Ahmet Kahraman

Ahmet Kahraman

Yazar
8.2/10
17 Kişi
·
64
Okunma
·
4
Beğeni
·
1664
Gösterim
Adı:
Ahmet Kahraman
Unvan:
Araştırmacı, Yazar
Orijini ne olursa olsun, Osmanlı devleti, etnik homojenitesi bulunmayan, çok halklı bir imparatorluktu. Altında farklı dil ve dinleri barındıran bir kabuk, çatı yapıydı.
Resmi tarihçilere göre, Selçuklular ve Osmanlılar, neresi olduğu kimse tarafından bilinmeyen "Orta Asya"da, varlık içinde yaşarken, yine hangi tarihte meydana geldiği meçhul, bir "kuraklık ve kıt"tan yurtlarını terk eden Türklerin soyundandı. Okul kitaplarında, Türklerin Orta Asya'dan çıkıp, kafileler halinde yeryüzüne dağılıp medeniyet ışıkları saçması, oklarla gösteriliyordu. Fakat, yaydıkları medeniyetin içeriği, niteliği her nedense açıklanmıyordu.
Sessiz bir gecede yıldızların gökyüzünü süslemeleri karanlık gecelerde ayın aydınlığı , hele aydınlık ve ısısıyla her şeye hayat veren güneşin doğması , bütün varlıkların hayatını koruyan billur gibi yağmurların inmesi ... insana bir ümit kaynağı olmuştur ...
Kimi resmi tarihçiler, beyzadeden sipariş alan kunduracı yaklaşımıyla tarih üretiyorlardı. Onlar için gerçeklerin dinamiğinde, "elalem ne der?" kaygısı yok, "siparişi veren müşteriyi memnun etmek"vardı.
Sömürdükleri ülkelerde , bilhassa Afrika ' da bir zencinin hastahaneye girebilmesi için , hastahanenin girişinde bulunan kiliseden vize alması ( hıristiyan olması )
şartı vardı . Aşevinden yemek alabilmesi de böyleydi .
Bu misyoner okullarında okuyan millet çocukları hıristiyan olmamışlar ama , Müslümanlık ve Türklükleri ile idealleri konusunda zaafa uğratılmışlardır .
Bunun tek çaresi , milletine inanmış ve manevi değerlerine bağlı öğretmen ordusunun yetiştirilmesidir ...
424 syf.
·Beğendi·10/10
özelikle kürt geñclerinin okumasinı tavsiye ederim
resmi tarihin ne kadar saptırıldiigi belgelerle kanııtliyo kitap gerçekten emek sarf edilerek yazılmis kitap ihanetlerin isyanları ne kadar etkiledigini belirtiyo ve katliamlarin bir o kadar acı yuzunu gosteriyo okurken çok duygusala bağladım galiba insani çok hüzünlere bogan bi kitap
341 syf.
·10/10
12 Eylül darbe sonrası cezaevlerinde ve özellikle Diyarbakır Cezaevinde yaşanan korkunçlukları yaşayanların ağzından kaleme alınmış çok çarpıcı ve okuması hayli zor eser.. ülkeye düşman olanların tohumlarının bilinçsizce ve ıslah etme zannedilen çok yanlış yöntemlerle atıldığı zamanlar
336 syf.
·Puan vermedi
İnsanoğlunun bir yaratıcı arayışı binlerce yıldır var olan bir gerçek. .semavi dinlerin gelmesiyle asıl olan yaratıcının bilinme isteği birleştiğinde hak din anlayışı insanlarin arayışına son verdi ..öncesinde tapınma mahiyetinde ki ululama isteği sonrasında ibadet ve kulluk olarak daha akla yatkın bir hal aldı. Mertebelerin en yücesi olan kulluk makamı insana gerçek benliğini ve yaratıcısıni tanıma ve bulma yolunu açtı. Allah ki (başka yaratıcı yok)olmadığini dilde ikrar kalpte iman mesabesine indirdi. Mısırın osorisi, isisi, horusu..Hindistanin brahmasi, vişnusu, krişnası..Hristiyanın baba, oğul, kutsal ruhu..Mekkeli müşriklerin lat, menat, uzzası hepsi Allah'tan başka bir tanrı edinerek kendi benlik ve heveslerine taptı. . Allah birdir ve O'ndan başka Allah yoktur .

Yazarın biyografisi

Adı:
Ahmet Kahraman
Unvan:
Araştırmacı, Yazar

Yazar istatistikleri

  • 4 okur beğendi.
  • 64 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 31 okur okuyacak.