Giriş Yap

Ahmet Ümit

Yazar
8.3
69,2bin Kişi
Unvan
Türk şair ve yazar
Doğum
Gaziantep, Türkiye, 12 Temmuz 1960
Yaşamı
Ahmet Ümit, 1960’ta Gaziantep’te doğdu. 1983’te Marmara Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümü’nü bitirdi. 1985-1986 yıllarında, Moskova’da, Sosyal Bilimler Akademisi’nde siyaset eğitimi gördü. Şiirleri, 1989 yılında Sokağın Zulası adıyla yayımlandı. 1992’de ilk öykü kitabı Çıplak Ayaklıydı Gece yayımlandı. Bunu Bir Ses Böler Geceyi, Agatha’nın Anahtarı, Şeytan Ayrıntıda Gizlidir adlı polisiye öykü kitapları izledi. Hem çocuklara hem büyüklere yönelik Masal Masal İçinde ve Olmayan Ülke kitapları ile farklı bir tarz denedi. 1996’da yazdığı ilk romanı Sis ve Gece, polisiye edebiyatta bir başyapıt olarak değerlendirildi. Bu romanın ardından Kar Kokusu, Patasana ve Kukla yayımlandı. Bu kitapları Ninatta’nın Bileziği, İnsan Ruhunun Haritası, Aşk Köpekliktir, Beyoğlu Rapsodisi, Kavim, Bab-ı Esrar, İstanbul Hatırası, Sultanı Öldürmek,Beyoğlu’nun En Güzel Abisi ve Elveda Güzel Vatanım adlı kitapları izledi. Ahmet Ümit’in, İsmail Gülgeç’le birlikte hazırladığı Başkomser Nevzat-Çiçekçinin Ölümü ve Başkomser Nevzat-Tapınak Fahişeleri, Aptülika (Abdülkadir Elçioğlu) ile birlikte hazırladığı Başkomser Nevzat-Davulcu Davut’u Kim Öldürdü? ve Bartu Bölükbaşı ile birlikte hazırladığı Elveda Güzel Vatanım-İttihatçıların Yükselişi adlı çizgi romanları da bulunmaktadır. Eserleri yirminin üzerinde yabancı dile çevrilmiştir. Yazarın tüm yapıtları Everest Yayınları tarafından yayımlanmaktadır.

İncelemeler

Tümünü Gör
504 syf.
·
3 günde
Harika, harika, harika. Olay örgüsü, dili, sürükleyiciliği ile muhteşem bir roman. Kalın bir kitap ama kesinlikle yorucu değil. Ahmet Ümit Yunan Mitolojisi ile günümüzü harmanlamış ve olay örgüsünü bu birliktelik üzerine kurmuş. Mitoloji konusunda yetersizim, pek de içine giremiyorum olayların. Ancak bu kitapta anlatılanlar mitolojinin ne kadar araştırılası olduğunu öğretti bana. Mükemmel çalışmış, en ince detaylarına kadar sokulmuş, harika hazırlanmış bir romanla karşı karşıyayız. Ayrıca bir nokta daha dikkatimi çekti ki, bu kitabın yazarı Tolstoy, Çehov, Dostoyevski, Turgenyev gibi yazarlar olsaydı klasikler arasına girerdi. Rus klasiklerindeki olay örgüsünün bir kenara konup ekstra olayların anlatılması yer bulmuş bu kitapta. Konu işleniş bakımından "Patasana" kitabına benziyor. Ahmet Ümit'in bir sonraki kitabını merak ediyorum. Zira bu kitapta zirveye ulaşmış bana göre. Mitolojiye ilgisi olmayanları bile içine çekecek derinlikte bir kitap. Ahmet Ümit bu kitap için çok çalıştığını bariz bir şekilde göstermiş, kitapta sırıtan, fazla görünecek herhangi bir yan yok. Günümüz Türk edebiyatı için gerçekten çok görkemli bir kitap.
Kayıp Tanrılar Ülkesi
8.7/10 · 11,6bin okunma
·
Reklam
504 syf.
·
2 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Dün öğle saatlerinde okumaya başladığım Ahmet Ümit in yeni kitabı ni gece 2 de elimden bıraktım. Sabah 5 De ankaraya doğru yoldayken yeniden elimde idi, yani kısaca zorunlu ihtiyaçlar dışında kitabi elimden bırakamadım. Ahmet Ümit bu sefer yıldız baskomiser karakteri ile Almanya da başlayan ama ege ye uzanan bir macera ile karşımızda! Spoiler vermeden nasıl inceleme yazacağımı şuan inanın bilmiyorum fakat kitap tek kelime ile HARIKA ! Ben yunan mitolojisine bayılırım belki de bu yüzden çok sevdim kitabı ama, kitap tıpkı İstanbul hatırası ya da sultani öldürmek gibi ara ara tarihi bilgi veriyor sonra hikayeye devam ediyor. Yunan mitolojisini hiç bilmeyen biri bile bu kitabı bitirdiğinde yunan mitolojisi ile ilgili artık bir çok şey biliyor olacak :) İşlenen cinayet olgusuna gelince, daha ilk cinayetten daha doğrusu daha ilk bölümden içine çekti kitap beni ve bu Sefer tahminde bulunmak epey bir zordu benim için. Spoiler vermeden ancak bu kadar inceleme yazabiliyorum ki bunu bile gözlerim yana yana yazıyorum. Sanırım 2 3 gün kitap okumayacagim :) Uzun lafın kısası kesinlikle üzerine çok çalışılarak hazırlanmış bu roman Ahmet Ümit in artık ustalık üstü eserlerinden birisidir !
Kayıp Tanrılar Ülkesi
8.7/10 · 11,6bin okunma
·
5 yorumun tümünü gör
504 syf.
·
15 günde
·
9/10 puan
Elimizle Verdiğimiz Dünyadaki 8.Harika
Sene 1878. Osmanlı Rus Savaşı yani tarihe adını 93 harbi olarak yazdıran o savaşın yapıldığı sene. 2.Abdulhamid padişah o dönem malumunuz. Panslavizm muhabbeti yani sıcak denizlere inme merakı olduğu dönem Rus tatilcilerin. Pardon askerlerin. Malumunuz sonrasında yani günümüzde biz Türklerin alamadığı o güzelim villaları, yazlıkları onlar alabiliyor oldu. Yani savaşmadan isteselermiş veriyormuşuz! Peki bu konuya neden başladım? Çünkü bu sene doğuda Kafkas cephesinde, Batıda Tuna da Ruslarla savaşırken, içimizde de Almanlar bugün İzmir Bergama diye bilinen bölgede, kafalarına göre, 3 te 1 i sizin olacak gerisi bizim olacak anlaşması üzerine topraklarımızı kazmaya başlamışlar.Sonra kazıcılardan birisi çok değerli bir şey bulduklarını anlamış ve Osmanlı Hükümetine ödedikleri 20 bin frank ile bulduğu tarihi eseri Berlin e gemiler marifetiyle yollamış. Yolladıkları şey neymiş biliyor musunuz arkadaşlar? Bugün Dünyanın 8.harikası olan Zeus Altarı. 20 bin franka satılan şeyin yıllık bugünlerde geliri kaç biliyor musunuz arkadaşlar? 200 milyon tl den fazla. Ya biz işte tarihimize böyle sahip çıkarız! Savaş lazım tabi tarihi eser mi düşünecektik yav diyenler varsa onlara şunu da söyleyim: Biz biliyorsunuz o savaşı da kaybettik. 120 bin askerimiz öldü, çoğu vatan toprağı da kaybedildi. Yani hem altar gitti, hem canlarımız, hem topraklarımız. Çünkü bence de Osmanlı Hükümeti o dönem bunu düşündü. Yani savaştayız, altarı mı düşüneceğiz dediler. Şimdi asıl mevzuya gelelim: Kitaba.
Ahmet Ümit
bu yukarıda anlattığım olaya benim gibi bozulduğu için bu kitabı yazmıştır.Yani cinayet kısmı falan hep faso fiso. Adamın derdi, giden tarihimiz kısaca. Bu nedenle kitap yazmaya başlamış ve bence derdini de harika anlatmış. Ne diyeyim ben polisiye konusunda özellikle sıkıntılı bi adamımdır. Fazla ince eler, sık dokurum. Çünkü bu konuda çok bilgiliyim, kendimi övecem izninizle. Mantık hatası 1 2 tane vardı. Ama kurguyu etkileyecek hatalar çok yoktu. Ayrıca dünya markaları
Jean-Christophe Grangé
ve
Dan Brown
dan da esintiler vardı. Onlarla yarışabilecek seviyeye gelmiş Ümit. Bi Türk olarak gurur duydum kalitesinden.
Ahmet Ümit
, Türkiye deki en iyi polisiye yazarı desek yanlış olmaz sanırım. Ayrıca bir kitabı yazabilmek için onlarca kitap okuduğunu da biliyorum. Komünist olduğunu ve TKP üyesi olduğunu da biliyoruz. Başkomiser Nevzat ismini kitaplarında çok görürüz, sosyal medyada da bu adı kullanır. Mahlası olmuştur yani artık onun. Tarihe, geziye, mitolojiye, arkeolojiye ve bilime karşıda ilgilidir. Birçok eseri tiyatro, radyo, sinemaya çevrilmiştir.
Kayıp Tanrılar Ülkesi
kitabına gelecek olursak : Almanya Berlin de başlayan hikaye, Türkiye de son buluyor. Yıldız Başkomiser ve ekip arkadaşı Komiser Tobias cinayet masa polisleri olarak cinayetlerini mitolojik unsurları kullanarak işleyen seri katilin peşine düşerler. Konu kısaca budur. Kitabın girişinde Palmira Antik Kentin yerine düşmana söylemeyen Halid Esad ın anısına yazar. Burada da bu Zeus Altar ı konusuna ne kadar üzüldüğünü Ümit in görebilirsiniz. Küçük bir iğneleme vardır bu cümlede aslında. Kitapta Zeus, Olimpos, Bergama, sevgilisi Ganymedes,Hades gibi A dan Z ye tüm mitolojik karakter ve mekanları görebilirsiniz.Mitolojiyi de kısacık öğrenebilirsiniz.Zincire Vurulmuş Prometheus ve Frigya Kralı Midas ın hikayeleri mesela kitapta mevcut. Ahmet Ümit'in mitoloji bilmemek çok saçma ve cahilce gibi bi tavrı var, bazı cümlelerde bu beni açıkçası rahatsız etti. Ayrıca polis dahi olsa Türklerin Almanya da yaşadığı 2.sınıf muameleyi de çok iyi işlemiş yazar. Benim gurbetçi akrabalarımın anlattıkları gibi söyledikleri.Tespitleri kusursuz.Ayrıca bi ülkede yaşamayan kişilerin, kendi ülkelerine dönüp oy kullanmaması gerektiğini belirtmiş. Bu düşüncesini alkışlıyorum. Katıldığımı söylemeden geçemeyeceğim. 80 darbesi dönemi mağdurları ve Almanya ya göç eden Türkler unutulmamış kitapta. Başka bir satırda ise Sivas Katliamını anmış bu da hoşuma gitti. Faşizm örnekleri için uygun bi konu. Halle ve Hanau da ırkçı saldırıdaki ölen Türkleri de bizlere tekrar hatırlatmış sağ olsun.Faşizm konusuna bunu da bir diğer örnek olarak veriyor. Almanya diyince tabi Otta ve Neo naziler yani Hitler yanlıları unutulur mu? Bu konuya da değinmiş. Faşist kafaların güncel dönemde de aynen devam ettiğini bizlere göstermiş. Pergamonun hikayesini taaaa İskender in dönemine inerek anlatmaya başlamış. Agamemnon, Helen, Truva Savaşı yine kitapta mevcut. Bir hata özellikle komikti. Bayılan bir adam sandelyeye getiriliyor. Uyandıktan sonra polise bayıldıktan sonra sandelyeye getirilene kadar olan mevzuyu da anlatıyor. Gözümü açtığımda sandelyedeydim de geç yani. Burası bariz bi hataydı. Genel anlamda iyi kitaptı. Puanım 9.
Kayıp Tanrılar Ülkesi
8.7/10 · 11,6bin okunma
·
9 yorumun tümünü gör
Reklam
2
4
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.26.42