Ahmet Muhip Dıranas

Ahmet Muhip Dıranas

YazarÇevirmen
8.3/10
39 Kişi
·
137
Okunma
·
73
Beğeni
·
5.480
Gösterim
Adı:
Ahmet Muhip Dıranas
Unvan:
Şair, Yazar.
Doğum:
Sinop, 1909
Ölüm:
Ankara, 1980
Ahmet Muhip Dranas (d. 1909, Sinop; ö. 21 Haziran 1980, Ankara) Türk şair, yazar.

Hayatı[değiştir]

1909 yılında Sinop'un Salı köyünde dünyaya geldi. Ankara Erkek Lisesi'ni bitirdi. Lisedeki edebiyat öğretmenleri Faruk Nafiz Çamlıbel ve Ahmet Hamdi Tanpınar, şiir sevgisinin gelişmesinde etkili oldular. Ankara Erkek Lisesi'ni bitirdikten sonra Hâkimiyet-i Milliye gazetesinde çalıştı(1930-1935). Ankara Hukuk Fakültesi'ne iki yıl devam ettikten sonra İstanbul'a gitti, Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'ne girdi ve burayı bitirdi. Güzel Sanatlar Akademisi Kütüphane müdürlüğü yaptı. Dolmabahçe Resim ve Heykel Müzesi resim yardımcılığında bulundu.
1939'da Ankara'ya döndü ve CHP Genel Merkezi'nde Halkevleri Kültür ve Sanat Yayınları'nı yönetti. Ağrı dolaylarında askerlik görevini yaptıktan sonra, Ankara'da Çocuk Esirgeme Kurumu Yayın Müdürü, Kurum Başkanı (1957-1960), daha sonra İş Bankası Yönetim Kurulu üyesi oldu. Devlet Tiyatrosu Edebî Kurul Başkanlığı, Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu üyeliği yaptı. Politikaya atılarak Zafer gazetesinde yazılar yazdı. Birkaç kez DP'den milletvekili adayı olduysa da seçilemedi. Yayımlanan ilk şiiri, Ankara Lisesi'nden Muhip Atalay imzasıyla Milli Mecmua'da çıkan "Bir Kadına" adlı şiirdir 15 Eylül 1926. Sonra kendi imzası ile çeşitli dergilerde şiirler yayımladı.
Çeşitli dergilerde yayımlanan şiirleri, 1974 yılında İş Bankası Kültür Yayınları arasında, "Şiirler" adı ile çıktı. Ayrıca Tevfik Fikret'in 'Rübab-ı Şikeste' adlı eserini Türkçeleştirerek 'Kırık Saz' adı ile yine İş Bankası yayınları arasında çıktı.
21 Haziran 1980'de Ankara'da vefat etti. Vasiyeti üzerine Sinop'un Salı köyünde toprağa verildi.
Ahmet Muhip, Cahit Sıtkı Tarancı ile şiirde ahenge ve sese önem vermişlerdir. Mesela Kar şiirinde Ahmet Muhip sesi ön plana çıkarırken Olvido adlı şiirinde ne sesi anlama ne de anlamı sese baskın kılmıştır.
Hece şiirinin son kuşağı denilebilecek şairler arasında Ahmet Muhip Dıranas, çağcıl Batı şiirine (Baudelaire, Verlaine) en yakın, kendinden bir iki kuşak sonrası şairler üzerinde, az sayıda şiirle bile olsa, uzun süre etkili olan bir şairdir. O da hocası Tanpınar gibi az yazmış, seyrek yayımlamış, şiirlerini şiire başladıktan neredeyse elli yıl sonra (1974) kitaplaştırmıştır. Gerek Fransız şiiri, gerekse kendinden önceki nesilden ustaları Ahmet Haşim ve Ahmet Hamdi Tanpınar'dan aldığı etkileri sanatına yedirerek özgün bir şiire ulaşmıştır. Hece ölçüsü sınırlarında kalarak ama durak ve vurgu yerlerini değiştirerek gelenekte çağdaşlığı yakalayan, tedaî (çağrışım) gücü yüksek, yurdu, insanı ve doğası ile barışık, alışılmadık deyiş örgüsüyle unutulmaz şiirler yazmıştır. Şiirlerinde aşk, tabiat, ölüm, hatıralar, sığ olmayan bir anlatımla ve düşündürücü biçimde verilmiştir.
Fahriye Abla şiiri, Türk Edebiyatı'nın en ünlü şiirlerinden biridir.

Yayımlanmış kitapları

Yazılar. Adam Yayınları, Haziran 1994.
Oyunlar Gölgeler, Çıkmaz, Finten. Adam Yayınları 1995, İstanbul
Yazılar, Toplu Yazıları. YKY 2000, İstanbul
Şiirler. YKY Kasım 2006.
Eserleri

Şiir
Şiirler
Kırık Saz (1975 T. Fikret'ten).
Fahriye Abla
Rüzgar
Oyun
Gölgeler (1947)
O Böyle İstemezdi (1948 - Bu iki oyun Devlet Tiyatrosu ile İstanbul Şehir Tiyatrosu'nda oynanmıştır).
Bitmez Tükenmez Can Sıkıntısı
Büyük Olsun
Atlıkarınca
Olvido
Kar
Çeviri oyun
Aptal (1940 - Dostoyevski'den uyarlayanlar F. Neziere / S.W. Bienstock).
İnceleme
Fransa'da Müstakil Resim (1937 - İki Cilt C. Sıtkı ile birlikte).
Şiir çevirileri

Çalar Saat - Charles BAUDELAIRE
''Bir gün gelir, kuvvet el değiştirir. Bu hep böyle gider ve dün bağıran bugün suskun, bugün susan ise yarın bağıran olur.''
Yaşlandım, güneşim batıyor. Gece
Yaklaşmada sinsi, sessiz ve sonsuz.
Biliyorum; her şeysiz , sensiz, bensiz
Yiteceğim, karanlıklar içinde.
''...Söylenmemiş aşkın güzelliğiyledir
Kağıtlarda yarım bırakılmış şiir;
İnsan, yağmur kokan bir sabaha karşı
Hatırlar bir gün bir camı açtığını,
Duran bir bulutu, bir kuş uçtuğunu,
Çöküp peynir ekmek yediği bir taşı...
Bütün bunlar aşkın güzelliğiyledir...''
Ve ekmek kapanın elinde. Hayat
Haklı değil. Tanrı ve kul ortada.
Darağacında sallananlardan tut
Yargı kürsüsüne kadar yürü, taa..
Hoyrattır bu akşamüstüler daima.
Gün saltanatıyla gitti mi bir defa
Yalnızlığımızla doldurup her yeri
Bir renk çığlığı içinde bahçemizden,
Bir el çıkarmaya başlar bohçamızdan
Lavanta çiçeği kokan kederleri;
Hoyrattır bu akşamüstüler daima.
Şiir kitapları ile ilgili inceleme yapmak pek adetim olmasa da, Ahmet Muhip Dıranas'ın güzide ve birbirinden değerli şirlerini okurken hissettirdiklerini paylaşmak istedim bir kaç kelime ile. İlk sözleri ile sizi derinden etkilemeyi başaran ve hassas, duygulu bir mizaca sahip olduğunu hissettiren şiirleri okurken herhangi bir enstrüman eşlik etmemesine rağmen Türk Sanat Musikisinin eşsiz nağmeleri ile zihnimde melodiler dans etmeye başladı. Sadece bu ahengi yakalamak için bile okumaya değdiğini düşünüyorum.
Hayatın keşmekeşinde ve koşturmacasında bunalan ruhlara şiir tadında bir nefes olsun dilerim. Kitaplarla şiirle kalın...
"Bir gün, laf arasında, bana: 'Bir beşik gibi sallanır dünya, rahat uyusun diye bütün çocuklar..' gibi bir söz söylemiştin. O gün bu gün düşünürüm ki, insanların barışını ve evrensel sevgiyi daha özge bir biçimde anlatmak kabil değil. Ben yaşantımı şiire, şiirimi de bu sevgiye verdim. Sanırım, kitapta savaş sözcüğünü bulmayacaksın. Kaldı ki, esimim senden gelir. Onun için, kitabı, sevinerek, sana armağan ediyorum; sana ve bu inançla yaşayanlara, ölenlere.."

Ahmet Muhip Dıranas, Münire Hanım'a adadığı kitabına bu kelimelerle başlıyor. Dünya üzerinde böyle güzel insanların şiiri böylesine sahiplenmesi, Edebiyat'ın yaşam kaynağı. Yani demem o ki, ilk kafiyeye denk gelip bulan şahıs bir savaşta amansız bir ok yarası alıp ölseydi, bugün bütün düzyazı eserler hepimiz için birer hukuk kitabı olurdu. Kimine göre abartıyor olabilirim, fakat her düşünce saygıya muhtaçtır.

Şiirlerinde biçime fazlasıyla önem vermiş, çoğu şairimiz gibi Charles Baudelaire etkisinde kalmış olan Ahmet Muhip, sesin ve ahengin düğününde kafiyeyi dansa kaldırmış. İşte öyle bir kitap.
Şiir okumaya başladığımdan bu yana bir çok şairi tanımaya çalıştım. Çoğunun adını ve birkaç şiirini okul zamanlarında duymuştum. Lakin Ahmet Muhip Dıranas’ı ve şiirlerini duyduğumu hatırlamıyorum. KPSS için kitap almaya gittiğimde gözüme çarpmış. Böylece almıştım. Yavaş yavaş okudukça bazı şiirlerin tanıdık geldiğini gördüm.

Kitabın başında Münire’ye hitap ettiği o kısa yazıdan zaten çok seveceğimi anlamıştım. Fahriye abla, Olvido, Seranad çok sevilen şiirleriymiş. Ben de sevdim. Bunların yanında Gece, Yağmur, Bir Zamanda, Ağıt, Biraz daha ve diğer şiirlerini de beğendiğimi belirtmek isterim. Beni en çok etkileyen ise Dağlara şiiri. Kamp yapan gününü dağlarda geçiren insanlara ithaf edilmiş gibi duruyor.

Dil olarak oldukça açık bir anlatıma sahip olduğunu düşünüyorum. Dediği gibi kitapta savaş sözcüğü ile karşılaşmıyoruz. Dağ, bulut, toprak, hayvan isimleri gibi kelimeleri oldukça çok kullanmış. Ümit Yaşar’a ithaf ettiği bir şiiri de var. Yine tam da beni anlatıyor deyip altını çizdiğim dizelere dolu bir kitap.

Keyifle okuyun…
Kardır yağan üstümüze geceden,
Yağmurlu, karanlık bir düşünceden.
Ormanın uğultusuyla birlikte
Ve dörtnala, dümdüz bir mavilikte
Kar yağıyor üstümüze, inceden.
...
Türk şiirinde Cahit Sıtkı ile birlikte yeni bir çağ başlatan Dranas, sade,anlaşılır, akıcı dili ile ses ve şekil güzelliğine önem vererek kaleme aldığı bu yapıtı umarım beğenir, onun anlatmak istediklerini anlamaya çalışır, duygularını içinizde hissedersiniz.
Herkese keyifli okumalar. Kitaplarla ve sağlıcakla kalın.
Dili, söyleyişi önemseyen bir şair uyak, redif, kafiye düzeni var. Çoğunlukla hece ölçüsü kullanmış lakin bildiğimizin dışında durak bağıntısını saf dışı tutarak... Biçim olarakta anlam olarakta okuduğunuzda kendini belli ediyor şiir ben Dıranas’ın ürünüyüm diyor.
Ahenge, söyleyişe özen göstermiş şair ( sanki biraz Ahmet Haşim etkisi var) arka planda hayale ve müphemiyete önem vermiş. Bence Cumhuriyet Edebiyatı’nın mihenk taşlarından.
Heceyi benzersiz kullanım.Şairin Fransız Şiiri, Haşim, Yahya Kemal, Divan Şiiri hepsinden damıttığı Cumhuriyet Şiiri'nde lirizmin doruk noktası.Her şeye rağmen hak ettiği değeri görememiş bir şair.Ahmet Muhip Dıranas.

Yazarın biyografisi

Adı:
Ahmet Muhip Dıranas
Unvan:
Şair, Yazar.
Doğum:
Sinop, 1909
Ölüm:
Ankara, 1980
Ahmet Muhip Dranas (d. 1909, Sinop; ö. 21 Haziran 1980, Ankara) Türk şair, yazar.

Hayatı[değiştir]

1909 yılında Sinop'un Salı köyünde dünyaya geldi. Ankara Erkek Lisesi'ni bitirdi. Lisedeki edebiyat öğretmenleri Faruk Nafiz Çamlıbel ve Ahmet Hamdi Tanpınar, şiir sevgisinin gelişmesinde etkili oldular. Ankara Erkek Lisesi'ni bitirdikten sonra Hâkimiyet-i Milliye gazetesinde çalıştı(1930-1935). Ankara Hukuk Fakültesi'ne iki yıl devam ettikten sonra İstanbul'a gitti, Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü'ne girdi ve burayı bitirdi. Güzel Sanatlar Akademisi Kütüphane müdürlüğü yaptı. Dolmabahçe Resim ve Heykel Müzesi resim yardımcılığında bulundu.
1939'da Ankara'ya döndü ve CHP Genel Merkezi'nde Halkevleri Kültür ve Sanat Yayınları'nı yönetti. Ağrı dolaylarında askerlik görevini yaptıktan sonra, Ankara'da Çocuk Esirgeme Kurumu Yayın Müdürü, Kurum Başkanı (1957-1960), daha sonra İş Bankası Yönetim Kurulu üyesi oldu. Devlet Tiyatrosu Edebî Kurul Başkanlığı, Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu üyeliği yaptı. Politikaya atılarak Zafer gazetesinde yazılar yazdı. Birkaç kez DP'den milletvekili adayı olduysa da seçilemedi. Yayımlanan ilk şiiri, Ankara Lisesi'nden Muhip Atalay imzasıyla Milli Mecmua'da çıkan "Bir Kadına" adlı şiirdir 15 Eylül 1926. Sonra kendi imzası ile çeşitli dergilerde şiirler yayımladı.
Çeşitli dergilerde yayımlanan şiirleri, 1974 yılında İş Bankası Kültür Yayınları arasında, "Şiirler" adı ile çıktı. Ayrıca Tevfik Fikret'in 'Rübab-ı Şikeste' adlı eserini Türkçeleştirerek 'Kırık Saz' adı ile yine İş Bankası yayınları arasında çıktı.
21 Haziran 1980'de Ankara'da vefat etti. Vasiyeti üzerine Sinop'un Salı köyünde toprağa verildi.
Ahmet Muhip, Cahit Sıtkı Tarancı ile şiirde ahenge ve sese önem vermişlerdir. Mesela Kar şiirinde Ahmet Muhip sesi ön plana çıkarırken Olvido adlı şiirinde ne sesi anlama ne de anlamı sese baskın kılmıştır.
Hece şiirinin son kuşağı denilebilecek şairler arasında Ahmet Muhip Dıranas, çağcıl Batı şiirine (Baudelaire, Verlaine) en yakın, kendinden bir iki kuşak sonrası şairler üzerinde, az sayıda şiirle bile olsa, uzun süre etkili olan bir şairdir. O da hocası Tanpınar gibi az yazmış, seyrek yayımlamış, şiirlerini şiire başladıktan neredeyse elli yıl sonra (1974) kitaplaştırmıştır. Gerek Fransız şiiri, gerekse kendinden önceki nesilden ustaları Ahmet Haşim ve Ahmet Hamdi Tanpınar'dan aldığı etkileri sanatına yedirerek özgün bir şiire ulaşmıştır. Hece ölçüsü sınırlarında kalarak ama durak ve vurgu yerlerini değiştirerek gelenekte çağdaşlığı yakalayan, tedaî (çağrışım) gücü yüksek, yurdu, insanı ve doğası ile barışık, alışılmadık deyiş örgüsüyle unutulmaz şiirler yazmıştır. Şiirlerinde aşk, tabiat, ölüm, hatıralar, sığ olmayan bir anlatımla ve düşündürücü biçimde verilmiştir.
Fahriye Abla şiiri, Türk Edebiyatı'nın en ünlü şiirlerinden biridir.

Yayımlanmış kitapları

Yazılar. Adam Yayınları, Haziran 1994.
Oyunlar Gölgeler, Çıkmaz, Finten. Adam Yayınları 1995, İstanbul
Yazılar, Toplu Yazıları. YKY 2000, İstanbul
Şiirler. YKY Kasım 2006.
Eserleri

Şiir
Şiirler
Kırık Saz (1975 T. Fikret'ten).
Fahriye Abla
Rüzgar
Oyun
Gölgeler (1947)
O Böyle İstemezdi (1948 - Bu iki oyun Devlet Tiyatrosu ile İstanbul Şehir Tiyatrosu'nda oynanmıştır).
Bitmez Tükenmez Can Sıkıntısı
Büyük Olsun
Atlıkarınca
Olvido
Kar
Çeviri oyun
Aptal (1940 - Dostoyevski'den uyarlayanlar F. Neziere / S.W. Bienstock).
İnceleme
Fransa'da Müstakil Resim (1937 - İki Cilt C. Sıtkı ile birlikte).
Şiir çevirileri

Çalar Saat - Charles BAUDELAIRE

Yazar istatistikleri

  • 73 okur beğendi.
  • 137 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 64 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları