Ahmet Haluk Dursun

Ahmet Haluk Dursun

8.0/10
9 Kişi
·
35
Okunma
·
8
Beğeni
·
1.334
Gösterim
Adı:
Ahmet Haluk Dursun
Unvan:
Topkapı Sarayı Müzesi Başkanı / Yazar / Tarihçi
Doğum:
Hereke, 1957
Eğitim ve Öğretim Hayatı

1968'de ilkokuldan mezun olduktan sonra Galatasaray Lisesi'nde okumak için İstanbul'a geldi. Liseden sonra girdiğiİstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sonçağ ve Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Kürsüsü'nden mezun oldu. Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde, 1994 yılında "II. Abdülhamit Döneminde Ortadoğu'da Osmanlı-İngiliz Rekabeti: Akabe Meselesi" konulu tezle tarih doktoru unvanını aldı. 2007 yılında “Osmanlı Müesseseleri ve Medeniyeti Tarihi” sahasında tarih doçenti oldu. 1982 Aralık ayından itibaren Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi ile Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih bölümünde lisans ve lisansüstü öğrencilerine Bizans ve Batı Avrupa tarihi, Yeni ve Yakınçağ Avrupa Tarihi;Osmanlı Müesseseleri ve Medeniyeti Tarihi, Türk Kültür Tarihi; İstanbul'un Tarihî Mekânları; Cumhuriyet Dönemi Eğitim ve Kültür Politikaları, Tarih Öğretiminde Müzelerin Rolü gibi dersler vermektedir. Ayrıca ‘Viyana Bilim Sanat Felsefe Akademisi’nde, 2007-2009 yılları arasında çeşitli dönemlerde Osmanlı Medeniyeti ve Kurumları, Osmanlı Eğitim Tarihi, Flora ve Fauna (İhtisas Grubu), Osmanlıda Tekke Kültürü ve Tekke Eğitimi başlıklı dersleri de vermiştir. Haluk Dursun hâlen Marmara Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi Yakınçağ Tarihi Anabilim Dalı'nda öğretim üyesidir.

Kariyer

Haluk Dursun 1989 yılında Zaman Gazetesinde yazdığı "Elveda Boğaziçi" başlıklı bir yazı dizisiyle İstanbul Mimarlar Odası’nın “Basında Uzmanlık Ödülü”nü kazandı. Yine 2002 yılında Nil'den Tuna'ya adlı kitabıyla da Türkiye Yazarlar Birliği “Gezi Yazarları Ödülü”nü aldı. Akademik çalışmaları dışında kamusal alanda da faaliyetleri bulunan Haluk Dursun, İBB Kültür A.Ş. Genel Müdür Danışmanı olarak, Miniatürk Projesinin hazırlanmasında görev almıştır. İçişleri Bakanlığı'nca Türkiye Turing Otomobil Kurumunun Yönetim Kurulu Üyeliğine atanan Haluk Dursun, 2005-2006 tarihlerinde aynı kurumda Başkan Vekilliği görevini yaptı. Yine aynı kuruma 2011 Mayıs ayında “kayyım” sıfatıyla atandı. 2006-2012 yılları arasında Ayasofya Müzesi Başkanlığını yürüten Dursun, 2009- 2011 yıllarında Ayasofya Müzesi Müdürlüğü görevini de üstlendi. Halen 2012Temmuz ayı itibariyle getirildiği Topkapı Sarayı Müzesi Başkanlığı görevini sürdürmektedir. Ayrıca Beyoğlu ve Fatih Kent Konseyi üyesidir.

Dünya kültür mirası listesinde yer alan ve binlerce yıllık geçmişiyle Türkiye'nin de en önemli tarihî mekanlarından biri olan Ayasofya, Haluk Dursun'un başkanlığı döneminde büyük restorasyonlardan geçmiş, müzenin içindekilerle birlikte etrafındaki Osmanlı eserleriyle ilgili koruma/onarma çalışmaları tamamlanmış, Ayasofya içinde bulunan Osmanlı padişah türbeleri onun döneminde kendi tabiriyle bir "Ölüm Kültürü Müzesi" olarak ziyarete açılmıştır. Ayasofya'daki bu çalışmalar müze başkanı Haluk Dursun'a 2010 yılında İtalya'da her yıl verilen Rotondi Sanat Kurtarıcısı Ödülü'nü (Premio Rotondi 2010 ai Salvatori Dell) kazandırmıştır.

Bunun dışında Ayasofya ve çevresini büyükten küçüğe herkese doğru bir şekilde anlatabilmek, tarihi bugünle buluşturmak için "Ayasofya Gezi Konferansları"nı bizzat gerçekleştiren Haluk Dursun, yine Ayasofya'daki Osmanlı kültüründen gelen sebil geleneğini yaşatmak adına avlu içinde bulunan sebilden ziyaretçilere çeşitli ikramlar yaptırarak tarihî bir geleneği devam ettirmiştir. Haluk Dursun Ayasofya ile ilgili yurt içinde ve yurtdışında çok sayıda konferans vermiştir. Ayasofya Müzesi’nin 13. Yıllığının editörlüğünü de yapan Haluk Dursun, uzun yıllar yayımlanmayan derginin yeniden meraklısıyla buluşmasına da öncülük etmiştir.

İstanbul'un tarihini, mimarisini, kültür ve sanatını konu alan sayısız konferans veren, bu alanda yapılan birçok etkinlikte aktif olarak yer alan, İstanbul ve Boğaziçi üzerindeki engin bilgi birikimini yaptığı geleneksel Boğaz gezileriyle öğrencilerine, İstanbul meraklılarına aktaran Haluk Dursun çeşitli dönemlerde, değişik gazetelerde kültür-sanat yazıları yazmış, televizyonlarda tarih, kültür ve sanat içerikli programlar hazırlamış ve sunmuştur. Bu çerçevede Eylül 2005 tarihinden itibaren TRT 2'de uzun süre yayınlanan "Tarih Mekân" programını hazırlayıp sunmuş, Osmanlı kültür coğrafyasıyla ilgili ‘Kudüs', ‘Tuna' ve ‘Mimar Sinan: The Architect' belgesellerinin danışmanlığını yapmıştır. TRT Türk'te 2010 yılı yapımı "İstanbul'u Yaşamak" belgeselini sunmuş, KANAL 24'te "İncir Çekirdeği" adlı bir programda yer almıştır.

Haluk Dursun özellikle geçmiş ve bugünkü İstanbul ile ilgili birikimini birçok gezi-konferans ile geniş topluluklara aktarmış, bu konuda yapılmış çok sayıdaki etkinliğe imza atmıştır. Bu çerçevede 2007 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Haliç Kültür Gezilerini gerçekleştirdi. Çok sayıda dernek ve sivil toplum kuruluşlarından gelen taleplerle Boğaziçi kültür gezileri düzenledi. Ayrıca Avrupa Kültür Başkenti İstanbul ile ilgili etkinlikler çerçevesinde 2010 İstanbul Ajansı için bir seri Boğaziçigezisini gerçekleştiren Haluk Dursun, İstanbul içinde bir başka İstanbul olan Boğaziçi'ni, tarihiyle, kültürüyle, mimarisiyle ve musikisiyle meraklısına anlattı. Onun İstanbul başta olmak üzere yaptığı bu kültür gezilerinin bir başka ayağını; Eman Tur veTURİNG Kurumu adına "Mustafa Kemal'in Rumeli'si" ve "Üç Dinin Kavşağında Kudüs" başta olmak üzere Osmanlı Coğrafyasına yaptığı kültür gezileri oluşturmaktadır.

Haluk Dursun düzenlemiş olduğu tüm bu etkinlikler, 5 yıl boyunca süren Ayasofya gezi konferansları, Sıbyan Mektebinde çocuklara Ayasofya Müzesi’ni anlattığı çalışmaları, 17 yıldır çıkarılamayan ”Müze Dergisi”ni yeniden çıkarması, Haliç ve Boğaziçi sunumları, İstanbul eksenli kültür tarihçiliği alanında yaptığı çeşitli çalışmaları dolayısıyla 2011 İstanbul Turizm Ödülleri kapsamında verilen 'Etkinlik Ödülü'nü kazanmıştır.

Geziler

Haluk Dursun ilk göz ağrısı İstanbul başta olmak üzere Osmanlı kültür coğrafyasını baştanbaşa bir gezgin olarak dolaşmış; Balkanlar’dan Osmanlı’nın Avrupa, Asya ve Afrika'da uzandığı coğrafyalarda gördüklerini, yaşadıklarını, tarihçi olmasının kendisine verdiği zengin birikimle harmanlayarak sade, akıcı ve samimi bir üslupla gezi yazıları şeklinde okuyucusu ile buluşturmuş; bunun yanında yazılarıyla kurduğu bu bağı, Osmanlı coğrafyasında meraklılarına yaptırdığı akademik kültür gezileriyle de unutulmaz kılarak kendi adıyla anılan bir gezi geleneğini başlatmıştır.
Fethin sembolü, mânâsı, kalbgâhı Ayasofya'dır. Ayasofya kapalı kaldıkça kalbimiz çalışmıyor demektir. Sultan Fatih'in fetihten muradı; Ayasofya'yı camiye tahvil ederek, hilâli salibe galebe kılmaktır.
Hollanda'daki Somali Müslümanları "Tarihte bize ilk camiyi yapan Osmanlı Türkleriydi. Şimdi Avrupa'daki ilk camimize de Cumhuriyet Türkleri verdiler.Bu bizler için ne önemli bir hadisedir"
Şeyhül İslam Ebussuud Efendi bir fetvasında "mutlaka diyar-ı Şam'iye arz-ı mukaddes derler" şeklinde cevap verir.
Suriye Türkmenlerine göre ben Lozan'dan yeni gelmiş bir murahhas ,diplomattım ve benden kendilerini niçin anavatan dışında bıraktığımızın hesabını soruyorlardı.
Ulaşım açısından getirdiği tabii kolaylık, yüzyıllar boyunca İstanbullulara hiçbir zaman en önemli değer olarak gözükmemiş; Boğaziçi'nden nasıl ulaşım sağlanır şeklinde bir düşünce içinde bulunulmamış; hep Boğaziçi'ne nasıl ulaşılır diye düşünülmüştür.
Ahmet Haluk Dursun
Sayfa 110 - Timaş Yayınları
Hollanda'nın Lahey şehrinde cemaati olmadığı için Yahudilerin belediyeye devr ettikleri daha sonra da müslümanlar tarafından sinagogtan camiye çevrilen bir Mescid-i Aksa daha bulunmaktadır
İstanbul suriçi, Grek-Ortadoks Bizantik özeliğini yansıtırken; Galata Latin-Katolik cephesiyle dikkati çekmiş; Üsküdar ve Eyüb ise İslâm-Türk yönüyle belirmiştir.
Osmanlı'nın sadece siyasi değil kültür coğrafyasında da hoş bir gezintiye çıkıyorsunuz bu kitapla. Bölümler fazla uzatılmamış, sade bir üslupla anlatılıyor. Diyeceğim ki, bilhassa Balkanlar'daki bölümler çok iyi ama o zaman sanki Kuzey Afrika'ya, Kırım'a, Kafkasyaya ayıp olacak. Osmanlı'nın yaklaşık 600 yıl hüküm sürdüğü topraklardaki Türk izlerinin peşinde, öğretici bir kitap çıkmış ortaya. Hani, insan imrenmiyor da değil Haluk Hocaya... 
Kitap bana adı gibi bir yolculuk yaptırdı ecdad topraklarında.. Neleri kaybettiğimizi daha çok anlamama vesile oldu. En çok Tuna'dan vurdu beni.. Atalarım suyunu içti diye belki de.. Kesinlikle okunulası bir kitap.. Tavsiyemdir
İstanbul erguvanlarının, mimozalarının açıp açmadığını izlemek; kasım sakalarının gelip gelmediğini, bülbüllerin ötüp ötmediğini gözlemek; Boğaz'da lüfer avına, mehtaba çıkmak; bir eski İstanbul tadını yakalamak için köşe-bucak dolaşmak; bir eski İstanbul Efendisi'nin sohbetine koşmak; İstanbul'un anıt ağaçlarının ölçüsünü almak; Haliç'teki son kayıkçıyı, son Bulgar sütçüyü, son İstanbul bostanlarında ne ekildiğini takip etmek; İstanbul sularını tatmak; İstanbul'da güzel sesli bir müezzinin ezanna kulak vermek... gibi İstanbul'da yaşama sanatının bütün güzellikleri...
Haluk Bey sizi sanki balkanlarda gezdiriyormuş gibi hissettiriyor , gerçekçi ve samimi İçinde Tunaya ait bilgilerin dışında tunaya yazılan şiirler ,marşlar ve türküler de var.Kitabın içindeki fotoğraflar sizde balkanları görme hevesi oluşturuyor.

Yazarın biyografisi

Adı:
Ahmet Haluk Dursun
Unvan:
Topkapı Sarayı Müzesi Başkanı / Yazar / Tarihçi
Doğum:
Hereke, 1957
Eğitim ve Öğretim Hayatı

1968'de ilkokuldan mezun olduktan sonra Galatasaray Lisesi'nde okumak için İstanbul'a geldi. Liseden sonra girdiğiİstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sonçağ ve Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Kürsüsü'nden mezun oldu. Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde, 1994 yılında "II. Abdülhamit Döneminde Ortadoğu'da Osmanlı-İngiliz Rekabeti: Akabe Meselesi" konulu tezle tarih doktoru unvanını aldı. 2007 yılında “Osmanlı Müesseseleri ve Medeniyeti Tarihi” sahasında tarih doçenti oldu. 1982 Aralık ayından itibaren Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi ile Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih bölümünde lisans ve lisansüstü öğrencilerine Bizans ve Batı Avrupa tarihi, Yeni ve Yakınçağ Avrupa Tarihi;Osmanlı Müesseseleri ve Medeniyeti Tarihi, Türk Kültür Tarihi; İstanbul'un Tarihî Mekânları; Cumhuriyet Dönemi Eğitim ve Kültür Politikaları, Tarih Öğretiminde Müzelerin Rolü gibi dersler vermektedir. Ayrıca ‘Viyana Bilim Sanat Felsefe Akademisi’nde, 2007-2009 yılları arasında çeşitli dönemlerde Osmanlı Medeniyeti ve Kurumları, Osmanlı Eğitim Tarihi, Flora ve Fauna (İhtisas Grubu), Osmanlıda Tekke Kültürü ve Tekke Eğitimi başlıklı dersleri de vermiştir. Haluk Dursun hâlen Marmara Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi Yakınçağ Tarihi Anabilim Dalı'nda öğretim üyesidir.

Kariyer

Haluk Dursun 1989 yılında Zaman Gazetesinde yazdığı "Elveda Boğaziçi" başlıklı bir yazı dizisiyle İstanbul Mimarlar Odası’nın “Basında Uzmanlık Ödülü”nü kazandı. Yine 2002 yılında Nil'den Tuna'ya adlı kitabıyla da Türkiye Yazarlar Birliği “Gezi Yazarları Ödülü”nü aldı. Akademik çalışmaları dışında kamusal alanda da faaliyetleri bulunan Haluk Dursun, İBB Kültür A.Ş. Genel Müdür Danışmanı olarak, Miniatürk Projesinin hazırlanmasında görev almıştır. İçişleri Bakanlığı'nca Türkiye Turing Otomobil Kurumunun Yönetim Kurulu Üyeliğine atanan Haluk Dursun, 2005-2006 tarihlerinde aynı kurumda Başkan Vekilliği görevini yaptı. Yine aynı kuruma 2011 Mayıs ayında “kayyım” sıfatıyla atandı. 2006-2012 yılları arasında Ayasofya Müzesi Başkanlığını yürüten Dursun, 2009- 2011 yıllarında Ayasofya Müzesi Müdürlüğü görevini de üstlendi. Halen 2012Temmuz ayı itibariyle getirildiği Topkapı Sarayı Müzesi Başkanlığı görevini sürdürmektedir. Ayrıca Beyoğlu ve Fatih Kent Konseyi üyesidir.

Dünya kültür mirası listesinde yer alan ve binlerce yıllık geçmişiyle Türkiye'nin de en önemli tarihî mekanlarından biri olan Ayasofya, Haluk Dursun'un başkanlığı döneminde büyük restorasyonlardan geçmiş, müzenin içindekilerle birlikte etrafındaki Osmanlı eserleriyle ilgili koruma/onarma çalışmaları tamamlanmış, Ayasofya içinde bulunan Osmanlı padişah türbeleri onun döneminde kendi tabiriyle bir "Ölüm Kültürü Müzesi" olarak ziyarete açılmıştır. Ayasofya'daki bu çalışmalar müze başkanı Haluk Dursun'a 2010 yılında İtalya'da her yıl verilen Rotondi Sanat Kurtarıcısı Ödülü'nü (Premio Rotondi 2010 ai Salvatori Dell) kazandırmıştır.

Bunun dışında Ayasofya ve çevresini büyükten küçüğe herkese doğru bir şekilde anlatabilmek, tarihi bugünle buluşturmak için "Ayasofya Gezi Konferansları"nı bizzat gerçekleştiren Haluk Dursun, yine Ayasofya'daki Osmanlı kültüründen gelen sebil geleneğini yaşatmak adına avlu içinde bulunan sebilden ziyaretçilere çeşitli ikramlar yaptırarak tarihî bir geleneği devam ettirmiştir. Haluk Dursun Ayasofya ile ilgili yurt içinde ve yurtdışında çok sayıda konferans vermiştir. Ayasofya Müzesi’nin 13. Yıllığının editörlüğünü de yapan Haluk Dursun, uzun yıllar yayımlanmayan derginin yeniden meraklısıyla buluşmasına da öncülük etmiştir.

İstanbul'un tarihini, mimarisini, kültür ve sanatını konu alan sayısız konferans veren, bu alanda yapılan birçok etkinlikte aktif olarak yer alan, İstanbul ve Boğaziçi üzerindeki engin bilgi birikimini yaptığı geleneksel Boğaz gezileriyle öğrencilerine, İstanbul meraklılarına aktaran Haluk Dursun çeşitli dönemlerde, değişik gazetelerde kültür-sanat yazıları yazmış, televizyonlarda tarih, kültür ve sanat içerikli programlar hazırlamış ve sunmuştur. Bu çerçevede Eylül 2005 tarihinden itibaren TRT 2'de uzun süre yayınlanan "Tarih Mekân" programını hazırlayıp sunmuş, Osmanlı kültür coğrafyasıyla ilgili ‘Kudüs', ‘Tuna' ve ‘Mimar Sinan: The Architect' belgesellerinin danışmanlığını yapmıştır. TRT Türk'te 2010 yılı yapımı "İstanbul'u Yaşamak" belgeselini sunmuş, KANAL 24'te "İncir Çekirdeği" adlı bir programda yer almıştır.

Haluk Dursun özellikle geçmiş ve bugünkü İstanbul ile ilgili birikimini birçok gezi-konferans ile geniş topluluklara aktarmış, bu konuda yapılmış çok sayıdaki etkinliğe imza atmıştır. Bu çerçevede 2007 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin Haliç Kültür Gezilerini gerçekleştirdi. Çok sayıda dernek ve sivil toplum kuruluşlarından gelen taleplerle Boğaziçi kültür gezileri düzenledi. Ayrıca Avrupa Kültür Başkenti İstanbul ile ilgili etkinlikler çerçevesinde 2010 İstanbul Ajansı için bir seri Boğaziçigezisini gerçekleştiren Haluk Dursun, İstanbul içinde bir başka İstanbul olan Boğaziçi'ni, tarihiyle, kültürüyle, mimarisiyle ve musikisiyle meraklısına anlattı. Onun İstanbul başta olmak üzere yaptığı bu kültür gezilerinin bir başka ayağını; Eman Tur veTURİNG Kurumu adına "Mustafa Kemal'in Rumeli'si" ve "Üç Dinin Kavşağında Kudüs" başta olmak üzere Osmanlı Coğrafyasına yaptığı kültür gezileri oluşturmaktadır.

Haluk Dursun düzenlemiş olduğu tüm bu etkinlikler, 5 yıl boyunca süren Ayasofya gezi konferansları, Sıbyan Mektebinde çocuklara Ayasofya Müzesi’ni anlattığı çalışmaları, 17 yıldır çıkarılamayan ”Müze Dergisi”ni yeniden çıkarması, Haliç ve Boğaziçi sunumları, İstanbul eksenli kültür tarihçiliği alanında yaptığı çeşitli çalışmaları dolayısıyla 2011 İstanbul Turizm Ödülleri kapsamında verilen 'Etkinlik Ödülü'nü kazanmıştır.

Geziler

Haluk Dursun ilk göz ağrısı İstanbul başta olmak üzere Osmanlı kültür coğrafyasını baştanbaşa bir gezgin olarak dolaşmış; Balkanlar’dan Osmanlı’nın Avrupa, Asya ve Afrika'da uzandığı coğrafyalarda gördüklerini, yaşadıklarını, tarihçi olmasının kendisine verdiği zengin birikimle harmanlayarak sade, akıcı ve samimi bir üslupla gezi yazıları şeklinde okuyucusu ile buluşturmuş; bunun yanında yazılarıyla kurduğu bu bağı, Osmanlı coğrafyasında meraklılarına yaptırdığı akademik kültür gezileriyle de unutulmaz kılarak kendi adıyla anılan bir gezi geleneğini başlatmıştır.

Yazar istatistikleri

  • 8 okur beğendi.
  • 35 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 17 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.