Ahmet Şerif İzgören

Ahmet Şerif İzgören

Yazar
8.4/10
6.574 Kişi
·
24.651
Okunma
·
1.946
Beğeni
·
32974
Gösterim
Adı:
Ahmet Şerif İzgören
Unvan:
Yazar, Konuşmacı, Kişisel Gelişimci
Doğum:
İzmir, 1965
1965 yılında İzmir’de doğdu. 1983 yılında Kuleli Askeri Lisesi’ni, 1987’de Hacettepe Üniversitesi İngiliz Dilbilimi Bölümü’nü bitirdi. Türk Silahlı Kuvvetleri’nde üsteğmen rütbesine kadar görev yaptı.

1991 yılında ordudan istifa etti. Aynı yıl Ankara Üniversitesi TÖMER Bursa Şubesi’ni kurdu ve bu şubenin müdürü olarak dört yıl görev yaptı. Bu dönemde, Bursa’nın ilk kültür merkezini açtı. Türkiye’nin tek çeviri dergisini çıkarttı. On altı tiyatro, müzik, resim kulübünün fahri başkanlığını yaptı.

1995 yılında özel sektöre transfer oldu; iki ayrı firmada genel müdürlük yaptı. 1996 yılında AIESEC Yüksek Danışmanlar Konseyi Üyesi olarak hizmette bulundu. İngiltere (Sunley Management Center) ve Türkiye’de zaman yönetimi, finans, liderlik, beden dili, işletme yönetimi ve yönetim modelleri, satış ve pazarlama, iletişim, şirket fonksiyonları, karar alma teknikleri, stres yönetimi, motivasyon, yaratıcı liderlik, benchmarking vb. konularda birçok seminere katıldı ve eğitim aldı. Daha sonra bu alanlarda yurt içinde ve yurt dışında eğitimler verdi. Liderlik, takım çalışması, yönetim ve iletişim alanında yurt dışı da dâhil olmak üzere birçok üniversite ve platformda 500’ü aşkın seminer verdi. Hâlen bu konularda Türk ve yabancı birçok kuruluşa, eğitim ve danışmanlık hizmeti vermektedir.

İzgören, çalıştığı kurumlarda değişim yaratması ve sistem oluşturmasıyla tanındı. Kurucusu olduğu Academy International / İzgörenAkın Eğitim ve Danışmanlık firmasının 1996’dan beri; ELMA Yayınevi’nin (Akademi Artı Yayıncılık AŞ) 1999’dan beri Yönetim Kurulu Başkanlığı görevindedir. Sekiz tanesi iş ve yönetim ile kişisel gelişim konularında olmak üzere on iki kitabı yayımlanmıştır. Bunlardan dokuz tanesi on binin üzerinde satılmıştır.

Türkiye'de konusunda çalışan bir bilirkişi.
"Ne gülüyorsun deli gibi" deriz ya aslında psikolojik problemi olanların %90'ı somurtur. Aklınızda hiçbir şey yoksa gülümseyin, herkes "Ne düşünüyorsunuz" diye merak eder. Gülümsemek zeka belirtisidir.
"Henry ford "İnsan öğrenmeyi bıraktıgı gün yaşlanır."diyor.
Biz bu ûlkede;
-18 yaşında yaşlanmaya başlıyoruz.
-30'larda ölüyoruz.
-70 yaşinda gömülüyoruz.
- Komünist misiniz siz?
-Değiliz abi, vallahi billahi değiliz.

Evi arıyorlar. Cidden Das Kapital, solcu dergiler falan.. Polis bir bakıyor duvarda Karl Marx'ın çerçeveli resmi.

- Kim ulan bu??

Sessizlik... Çocuklardan biri atlıyor :

-Dedemin resmi.

-Böyle nur yüzlü bir deden var, utanmıyor musun komünist olmaya!
Günümüz Türkiye'sinde üniversite mezunlarının %70'i mezun oldukları alan dışında çalışıyorlar. Böyle korkunç bir şey olabilir mi?
Sezen Dursun
Sezen Dursun Süpermen Türk Olsaydı Pelerinini Annesi Bağlardı'ı inceledi.
184 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
KİŞİSEL GELİŞİM ADINA ÖLMEDEN OKUNASI YEGANE KİTAP!

Anthony Robbins :
"Ne yapmak gerektiğini pek çok insan bilir ama bildiğini yapan insanların sayısı çok azdır."

İzgören bu devasa anlamlı sözle başlıyor kitabını yazmaya.
DÜRÜSTLÜK
GİRİŞİMCİLİK
HOŞGÖRÜ
İŞ KALİTESİ
YURT SEVGİSİ
Adı altında kısımlara ayırıp bölüm olarak işlemesiyle, hikaye vari anlatımıyla okumaktan keyif almanızı sağlıyor.

" Çocuğunuzun kriptonu olmayın! Bırakın uçsun artık."

Türk kültüründe yetişmiş hemen her ırk için nokta tespitleri var yazarın. Toplumumuzda sağlıklı bir çocuğu 'aşırı sevgi, aşırı korumacılık ve aşırı kollamacılık' la nasıl çürük elma bir yetişkin haline getirdiğimizden ve hatta kendi hayatını yaşayamayan insanların, umarsızca, kendi çocuklarının hayatını yaşadığından bahsediyor. Bu tür önemli konuları herkesin anlayacağı boyuta indirgemesi de kitaba akıcılık ve anlaşılırlık katıyor haliyle.

"BU KİTABI KİŞİSEL GELİŞMEYİN DİYE YAZDIM. TOPLUMSAL GELİŞİN... ETRAFA DA GRAM KATKINIZ OLSUN."

İzgören, işte bu söyleminin altını hakkıyla doldurmuştur benim nazarımda. Yurt sevgisi, iş ahlakı gibi toplumumuzun kanayan yaralarını, bütün objektifliğiyle ele almıştır. Aksini düşünmek imkansız çünkü kitabı okuduğunuzda haksız veya abartılı bulacağınız hiçbir tema olmayacaktır.

GERÇEKÇİ OLALIM...

"Noel Baba yalan
Mustafa Amca ise gerçek
Geyikler yerine eşeği var
Eşek de daha gerçek, Mustafa Amca da."
184 syf.
İncelememe nerden başlayacağımı bilmiyorum. Bilmem kaçıncı denemeden sonra umarım artık bir şeyler yazabilirim :)

Kitabın türü “Kişisel gelişim” evet. Ama kitap kişisel gelişimden çok çok daha ötesi :TOPLUMSAL GELİŞİM.

Bu kitapta “para kazanmanım 20 yolu”, “nasıl başarılı olunur?”, “kısa yoldan nasıl zengin olunur?”, vs. gibi şeyler yok!!

Bu kitapta kötü çocukları cezalandırmak yerine onları iyileğe teşvil etmek için “polikartlar” hazırlatan ve her iyilik yapan çocuğa polikart dağıtan; belli bir polikart toplayan çocuklara hediyeler veren Eminiyet Müdür Yardımcısı AKİF AKTUĞ var.

Bu kitapta sırf çocuklar okuyabilsin diye eşeğine kitap yükleyerek köy köy gezip çocuklara kitap dağıtan MUSTAFA GÜZELGÖZ var.

Bu kitapta “Yediğiniz meyvelerin çekirdeklerini atmayın, üç gün gazetenin üzerinde kurutun ve bize yollayın” diyerek çekirdek toplama kampanyası başlatan ve tam 10 milyon çekirdek toplayan FAHRETTİN ER doktor var.

Bu kitapta fakir çocuklara hayallerini yazdırıp, 200 çocuğun hayalini gerçekleştiren Of kaymakamı TUNCAY SANEL ve daha saymadığım niceleri var.

Ahmet Şerif İzgören “KİŞİSEL GELİŞİM” kitaplarının yazarları gibi “nasıl zangin olunur” adı altında kitaplar yazıp bu kitapları satarak kendisi zengin olmuyor.
Sadece güzel insanları, başarabilen insanları gösteriyor. En içten dille söylüyor bunları. Sanki oturmuş karşına sohbet ediyor kitap seninle..

Kitabın çoğu yerinde gözüm doldu, tüylerim diken diken oldu.. Dram mı var? HAYIR. Böyle güzel insanların yaşamış olması, yaptıkları güzel işler yüzünden.
Yapamaz mıyız biz de? Elbette yapabiliriz.

KALIPLARDAN ÇIKALIM! ÜLKEYİ, MİLLETİ DÜŞÜNMEK BANA MI KALDI DEMEYELİM.

Herkes üzerine düşeni dürüstlükle, rüşvet almadan, ırk, din ayrımcılığı yapmadan yapsa her şey daha güzel olmaz mı?

Ahmet Şerif İzgören’in bu kitabını beğenmez rüşvet alan memurlar, sırf öğrettim demek için derse giren öğretmenler. “Bizleri eleştiriyor, sevmiyor” derler. Peki kendi kitap boyunca örnek verdiği isimler halktan değil mi? Hepsi halktan, hepsi memurlar, doktorlar, öğretmenler vs.

“Kitapta övdüğüm insanlara bakın. Çoğu devlet memuru. Polis Akif devlet memuru, çilekçi öğretmen, Mustafa Güzelgöz, Şaban Efe, imam Kazım Ozan, müstahdem Recep Amca, Hüseyin Haki Efendi, vali Hurşit Bey, Telekomdaki görevli, doktor Fahrettin Er, Üstün Ezer, Nuri Okutan, Recep Yazıcıoğlu, Of kaymakamı...”

Ahmet Şerif İzgören kendisi de şu an bu insanlardan birisi. TÜRKİYE UĞUR BÖCEKLERİ projesiyle binlerce insana ücretsiz eğitim veren güzel insan kendisi. Senin gibi güzel insanların sayının artması dileğile...

Ben kişisel gelişim okumam ve tavsiye etmem. KİŞİSEL GELİŞİM okuyacaksanız itinayla tavsiye edebileceğim TEK kitap budur.

OKUYUN. OKUTUN!

Kitapla kalın :)
senanur
senanur Şu Hortumlu Dünyada Fil Yalnız Bir Hayvandır'ı inceledi.
163 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Bir solukta okunabilecek bir kitap. Bazen kendimi bulmama yardımcı olan,bazen gülümseten,bazen düşündüren,samimi,içten güzel bir anlatım.Yazar sanki karşimizda oturuyormuşda anlatiyormuş gibi sohbet havasi olmasi daha anlaşilir olmasini sagladi herkese tavsiye ederim.
169 syf.
·10/10
Sabah uyandım. Ayılana kadar kahvaltı öncesi hafif bir şeyler okuyayım gözüm açılsın dedim. İsmi ilginç geldi. Sabah sabah mizah kitabı okunmaz ki anacım sen ne yapıyorsun dedim kendi kendime.

Madem kitabı açtım bir kaç sayfa okuyayım da arkamdan ağlamasın dedim. Hıdır abimiz memurmuş. Çeşitli sebepler yüzünden hak ettiği göreve gelemiyormuş. Bütün düşüncesi orijinal şahin arabası ve şef olmak. Şef olacak mı Arabanın orijinalliği bozulacak mı diye beklerken birde ne göreyim kitap bitti.

Ayılmak mı, bomba gibi oldum bomba. Getirin 13000 küsur sayfalık Artamene ou le Grand Cyrus romanını akşama bitireceğim.





Kitaptan hoşuma giden bir Anektod yazmak istedim.

Adamın biri süpermarkette yarım elma almak istiyor. Tezgahtarla kapışıyorlar, tezgahtar müdürün yanına gidiyor,
“İçeride bir hayvan var. Bu elmanın yarısını almak istiyor” diyor. Bakıyor müdür sessiz; arkasını dönüyor. Bu müşteri arkasında. Adamı görünce
“Bu beyefendi de diğer yarısını almak istiyor” diyor.
Neyse adama veriyorlar elmanın yarısını, adam gidiyor.
Müdür diyor ki “Amma akıllı adammışsın sen. Nerelisin bakayım?”
O da “Brezilyalıyım abi” diyo.
Müdür “Yav ne işin var Türkiye’de, yaşasaydın ya Brezilya’da” deyince, bizimkisi
“Müdürüm, Brezilya’da ya futbolcu olursun ya da hayat kadını. Başka da bir şey olamazsın” diyo.
Müdür “Yalnız benim karım da Brezilyalı” deyince bir sessizlik hüküm sürüyor; bizimki soruyor:
“Abi, yenge hangi takımda oynuyor?”
240 syf.
·6 günde·Beğendi·9/10
Bir mum başka bir mumu tutuşturmakla kendi ışığından bir şey kaybetmez.

Bu kitapta Ahmet Şerif İzgören ışığını bizlerle paylaşmış. Okurken gerçekten keyif alacağınız, sohbet havasında bir kitap.

Kişisel gelişim kitapları genelde çok sıkıcıdır ve bunu yapın şunu yapmayın şeklindedir. Ancak yazarımızın dili bu kitapta çok farklı, severek okuyacak ve ışığından faydalanacaksınız...

İyi okumalar
200 syf.
·1 günde·4/10
Kişisel gelişim kitabı olmaqla yanaşı, insanın gələcək həyat tərzini necə planlamaq gərəkdiyini öyrədir. Ahmet Şerif'in kitablarında diqqətimi çəkən bir noans real həyat hekayələrinə baş vurmaqla oxucunu motivasiya edir. Bəzi yazıçılar kimi "toz-pembe" hekayələr danışmır, ya da xəyallar qurdurmur. Müxtəlif yazarların əsərlərindən nümunələr gətirməklə oxucusunu hərtərəfli tatmin etməyə çalışır. Sadəcə sevmədiyim bir cəhət odur ki, yazıçının kitablarında eyni süjet sanki təkrarlanır. Kitabın adı fərqli olsa belə, sonunda nəticə olaraq əldə etdiyimiz fikir bütün kitablarda sanki eynidir. Oxuduğum bu kitabda Ahmet Şerif iş həyatına başlayan zaman nələrə diqqət göstərmək lazım gəldiyini öyrədir. Ve onu çox düzgün vurğulayır ki, hər bir insan nəyə qadir ola biləcəyini çox yaxşı bilməlidir ki, sonradan xəyal qırıqlığına uğramasın... Kitabda son olaraq bu nəticəyə gəldim: Əsas o deyil ki, hər kəs varlı olsun, əsas olan hamının xoşbəxt olmasıdır. Bəlkə bizlər nazir, deputat, polis ola bilmərik, amma aşpaz, dərzi, bərbərlik sahəsində öz "brendimizi" yarada bilərik.
1
1 Şu Hortumlu Dünyada Fil Yalnız Bir Hayvandır'ı inceledi.
163 syf.
Sürekli ismini duyduğum ve bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine ondan ödünç alıp okuduğum bu kitapta ne yazık ki yapılan övgülerin karşılığını çok da göremedim. Birkaç basit ve dayanaksız fikir üzerine oluşturulmuş ve bolca örnek hikayeyle süslenmiş bir çocuk kitabından fazlasını ne yazık ki bulamadım. Zaten kitabın isminden de çocuklar için yazılmış olduğu çıkarsaması rahatlıkla yapılıyor, bu yüzden beklentiyi yükselten ben hatalıyım sanırım.
Genel olarak kişisel gelişim kitaplarına bakarsanız; iş yaşamında, özel yaşamda başarı, zengin olma, her istediğinin gerçekleşmesi gibi vaatlerde bulunan, çoğunlukla bu vaatlerin hiçbirini gerçekleştiremeyen, gerçekleştirmesinin bile kısa süreli bir 'gaz verme' biçiminde olduğunu görebilirsiniz. Peki neden tutuyor, bu kadar satılıyor derseniz ona da bir açıklama var tabiki : Umut satmak. Kim zengin olmak, mutlu olmak, hayallerini gerçekleştirmek istemez ki diye bir soru yönelteyim kabul ederseniz? Kısa yoldan zengin olmak istiyorsanız kişisel gelişim kitaplarında yazanları yapmak yerine siz de bir tane yazın, inanın çok kolay. Kelime dağarcığı bile birkaç yüz kelimeyi geçmeyen bu tipte kitapları yazmak için niteliğe falan da gerek yok.
Sonuç olarak para kazanmak için ve bu kaygıyı güderek yazılmış olan bu kategorideki kitapları almayın. Neden mi? Çünkü öyle güzel kitaplar özellikle de 'klasikler' var ki siz bunları okuduğunuzda farkında olmasanız da bambaşka bir insan oluyorsunuz, kişiseliniz zaten gelişiyor :) Bunlarla kısacık ömrünüzün güzel vakitlerini boşuna harcamayı akıllıca bulmuyorum. Dolu okumalar.
200 syf.
·4 günde·Beğendi·5/10
Akıllılara,
“Okuyun, gülün, dersleri çıkarın”
diyorum.

Ortalamaya,
“Gülün sadece” diyorum.

Geriye kalanlara da diyorum ki “Alınmayın,
bozulmayın”. Bana yazmayın, “Şu eksiklerimizi
düzeltelim de daha iyi bir ülke olalım” diye çaba
gösterin diyorum. (yazar)

Acı gerçeklerle yüzleştiğimiz bir kitap olmuş. Ağlanacak halimize tebessüm ettiren,güldüren bir kitap...

İyi okumalar
276 syf.
·2 günde·10/10
- kendini sev
- gülümse
- her haline şükret

Önecelikle şunu belirtmeliyim ki, ben genel de pek kişisel gelişim kitaplarını okumam. Elbette kişisel gelişim kitaplarını okumuşluğum var ve bir çoğu çok saçmaydı. Bu kitap farklı; yazar bu kitapta insanlığımızı hatırlatıyor bize... ( bazı konularda uzalaşırsanız ben karışmam)
Bu kitabı herkes beğenmeyebilir saygı duyarım ama bence bir şeylerin farkına varacaksınız.

Kitabın içeriğinde kısa hikayeler, yazarın kendi yaşadıklarından örnekler vermesi, kısa sözler, sorunlar-çözümler gibi pek çok şey var.
(Bu arada yazarı tanısanız çok seversiniz. Çok içten, samimi ve eğlenceli.)
Ayrıca kitap 2002 de yazılmıştır.

Kitabın ismini çocuksu bulanlar var birde, kitabı okuyun ismini yazar açıklıyor. ;)

Kitaba bir şans vermenizi tavsiye ederim.

Okuyacaklar için keyifli okumalar :))
Günay İlgar
Günay İlgar Süpermen Türk Olsaydı Pelerinini Annesi Bağlardı'ı inceledi.
184 syf.
·1 günde·Beğendi·10/10
Müptezeller bittikten sonra yaklaşık altı-yedi tane kitabın kapağını açıp, göz gezdirip başlamadan bırakan ben... en sonunda da en alttaki bu kitabı çıkarmakla çok iyi yapmışım.

Şu ana kadar okuduğum, çok beğendiğim ve isteyenlere tavsiye ettiğim Koku, Serenad, Uçurtma Avcısı ve hatta Şeker Portakalı'nın evet Zeze'nin bile üstüne çıkabilecek bir kitap, okuduğum kitapların en güzellerinden. Herkesin mutlaka okumasını istediğim muhteşem bir kitap. Bu kitap okunmalı, okutturulmalı. Ne kadar çok yere ulaştırılabilirse ulaştırılmalı. Hatta bu sitede yalnızca okuma, alıntı, toplantı gibi etkinliklerin yanında bir de elimizden geldiğince ki aramızda bir çok öğretmen vardır onların yardımıyla yalnızca ihtiyaç sahiplerine ulaştırmak üzere kitap, kütüphane kurma kampanyaları yapılabilir.

Yalnızca okumakla kalmayıp uygulayabilmek de asıl mesele. Aslında çoğu da bizim düşüncelerimiz. "Yaşamak istediğimiz ülke" için çalışan bu güzelim insanlara katılmak umarım bizlere de vesile olur da biz de üzerimize düşeni yapabilir, yaşanılabilir bir ülke için adım atmış oluruz. Konu başlıklarında olduğu gibi, yurdunu seven, işini iyi yapan, dürüst, hoşgörülü bir insan ve ülke olabilmek için...

Ve ayda bir kere de olsa elimizden geldiğince ismi geçen kuruluşlara, hiç tanımadığımız ama mutlu olmalarına katkıda bulunabileceğimiz o insanlar için kısa mesajla yardımda bulunmayı ihmal etmesek... İnsan olan karşılıksız yapmalı tüm güzel şeyleri ve hep inandığım şeylerden biri de "birini mutlu edebilmek o mutluluğu görmek kadar güzel bir duygu yok."

Karınca kararınca elimizden ne geliyorsa...

Ülkemde böyle insanların, böyle bir kuruluşun olması inanılmaz gurur verici ve umut dolu. Umarım daha da büyür ve çoğalırlar. Böyle bir ekipte yer almayı çok ama çok isterim. Kitabın son sayfalarında yer alan Uğur Böcekleri ekibindeki arkadaşların sözlerini de ekliyorum son satırlara. Bu duygularına hayran olmamak ve o duygulara ortak olmak dünyanın en güzel mutluluğu olsa gerek.

- Benim için TUP, insan hayatına küçücük de olsa dokunabiliyor olmanın verdiği büyük mutluluk… Her seminerde gözlerimin mutluluk ve heyecandan dolması, her seminer sonrası gözlerdeki sevinç ışığı, her seminer sonrası bu ülkede güzel şeyler olduğuna, olacağına duyduğum güven. Ve benim için TUP, hayatımdaki büyük sihir…
(Aslı Akyol)

- Gelecek aydınlık olacaksa eğer, gerçekten; sırf bu projenin ışığı bile yeter.
(Ayşe Atalar)

-Dürüstlüğün, samimiyetin, yurt sevgisinin, girişimciliğin ve birçok değerin anlam kazandığı bu projede, Türkiye Uğur Böcekleri Projesi'nde, anlam kazanabilmek temennisiyle..
(Davut Kör)

- Seminer verdiğim günün bitiminde insanlara faydalı olmanın mutluluğunu
yaşıyorum ve hayatım boyunca seminer vermek istiyorum. Çünkü ihtiyacı olanlara yardımcı olmak, bir şeyler vermek harika bir duygu. Türkiye Uğur Böcekleri Projesi benim hayata dair sorumluluklarımın bir parçası. (Eda Sincar)

- Hayat amacımız, bireyden topluma gelişim; söylenmektense söylemek hayata dair güzellikleri. Bence herkes hayatının hangi döneminde olursa olsun mutlaka TUP'la tanışmalı ve insan olmanın tadını çıkarmalı. TUP, hayatta başka bir şeyle ikamesi olmayan nadir oluşumlardan biri belki de. (Elif Aydın)

- TUP, sanki bir yara bandı gibi, gittiği yerde insanların her an fark edemediği, ama sürekli sızlayan yaralarını kapatıveriyor. İnsanları mutlu etmekten mutluluk duyan insanlarla dolu bir sosyal sorumluluk projesi.
Gönüllüleri için de ikinci bir okul. (Elif Çakıcı)

- İnsan olmanın en değerli yanı iyilik yapmaktır. Türkiye Uğur Böcekleri Projesi'yle her defasında daha fazla hissettim insan olmanın güzelliğini. (Emin Barış)

- Kütahya Cezaevi'ne Fulya, Taylan, Neslihan, Özgür ve ben birlikte gittik.
Bir mahkûm çıkışta bir şiir verdi. "Anama yazmıştım Şerif Hocam. Sen hak ettin. Şiir senin. Ben anama bir tane daha yazarım" dedi. Şiiri okudum, gözlerim doldu. İnsanlık dolu bir şiir. Genç ve efendi bir çocuktu. "Niye buradasın?" diye sordum. "Hocam ben adam öldürdüm" diye yanıtladı.
"Senin gibi efendi biri nasıl adam öldürür?" diye sorduğumda da "Hocam kimse bize bunları anlatmadı ki" diye yanıt verdi. Ders hepimize.

- Hayata yeniden böyle bir noktadan başlamak istiyorsanız eğer, birilerine el
uzatmak istiyorsanız, gelişmek ve geliştirmek istiyorsanız, TUP, sizin de
aradığınız proje demektir. İnandıktan sonra insanın başaramayacağı hiçbir
şey yoktur. (Funda Çelik)

- İnsanların karşılıksız hiçbir şey yapmadığı günümüzde, karşılıksız iyilik yapmanın tarifsiz mutluluğunu yaşıyorum hayata dair verdiğim seminerlerde. (Gülçin Demircan)

- Bazen bir zorlukla karşılaştığımda, içinden çıkamadığımda kenara çekilip olaya bir de "Uğur Böceği" gibi bakıyorum. Mücadele ruhu kazandırdı.
Karanlığa küfretmektense bir mum yakmayı öğretti bana, bu da hayatımın her aşamasında bana yardımcı oluyor. (Merva Fındık)

- Gittiğimiz yerlerde yarattığımız "Uğur Böceği Etkisi"nin sonuçlarını
düşününce, sahip olduğum mutluluk ve huzuru ifade etmekte kelimeler
yetersiz kalır. Bunun yanında hayata ve olaylara bakış açımı değiştiren,
kendimi bulduğum muhteşem bir projenin içerisinde olduğumu düşünüyorum.
(Merve Işıl Kaya)

- Mine konuşma engelliydi. Seminer bitiminde, herkes dağıldıktan sonra sırasına gitti ve forma bir şeyler çizmeye başladı. El ele tutuşan iki kişi, birisi küçük, birisi büyük ve topuklu ayakkabıları var ve aralarında bir kalp. Seminer ile ilgili düşüncelerini yazması gereken kısma da bir ev çizmiş…(Nazlı Özdil)

Nazlı'yı toplantılarda beyaz uğur böceği tişörtü ve kocaman gülümsemesiyle hatırlıyorum. İçten, sıcak ve akıllı Mine'den aldığı o küçük kalp ve ev resmi bir insanın hayatında alabileceği en güzel hediyelerden
biridir.

- Herkesin hayatında kilometre taşları vardır. O kilometre taşında yaşanılanlar olmasa insan farklı yerlere sürüklenir. TUP da benim için farklı bir kilometre taşı, hayatı değiştiren ve aslında hayat veren. Gelişen, geliştiren, insana dokunan, insanlığını hatırlatan bir proje TUP. (Nihan Özel)

- Önce kendimize, sonra yakın çevremize hoşgörü, girişimcilik, iş kalitesi, yurt
sevgisi ve dürüstlük değerlerinin ne kadar önemli olduğunu anlatırız. Sonra düşeriz yollara, Türkiye'nin dört bir yanına bilginin ışığını yayarız. (Sinem Dinçol)

- İlk seminerinizi verdikten sonra, değerlendirme formlarını elinize alıp okumaya başlayacaksınız. Okumayı bitirdikten sonra, sadece bir saat içerisinde insanların hayatlarına dokunduğunuzu anladığınızda, hayat gözünüze hiç görünmediği kadar güzel görünecek. (Volkan Duygunoğlu)

- Seminer sonunda huzura kavuşuyorum, çünkü bilgimin zekâtını vermiş ve
insanların hayatlarına dokunmuş oluyorum. Bir mahkûmun bana "Hayatım benim kelebeğimi öldürdü, artık sizle yeniden canlandıracağım" demesi her
şeyin karşılığıydı. TUP bir hayat felsefesi bence. (Tuğba Bademci)

- Sildiklerinin bir önemi yok, yerine doğrular yazılmıyorsa, Bildiklerinin bir önemi yok, senden başkası bilmiyorsa'' diye çıktığım bu yolda her geçen gün bilgiyi paylaştıkça, gözlerde oluşan tebessümleri görmenin bu projenin gerçek amacının en belirgin kanıtı olduğunu düşünüyorum (Gamze Güngörür)

- Sönen mumların emanet ettiği karanlıkları, gözlerindeki ışıklarla aydınlatacak koca yürekli kardeşlerimizi seyirci koltuklarından kaldırıp sahneye çıkarmaktır Türkiye Uğur Böcekleri Projesi (Gökhan Müftüoğlu)

Yazarın biyografisi

Adı:
Ahmet Şerif İzgören
Unvan:
Yazar, Konuşmacı, Kişisel Gelişimci
Doğum:
İzmir, 1965
1965 yılında İzmir’de doğdu. 1983 yılında Kuleli Askeri Lisesi’ni, 1987’de Hacettepe Üniversitesi İngiliz Dilbilimi Bölümü’nü bitirdi. Türk Silahlı Kuvvetleri’nde üsteğmen rütbesine kadar görev yaptı.

1991 yılında ordudan istifa etti. Aynı yıl Ankara Üniversitesi TÖMER Bursa Şubesi’ni kurdu ve bu şubenin müdürü olarak dört yıl görev yaptı. Bu dönemde, Bursa’nın ilk kültür merkezini açtı. Türkiye’nin tek çeviri dergisini çıkarttı. On altı tiyatro, müzik, resim kulübünün fahri başkanlığını yaptı.

1995 yılında özel sektöre transfer oldu; iki ayrı firmada genel müdürlük yaptı. 1996 yılında AIESEC Yüksek Danışmanlar Konseyi Üyesi olarak hizmette bulundu. İngiltere (Sunley Management Center) ve Türkiye’de zaman yönetimi, finans, liderlik, beden dili, işletme yönetimi ve yönetim modelleri, satış ve pazarlama, iletişim, şirket fonksiyonları, karar alma teknikleri, stres yönetimi, motivasyon, yaratıcı liderlik, benchmarking vb. konularda birçok seminere katıldı ve eğitim aldı. Daha sonra bu alanlarda yurt içinde ve yurt dışında eğitimler verdi. Liderlik, takım çalışması, yönetim ve iletişim alanında yurt dışı da dâhil olmak üzere birçok üniversite ve platformda 500’ü aşkın seminer verdi. Hâlen bu konularda Türk ve yabancı birçok kuruluşa, eğitim ve danışmanlık hizmeti vermektedir.

İzgören, çalıştığı kurumlarda değişim yaratması ve sistem oluşturmasıyla tanındı. Kurucusu olduğu Academy International / İzgörenAkın Eğitim ve Danışmanlık firmasının 1996’dan beri; ELMA Yayınevi’nin (Akademi Artı Yayıncılık AŞ) 1999’dan beri Yönetim Kurulu Başkanlığı görevindedir. Sekiz tanesi iş ve yönetim ile kişisel gelişim konularında olmak üzere on iki kitabı yayımlanmıştır. Bunlardan dokuz tanesi on binin üzerinde satılmıştır.

Türkiye'de konusunda çalışan bir bilirkişi.

Yazar istatistikleri

  • 1.946 okur beğendi.
  • 24.651 okur okudu.
  • 316 okur okuyor.
  • 7.761 okur okuyacak.
  • 191 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları