Ahmet İnam

Ahmet İnam

YazarÇevirmen
8.2/10
91 Kişi
·
252
Okunma
·
9
Beğeni
·
2.030
Gösterim
Adı:
Ahmet İnam
Unvan:
Türk Felsefeci ve Eğitimci.
Doğum:
Sandıklı, Afyon, 1947
1947 Sandıklı doğumlu. 1971'de ODTÜ Elektrik Mühendisliği Bölümünü bitirdi. 1972'de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümüne doktora öğrencisi olarak girdi. Bu yıldan itibaren, doktora tezini verinceye dek, aynı fakültede Latince ve Eski Yunanca derslerini izledi. 1980 yılında, yardımcı dalı Eski Yunan Edebiyatı, Ana dalı Sistematik Felsefe ve Mantık olmak üzere, doktora sınavlarını pekiyi derece ile verdi. Doktora tezi: "Edmund Husserl'de Mantığın Yeri".

29.9.1980'de Beşeri Bilimler Bölümüne asistan olarak girdi. Aynı bölümde sırasıyla, 5.11.1980'de öğretim görevlisi, 15.7.1981'de yardımcı doçent ve 21.10.1983'de Sistematik Felsefe ve Mantık Ana Bilim Dalında doçent oldu. Nisan 1989'da profesörlüğe atandı. 16 Mayıs 1994-5 Haziran 2000 tarihleri arasında Felsefe Bölüm Başkanlığı yapmıştır.

1987-1992 yılları arasında Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesinde Lisans ve Yüksek Lisans dersleri, 1982-1991 yılları arasında Ankara Üniversitesi D.T.C.F., Felsefe bölümünde dersler ve 1992-1993 yılları arasında Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler'de doktora dersleri vermiştir. 1995-1998 yılları arasında Gazi Üniversitesi'nde dersler vermiştir.

Haziran 2003 tarihinde başladığı ODTÜ Felsefe Bölüm Başkanlığı görevini halen sürdürmektedir.

Mantık, bilim felsefesi, bilgi teorisi başta olmak üzere, felsefe tarihi, kültür felsefesi ve ahlak felsefesi alanlarında çalışmalarını sürdürüyor. Amacı, çağımızdaki insanı, bilim, sanat, din ve kültür etkinlikleri içinde kavramaya çalışmak.

İngilizce'nin yanında, Almanca, Fransızca, Latince ve Eski Yunanca'dan okumalar yapabiliyor.

Evli ve bir çocuk babasıdır.

Önceki yıllarda Altın Portakal Kültür ve Sanat Vakfı'nın şiir ödülü Seçici Kurul ve Elektrik Mühendisliği Dergisi yayın kurulu üyeliği yapmıştır. Halen Kitle İletişim Dergisi, Hacettepe Üniversitesi Spor Bilimleri Dergisi, Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Akademik dergisi, Doğu Batı Dergisi, Dini Araştırmalar Dergisi, Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, Bilimname Dergisi ve Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi yayın danışmanlığı yapmaktadır Ayrıca Felsefe Dünyası Dergisi yazı işleri müdürü olarak görev yapmaktadır. Bunlarla birlikte Jahrbuch der Internationalen Schoupenhauer-Vereinigung, İslami Araştırmalar Dergisi yazı kurulu, TÜBITAK Bilim ve Teknik Dergisi Yayın Kurulu, Milli Eğitim Bakanlığı Danışma ve Yayın Kurulu, Milli Eğitim Dergisi Yayın Kurulu ve Kültür Bakanlığı Araştırma ve İnceleme Eserleri Yayın Danışma Kurulu üyesidir.

2003 yılında Yeditepe Felsefe, Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Bilimname, Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi Dergisi için, 2004 yılında Erdem Dergisi, Felsefe Dünyası, Yeditepede Felsefe, Milli Eğitim Dergisi, Eğitim Bilim Toplum Dergisi, Çukurova Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi ve Felsefe Tartışmaları için, 2005 yılında Bilimname Dergisi, Felsefe Tartışmaları, Yüzüncü Yıl Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Dergisi, Bilim Eğitim Toplum, editepede Felsefe, Eskişehir Osman Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi ve Türkiye'de Düşünce Yayımları Kaynakçası için hakemlik yapmıştır.

Mart 2002 tarihinde "TUBA Bilgi Toplumuna Geçiş" konferansını ve Eylül 2003 tarhinde ise İstanbul Kültür Üniversitesinde Mantık Matematik ve Felsefe I.Ulusal Sempozyumunu düzenlemiştir.

Ocak 2003 ve Şubat 2004 tarihlerinde "Üniversitede Öğrenci-Öğretmen ilişkileri" konulu seminerler vermiştir.

2004 yılında TÜBİTAK AR-GE Eşgüdüm Daire Başkanlığı Bilimsel Toplantı Danışmanlığı yapmıştır.

2007 yılında,
Mantık ve Felsefe V. Ulusal Sempozyumu Bilim Kurulu Üyeliği yapmıştır. Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Akademik Dergisi yayın danışmanlığı, Dini Araştırmalar Dergisi bilimsel danışma kuruluğu üyeliği, Milli Eğitim Dergisi Yayın Kurulu üyeliği, Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Yayınları Danışma ve Yayın Kurulu üyeliği, Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi danışma kurulu üyeliği, Emo Ankara Şubesi danışma kurulu üyeliği, İslami Araştırmalar Yazı Kurulu üyeliği, Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi yayın danışmanlığı, Felsefe Dünyası dergisi baş editörlüğü, Doğu Batı Dergisi yayın danışmanlığı ve İzmir Karaburun "Bilim ve İktidar" kongresi bilim kurulu üyeliği yapmıştır.

Ayrıca Hacattepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi, Felsefe Dünyası, Eğitim Dergisi, TED Bilim Dergisi, Karaburun Bilim Kongresi, Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Felsefe Dergisi, 100.Yıl Sosyal Bilimler Dergisi ve Muğla Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi için hakemlik yapmıştır.

Prof. Dr. Mustafa Parlar Vakfı 1995-1996 Yılı En İyi Eğitimci Ödülü,
ODTÜ'de verilen 2000 yılı Üstün Akademik Başarı Ödülü (1. Grup),
1999-2001 yılı Üstün Akademik Başarı Ödülü,
Türkiye Yazarlar Birliği 2003 yılı Yılın Fikiradamı ve Sanatçıları, Edebi Tenkit ödülü,
2008 Yılında, Ankara Kocatepe Rotary Kulubü 2009 Yılı Rotary International Meslek Ödülü ve Prof. Dr. Mümtaz Turhan Sosyal Bilimler Lisesi Kristal Lâle Yılın Felsefecisi Ödülü almıştır.
Uluslararası Schopenhauer Derneği ile Michael Polanyi Derneği, Türkiye Felsefe Kurumu üyesi ve Türk Felsefe Derneği Başkan Yardımcısıdır.
İlla ki elimizde iğneyle dolaşıp millete fikir mi aşılamak zorundayız ? Evlenene kadar her şeyi bildiğimi zannediyordum. Karım sayesinde hiçbir şey bilmediğimi öğrendim. Bir konferanstan sonra herkes gelmiş "Çok güzel konuştunuz hocam"" diye tebrik ediyor. Karım gelmiş "yine boş boş konuştun " dedi.
Kokuşmuşluk , önce kendimizle olan ilişkimizde başlıyor. Kendimizi çok fazla değerli gördüğümüzü sanmıyorum. İşin beteri kendimizi adam yerine de koymuyoruz. Yemek yemiyor artık çağımız insanı, tıkınıyor. Yemeğin tıkınmaya döndüğü,sevişmenin düzüşmeye döndüğü bir çağda yaşıyoruz. Bütün bunlar yozlaşmış bir hayatı gösteriyor, çünkü ortada zevk yok. Zevkin hançerlediği bir yaşam var.
Ahmet İnam
Sayfa 10 - Say Yayınları
Dirayetli kadını ayıracaksın. Anadolu kadını dirayetlidir. Yaşar Kemal her romanında anlatır bunu. Kadınlar doğru erkeği nasıl bulurum diye abuk subuk kitap okuyacaklarına Yaşar Kemal okusunlar.
Ahmet İnam
Sayfa 47 - Say Yayınları
Denenmemişi, unutulanı, görmezlikten gelineni görebilmiş miyim? Yoksa, bilinenlerin coğrafyacısı mı olmuşum?
Olmaz olur mu? İslamî bir kültürün içindeyiz. Bu da tüm İslam toplumlarının ortak yazgısına dünüşüveriyor. Batılı bir kültürün egemen olduğu, teknolojiyi ürettiği ve yönettiği bir dünyada, kendi yaşama biçimimiz, kültürümüz ve inancımızla var olmamız gerekir. Bu var olma savaşında ne yazık ki İslam kültürü çok gerilerde kalmıştır. Ve bu gerilik de Batının sürekli olarak İslam kültürünü daha da fazla aşağılamasına yol açmaktadır. Batı bugün İslam’ı bir taraftan bir tehdit olarak görür, terörizmin kaynağı olarak tanımlar, bir taraftan da ne kadar yüksek bir kültür olduğunu algılayabilmenin çok uzağındadır.

İşte bu algının oluşmasındaki en büyük suç da bana sorarsanız, ne yazık ki Müslümanlardadır. Çünkü Müslüman insan, sizin de ifade ettiğiniz gibi, kendi dinini, kendi geleneğini, kendi kültürünü, kendi yaşama biçimini sorgulayıp yeniden yorumlama gibi bir çabanın içine girmemiştir. Ve ne yazık ki büyük ölçüde gaflet içindedir. Uyumaktadır. Ya da kızmakta, sinirlenmektedir. Terörist eylemlerle, silahla Batı’yla savaşabileceğini düşünmektedir.

Bu çok büyük bir yanılgıdır. İslam kültürünün yeniden varolabilmesi için kendi köklerindeki zenginliği yeniden yorumlaması gerekmektedir. Batılıların İncil’deki Yaradılış’a dönmeleri gibi, bizim de ‘İslam’ın yaradılışı’na dönüp, Müslüman gibi yaşamanın anlamının ne olduğunu yakalayıp, bunu bütün dünyaya açıklamamız gerekmektedir. İslam’daki evrenselliği ve bütün dünyadaki hayatın devamı için İslamî bakışın gerekliliğini anlatabilecek ürünler ortaya koymak ve kendimizi evrensel ölçekte var kılmak zorundayız. Yoksa yavaş yavaş bu yaşam, bu dünyayı yöneten teknolojinin esiri olacaktır ve bu kültür yavaş yavaş yok olacaktır.
Niçe'yi tek bir kitabı üzerinden analiz edemezsiniz. Onun tüm kitapları bir pazılın parçası gibidir klişe bir ifadeyle. Tam anladınız derken tersten vurabilir sizi. Ama sanılanın aksine çok anlaşılmaz bir felsefeci de değildir. Aslında kendi de diyor bu kitabının başında, beni yavaş yavaş anlarsınız diye. Ama dil ve kavram yıkıcı olduğu için (filolog yönünden geliyor sanırım) kendi icerisinde bir şiirselliği var. Sıkıcı kavramlara boğmuyor sizi. Düşüncelerle kelimeler aracılığı ile dansediyor Niçe. Anlamadınız diyelim, zararı yok, damakta sözün ezgisi kaldı çünkü. Açın okuyun şerhlerini, biyografilerini, fakat unutmayın Niçe herkese duymak isteği şekilde konuşur. Siz okumaya devam edin, ısrarla.
Ki bu kitabi yıkıcı bir kitaptır, dikkatinizi verdiğiniz sürece sarsar sizi, bildiklerinizi, kara vicdanınızı. Hakikati olamayan bir adamdan hakikatsizlik felsefesine giriş. Oldukça erdemli bir yolla üstelik.
Öncelikle belirteyim Nietzsche'nin okuduğum ilk kitabı bu kitaptır ve felsefe konusunda da yeni sayılırım. Bu kitabı ve yazılanları tamamiyle anladığımı söylemeye cüret edemem fakat beni düşünmeye ve soru sormaya fazlasıyla teşvik etti hatta mecbur bıraktı. Kafamı karıştırdı. Nietzsche'nin dediği gibi ahlakı iyiyi ve kötüyü sorgulamak gerekli. Şimdi benim gözümde Nietzsche bazen cesur, yürekli, zeki, umursamaz, kendine güvenli, kendinden eminken bazen de gerekçelendiremeden uyduran, nefret yüklü, kendi kabında çırpınıp duran, anlaşılmaz biri. Anlamak, tanımak için daha çok Nietzsche okumak lazım fakat bu adamın yaptığı felsefe bana göre bizim kültüre bir hayli uzak temellendirmeleri örnekleri ve yaşadığı hayat böyle uzak ve yabancı olunca felsefesi de gediğine doğal olarak oturmayacaktır.
Kitabın belirli yerine kadar düşüncelerini anladığım ama bir noktadan sonra başka düşünürlerden alıntı yapmaya başladığında koptuğum bir kitap. Farklı disiplinden olduğum için beyin basmadı bazı kısımları ve üstüne başka düşünürlerde işe karışınca devreler yanmadım uzunca bir ara vereyim dedim. :D Felsefe şuan platonik takılmaya karar verdiğim ve hayatım düzene girdiğimde büyük bir aşkla tekrar geri döneceğim bir alan. :D Okuduğum yere kadar ve algıladım kısımlardan yola çıkarak bence okunması gereken kitaplardan biri.
Vicdan azabı bir hastalıktır, buna şüphe yok,
Ama hamilelik nasıl bir hastaliksa öyle bir hastalıktır.
Ahlakın Soykütüğü Üstüne - Friedrich Nietzsche
"Biz yani; idrak edenler, kendimizi tanımıyoruz, kendimiz kendimizi: Bunun da bir sebebi var: Hiçbir zaman kendimizi aramadık ki- bir gün kendimizi bulabilmemiz nasıl mümkün olsun? Haklı olarak denmişti; "Kalbiniz hazinenizin olduğu yerdedir"diye; bizim hazinemiz, anlayışımızın arı kovanlarının bulunduğu yerdedir. Biz, aklın doğuştan kanatlı hayvanları ve bal toplayıcıları olarak hep oraya doğru gidiyoruz, aslında biz tüm kalbimizle sadece bir tek şeyle ilgileniyoruz-"eve bir şeyler götürmekle". Bunun dışında hayatla, "yaşananlarla" ilgili olanlar-hangimiz bunlar için yeterince ciddiyete sahibiz?Ya da zamana? Bu tür şeylerle korkarım ki hiçbir zaman tam olarak "ilgilenmedik": Yüreğimiz orada değil işte-hatta kulağımız bile!"
Sils- Maria (Önsöz)

Nietzsche'nin, felsefenin temel sorunsalı olan ahlak, iyi-kötü, iyi-fena, suç, vicdan azabı kavramlarına farklı yorumlar getirerek ele aldığı bir kitap. Daha önce Nietzsche'nin kitaplarıni okumama rağmen anlamakta güçlük çektim. Kitapta yer alan latince-fransızca cümlelerin çevirisi olmaması, konuyu daha da zorlaştırıyor. (Aynı yayınevinin Nietzsche'nin diger kitaplarında bu sorun yoktu.)
Okumak isteyen arkadaşlara da yeni şeyler katacağına eminim.
Daha yüksek düzeyde on bin yada on milyon en üst kültür düzeylerinden geçince acıya yatkınlık eğrisi gerçektende olağanüstü ve apansız bir biçimde düşüyor. Acıya karşı tiksinti uyandıran şey acının kendisi değil de anlamsızlığıdır.
Kitap hiç sürükleyici değil felsefik kişisel gelişim anlatıyor benim seveceğim tarz değil.Fakat kişisel gelişim deneme türü kitap sevenlere öneririm
Ahlak diye öğrendiklerimizin kökeni üzerine üç bölümden oluşan bir inceleme. İlkinde iyi ve kötünün kaynağının bencil olmayan eylemlerin alışkanlık kazanmasından ötürü başladığını söylüyor Nietzsche. Eylemin iyiliği eylemin kendisinden gelmiyordur oysaki ona göre. Efendi ve köle ahlakını ele alırken efendi ahlakını güçlü ve özgür kişilerin benimsediğine köle ahlakını ise tersi kişilerin benimsediğine değiniyor. Efendi ve köle zıtlığını ele alıyor.
İkinci bölümde suç ve kara vicdan kavramlarını inceliyor. Ona göre suçun ortaya çıkışı ahlakın bozukluğundan kaynaklı değil. Suç bir bedeldir ve ceza bunu garanti altına alır. Bu ahlak köle ahlakında ortaya çıkar daha çok. Üçüncü bölümde ise çileciliği hastalıklı bir arzu olarak görür. İnsanın hayvani güdülerinden ortaya çıkan ilkel ve günahkar bir arzudur.
Fiedrich nietzschenin şiirleri!!!bir insan şair ,filozof,psikolog,filolog ayni anda nasıl olabilir...Nietzsche okumak hayati yeniden keşfetmek demek,çok derinlere gitmek demek!!!
"Ya ahlâk tehlikelerin en tehlikelisiyse?" Bu kitaptan sonra ahlak bir daha hiç eski huzurunu bulamadı tüm temel taşları onu kendi çıkarları adına kullanan doğmaların üstüne yıkıldı

Yazarın biyografisi

Adı:
Ahmet İnam
Unvan:
Türk Felsefeci ve Eğitimci.
Doğum:
Sandıklı, Afyon, 1947
1947 Sandıklı doğumlu. 1971'de ODTÜ Elektrik Mühendisliği Bölümünü bitirdi. 1972'de İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümüne doktora öğrencisi olarak girdi. Bu yıldan itibaren, doktora tezini verinceye dek, aynı fakültede Latince ve Eski Yunanca derslerini izledi. 1980 yılında, yardımcı dalı Eski Yunan Edebiyatı, Ana dalı Sistematik Felsefe ve Mantık olmak üzere, doktora sınavlarını pekiyi derece ile verdi. Doktora tezi: "Edmund Husserl'de Mantığın Yeri".

29.9.1980'de Beşeri Bilimler Bölümüne asistan olarak girdi. Aynı bölümde sırasıyla, 5.11.1980'de öğretim görevlisi, 15.7.1981'de yardımcı doçent ve 21.10.1983'de Sistematik Felsefe ve Mantık Ana Bilim Dalında doçent oldu. Nisan 1989'da profesörlüğe atandı. 16 Mayıs 1994-5 Haziran 2000 tarihleri arasında Felsefe Bölüm Başkanlığı yapmıştır.

1987-1992 yılları arasında Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesinde Lisans ve Yüksek Lisans dersleri, 1982-1991 yılları arasında Ankara Üniversitesi D.T.C.F., Felsefe bölümünde dersler ve 1992-1993 yılları arasında Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler'de doktora dersleri vermiştir. 1995-1998 yılları arasında Gazi Üniversitesi'nde dersler vermiştir.

Haziran 2003 tarihinde başladığı ODTÜ Felsefe Bölüm Başkanlığı görevini halen sürdürmektedir.

Mantık, bilim felsefesi, bilgi teorisi başta olmak üzere, felsefe tarihi, kültür felsefesi ve ahlak felsefesi alanlarında çalışmalarını sürdürüyor. Amacı, çağımızdaki insanı, bilim, sanat, din ve kültür etkinlikleri içinde kavramaya çalışmak.

İngilizce'nin yanında, Almanca, Fransızca, Latince ve Eski Yunanca'dan okumalar yapabiliyor.

Evli ve bir çocuk babasıdır.

Önceki yıllarda Altın Portakal Kültür ve Sanat Vakfı'nın şiir ödülü Seçici Kurul ve Elektrik Mühendisliği Dergisi yayın kurulu üyeliği yapmıştır. Halen Kitle İletişim Dergisi, Hacettepe Üniversitesi Spor Bilimleri Dergisi, Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Akademik dergisi, Doğu Batı Dergisi, Dini Araştırmalar Dergisi, Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, Bilimname Dergisi ve Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi yayın danışmanlığı yapmaktadır Ayrıca Felsefe Dünyası Dergisi yazı işleri müdürü olarak görev yapmaktadır. Bunlarla birlikte Jahrbuch der Internationalen Schoupenhauer-Vereinigung, İslami Araştırmalar Dergisi yazı kurulu, TÜBITAK Bilim ve Teknik Dergisi Yayın Kurulu, Milli Eğitim Bakanlığı Danışma ve Yayın Kurulu, Milli Eğitim Dergisi Yayın Kurulu ve Kültür Bakanlığı Araştırma ve İnceleme Eserleri Yayın Danışma Kurulu üyesidir.

2003 yılında Yeditepe Felsefe, Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Bilimname, Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Fakültesi Dergisi için, 2004 yılında Erdem Dergisi, Felsefe Dünyası, Yeditepede Felsefe, Milli Eğitim Dergisi, Eğitim Bilim Toplum Dergisi, Çukurova Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi ve Felsefe Tartışmaları için, 2005 yılında Bilimname Dergisi, Felsefe Tartışmaları, Yüzüncü Yıl Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Dergisi, Bilim Eğitim Toplum, editepede Felsefe, Eskişehir Osman Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi ve Türkiye'de Düşünce Yayımları Kaynakçası için hakemlik yapmıştır.

Mart 2002 tarihinde "TUBA Bilgi Toplumuna Geçiş" konferansını ve Eylül 2003 tarhinde ise İstanbul Kültür Üniversitesinde Mantık Matematik ve Felsefe I.Ulusal Sempozyumunu düzenlemiştir.

Ocak 2003 ve Şubat 2004 tarihlerinde "Üniversitede Öğrenci-Öğretmen ilişkileri" konulu seminerler vermiştir.

2004 yılında TÜBİTAK AR-GE Eşgüdüm Daire Başkanlığı Bilimsel Toplantı Danışmanlığı yapmıştır.

2007 yılında,
Mantık ve Felsefe V. Ulusal Sempozyumu Bilim Kurulu Üyeliği yapmıştır. Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi Akademik Dergisi yayın danışmanlığı, Dini Araştırmalar Dergisi bilimsel danışma kuruluğu üyeliği, Milli Eğitim Dergisi Yayın Kurulu üyeliği, Milli Eğitim Bakanlığı Eğitim Yayınları Danışma ve Yayın Kurulu üyeliği, Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi danışma kurulu üyeliği, Emo Ankara Şubesi danışma kurulu üyeliği, İslami Araştırmalar Yazı Kurulu üyeliği, Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi yayın danışmanlığı, Felsefe Dünyası dergisi baş editörlüğü, Doğu Batı Dergisi yayın danışmanlığı ve İzmir Karaburun "Bilim ve İktidar" kongresi bilim kurulu üyeliği yapmıştır.

Ayrıca Hacattepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi, Felsefe Dünyası, Eğitim Dergisi, TED Bilim Dergisi, Karaburun Bilim Kongresi, Uludağ Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Felsefe Dergisi, 100.Yıl Sosyal Bilimler Dergisi ve Muğla Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi için hakemlik yapmıştır.

Prof. Dr. Mustafa Parlar Vakfı 1995-1996 Yılı En İyi Eğitimci Ödülü,
ODTÜ'de verilen 2000 yılı Üstün Akademik Başarı Ödülü (1. Grup),
1999-2001 yılı Üstün Akademik Başarı Ödülü,
Türkiye Yazarlar Birliği 2003 yılı Yılın Fikiradamı ve Sanatçıları, Edebi Tenkit ödülü,
2008 Yılında, Ankara Kocatepe Rotary Kulubü 2009 Yılı Rotary International Meslek Ödülü ve Prof. Dr. Mümtaz Turhan Sosyal Bilimler Lisesi Kristal Lâle Yılın Felsefecisi Ödülü almıştır.
Uluslararası Schopenhauer Derneği ile Michael Polanyi Derneği, Türkiye Felsefe Kurumu üyesi ve Türk Felsefe Derneği Başkan Yardımcısıdır.

Yazar istatistikleri

  • 9 okur beğendi.
  • 252 okur okudu.
  • 7 okur okuyor.
  • 223 okur okuyacak.
  • 14 okur yarım bıraktı.