Ahmet Vefik Paşa

Ahmet Vefik Paşa

Yazar
8.1/10
9 Kişi
·
44
Okunma
·
15
Beğeni
·
2060
Gösterim
Adı:
Ahmet Vefik Paşa
Unvan:
Yazar, Çevirmen,Osmanlı Devlet Adamı
Doğum:
İstanbul, 1822
Ölüm:
2 Nisan 1891
1822 (H. 1238) yılında İstanbul’da doğdu. Devlet adamı, edip, yazar ve mütercimler yetiştiren bir aileye mensuptur. Dedesi Yahya Necib Efendi, Divan-ı Hümayunda tercüman, babası Ruhuddin Mehmed Efendi, Paris birinci katipliğinde bulunmuştur. Ahmed Vefik, ilk tahsiline Mühendishane-i Berr-i Hümayunda başladı. 1834’te babasıyla beraber Paris’e gitti. Paris’te Saint Louis Lisesine devam etti. İstanbul’a dönünce 1837’de Tercüme Odasına memur girdi. 1840’ta elçi katibi olarak Londra’ya gitti. Daha sonra geçici olarak Sırbistan, İzmir ve Memleketeyn’e gönderildi. 1847’de baş mütercimliğe getirildi ve o yıl neşrine karar verilen Devlet Salnamesinin tanzimine memur kılındı. 1851 yılında Encümen-i Danişe üye seçildi ve aynı yıl Tahran elçisi oldu. 1854’te hiç anlaşamadığı Ali Paşa yüzünden geri döndü. Reşit Paşa'nın yardımıyla Meclis-i Vala-yi Ahkam-ı Adliyye üyeliğine seçildi. 1857’de Muhakemat Dairesi Başkanlığı, 1860’ta Paris Büyükelçiliğine tayin edildi. Bu vazife esnasında, hazret-i Muhammed’i (sallallahü aleyhi ve sellem) tiyatro konusu yapmak isteyen Fransızlara mani oldu. Daha sonra İstanbul’a döndü. 1861’de Evkaf Nazırı oldu. Ertesi sene 1862’de ilk Darülfünunun “Tarih-i Hikmet” profesörlüğüne tayin edildi. Ancak Ali Paşanın ölümüne kadar 7 sene açıkta kaldı. 1872’de Mearif Nazırlığına tayin edildi. Aynı yıl istifa ederek Şura-yı Devlet Reisi oldu. 1877 yılında Petersburg İlim Akademisi kendisine azalık payesi verdi. 1878 yılında Edirne’den Meclis-i Mebusana girdi ve reis oldu. 1882’de başvekil oldu. Kısa bir müddet sonra azledildi. Bundan sonra köşküne çekilip 9 yıl herkesten uzak bir hayat yaşadı. 2 Nisan 1891’de vefat etti.

Ahmed Vefik Paşa, devlet adamlığı yanında, edebiyatımızda Molière’den tercüme ve adaptasyonları ile de tanınmıştır. Tercüme ve adaptasyonları asıllarından daha fazla tutulmuş ve okunmuştur. Bu tiyatro eserleri Türk tiyatroculuğunun gelişmesinde önemli rol oynamıştır. Ahmed Vefik Paşa, Türkçe üzerinde de çok çalışmış ve eserleri ile Türk diline büyük hizmet etmiştir.

ESERLERİ:

Hikmet-i Tarih (Tarih Felsefesi), Fezleke-i Tarih-i Osmani (Kısa Osmanlı Tarihi), Lehçe-i Osmani. En meşhur ve mühim eseridir. Şecere-i Türki: Çağataycadan Anadolu Türkçesine aktarmadır.

Tercümeleri:
Fransız edebiyatından yaptığı tercümeleri Viktor Hugo’dan Hernani, Voltaire’den Micromega’nın Felsefe Hikayesi, Fenelon’dan Telemak Le Sage’dan Gil Blas Santillani’nin Sergüzeşti adlı eserleri Türkçeye tercüme etti.

Moliére’in on altı eserini Türkçeye çevirmiştir. Bunların Türk örfüne yabancı olanlarını adapte, diğerlerini ise tercüme etmiştir. Eserleri arasında en çok adaptasyonları tutulmuştur. Bunlar İnfi’al-i Aşk, Zor Nikah, Don Civani, Tabib-i Aşk, Adamcıl, Zoraki Tabib, Tartüf, Azarya, Yorgaki Dandini, Okumuş Kadınlar, Dekbazlık, Meraki, Kadınlar Mektebi, Savruk, Dudu Kuşları’dır.


AYRINTI

Babası Paris Büyükelçiliği Maslahatgüzarlığı’nda bulunmuş Mehmet Ruhiddin Efendidir. Büyükbabası Yahya Naciddin Efendi, Divan-ı Hümayun tercümanlığında bulunan ilk Türk’tür.
... gönül hoşluğu maldan iyidir derler. Ama analar, babalar, hemen damadın nesi var diye sorarlar.
Ahmet Vefik Paşa
Sayfa 33 - Kent Yayıncılık
Efendim, kızınızın hasta olup da bana muhtaç olduğuna doğrusu pek memnunum. Keşke siz de bütün akraba ve çevrenizle hasta olsanız da hepinize nasıl hizmet arzusunda bulunduğumu göstersem!
Of! Insanin karisinin olmasi ne buyuk bela imis. Aristo efendimiz ne guzel hakli buyurmus ki,"kadin kismi seytandan beterdir." Demis.
"Efendim.kizinizin hasta olup da bana muhtac olduguna dogrusu pek memnunum pek. Keski sizde butun akraba hisimlarinizla hastalansaniz da nasil hizmet arzusunda bulundugumu size gostersem."
"Ölüler,sabirli,hatirsinas,sir tutan kisilerdir. Hic birisi ahiretten geri gelip de cellat tabipten kan parasi icin dava acmazlar."
56 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Kurgan yayınlarından okuduğum "Zoraki Tabip" biraz otobiyografi tarzınıda yansıtıyor. Verdikleri bilgiler çok değerli. Piyes Moliere'nin 1666 yılında yazmış olduğu Le Medecin Malgre Lui isimli piyesinden uyarlanmıştır. Eserde üzerinde durulan husus; evlilik müessesesinin karşılıklı sevgi, saygı ve dayanışma üzerine kurulmasi gerektiğidir.
56 syf.
Ahmet Vefik paşa'nın çeviri yaparak edebiyatımıza kazandırdığı eserlendendir zoraki tabip. Ancak eser birebir çeviri değil karakter ismi ve bir takım değişiklikler ile uyarlamadır.
56 syf.
Ahmet Vefik Paşa'nın Zoraki tabib adıyla Türk hayatına uyguladığı bu Eser Moliere in1666 da yazdigi Le medecin Malgre Lui adlı komedisinin bir uyarlamasidir...
56 syf.
·Beğendi·8/10
Tanzimat Dönemi tiyatro yazarımız Ahmet Vefik Paşa’dan, dönemin en büyük modası Fransa’dan yazar Moliere’den uyarladığı La Medecin Malgre Lui adlı eserin bizdeki Zoraki Tabip adıyla uyarlamasını okuyoruz. Nasıl cümle ama? Tek seferde anladınız mı? Tebrikler.
İvaz ve Selime’nin kavgaları gerçekten de komediydi. Güzel güldürdü bizleri.
Tabi bir de anlatım tarzı var ki burada Paşa’nın kendi tarzını bulmak mümkün. Mesela Rabbim yerine İrabbim, ilazım derken Anadolu’da halen bazı kelimelerin söylenişini kolaylaştırmak için öne konulan bu harfi o da kendi anlatım tarzında sıkça kullanıyor. Buna da dikkati çekmek gerek.
Bir de burası tamamen tahmin ama Moliere’nin bizim dilimize ayrıca çevrilen Hastalık Hastası kitabının uyarlaması olduğunu düşünüyorum. Onun konusuyla bu benziyor çünkü. Orada mesleğinde başarılı olduğunu zanneden bir doktorun başından geçenler varken burada da sahte bir doktorumuzun (İvaz) olması üzerinden bağlantı kurdum. O kitapta kız doktordan başkasıyla evlenmek isterken burada doktor, kızın başkasına aşık olduğunu öğrenip bu ilişkiye göre davranmaya çalışacaktır. Orada hizmetçiden haber alınırken burada da Uşak diyebileceğimiz Daniş devrededir. Yani bayağı benzettim 2 kitabı ama yanılıyor da olabilirim tabi.
Böyle kitapları seviyorum. Hem böyle kısacık hem de komik hem de bize ait eserler olunca insan hoşlaşıyor. Hani böyle reklam arası çerez atıştırırız, bana biraz öyle geliyor ama olsun. Ben alacağım tadı alıyorum. Bana da o yeter. Huzurlu geceler, keyifli okumalar diliyorum hepinize..
62 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Zoraki Tabib'i daha da komikti Zor Nikahı'na göre. Zaten uyarlama ve alanında ilk uyarlamalardan olduğu için muazzam bir güzellikte olmuyor bu tür eserler.

İvaz Ağa'nın evlilik sürüvenini danışması anlatılıyor ve bu evlilik üzerinden bir takım konular işleniyor.

Aslında bu eser bir insanı dinlemenin ve onu anlamanın önemini de anlatıyor bence.

Bir de sahte aydınlar eleştiriliyor...

Yazarın biyografisi

Adı:
Ahmet Vefik Paşa
Unvan:
Yazar, Çevirmen,Osmanlı Devlet Adamı
Doğum:
İstanbul, 1822
Ölüm:
2 Nisan 1891
1822 (H. 1238) yılında İstanbul’da doğdu. Devlet adamı, edip, yazar ve mütercimler yetiştiren bir aileye mensuptur. Dedesi Yahya Necib Efendi, Divan-ı Hümayunda tercüman, babası Ruhuddin Mehmed Efendi, Paris birinci katipliğinde bulunmuştur. Ahmed Vefik, ilk tahsiline Mühendishane-i Berr-i Hümayunda başladı. 1834’te babasıyla beraber Paris’e gitti. Paris’te Saint Louis Lisesine devam etti. İstanbul’a dönünce 1837’de Tercüme Odasına memur girdi. 1840’ta elçi katibi olarak Londra’ya gitti. Daha sonra geçici olarak Sırbistan, İzmir ve Memleketeyn’e gönderildi. 1847’de baş mütercimliğe getirildi ve o yıl neşrine karar verilen Devlet Salnamesinin tanzimine memur kılındı. 1851 yılında Encümen-i Danişe üye seçildi ve aynı yıl Tahran elçisi oldu. 1854’te hiç anlaşamadığı Ali Paşa yüzünden geri döndü. Reşit Paşa'nın yardımıyla Meclis-i Vala-yi Ahkam-ı Adliyye üyeliğine seçildi. 1857’de Muhakemat Dairesi Başkanlığı, 1860’ta Paris Büyükelçiliğine tayin edildi. Bu vazife esnasında, hazret-i Muhammed’i (sallallahü aleyhi ve sellem) tiyatro konusu yapmak isteyen Fransızlara mani oldu. Daha sonra İstanbul’a döndü. 1861’de Evkaf Nazırı oldu. Ertesi sene 1862’de ilk Darülfünunun “Tarih-i Hikmet” profesörlüğüne tayin edildi. Ancak Ali Paşanın ölümüne kadar 7 sene açıkta kaldı. 1872’de Mearif Nazırlığına tayin edildi. Aynı yıl istifa ederek Şura-yı Devlet Reisi oldu. 1877 yılında Petersburg İlim Akademisi kendisine azalık payesi verdi. 1878 yılında Edirne’den Meclis-i Mebusana girdi ve reis oldu. 1882’de başvekil oldu. Kısa bir müddet sonra azledildi. Bundan sonra köşküne çekilip 9 yıl herkesten uzak bir hayat yaşadı. 2 Nisan 1891’de vefat etti.

Ahmed Vefik Paşa, devlet adamlığı yanında, edebiyatımızda Molière’den tercüme ve adaptasyonları ile de tanınmıştır. Tercüme ve adaptasyonları asıllarından daha fazla tutulmuş ve okunmuştur. Bu tiyatro eserleri Türk tiyatroculuğunun gelişmesinde önemli rol oynamıştır. Ahmed Vefik Paşa, Türkçe üzerinde de çok çalışmış ve eserleri ile Türk diline büyük hizmet etmiştir.

ESERLERİ:

Hikmet-i Tarih (Tarih Felsefesi), Fezleke-i Tarih-i Osmani (Kısa Osmanlı Tarihi), Lehçe-i Osmani. En meşhur ve mühim eseridir. Şecere-i Türki: Çağataycadan Anadolu Türkçesine aktarmadır.

Tercümeleri:
Fransız edebiyatından yaptığı tercümeleri Viktor Hugo’dan Hernani, Voltaire’den Micromega’nın Felsefe Hikayesi, Fenelon’dan Telemak Le Sage’dan Gil Blas Santillani’nin Sergüzeşti adlı eserleri Türkçeye tercüme etti.

Moliére’in on altı eserini Türkçeye çevirmiştir. Bunların Türk örfüne yabancı olanlarını adapte, diğerlerini ise tercüme etmiştir. Eserleri arasında en çok adaptasyonları tutulmuştur. Bunlar İnfi’al-i Aşk, Zor Nikah, Don Civani, Tabib-i Aşk, Adamcıl, Zoraki Tabib, Tartüf, Azarya, Yorgaki Dandini, Okumuş Kadınlar, Dekbazlık, Meraki, Kadınlar Mektebi, Savruk, Dudu Kuşları’dır.


AYRINTI

Babası Paris Büyükelçiliği Maslahatgüzarlığı’nda bulunmuş Mehmet Ruhiddin Efendidir. Büyükbabası Yahya Naciddin Efendi, Divan-ı Hümayun tercümanlığında bulunan ilk Türk’tür.

Yazar istatistikleri

  • 15 okur beğendi.
  • 44 okur okudu.
  • 19 okur okuyacak.