Ahmet Savaş Özpınar

Ahmet Savaş Özpınar

YazarÇevirmen
8.4/10
336 Kişi
·
21
Okunma
·
3
Beğeni
·
2.014
Gösterim
Adı:
Ahmet Savaş Özpınar
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
Üsküdar, İstanbul, 1969
Ahmet Savaş Özpınar 1969 yılında Üsküdar'da doğdu.Çocukluğunda duvarlara resim çizdiği için evden; ergenlik çağında aşklarını sınıf duvarlarına yazdığı için okuldan; doğru bildiklerini de ulaşabildiği her yere yazdığı için insanların yanından kovulduğunu söylüyor ve bu yüzden de kendini bir "Nefy-i Ebedi" yani "Sonsuz Sürgün" olarak adlandırıyor.Ortaokul yıllarında karikatür çizmeye başladı.Oğuz Aral, Semih Balcıoğlu ve Altan Erbulak'ın öğrencisi oldu.Karikatürleri Gırgır, Çarşaf, Hıbır, Limon ve Leman mizah dergilerinde yayımlandı.1997 yılında Radyo 34'te başladığı radyo programcılığına daha sonraki yıllarda 106 istanbul FM, Radyo7 ve Marmara FM'de devam etti.Gece yarılarından sonra "Gezgin" adıyla radyo programları yaptı.1998 yılında, İstanbul FM yayın grubuna bağlı olan İSTV KanalTek Televizyonu'nda "Gezgin'in Seyir Defteri" adlı şehir-anlatı programını hazırlayıp sundu.İlk kitabı "Aşk ve Cinayet Koleksiyonu" 2001 yılında yayınlandı.İkinci kitabı "Vazgeçmenin Bilge Soytarısı" ise 2003 yılında okuyucusuyla buluştu.Mekânsız, kimsesiz sokak insanlarını ve delilerin öykülerini anlattığı "Kuralsız Utangaç" adlı tek kişilik gösterisini başta üniversiteler olmak üzere çeşitli belediyelerin kültür etkinliklerinde sahneledi.Radyo programlarında, tek kişilik gösterisinde, kitaplarında ve çeşitli edebiyat dergilerinde yayınlanan yazılarında "Ahmet Savaş" adını kullandı, bu isimle tanındı.Cağaloğlu'ndaki çeşitli yayınevlerinde editörlük ve yayın yönetmenliği yaptığı yıllardan başlayarak, televizyon sektörüne geçtiği dönemde soyadını da kullandı ve çalışmalarına "Ahmet Savaş Özpınar" imzasını atmaya başladı.TVNet Televizyonu'nda, yakın dönemin siyasal ve toplumsal olaylarını gündeme getirdiği belgesel program "Kayıp Tarih" i 70 bölüm hazırlayıp sundu.2011 yılı Mayıs ayında "Hayyamlar ve Yamyamlar" adlı yeni kitabı okurlarıyla buluştu.Halen Çekmeköy Belediyesi Basın Danışmanlığı görevini sürdürüyor.
Bütün mevsimler birbirini içinde saklardı..
Tıpkı bir üzümün çekirdeğinde hem sirkeyi hem de şarabı saklaması gibi..
Yıldız olur sana ışık tutarım,
Bülbül olur pencerende öterim.
Yer altında belki rahat yatarım
Yer üstünde çektiklerim dindi mi...

Şimdi yaşamayı tatlı bulursun,
Koşarsın, gülersin, tez yorulursun,
Bir gün olur yine bana gelirsin
Deli gönlün yaşamağa kandı mı...

Sabahattin ALİ
Gitgide alışıyorum sana...
Hiçbir alışkanlık bu kadar güzel olamaz... 
Ellerin ellerimden uzaksa nasıl güçsüzüm bilemezsin...
Yanımda olduğun zamanlar; sigara dumanı gibi ciğerlerime doluyor, alkol gibi damarlarıma yayılıyorsun...
Durmadan başım dönüyor verdiğin hazdan... Alışkanlıklar daima korkutur beni...
Düşünki ben yaşamaya bile alışkın değilim... Kendimi kendime alıştıramadım yıllardır... 
Fakat şimdi sana alışıyorum...
"Herkesin kitabı yazılmamış bir hayat hikayesi vardır,kimi ödül alır,kimi sahaf raflarında yok olur gider ve insanlar aslında hangisinin daha değerli olduğunu hep yanlış bilirler."
290 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Dünyada en çok okunan romanlardan biri :"Don kişot" . Bunu duyunca kitabı ve içindekileri merak ettim ve okudum. Hayatımda gördüğüm en değişik yazılmış kitap. Okurken (kitabı) çok değişik bir duyguyla okudum. Şizofren bir kahraman ve saçmalıkları :) ... Kitabı okuduğum zaman daha bitirmemişken hayal kırıklığı oldu bende çünkü daha bir şey çıkaramamıştım ve nasıl bu kadar okunduğuna şaşmıştım. Kitabı okudum ve şöyle bir şey çıkardım daha doğrusu çıkarmak istedim diyelim:" İnsanlar bir hayal kurunca onları o hayal aleminden söküp atanlar vardır. Bunlar alaylarla , yalanlarla acıtarak yapılır. kendimizi hayal aleminden biz değil , insanlar çıkarır vs vs." gibisinden bir düşünceye kapıldım ama araştırmak gerekiyormuş ve buda ders oldu. kitabı araştırarak gelseydim daha tatlı ve güzel olacakmış.Bu düşüncemi hocama sorunca hocam bana açıkladı. Kitap orta çağda olan şovalyeliği anlatıyor ve onların nasıl bir durumda olduğunu gösteriyor. İspanya'nın sosyal, ekonomik, dini, siyasi ve edebi durumunu verirken güldürmeyide unutmamış diyebilirim. (Burayı araştırıp yazıyorum) Aslında kitap kısaltılmış. kitap 2 ciltmiş (bunuda köşeye bir yere yazarsınız). Bunları öğrenince kitap hakkında düşüncelerim çok değişti. Birdahakine tövbeliyim kitabı araştırmadan okumayacağım. Şuanda yeniden okumak bile istiyorum.Miguel De Cervantes'in çok iyi bir gözlemci ve tabikide çok iyi bir yazar olduğu kanısına vardım. Birinin bulunduğu ortamı bilmesi ve kaleme alması güzel bir şeydir. Çok kişi yapamaz bunu. Çok okunup, çokta beğenilen don kişotu bende beğendim. Okumanızı tavsiye ediyorum diyeceğimde okumayan var mı? güldüren, öğreten bir kitap. Çokta eski bir kitap ve günümüze kadar gelmiş (1615) yıllarında. Bir okuyun derim .:.:.:.
488 syf.
·Beğendi·10/10
Kahramanımız 16. yüzyılda ispanya manço eyaletinde yaşayan "kesada"adlı bir soyludur.Fakat bu soylu kişi, pek öyle varlıklı biri değildi.Köy sınırları içinde birkaç parça tarla ile tepenin üstünde yükselen şato, biçimde inşa edilmiş evi, tüm varlığı oluşturuyordu kesada sürekli olarak şövalyelik üzerinde romanlar okuyordu.Bu romanlarla aklını kaçırmıştı kendini devler ülkesinde sanıyordu ve kendini bekleyem bir prensesin onu beklediğini sanıyodu.
488 syf.
·24 günde·Beğendi·10/10
Dünyanın en iyi kurgu eseridir.

Don Kişot -asıl adı Alonso- dünya edebiyatında öyküden romana geçişin ilk adımıdır. Cervantes, Don Kişot'la modern romanın kurucusu olmuştur.

Cervantes'in maksadı aslında bu ipe sapa gelmez şövalye romanlarıyla adamakıllı dalga geçmektir.
Hayal ile gerçek dünyanın genellikle iç içe anlatıldığı romanda komik birçok öge bulunmaktadır.

Dili oldukça açık, sade ve anlaşılırdır. Genelde cümleler uzundur.
Roman, yaşlı şövalye Don Kişot'un atı ve uşağı Sancho ile birlikte yaşadığı serüveni anlatır.
Don Kişot, okuduğu romantik çağ şövalyelerinin romanlarından etkilenerek bu kurumun yeniden canlandırılması için yola çıkar. Ancak ideali ile kendi gerçekliği arasında trajikomik bir uçurum vardır.

Cervantes'i anlatan bir sunuş yazısında şu cümlerler yer almaktadır. İnsan hayatında üç kez Don Kişot okumalıdır. Kahkahaların bolca dudaklara fırlayıp duyguları harekete geçireceği gençlikte, mantığın hakim olmaya başladığı orta yaşta ve her şeye felsefe açısından baktığı ihtiyarlıkta.
488 syf.
·Puan vermedi
Spoiler İçerir.

İlkokul zamanlarından okuduğum her küçük kızın aşığı olduğu
kahraman sovalye hikayelerinin bulunduğu kitaptır. Büyüyünce tekrar okuyacağım demiştim ve okudum.
488 syf.
İnsanı büyüleyen olağanüstü bir kitap.Uslubu yazıldığı çağa göre oldukça ileri bir teknikle yazılmış.Mutlaka okumanızı tavsiye ederim.İyi okumalar...:)
488 syf.
·Puan vermedi
Don Kişot, diğer okuduğum kitaplara göre farklı bir kitap oldu benim için.

Senyör Kesada şövalye romanlarıyla kafayı bozmuş biridir ve kendi aklında uydurduğu bir sevgilinin rızasını kazanmak için şövalyelik maceralarına atılır. Yanına aldığı zayıf, güçsüz atı ve seyisi Sanço ile maceradan maceraya koşar. Sonunda olaylardan nasibini alır ve aldığı son yenilgiyle aklı başında olarak evine -şatosuna- döner.

Bence yazarın aslında anlatmak istediği, insanın kendisi gibi değil, arzu ve ihtiraslarla dolu olduğu. Hayal ve gerçekle iç içe yaşadığımız. Bunu da aslında bir nevi alaya almış, komik bulduğunu göstermiş bu kitapla.

...
"Sanço'nun hakkı var," diyorlardı, "Ümitsizliğe kapılmayın senyör Kesada. Hiçbir şey kaybolmuş değildir. Yaşamak güzeldir. Memleketi aydınlatan şu pırıl pırıl güneşe bakın; şu çayırların güzelliğine bakın; sevinçle öten şu kuşları dinleyin."
Fakat bu doğru ve güzel sözlerin hepsi havaya gidiyor. Don Kişot mahzun rüyasından bir türlü uyanamıyordu. Her gün onun bir parça daha mezara yaklaştığı ve talihe boyun eğdiğini görüyorlardı.
...
488 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Bu kitabı Yusuf arkadaşımın tavsiyesiyle okumaya başladım.Sanırım ki herkes gibi bende kitabın başlarında hiçbir şey anlamadım.Belki de anlamak istemedim??Kim bilir.Bunu küçüklüğümde de okudum sanırım.Ondan biraz aklımda kalmış.Neyse iyi ki Yusuf arkadaşımın incelemesini gördüm ve bu kitabın öylesine yazılmış bir kitap olmadığını anladım.Dünya klasikleri arasına girmiş bir kitap...Yani anlayacağınız bu kitabı anlat anlat bitiremeyiz.Kitabın bazı yerlerinde güldüm bazen kitaptaki kahramanlara hak vererek Don Kişot'un deli olduğunu söyledim bazende bulunduğu durumdan dolayı ona karşı içimde güzel bir his oluştu.Onun zihninde oluşturduğu hayaller sanırım kimsenin aklına gelmez.Şövalye kitapları okuya okuya her şeyi şövalye kanunlarına göre görüyordu.Mesela hanları şato,un değirmenlerini dev gibi görüyordu.İçimden bunun tımarhaneye kapatmaları gerektiğini söyledim.Ama bir yandan da ona kızamıyordum.Çünkü düştüğü durumları bir görseniz pardon okusanız :) çok iyi olur.Sonunda yaşanan olaylarla neredeyse ağlayacaktım.Bunu da okuduğunuzda öğrenirsiniz.Kitap çok güzeldi okumanızı tavsiye ederim.Unutmadan söyleyeyim dedim.İncelemesi içinde Yusuf arkadaşıma teşekkür ederim.
488 syf.
Don Kişot, insanların olayları olduğu gibi değil de kendi arzu ve ihtiraslarına göre anladıklarını gösteren bir eserdir.
Hayalperest, macera peşinde koşan, gerçek dünyadan uzak, idealleri olan bir tiptir. Hiçbir olayı olduğu gibi görmeyip, onu hep kendi arzu ve görüş açısına göre yorumlayarak bir hayal dünyasında yaşamaktadır.
İnsanların yardımına koşmak, onlara biraz adalet getirmek ateşiyle yanmaktadır. Cervantes, iki zıt tipi yan yana getirerek, ruh ve madde ikiliğini veya insanoğlunun iyi ve kötü yanlarını simgelemiştir. Hareket halinde göstererek insan doğasının karışıklığını, derinliğini anlatmıştır.
Cervantes 'in kısa yaşam öyküsünü başyapıtı"Don Kişot" için söylenmiş bir sözle bitirelim: " İnsan, hayatın üç kez Don kişot'u okumalıdır. Kahkahanın kolayca dudaklara fırlayıp duyguları harekete geçireceği gençlikte, mantığın hâkim olmaya başladığı orta yaşta ve her şeye felsefe açısından bakıldığı ihtiyarlıkta."
184 syf.
Spoiler içerir !

Ilk romanlardan olan bu kitabı okurken destan ve efsane unsurlarına rastlanabiliyor.
Kitabın içeriğine baktığımızda şövalye olmak isteyen bir adamın şövalye olmaya çalıştığında yaşadığı olayları anlatmaktadır.
Kitap ilk eserlerden olmasına rağmen gayet güzeldi ayrıca yazarlarımızın uslubu ve sadeliği ile kitabın anlasilir olması güzeldi.
Incelemem ne kadar iyi bilmem ama sadece yorumladım umarım beğenirsiniz.
Keyifli Okumalar
Saygı ve sevgiler
488 syf.
·7 günde·Beğendi·10/10
Kesinlikle her okurun okuması gereken bir kitap. Kitabın başları aslında pek güzel değil ama sonlarında özellikle son sayfasında bize birçok şey anlatılıyor. İnsanların değişebileceği kitabın son sayfasında açık ve net bir şekilde anlatılmış ama bu değişim iyi mi, kötü mü tartışılır. Ve kitabın girişinde şövalye romanları ile aklını kaçırmış bir adam karşımıza çıkıyor. Don Kişot... Adamın deli olması engelleri aşmayacak veya cesur olmayacak değil. Adam elinde bir güç bulunmamasına rağmen aşırı cesur. Karakterin böyle bir kişiliğe sahip olması beni kitapta derinden etkiledi. Ama asıl sadece hayallerde va kandırmacalarda gördüğü bir prenses uğruna can vermek istemesi harikaydı. Kitabı sadece severek değil, kitabın verdiği heyecanı ikiye katlayarak okudum. Gerçekten güzeldi...

Yazarın biyografisi

Adı:
Ahmet Savaş Özpınar
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
Üsküdar, İstanbul, 1969
Ahmet Savaş Özpınar 1969 yılında Üsküdar'da doğdu.Çocukluğunda duvarlara resim çizdiği için evden; ergenlik çağında aşklarını sınıf duvarlarına yazdığı için okuldan; doğru bildiklerini de ulaşabildiği her yere yazdığı için insanların yanından kovulduğunu söylüyor ve bu yüzden de kendini bir "Nefy-i Ebedi" yani "Sonsuz Sürgün" olarak adlandırıyor.Ortaokul yıllarında karikatür çizmeye başladı.Oğuz Aral, Semih Balcıoğlu ve Altan Erbulak'ın öğrencisi oldu.Karikatürleri Gırgır, Çarşaf, Hıbır, Limon ve Leman mizah dergilerinde yayımlandı.1997 yılında Radyo 34'te başladığı radyo programcılığına daha sonraki yıllarda 106 istanbul FM, Radyo7 ve Marmara FM'de devam etti.Gece yarılarından sonra "Gezgin" adıyla radyo programları yaptı.1998 yılında, İstanbul FM yayın grubuna bağlı olan İSTV KanalTek Televizyonu'nda "Gezgin'in Seyir Defteri" adlı şehir-anlatı programını hazırlayıp sundu.İlk kitabı "Aşk ve Cinayet Koleksiyonu" 2001 yılında yayınlandı.İkinci kitabı "Vazgeçmenin Bilge Soytarısı" ise 2003 yılında okuyucusuyla buluştu.Mekânsız, kimsesiz sokak insanlarını ve delilerin öykülerini anlattığı "Kuralsız Utangaç" adlı tek kişilik gösterisini başta üniversiteler olmak üzere çeşitli belediyelerin kültür etkinliklerinde sahneledi.Radyo programlarında, tek kişilik gösterisinde, kitaplarında ve çeşitli edebiyat dergilerinde yayınlanan yazılarında "Ahmet Savaş" adını kullandı, bu isimle tanındı.Cağaloğlu'ndaki çeşitli yayınevlerinde editörlük ve yayın yönetmenliği yaptığı yıllardan başlayarak, televizyon sektörüne geçtiği dönemde soyadını da kullandı ve çalışmalarına "Ahmet Savaş Özpınar" imzasını atmaya başladı.TVNet Televizyonu'nda, yakın dönemin siyasal ve toplumsal olaylarını gündeme getirdiği belgesel program "Kayıp Tarih" i 70 bölüm hazırlayıp sundu.2011 yılı Mayıs ayında "Hayyamlar ve Yamyamlar" adlı yeni kitabı okurlarıyla buluştu.Halen Çekmeköy Belediyesi Basın Danışmanlığı görevini sürdürüyor.

Yazar istatistikleri

  • 3 okur beğendi.
  • 21 okur okudu.
  • 13 okur okuyacak.