Ahmed Günbay Yıldız

Ahmed Günbay Yıldız

Yazar
8.2/10
3.515 Kişi
·
19.019
Okunma
·
755
Beğeni
·
22245
Gösterim
Adı:
Ahmed Günbay Yıldız
Unvan:
Yazar
Doğum:
Kızılcaören, Tokat, 1941
Ahmed Günbay Yıldız (d. 1941 - Kızılcaören, Tokat), Türk yazar. 1941 yılında Tokat iline bağlı Reşadiye ilçesinin Kızılcaören köyünde dünyaya gelmiştir. Annesi Saniye Hanım, babası Haydar Bey'dir. Öğrenimine köyünde başladı ve on yaşına kadar orada sürdürdü. Daha sonra babasının işi dolayısıyla Ankara'ya yerleşen bir ailenin ferdi olarak, eğitimine burada devam etti. Bu arada edebiyata ilgi duydu ve şiirler yazdı. Başlangıçta şiir bir tutku haline gelmişken, zamanla edebiyatın diğer dallarına da ilgi duymaya başladı. Hikâyeleri ve makaleleri muhtelif dergi ve gazetelerde yayınlandı. Yazar asıl yükselişini romanla yaptı ve romanda karar kıldı. "Çiçekler Susayınca", "Yanık Buğdaylar" ve "Figan" romanları çeşitli gazetelerde seri halinde yazıldı ve daha sonra kitaplaştırıldı. Bunu diğer romanları takip etti. Eserlerinde Türk toplumunun her kesimini ele aldı ve işledi. İyi ve kötü yönleriyle insan ve toplum arasında etkileşimin ötesindeki sebepleri tespit ederek gözler önüne serdi ve çözüme yönelik ip uçları da verdi. Türkiye Yazarlar Birliği'nin kurucusu olan yazar, kitaplarının basıldığı Timaş Yayınları'nın da kurucusudur.Yazarın yurtdışında özellikle Almanya da büyük bir okuyucu kitlesi vardır. Ayrıca yazara dış basının da ilgisi büyüktür.
Sizce aşk nedir?
Kaybetme korkusu.
Âşık oldunuz mu hiç?
Karasevdalıyım ben!
Adını söyleyebilir misiniz o her kimse?
”Maneviyat, ahlak, yere düşürülmeyen bayrak ve sınırları aşılamayan özgür göğsünü kendisi için siper eden topraklar…”
Yanılmıyorsam ben size aşkı sormuştum!

“Siz vatanı elinden alınıp sürgün yaşayanların hallerini görmüş müydünüz hiç?” Kahır gözlerinde donup kalmıştı. “Vatanı olmayan insanların gönül tezgâhında aşk dokunmaz…”
— Deli sizsiniz... Ben deli değilim tamam mı, deli değilim ben... Sizler akıllı geçinen delilersiniz, deliler, deliler diye haykırdı...
Şunu çok iyi biliyorum ki; kalbe hiçbir zaman ve hiçbir durumda, şunu seveceksin ya da şunu sevmeyeceksin diye emir verilmez. KALPLER, KİMİ NE KADAR SEVECEĞİNE KENDİLERi KARAR VERİR.
Ahmed Günbay Yıldız
Sayfa 35 - Timaş Yayınları
261 syf.
·Beğendi·10/10
Kitabın ilk sayfalarında şöyle bir cümle dikkatimi çekti;
"kıt malumat , sağlıklı davranışlardan mahrum eder insanı"
.
.
biz insanlar genelde birinden bir şey duyduk mu araştırmadan ona körü körüne inanırız ve hatta net bir bilgiymiş gibi kendinden emin bir şekilde yayarız araştırmayı okumayı seven bir toplum değiliz .
kişinin her duyduğunu söylemesi günah olarak yeter kitapta anlatılmak istenen tam olarak bu .
.
.
çocuk doğar ergenlik çağına gelene kadar ailesi fikri üzere yaşar ama ergenlikten ve onunla beraber aldığı eğitimlerden sonra hala daha ailesinin güçlü bir takım husumet ve yersiz kin vb . yanlış davranışları devam ettiriyorsa zenginin fakirden üstün görüp mazlumun yanında olması gerekirken zalimin sırtını sıvazlıyorsa o da hüsrana uğramış demektir .
Kin , bünye'de hançer ucu gibidir kıpırdadıkça batar .. '
İki ailenin dramı öyküsü anlatılmaktadır ailelerin birbirine olan husumetini çocuklar da aşılamaya çalışıyorlar ama çocuklar aldıkları eğitimler ve hayata geniş açıdan bakarak bu husumetin yersiz ve cahilce bir şey olduğunun kanısına varırlar ve iki hasım çocukları bu kir ve pas tutmuş kin tabakasını kırarak evlenirler ..
insan sevgi dolu olmalı '
hayatta eğer bir suçlu arıyorsak aynaya bakmamız yeterli olacaktır diye düşünüyorum." sular kendisini temizleyerek akarlar' herkes kendi kapısının önünü temizlerse her yer temiz olur kitabın son sayfasında şu vurgulu cümleyi aktararak incelememe son vermek istiyorum kötülükler insanların çocuklarına bıraktığı en haksız ve en acımasız mirastır . '
240 syf.
·Beğendi·7/10
Fikirler düşünce üzerine dikilen fidanlar gibidir. İnsan, düşünebildikçe diğer canlı varlıklardan ayrılır. Dünya hayatı, insan üzerine, insan dini üzerine, din ise düşünce, ibadet, ve özgürlük üzerine kuruludur.

Konuşmayı bilmelisin, lakin önce düşünmelisin. İbadet etmeyi bilmelisin, lakin önce yanlışlardan uzaklaşmayı düşünmelisin.

Kötülük öncesine ve sonrası af şeklinde görülen ibadet, ibadet değil; insanın kendini kandırmasıdır. Yalanın tadına varan insan yarına ad bırakmaz derler.

Küçük bir hayat alıntısı vermek istiyorum:
Bir arkadaşım cuma namazı için, insanlığını, hayatını yalana ve aldatmaya satan babası ile cami kapısından girer. Kapının girişinde HZ. Muhammed' in sevdiği kırmızı güller ve dalında dikenleri vardır. Dalındaki diken babasının eline batar ve o küçücük dikenin battığı yerden kan durmaz ve cami içine giremez. Namaz biter ve kan durur. Arkadaşım babasına;"kalbinin kötülüğü, dilinin yalanı ve elinin hakimiyetsizligi seni Allah' ın evine kabul etmedi" der ve camiden yalnız başına çıkar.

İnsanlar sanıyor ki ne yaparsam yapayım bir namaz iki dua imana gelirim günahlarım affolur.
Ne yazık ki öyle olmuyor. Solunda insan hakkı taşıyan hiçbir düşünce, hiçbir özgürlük Allah katında helalleşmeden affolamaz.
İşte bu yüzden insan düşünmeli; yaptıklarını, yapacaklarını ve yapması gerekenleri. Düşünceden uzak olmamalı insan. Kendini diğer varlıklardan ayırmasını bilmeli.

Ahmet Günbay Yıldız' ın hayat dersi ve insan dini üzerindeki düşüncesini anlatmaktadır.
Yaşlı bir kadının eşinin ölümünden sonra ağacın ve dalların artık meyve vermemesi, ailenin yanlış ameller üzerine dağılması sonucu ile oluşan bir hikaye ile kaleme alınmıştır.
Oğlu gelini ve torunları dışında kimsesi olmayan bir kadındır. Ağacın kuruyup solması kadının da solmasına neden olmaktadır. Hikayede göze çarpan karakter torunu Burak'tır. Gençliğinde hayatını düello ve geçici insan hayatı için yaptığı yanlışlık ve araba kullanırken çarpıp öldürdüğü genç kız, onu hayat dersi adı altında dinine ve ibadetlerine bağlamıştır.
Yaşlı kadın, gelininin ve oğlunun ibadet anlayışından rahatsız olmaktadır. Sabah namaz kılıp, öğle namazını geçici şeyler üzerine kaçırıp, ikindi namazından sonra eve gelen misafirlerine içki ikram etmesi onu üzmektedir. Bu yukarıda bahsettiğim kötülük öncesi ve sonrası affı olarak görülen yanlış ibadet şeklidir. Kitabın ayrıntılarına fazla yer vermeden bir şeyden bahsetmek istiyorum:

Bir ağacın meyve vermesi için suya ihtiyacı vardır, insanın dertlerinden kurtulması için namaz ve duaya ihtiyaç duyduğu gibi. O ağacın hemen meyve vermemesi seni umutsuzluğa düşürmesin çünkü insan duası ve hayatı sınanır; insan sabrı ölçülür. Her darlığın sonunda bir ferahlık vardır ki dinin yarısı sabırdır.
Bahsettiğim son paragraf altında kitabı tamamen açıklıyor aslında. İyi okumalar diliyorum.
320 syf.
·26 günde·Beğendi·10/10
Bir kelebeğin gamsız uçuşlarının sancılarını yaman ağrılarla çeken bir gencin hikayesi…Fuzuli'nin 'kim istedi sevdayı, gamlı aşk ziyandır' mısrasının hayat bulduğu hikaye..

Yıllar olmuştu Ahmet Günbay Yıldız kitabı okumayalı. Uzun zamandır kitaplıktan gözlerimin içine bakan kelebek kapaklı kitabı elime alırken, kitap kahramanın gamsız değil de efkar dolu bir hikayesi olacağını tahmin etmiştim. Çünkü biliyorum ki Ahmet Günbay Yıldız hüzün yazar, okuyanı efkar basar.

Sevgili hemşehrimin sade, akıcı dili ve harika betimleme ve kişileştirmelerinin yanında hikayenin kurgusu ve sayfalara diziliminin yerinde olması hikayeyi sürükleyici kılıyor.

Ahmet Günbay Yıldız bütün eserlerinde başroldeki kişilere muhafazakar ve müsbet bir karakter giydiriyor, burada olduğu gibi. Ve etik değerler çerçevesinde derliyor hikayesini..Ebeveyn sorumluluklarını hatırlatıyor ve nasihat veriyor gençlere ‘’budala çocuk, sevdalanmak, aptal yerine konulmak değildir hiçbir zaman. Bencillikler, dostlukların ve hatta aşkların mayasını bozar’’ diyerek. Yalnızlığın yaraladığı ruhumuza can bulunca hangimizin gözünü kör etmedi ki sevda. İşte gençlik döneminde yanlış adımların götürdüğü yeri gösteriyor.

Yanık buğdaylar, figan, çiçekler susayınca, sitem kitapları gibi etkilemese de hikayesi, bam teline dokunan cümleler dizmiş yazar, kalemi daim olsun inşallah değerli hemşerimin..
248 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Ahmet Günbay YILDIZ ile tanışmam bu kitapla oldu.Yazarımız çok akıcı bir dille,bir babanın çocuklarını yetiştirmedeki başarısızlıklarını hezeyanlarını, onlara fazla zaman ayıramamanın üzüntüsünü anlattığı ve evlatlarının de babasına olan sorumluluklarını yerine getirmedeki gayretini anlatan keyifle okuyabileceğiniz bir roman… Romanın başkahramanları olan baba ve oğlunun tercihlerinin hayatlarını nasıl etkilediğini ve bizim de örnek alacağımız birçok durumun karşımıza çıktığı bir olay örgüsü var bu romanda.Okumanızı tavsiye ederim. İyi okumalar...
295 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Anadolu'nun ücrâlarında yaşanan, etkileyici bir hikaye ve içinizi acıtacak bir aile dramı.
Yazarın etkileyici bir anlatım dili var. Bu da kitaba ayrı bir çekicilik katıyor. Zaman zaman gülecek, zaman zaman hüzünleneceğiniz bir kitap...

İyi okumalar
350 syf.
·12 günde·Beğendi·7/10
Öncelikle kitabı uzun sürede bitirmemin kitapla hiç alakası yok diyerek başlıyorum incelememe :)
Kitabın beni uzun zamandır çeken bi yanı vardı ve en son okumaya karar verdim. (Yazar hemşerim çıkınca neden çektiğini anlamış oldum:)) Kitap beklentimin üstündeydi, özellikle dili oldukça başarılıydı. Konusu olarak günümüz modern kadının bu çağda kendine yer edinme çabası ve ondan doğan sorunları anlatan bir kitaptı. Kadının iş hayatına atılması ve aynı anda eviyle ve çocuğuyla ilgilenmeye çalışması nasıl sonuçlar doğurur, bunu anlatmış yazar. Kitabı kadınların bilhassa çalışan kadınların okumasını öneririm. Bir kadının çalışma aşkından ve eşitlik hakkından yola çıkılarak verdiği mücadele anlatılıyor, okuyun derim:)
336 syf.
·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
Kimlik arayışı ve yeni rüzgarlar peşinde olan, bizlere sevdanın ancak vefa ile birlikte harmanlanan Yüreklerde olabileceğini ve sevdaların sözlerde olmadığını nakşeden Ahmed Günbay hocam siz hep var olun. 🤗
Şiddetle tavsiye edilir.
225 syf.
·Puan vermedi
Kitaba attığım tarih 11 Aralık 1983. Okumadığım hiç bir kitaba tarih atmam, sayfaları karıştırırken çok şaşırdım hiç bir not almamış, hiç bir cümlenin altını çizmemişim. Ne kadar kendimi zorlasam da kitaba dair hiç bir şey hatırlayamadım...
İlk fırsatta tekrar okuyacağım.
Sizler de böyle durumlarla karşılaşıyor musunuz?
248 syf.
·1 günde·8/10
Bir günde okuyup bitirdiğim bir kitap. Ahlaki kurallara ve islâmî hususlara dikkat edilerek yazılmış. Bu yönden cok güzel. Fakat olaylar çok sakin seyrediyor. Fazla duru...
Olay kurgusundan ders çıkarılabilir. Gündelik yaşantıya hitap ediyor.
240 syf.
·1 günde·Beğendi
Sene 2003... Lisede edebiyat hocamızın herkesin değiş tokuş usulüyle kitap okuması ödevi ile bu kitap denk gelmişti bana. O zamanlar kitap okumak gözümde çok büyüttüğüm bir olaydı ve nasıl olduysa hayatımda ilk defa bir kitabı bitirmiştim. Konu hayatın içinden ve güzel mesajlar veriyordu ve beni içine çekmişti. Yazarı ve anlatımını çok beğenmiştim. Ama diğer kitaplarını okuma fırsatım olmadı. Okumanızı tavsiye ederim tabiki.

Yazarın biyografisi

Adı:
Ahmed Günbay Yıldız
Unvan:
Yazar
Doğum:
Kızılcaören, Tokat, 1941
Ahmed Günbay Yıldız (d. 1941 - Kızılcaören, Tokat), Türk yazar. 1941 yılında Tokat iline bağlı Reşadiye ilçesinin Kızılcaören köyünde dünyaya gelmiştir. Annesi Saniye Hanım, babası Haydar Bey'dir. Öğrenimine köyünde başladı ve on yaşına kadar orada sürdürdü. Daha sonra babasının işi dolayısıyla Ankara'ya yerleşen bir ailenin ferdi olarak, eğitimine burada devam etti. Bu arada edebiyata ilgi duydu ve şiirler yazdı. Başlangıçta şiir bir tutku haline gelmişken, zamanla edebiyatın diğer dallarına da ilgi duymaya başladı. Hikâyeleri ve makaleleri muhtelif dergi ve gazetelerde yayınlandı. Yazar asıl yükselişini romanla yaptı ve romanda karar kıldı. "Çiçekler Susayınca", "Yanık Buğdaylar" ve "Figan" romanları çeşitli gazetelerde seri halinde yazıldı ve daha sonra kitaplaştırıldı. Bunu diğer romanları takip etti. Eserlerinde Türk toplumunun her kesimini ele aldı ve işledi. İyi ve kötü yönleriyle insan ve toplum arasında etkileşimin ötesindeki sebepleri tespit ederek gözler önüne serdi ve çözüme yönelik ip uçları da verdi. Türkiye Yazarlar Birliği'nin kurucusu olan yazar, kitaplarının basıldığı Timaş Yayınları'nın da kurucusudur.Yazarın yurtdışında özellikle Almanya da büyük bir okuyucu kitlesi vardır. Ayrıca yazara dış basının da ilgisi büyüktür.

Yazar istatistikleri

  • 755 okur beğendi.
  • 19.019 okur okudu.
  • 158 okur okuyor.
  • 3.854 okur okuyacak.
  • 146 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları