Ahmet Haşim

Ahmet Haşim

Yazar
7.3/10
1.210 Kişi
·
4.747
Okunma
·
578
Beğeni
·
19,4bin
Gösterim
Adı:
Ahmet Haşim
Unvan:
Türk şair
Doğum:
Bağdat, 1884
Ölüm:
Kadıköy, İstanbul, 4 Haziran 1933
Ahmed Haşim (1884, Bağdat - 4 Haziran 1933, Kadıköy, İstanbul), sembolizmin öncülerinden Türk şair.

Hayatı

Bağdat'ta doğmuştur. Babası mülkiye kaymakamlarından ve Bağdat'ın eski ve bilinen ailelerinden biri olan Alusizadelere mensup Ahmet Hikmet Bey; annesi ise yine Bağdat'ın ileri gelenlerinden Kahyazadeler'in kızı Sara Hanım'dır. Meşhur tefsir alimi Mahmud el Alusi Ahmet Haşim'in babasının dedesidir. Babasının Arabistan vilâyetlerindeki memuriyetleri sebebiyle düzensiz bir ilkokul tahsili gördü. Aynı sebepten dil olarak da sadeceArapçayı öğrendi. Annesinin ölümü üzerine 12 yaşında babasıyla birlikte İstanbul'a geldi. 1897'de Galatasaray Sultanîsi'ne yatılı olarak verildi. 1907'de mezun olunca Reji İdaresine memur olarak girdi. Bir taraftan da Mekteb-i Hukuk'a devam etti. I. Dünya Savaşı'ndaki askerliği (1914 - 1918) sırasında Çanakkale Cephesinde bulundu. Ayrıca Anadolu'nun çeşitli yerlerini görme fırsatı buldu. 1924'te Paris'e, 1932'de de hastalığı sebebiyle Frankfurt'a gitti. Çeşitli yerlerde memur olarak çalışan Ahmet Hâşim, daha çok öğretmenlik yaptı. Sanâyi-i Nefise Mektebi'nde (Güzel Sanatlar Akademisi) mitolojidersleri hocalığı ve Mülkiye Mektebi'ndeki Fransızca öğretmenliği görevlerine ölünceye kadar devam etti.

Hâşim'in sanat ve edebiyata ilgisi Galatasaray Sultanîsi'nde başlar. Bilinen ilk manzumesi "Leyâl-i Aşkım" 1901'de "Mecmua-i Edebiyye"de yayınlandı. Bu dönemde Muallim Naci, Abdülhak Hâmid, Tevfik Fikret ve Cenab Şahabeddin'in tesiri altında kaldı. Son sınıfta iken Fransız şiirini ve sembolistleri tanıdı. Bundan sonra kendi şahsiyetini gösterdi ve ilk şiirlerini kitaplarına almadı. 1905 - 1908 yılları arasında yazdığı ve Piyâle kitabına aldığı "Şi'r-i Kamer" serisindeki şiirleri hayal zenginliği, iç ahenkteki kuvvet ve büyük telkin kabiliyeti ile dikkat çekti ve beğenildi. 1909'da kurulan Fecr-i Âtî'ye girdi. "Edebiyatı ideolojinin değil, estetiğin emrine vermek" prensibinden hareket eden Fecr-i Âtî grubunun yayın organı Servet-i Fünûn dergisinde şiirler yayınladı ve Servet-i Fünûn - Edebiyat-ı Cedide - topluluğuna yapılan hücumlara makaleleriyle katıldı. 1911'de yayınlanan Göl Saatleri adlı şiirleriyle haklı bir şöhret kazandı. Fecr-i Atî dağıldıktan sonra siyasî ve edebî akımların dışında kendisine has bir şiir ve nesir anlayışının tek temsilcisi olarak kaldı.

Dış dünya gözlemlerini kendi prizmasından geçirerek anlatır; sonbahar, akşam kızıllığı ve karamsarlık önemli temalardır. Ahmet Haşim fıkraları, denemeleri ve gezi yazılarıyla da önemli bir yazardır. Düz yazılarında dili sade ve oldukça başarılıdır.
Ağır, ağır çıkacaksın bu merdivenlerden,
Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak,
Ve bir zaman bakacaksın semâya ağlayarak...

Sular sarardı... Yüzün perde perde solmakta,
Kızıl havaları seyret ki akşam olmakta....
Ahmet Haşim
Sayfa 132 - Karbon Kitaplar
Kim diyor ki kadın şimdi, eskisi gibi yüzünü sıkı örtüler altında saklamıyor? Ya boya örtüleri? Bunların altında hakiki çehreyi hiç görmek mümkün mü? Boyalar olmasa bilmem kadın ne yapardı?
---Kadın ne yapardı bilmem... Fakat boyalar olmasa bilmem ki göz nasıl boyanırdı?
Fikir ayrılığından dolayı aşağılama, öteden beri bizde kullanılan aşınmış bir silahtır ki, onursuz bir miras olarak, aynı türden kalem sahipleri arasında kuşaktan kuşağa geçer.
172 syf.
·Puan vermedi
"Bir arkadaşın tavsiyesi ile alıp okuduğum şiirlerine hayran kaldığım bir şairden söz edeceğim."

Şiirlerinde diğer bir dikkat ettigim husus sestir. Sesin önemi Haşim için önemlidir. Yine bu konuyu “Sıkı bir defne ormanının ortasına bırakılan bal dolu fağdur kavanoz gibi, mana, şiirin yaprakları içinde gizlenerek her göze görünmez ve yalnız hayalat ve kelime kafilelerini, vızıltılı anlar gibi, haricen etrafında uçuşturur. Fağfur kavanozu görmeyen kari, bu muhayyirüllukul anların kanat musikisini işitmekle zevk alır” sözleriyle açıklamış


Şiirin sadece biçimiyle ilgilenen, anlam aranmaması gerektiğini savunan Haşim, şiir içerisinde söylenen her kelimenin ahengine, musikisine ve görünüşüne oldukça dikkat eder. Gerektiğinde bir kelimesi için yıllarca bekleyen ve bu kelimeyi bulana dek sabırla azimle bekleyen bir şair olduğunu hatırlatmak gerekir

Şiir, musiki ile söz arasında; fakat sözden çok musikiye daha yakın bir dil olduğunu ifade ederek, yine bu sözüyle de şiiri anlamdan uzaklaştırarak, ahenge, musikiye yani sese daha yakın tutmuş özellikle şiirlerini türk sanat müziği eşliğinde okursanız daha iyi bir tat verecektir

Herkese iyi okumalar
224 syf.
·1 günde·8/10 puan
1887-1933 yılları arasında yaşayan yazar/şair Ahmet Haşim’in denemelerinden oluşan eser “Bize Göre”.

Şahsına münhasır bir yazar Ahmet Haşim. Bunu denemelerindeki düşüncelerinden anlıyoruz elbette. Zaten çoğu önemli insanın, yazarın veya sanatçının; çok normal, sıradan insanlar olmasını bekleyemeyiz, diye düşünüyorum. Ahmet Haşim de enteresan duygu ve düşüncelerini korkusuz ve çekinmeden, “kendine göre” dile getiriyor. Bir deneme eseri için çok başarılı bir isim: “Bize Göre”. Baştan kabul ediyor yazar, söylediklerinin tamamen kesin net gerçekler olmadığını. Bize göre böyle diyerek işin içinden sıyrılıveriyor.

Bu bağlamda Haşim’in bazı düşüncelerine katılmayabilir, karşı çıkabilirsiniz, bu çok doğal. Karşınızda enteresan bir yazar var çünkü. Leylekleri, "ay"ı, akşamı çok seven; buna karşın köpeklerden, kargalardan, bahardan, güneşten nefret eden; bir tahtakurusundan cümlelerce “müthiş bir böcek” diye bahsedip, tahtakurusunu yere göğe sığdıramayan, başparmağı en önemli organımız olarak anlatan ve sayamadığım türlü değişik fikirlere sahip bir yazar Ahmet Haşim. Bu kitap, bu değişik düşünceleri bize aktaran bir eser.

Karşıt düşünceler duyduğunuzda “hadi oradan” deyip kestirip atan bir okur değilseniz, ki bir okur asla böyle olmamalıdır diye düşünüyorum, bize yazarının yaşadığı dönemi çok güzel anlatan bu kitabı keyif olarak bir çırpıda okuyacaksınız…
95 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10 puan
Sadece nazımlarıyla değil nesirleriyle de methedilmesi gereken Ahmet Haşim ' in Gurebâhâne - i Laklakan adlı eseri 29 denemeden oluşmuştur. "Bu bir lisan-ı hafidir ki ruha dolmakta," dizesinde dediği gibi nesirde de ince, zarif, nükteli, kadife gibi işlenmiş cümleleriyle ruhumuza dokunmuştur Ahmet Haşim.
Denemeler; sanat, moda, insanların yanlış değerlendirmeleri, sinema, mizah, doğa, şiir, edebiyat, hayvan hakları, evlilik hayatı gibi pek çok konuyu içermektedir. Denemeler okuyucuyu sıkmamak için kısa tutulmuş, bunun yanı sıra alt sayfada denemelerde adı geçen pek çok sanatçı, şair, yazar, önemli şahsiyetler hakkında bilgilendirme yapılmış ; tanımadığımız pek çok önemli insanı bizlere tanıtıp bilgi dağarcığımızı genişletmiştir. Eser eski dönemin sorunlarını yansıttığı düşünülse de aslında günümüzdeki sorunlara da gönderme yapmıştır. O yüzden okurken size uzak gelmeyen bir zamanın içinde bulacaksınız kendinizi. Eserde eski kelimeler yer alsa da kelimelerin anlamları da arka sayfadaki sözlükle bizlere aktarılmış, anlamamız kolaylaştırılmıştır.
Eski dildeki sözcükleri görüpte bu eserleri " okumaya gerek yok, anlamıyorum " dememenizi; asıl böyle ustaların eserlerine değer verip, feyiz almanızı, üslubun inceliğini ve olağanüstülüğünü görmenizi temenni eder, iyi okumalar dilerim. Unuttuğumuzu sandığımız her şeyi bize yeniden hatırlatan edebiyat ve kitaplarla kalın...
172 syf.
Sürgünde geçen bir yaşam Ahmet Haşimi daha çok aşk şiirleri yazmaya itmiş. Bütün şiirleri müzikal bir esinti sunuyor bize. Bütün sözcükler düzen ve ahenk içinde dans ediyor şiirlerde. Son yıllarına doğru yazdığı şiirlerde az bişey dini terimler geçiyor. Heralde ömrünün sonunda biraz da dini yönden pişmanlıkları var gibiydi. Birçok şaire öncülük edip, ilham kaynağı olmuştur Ahmet Haşim..
96 syf.
·3 günde·Beğendi·Puan vermedi
Eserimiz Ahmet Haşim'in denemelerinden oluşuyor. Yaşadığı dönem ve eski dönem arasında ki sanata, mimariye dair bakış açılarını ve daha birçok konu hakkında ki görüşlerini içeriyor. Ahmet Haşim'e katıldığım yerler olduğu kadar, görüşlerini eleştirdiğim sayfalarda oldu.
Açıkladığı konularla alakalı sorular yönelterek beyin egzersizi yaptıran, sıkmadan keyifle okuyacağınız güzel bir eser...
144 syf.
·2 günde·4/10 puan
Kitaba Dair Genel Deneyim:
Ahmet Haşim'den bir kitap okumuş olmak adına Yapı Kredi Yayınları baskısını satın aldım.

Kitap Ahmet Haşim'in kendine özgü bakış açısıyla deneme formatında çeşitli konuları ele aldığı bir kitaptı.

Dilinin yalınlığı hoşuma gitmiş olsa da içerik olarak beklediğimi bulamadığım bir kitap oldu. Tekrar elime alıp okuyacağım türde bir kitap değildi. Ahmet Haşim'i merak edenler haricinde tavsiye etmiyorum.

Kitaplara dair videolar ve daha fazlası için; http://www.youtube.com/c/Toykalem
216 syf.
·4 günde·4/10 puan
Ahmet Haşim çoğunlukla şiirleriyle bilinir. Deneme yazılarının da olduğunu bilmiyordum, kitap kulübünde Mart ayı kitabı seçilince haberim oldu. Kitaba büyük bir beklentiyle başladım ancak maalesef beklediğimi bulamadım. Düşüncelerinin büyük bir kısmının benimle uyuşmadığını fark ettim ve ne yazık ki biraz sığ buldum. Kadınlar hakkında söyledikleri beni hüsrana uğrattı. Resmen kadınlardan nefret ediyor ve onları alt bir sınıf olarak değerlendiriyordu.
* * *
Görüşleri benimle uyuşmayan her kitabı beğenmemezlik yapan birisi değilim, farklı fikirlere açığım ama bu kitap; okuma grubumuzda genel olarak sevilmedi diyebilirim.
104 syf.
1920 li yılları anlatan güzel bir deneme. Kitapta en çokta dikkatimi çeken konu 1928'lerde arabaların yolları doldurması kargaşaya sebebiyet vermesi, Haşim şimdi yaşasa ne derdi acaba? Keyifli okumalar.
84 syf.
·3 günde
Kelimelerle oynarken, bilek kalınlığındaki bir ipin üzerinde gezinen cambaz gibi. Ahmet Haşim tam olarak ne aradığını bilen, gözlem noktasında Yaşar Kemal'e parmak ısırtacak surette bir kabiliyete sahip olan biri. Bu kitabı okurken; Frankfurt'un sokaklarında gezinecek, birkaç dilenciyle tokalaşacak, birkaç Alman tanıyacaksınız.

Bilenler hatırlayacaktır, Ahmet Haşim okurken kitabın bitecek olma kaygısı sizleri henüz kitabın ortasındayken sarmaya başlıyor.

Benim gibi kelime avcılığını sevenler, oltalarını muhakkak Haşim deryasına atmalı.

Dertli okumalar!
144 syf.
·7/10 puan
Modern Türk şiirinin kurucularından biri olarak görülen Ahmet Haşim, sembolleri oldukça başarıyla kuran ve eserlerine sembolizmi mümkün mertebe yansıtan bir isim... Genel olarak şiir konusunda çalışmaları olsa da gazetelerde ve dergilerde yazarlık yapmıştır. Bu kitap da yazarlık deneyiminden meydana gelmiştir. 1928 yılında yayımlanan bu kitap, Haşim'in İkdam Gazetesi'ne yazdığı denemelerden seçilerek oluşturuldu. Yalın, açık ve fazlasıyla akıcı bir yazı diliyle dikkat çeken kitapta, yazar bazı yerlerde mizaha başvuruyor ve Batı toplumlarını odağına alarak eleştiriler yapıyor. Ayrıca genel olarak gördüğümüz o şiirsel ve sembolik anlatımı, denemelerine de sirayet etmiş durumda... Birçok yerde bana göre kapalı düşünceleri var; fakat kitabın adından anlaşıldığı üzere, yazar da sadece kendi fikirlerini belirttiğini söylüyor.

Kitabımız iki bölümden oluşuyor. İlk bölümde, İkdam adlı gazetede yayımlanan denemelerini görüyoruz. Bu denemelerde, günlük hayatın içerisindeki konuları açık bir dil ve kendine has anlatımıyla işliyor. Gazetelerin formatını eleştiriyor, Atatürk'ü canlı görüşünü tasvir ediyor, edebiyatın temel problemini ele alıyor, aşk ve evliliği kıyaslıyor. Aşk, bahar, atlar, eleştirmenlik, sinema, Cuma günü, dil, kargalar, üslup, esnemek, başparmak vb daha pek çok günlük hayat ögesi, Haşim'in denemelerinde vücut buluyor. Burada kadınlara bakış açısını ve onlara biçtiği düşük statüyü asla doğru bulmuyorum. İkinci bölümde ise yazarın İtalya, Avusturya ve Fransa seyahatinden yazdığı denemeleri görüyoruz. Açık bir dil, Batılı toplumlara bakış açısı ve çok güçlü gözlemler içeren bu seyahat bölümünde, Haşim bizlerle izlenimlerini paylaşıyor. Burada bir doktor ile konuştuğu "Bir Akşam Sohbeti" adlı deneme, bir hayli dikkat çekiyor ve kitapta en sevdiklerimden oldu.

Yazarın biyografisi

Adı:
Ahmet Haşim
Unvan:
Türk şair
Doğum:
Bağdat, 1884
Ölüm:
Kadıköy, İstanbul, 4 Haziran 1933
Ahmed Haşim (1884, Bağdat - 4 Haziran 1933, Kadıköy, İstanbul), sembolizmin öncülerinden Türk şair.

Hayatı

Bağdat'ta doğmuştur. Babası mülkiye kaymakamlarından ve Bağdat'ın eski ve bilinen ailelerinden biri olan Alusizadelere mensup Ahmet Hikmet Bey; annesi ise yine Bağdat'ın ileri gelenlerinden Kahyazadeler'in kızı Sara Hanım'dır. Meşhur tefsir alimi Mahmud el Alusi Ahmet Haşim'in babasının dedesidir. Babasının Arabistan vilâyetlerindeki memuriyetleri sebebiyle düzensiz bir ilkokul tahsili gördü. Aynı sebepten dil olarak da sadeceArapçayı öğrendi. Annesinin ölümü üzerine 12 yaşında babasıyla birlikte İstanbul'a geldi. 1897'de Galatasaray Sultanîsi'ne yatılı olarak verildi. 1907'de mezun olunca Reji İdaresine memur olarak girdi. Bir taraftan da Mekteb-i Hukuk'a devam etti. I. Dünya Savaşı'ndaki askerliği (1914 - 1918) sırasında Çanakkale Cephesinde bulundu. Ayrıca Anadolu'nun çeşitli yerlerini görme fırsatı buldu. 1924'te Paris'e, 1932'de de hastalığı sebebiyle Frankfurt'a gitti. Çeşitli yerlerde memur olarak çalışan Ahmet Hâşim, daha çok öğretmenlik yaptı. Sanâyi-i Nefise Mektebi'nde (Güzel Sanatlar Akademisi) mitolojidersleri hocalığı ve Mülkiye Mektebi'ndeki Fransızca öğretmenliği görevlerine ölünceye kadar devam etti.

Hâşim'in sanat ve edebiyata ilgisi Galatasaray Sultanîsi'nde başlar. Bilinen ilk manzumesi "Leyâl-i Aşkım" 1901'de "Mecmua-i Edebiyye"de yayınlandı. Bu dönemde Muallim Naci, Abdülhak Hâmid, Tevfik Fikret ve Cenab Şahabeddin'in tesiri altında kaldı. Son sınıfta iken Fransız şiirini ve sembolistleri tanıdı. Bundan sonra kendi şahsiyetini gösterdi ve ilk şiirlerini kitaplarına almadı. 1905 - 1908 yılları arasında yazdığı ve Piyâle kitabına aldığı "Şi'r-i Kamer" serisindeki şiirleri hayal zenginliği, iç ahenkteki kuvvet ve büyük telkin kabiliyeti ile dikkat çekti ve beğenildi. 1909'da kurulan Fecr-i Âtî'ye girdi. "Edebiyatı ideolojinin değil, estetiğin emrine vermek" prensibinden hareket eden Fecr-i Âtî grubunun yayın organı Servet-i Fünûn dergisinde şiirler yayınladı ve Servet-i Fünûn - Edebiyat-ı Cedide - topluluğuna yapılan hücumlara makaleleriyle katıldı. 1911'de yayınlanan Göl Saatleri adlı şiirleriyle haklı bir şöhret kazandı. Fecr-i Atî dağıldıktan sonra siyasî ve edebî akımların dışında kendisine has bir şiir ve nesir anlayışının tek temsilcisi olarak kaldı.

Dış dünya gözlemlerini kendi prizmasından geçirerek anlatır; sonbahar, akşam kızıllığı ve karamsarlık önemli temalardır. Ahmet Haşim fıkraları, denemeleri ve gezi yazılarıyla da önemli bir yazardır. Düz yazılarında dili sade ve oldukça başarılıdır.

Yazar istatistikleri

  • 578 okur beğendi.
  • 4.747 okur okudu.
  • 91 okur okuyor.
  • 1.344 okur okuyacak.
  • 55 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları