hatalıdır.Çünkü "asrın anlatışına göre fetva vermeliyiz" manasına gelir ki,hakikat bunun tam tersinedir.Yani Müslümanlık zamanın icabına uyacak değil,zamanın icabı daima Müslümanlığa uyacaktır.
Günümüzde İslamiyet'in en büyük belası, onu dışından ve cepheden helak etmeye çalışanlar değil, içinden ve özünden helak etmeye davrananlardır ve bu davranışlarını bir nevi onarma, düzeltme ve yenileme sayanlar...
“Efendim, bu mezhepler de nereden çıkmış... İslamiyet birlik dinidir. Esas olan Kur an ve hadistir... Mezhepler ortadan kalksın, herkes ilhamını Kur'an ve Sünnet'ten alsın...”

Zehri teneke kupa içinde sunmazlar... İslam dininin safiyetini bozmak isteyen bozuk zihniyetliler de, işte böyle yaldızlı fikirlerin arkasına sığınarak menfi propagandalarını sürdürüyorlar.
"Asrın idrakine söyletmeliyiz İslam'ı.... "değil de, yine aynı vezinle
"İslam'ın idrakine söyletmeliyiz asrımızı...."
Din göndermenin hikmeti, insanlara dünyaya gelmelerinin sebep ve gayesini bildirmektir. Bu gaye kulluk ve onun nasıl yapılacağıdır. Cenâb-ı Hâk akıl sahiplerini yani ins ü cinni ancak kendisine ibadet ve kulluk etsinler diye yaratmıştır. "Ben ins ü cinni ancak bana ibadet etsinler diye yarattım (Zâriyat suresi 56. ayet)" ayet-i kerimesi bu hakikate nâtıktır.
Benim en gücüme giden cihet şudur:Garptan yeni bir moda geldi mi,Şarkın din alimi hemen kitaba sarılıyor.Acaba İslamiyet'te bu caiz değil miymiş diye araştırıyor.Hele az çok yakışır bir taraf bulursa seyredin velveleyi!..Efendim zaten bu İslamiyet'te varmış da şimdiye kadar nedense söylenmemiş...Bu zavallı düşünmüyor mu ki Peygamberimiz-sallahu aleyhi ve sellem-"Her kim bir kavme benzerse o da onlardandır" buyurmuştur.Ulema bu hadisi şerh ederken bir kimse inanç,adet ve giyimde kasten bir millete benzerse dinden çıkar demişlerdir.
604 syf.
·10/10
Meal, kıymetli Ehli Sünnet Alimi ve müderris Ahmed Davudoğlu tarafından Türkçe'ye çevrilmiştir. Bendeki nüshasını yaklaşık 24 yıl önce almıştım. Bu süre boyunca temel aldığım meal oldu. Oldukça beğendiğim, güzel bir mealdir. Ayrıca eserde esbabun nüzul diyebileceğimiz kısa dipnotlar bulunması da meal'i güzelleştiren unsurlar arasındadır.

Kur'an'ı Kerim'i arapça'dan dilimize çeviren Sayın Davudoğlu malesef Suriye savaşı'nda patlayan bir bomba sebebi ile şehit olmuştur. Kendisine bu vesile ile tekrardan rahmet dilerim.
446 syf.
·19 günde·Puan vermedi
İbn Hacer'in kaleme aldığı Ahmed Davudoğlu hocanın şerh ettiği eser fıkıh hükümleri içeren hadisleri bir araya toplamakla hadis kitabı olmanın yanında çok da güzel bir fıkıh kitabı aslında . Her ne kadar İbn Hacer muhaddis olsa da Şafii mezhebine tabii olmakla çoğu hadis ulemasından ayrılmakta ancak hadis şerhleri dört mezhebin görüşü dahilinde yapıldığından dört mezhebin inananlarına da hitab ediyor.

1.Ciltte temizlik , abdest , kadınların özel halleri , mesh ve namaz konuları hadisler eşliğinde işlenmiş . Aslında kitap ele alınıp okunacak türden ziyade bir ders halkasında veyahut bir hoca eşliğinde takip edilirse daha faydalı olacaktır . Bu tip eserlerin usulu biraz da böyledir. Çünkü her ne kadar şerhli izahat olsa da açıklanmaya muhtaç kavram ve bilgiler ziyadesiyle mevcut .

Yine kitap giriş bölümünde hadis usulu ile ilgili bahislere değinmekle birlikte eseri okumaya başlamadan önce geniş çaplı bir hadis usulu kitabı okunmalı kanısına vardım . Kalan 3 cildi okumayı tüm bu sebepler dolayısıyla şahsım olarak erteliyorum .

Zamanı geniş olan, kaynaklarıyla birlikte fıkhi bilgileri edinmeyi planlayanlar için faydalı ve okunması gereken bir eser umarım bir kişi de olsa, kitabın edinilip okunmasına küçücük bir vesile olabilir bu inceleme .
383 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
Kitabın isminden de anlaşıldığı üzere dini tamir davasında dinimizi İmanımızı tahrip eden 21 zatı tek tek ele alarak izah etmiş. Avrupa sevdalısı kişilerin neleri inkar ettiğini, kendilerini nasıl müçtehid ilân ettiklerini uzun uzun anlatmış.
Özellikle beni şaşırtan Fil suresinde, uçanların sivrisinek artıklarının da mikrop olduğunu ve ilk defa kızamık yada çiçek hastalığı o sene görülmüş olduğunu iddia ediyorlar. Yani Allah'ın kudreti mucizesi demiyorlar. Zaten mucizelere inanmıyorlar.
Hepsi Mısır da tahsil görmüş kıdemli insanlar lakin.....
Rabbim hakkı ile inanan inandığı yaşayan ve inandığı güzelliklere nail olan kıllarından olmayı nasip eylesin.
~Amiiinn
383 syf.
·31 günde·Puan vermedi
Böyle nefis bir esere inceleme yazmadan edemezdim.
Gerçi benim bir kaç kelimeden ibaret dağarcığım bu kitabı inceleyecek çapta olmasa da kalemim döndüğünce bu kitap neden okunmalıdır anlatayım size dostlar.

  Din hayatın temelidir,her alanın mütehassısı,usulü ve kaideleri olduğu gibi Dini Mübini İslam'ın da çok ince,hassas kaideleri,alanı olmayanın fütürsuzca kelam etmemesi,kalem oynatmaması gereken bölümleri vardır.
Kimse kimseye sen Din hakkında konuşamazsın demiyor kardeşlerim,tam aksine bu ilmin temeli arapçadır,arapça ile de olmaz sana bir hoca lazımdır,hocan da Ehli Sünnet olmalıdır diye şartlar koşuluyor.
Ancak ne yazık ki modern çağın anlayışını zehirlediği insan aklı merkeze koymuş bilgiyle konuşsa yine iyi onu da bir kaç cümleye sığdırmış affedin cahil cesaretiyle yok şu hadis iftira yok tesettür Kur'an da yok,ben Kur'an da olmayanı kabul etmem diye tutturmuş gidiyor.

  Güzel kardeşim,bir hastanenin karşısında demirci bir işletme açsa ben insanları tedavi edeceğim dese insanlar ona itibar eder mi?
Senin alanın şu demirleri eritip bir şeyler meydana getirmekten ibaret Kainatın en akıllı varlığını sana teslim edemeyiz denmez mi ona?

Peki Dini Mübini İslam ayaklara düşecek  ve her önüne gelenin cahilce konuşacağı kadar sathi bir şey midir ki ağzı olan konuşuyor!
Gel bak senin bu uydurma dediğin hadisleri biz hangi şartlarda kabul ediyoruz,garip hadis desek sana garip garip şeyler zannedersin halbuki bu ravinin tek başına kaldığı hadistir kardeşim bu işin usulü var biz de önümüze geleni hadis kabul etmiyoruz ince eleyip sık dokumuş selefimiz var desek de tutturmuş aklıma uymuyor,bilime uymuyor olmaz diye!
 
 Soruyorum kardeşim senin dinin bilim mi?
Bu ne aşağılık bir görüştür,işimiz gücümüz yok Dini bilime tashih mi ettireceğiz!

Bu kadar açıklamadan sonra işte bu değerli kitapta İslam ümmetinde son dönemde ortaya çıkmış dini tamir edeceğiz iddiasında bulunup da tahrif edenleti tanıtıyor. Kitapta ismi zikredilenlerden birisi de Diyanet İşleri Başkanlığında yüksek bir mertebede bulunan Hayrettin Karaman...

  İçerisinde Merhum Akif,İbni Teymiyye,Afgani,Abduh da yer alıyor.Hepsinin iddiaları ilmi olarak çürütülmüş.
Mehmet Akif meselesine gelince onun yüce şahsiyetine hiçbir itiraz olmamasına karşın yaptığı yanlışlar zikredilmiş(kişisel değil din hususunda akaide taalluk eden) kaldı ki Ahmet Davutoğlu Akifi rüyada gördüğü ve sarıldıklarını dahi söylüyor.
Kısacası aziz okurlar önsözünü Necip Fazıl'ın yazdığı bu eseri mutlaka kütüphanenizde bulundurun.
Allah'a emanet olun.. .
 
383 syf.
·Beğendi·9/10
belli başlı zümreleri ve sahsiyetleri arastırma ve sorgulama sürecinde karsılastıgım sert ve yerinde tenkidleri içeren ahmet davutoğlu hocamızın mutlaka okunması gereken bir eseri.
383 syf.
·Beğendi·9/10
Müslümanlık zamanın icabına uyacak değil,
zamanın icabı daima Müslümanlığa uyacaktır.
Zira Müslümanlık Allah'ın kanunudur.
Onu zamanın icablarına uydurmağa kalkarsak ortada Allah'ın dini diye bir şey kalmaz.
S. 241
Ahmed Davudoğlu

Yazarın biyografisi

Adı:
Ahmed Davudoğlu
Unvan:
Medrese hocası,müftü,öğretmen
Doğum:
Bulgaristan, 1912
Ölüm:
İstanbul, 1983
1912 yılında Bulgaristan'ın Şumnu şehrinin Kalaycı köyünde doğdu. İlköğrenim'ini doğduğu köyde , ortaöğrenimini Ekizce'de Medresetü’l-Aliye’de, medrese öğrenimini ise Şumnu'da yaptı. İhtisas için Mısır'a gönderildi (1936). Ezher'deki öğreniminden sonra, bir süre okuduğu Nüvvab Medresesi'ne hoca olarak atandı.

Bulgaristan'da Rus işgali ve komünist yönetimin işbaşına geçmesinden sonra tutuklanarak toplama kamplarına gönderildi (1944). Baraj inşaatında amele olarak çalıştıktan sonra, hastalanması üzerine serbest bırakıldı. Varna'daki Türk Konsolosluğu'na iltica talebiyle başvurdu. Aradan yıllar geçtikten sonra iltica talebi kabul edilerek Türkiye'ye göç etti (1949).

Önce Yedikule Küçükefendi Camii’ne İmam Hatip olarak atandı. Bir süre de gezici vaizlik ve 3 yıl Bursa Orhangazi Müftülüğü yaptı. Bundan sonra İstanbul Fatih Camii Kütüphanesi memurluğuna nakledildi.

Bir süre İmam Hatip Lisesi’nde öğretmenlik yaptıktan sonra, İstanbul Yüksek İslam Enstütüsü'nün açılması üzerine, buraya öğretim üyesi ve müdür yardımcısı olarak tayin edildi (1950). Yüksek İslam Enstitüsü'nde müdürlük de yaptı. 7 Nisan 1983 tarihinde İstanbul'da vefat etti.

Yazar istatistikleri

  • 7 okur beğendi.
  • 37 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 17 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.