Ahmet Taner Kışlalı

Ahmet Taner Kışlalı

YazarÇevirmen
8.7/10
91 Kişi
·
346
Okunma
·
73
Beğeni
·
6bin
Gösterim
Adı:
Ahmet Taner Kışlalı
Unvan:
Türk Siyaset Bilimci, Siyasetçi (eski Bakan), Yazar ve Öğretim Üyesi.
Doğum:
Zile, 1939
Ölüm:
Ankara, 1999
Babası Ziraat Bankası veznedarı Hüsnü Bey, annesi Kilis Kemaliye İlkokulu öğretmeni Lütfiye Hanım'dır. Kilis Kemaliye İlkokulu’ndan (1951) sonra, Kilis Ortaokulu’nu ve Kabataş Erkek Lisesi’ni (1957) bitirmiştir. Kabataş Erkek Lisesi'nden sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ni kazanmış, okurken bir yandan da Yeni Gün'de spor muhabirliği yapmıştır. 1962-1963 yılları arasında Yenigün Gazetesi'nde yazı işleri müdürlüğü de yapmıştır. Paris Üniversitesi'nde anayasa hukuku ve siyaset bilimi dalında Modern Türkiye'de Siyasi Güçler başlıklı doktorasını yaptı. Fransa'da tanıştığı Bordo'lu Nicole (Nilgün Kışlalı) ile 1968 yılında evlenen Kışlalı'nın, bu evlilikten iki kızı (Altınay ve Dolunay) olmuştur. Hacettepe Üniversitesi'nde siyaset sosyolojisi alanında öğretim üyeliğine başlamıştır. Askerlik dönüşü üniversiteye kabul edilmemiş, Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne geçmiştir. 1972 yılında doçent olmuştur. 1971-1977 yılları arasında Yankı dergisi'nde yazdığı yazılarla CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit'in dikkatini çekmiş ve 1977 yılında CHP listesinden İzmir milletvekili seçilmiştir. 1978'de Bülent Ecevit hükümetinde kültür bakanı olarak görev yapmıştır. Kültür Bakanlığınca'nca Ulusal Kültür dergisini yayımlatmıştır. 12 Eylül 1980 darbesi sonrasında Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde siyaset bilimi dersleri vermeye başlayan Kışlalı, 1988'de profesörlüğe yükselmiştir. 1991 sonunda Cumhuriyet gazetesinde Haftaya Bakış başlığıyla köşe yazıları yazmaya başlayan Kışlalı, 1995 yılında Antalya yolunda birlikte geçirdikleri trafik kazasında eşini kaybetmiştir. 1997'de ikinci evliliğini Nilüfer Kışlalı'yla yapan Kışlalı'nın bu evlilikten üçüncü kızı (Nilhan Nur) dünyaya gelmiştir. A. Taner Kışlalı, 21 Ekim 1999 günü, saat 09.40'da Ankara'da evinin önünde uğradığı bombalı saldırı sonucu hayatını kaybetmiştir. Akit gazetesi suikastten önce hakkında bir haber yapmış ve Kışlalı'nın üzerine çarpı atılmış fotoğrafını manşetten vermişti.

Ahmet Taner Kışlalı, 21 Ekim 1999 günü saat 09:40'da Cumhuriyet gazetesine yazdığı son yazısını faksladıktan yaklaşık 19 dakika sonra evinden çıktı. 06 GK 377 plakalı aracına yönelen Kışlalı, arabasının üstüne silecek ile kaput arasına konulmuş poşete sarılı paketi alıp sol eliyle kapıyı açtığı sırada büyük bir patlama meydana geldi. Sol kolu kopan Kışlalı site bekçisi Arif Emirhan Kılıç tarafından Bayındır Hastanesi'ne götürüldü. Saat 10:02'de kalp koroner atışı durmuş, nabzı hızlanmış ve bilinci kapanmış bir şekilde Tıp Fakültesi Hastanesi'ne getirildi. Operatör Dr. Hasan Karakış tarafından yapılan muayene sonrası öldüğü tespit edildi. Ölüm raporu yine Hasan Karakış tarafından hazırlandı ve Dr. Ersin Kaya tarafından basın açıklamasıyla bildirildi. Mezarı Ankara'da Karşıyaka Mezarlığı'ndadır.
"Bu ülkede Atatürk'ü yıkarak olumlu bir şeyler yapabileceğini sananların, kendi küçük dünyaları içinde büyük bir yanılgıyı yaşadıklarını sanıyorum."
Ahmet Taner Kışlalı
Sayfa 21 - Kırmızıkedi, 1. Basım Mart 2018, Bütün Eserleri - 1
Tarih devrimi, dil devrimi, harf devrimi, okuma seferberliği, halkevleri, halkodaları, Köy Enstitüleri, folklor araştırmaları, hatta müzik devrimi... Hep -bu ulusallıktan evrenselliğe yönelen- "kendine dönüş"ün köşe taşlarıdır. Atatürk için Batılılaşma bir "amaç" değildi. Sadece bir "araç"tı. Taklidin her türlüsüne karşıydı. Çünkü, "çağdaşlaşabilmek" için "yaratıcı olmak" gerektiğine inanıyordu.
Atatürk'ün kültür devrimini "Batılılaşma" sananlar, Kemalizmi hiç mi hiç anlamamışlardır!
Ahmet Taner Kışlalı
Sayfa 46 - Cumhuriyet Kitapları
368 syf.
·28 günde·Beğendi·10/10
Merhum Ahmet Taner Kışlalı'nın esas olarak Atatürk ilkelerini yorumladığı kitabı. Kitabın diğer bölümlerinde ise Atatürk'ün laiklik anlayışı daha geniş ele alınıyor ve demokrasi konusunda Atatürk'e yöneltilen eleştiriler yanıtlanıyor. Kışlalı'nın Cumhuriyet Gazetesi'ndeki köşe yazılarından seçmeler de bulunan kitapta dönemin birçok devlet adamı sert bir dille eleştiriliyor. Kemalizm düşmanlarının Atatürkçülük adı altında şeriatçı kesime nasıl göz kırptığı ve bu kesimden nasıl oy koparmaya çalıştığını gayet net anlatan Kışlalı'nın neden suikaste kurban gittiğini anlıyor ve böyle bir kalemi kaybetmemize üzüntü duyuyorum. Ders kitabı olarak bile okutulabilir. Tavsiye ederim, keyifli okumalar.
396 syf.
·Beğendi·10/10
Karanlık ellerin suikastine kurban giden Kışlalı nın güzel eseri. Zira kitap Kışlalı'nın gazete yazılarından oluşuyor elbette daha bir düzenlenmiş şekilde. Kitap sizin Atatürk algınızı değiştirmeye çalışmaktan ziyade. Cumhuriyet devrimleri'nin ülkeyi nasıl ileri götürdüğünü görmenizi sağlıyor. Üstelik kitap da. Hiç duymadığınız bir çok tarihi olay ve kişi ilede karşılaşıyorsunuz. Zira doksanların karanlık günlerinede bakışınıza etki edecek kısımlarda var kitapta. Okuyun okutun efendim
elifimmm
elifimmm Atatürk'e Saldırmanın Dayanılmaz Hafifliği'yi inceledi.
396 syf.
·23 günde·Beğendi·8/10
Kitap Ahmet Taner Kışlalı’nın 1990-1995 yılları arasında yazmış olduğu makaleler ve yapmış olduğu röportajlardan oluşmaktadır. O dönemlere damgasını vurmuş Cumhurbaşkanı, Başbakan ve bakanların yapmış olduğu siyasetlerin Atatürk’ün ilkelerine nasıl aykırı olduğunu, mirasına bile nasıl sahip çıkalamadığını anlatan bir kitaptır. Günümüze bile uyarlanabilir. İnsan hayretle hala herşeyin aynı olduğunu görünce üzülüyor. Nerden nereye demek vardı fakat siyaset oyunları hiç değişmeyen tek şey.
361 syf.
·7/10
Tanıtım açısından muhteşem bir kaynak ama bu, akademik anlamda gerçekten bir giriş kitabı olduğu anlamına gelir mi, bilmem. Kendi adıma, daha dallı budaklı, giriş niteliğindeyken dahi daha geniş ölçekli kitapları tercih ediyorum. Elbette bu alanda, Türkiye açısından incelenmiş olması sebebiyle de anlaşılırlığı kolaylaştıran enfes bir çalışma. Ancak dediğim gibi, fazla genel bir bilgi verimi üzerinde ilerliyor oluşundan ve sanki biraz da dağınıklık vasfı taşıdığından yorucu/sıkıcı olabildi.

Ahmet Taner Kışlalı'nın hakkında okuduğum pek çok şeyden yola çıkarak kendisinde bundan çok daha fazlası olduğunu tahmin ediyorum, diğer kitaplarını da okuyacağım. Bu kitap da pek çok çevre tarafından son derece beğenilmiş olmasına rağmen tarafımca pek beğenilmemiştir.

Dikkatli okumalar.
384 syf.
·3 günde·Beğendi·7/10
Benim gibi siyaset okuyan arkadaşlar kesinlikle okumalı isminden de anlaşılacağı gibi okumasanizda olur siyaset yine de okuyun güzel bir anlatım pişman olmazsınız.
368 syf.
·13 günde·Beğendi·10/10
Dün ve bugün. Bu iki zaman kavramın da olan olayları herkesten dinleyebilirsiniz. Doğru yanlış herkes birşey söyler.
...
Dünü bilmek önemlidir. Tarihtir o, zengin bir kültür birikimi ve medeniyetlerine sahip olduğumuzu asırlarca Avrupa ve Anadolu’ya hükmettiğimizi öğrenir, yanlış ve asılsız bilgilere karşı doğru bildiklerinizi söylersiniz. Savunursunuz.
...
Bugünü bazıları anlatır. Herkes görür ama anlayamaz, durmaz üzerinde idrak edeme belki de, olayların altında yatanları birisinin o an anlatması lazımdır. Belki bir gazeteci, belki bir yorumcu.
...
Bir de yarın vardır. O yarınlarda ne olacağını çok az insan kestirir. Yıllar yıllar sonra sizi nelerin beklediğini, nasıl bir dünya ile karşı karşıya kalacağınızı, neler olacağını size anlatır. Durmadan... Yorulmadan... Canı pahasına... İşte o insanlar benim gözümde tarihçi, gazeteci, yorumcu vs..değildir... Onlar “Aydın”dır... Onlara kulak vermezseniz sizi neler beklediğini göremezsiniz. Karanlıktır yolunuz. Dinlemek gerekir onları. Çünkü onlar yalan söylemezler...
Ahmet Taner Kışlalı Kemalizm, Laiklik ve Demokrasi Uğur Mumcu Abdi İpekçi
Adem Kara
Adem Kara Atatürk'e Saldırmanın Dayanılmaz Hafifliği'yi inceledi.
416 syf.
·3 günde·8/10
1999 yılında ‘yolundan gittiği’ Uğur Mumcu gibi evinin önünde uğradığı bombalı saldırı sonucunda hayatını kaybetti Ahmet Taner Kışlalı.

Doğruları yüksek sesle dile getirmiş olması sürükledi belki de onu bu acı ölüme.

Bizler onu Atatürk ve Atatürk Cumhuriyetine yapmış olduğu hizmetlerle tanıdık. Gerek siyaset sahasında gerekse gazetecilik anlamında.

Kırmızı Kedi, Kışlalı’nın tüm eserlerini yavaş yavaş sunuyor bizlere. Bu, serinin ilk kitabı.

Çoğunlukla 1992 yılına ait Cumhuriyet gazetesinde kaleme almış olduğu makaleler, üniversite hocalığı dönemindeki Siyasal Sistemler dersleri ve çeşitli siyasetçilerle, akademisyenlerle yapmış olduğu röportajlar mevcut.

Köşe yazılarında güncel olaylardan ziyade genel anlamda kanayan yaralarımıza parmak basıyor:
- Atatürk
- Kemalist İdeoloji
- Terör Sorunu
- Siyasi Ahlak
gibi konular yer almakta.

Röportaj kısmında ise genel anlamda ‘güncel’ yani 1990 siyasetine yön veren olgular, fikirler konuşuluyor. Bu kısmın bizlere aşırı faydasının olacağını düşünmüyorum; çünkü konuşulan genel anlamda partiler ve ülkeye dair neler yapmayı hedefledikleri.

Kışlalı’yı kendinden dinlemek isteyenlere.
361 syf.
·Beğendi·8/10
Siyaset ile siyasi kavramlar konularında bilgi sahibi olmak ve kendisini bu konularda geliştirmek isteyen herkesin okuması gereken kitaplardan birisidir.
416 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
Türkiyede'ki tüm darbeleri görmüş bir akademisyen, siyasetçi ve gazeteci olarak ülkenin sorunları üzerinde iyi bir gözlem yapmış ve gazeteci olarak halkla paylaşmıştır. Iyi bir Kemalist olduğuna kuşku yoktur. Doğruya doğru yanlışa yanlış diyebilen ve fikrini herşeyden bağımsız olarak savunabilen nadir gazetecilerdenmiş. Ve niye öldürüldüğünü yazılarından anlayabiliyoruz. Okunması gereken eserler bırakmış.
368 syf.
·10 günde·Beğendi·Puan vermedi
Ahmet Taner Kışlalı, dört bölüme ayırdığı kitabında, başta Laiklik ve Kemalizm olmak üzere, ülkenin kurulmasında ve gelişmesinde emeği geçen düşüncelerin tahlilini yapmaktadır. Kemalizmin tarihsel gelişimi, Türkiye'ye kattıkları, Laiklik ilkesinin önemi ve Türkiye'deki rolü net olarak anlatılmış. Ağzından köpükler aka aka Atatürk'e ve Kemalizme saldıranlarda hazımsızlık yaratan, fakat çağdaş düşünceli bireylerin de geçmişi anlamasına yardımcı olabilecek bir kitap. Özellikle Kemalizm'in ısrarla yanlış anlatıldığı, Atatürk'e saldırılan bu dönemde de kitabın geçerliliğini koruduğu kanaatindeyim.

Ahmet Taner Kışlalı, sadece Kemalizm'in tahlilini yapmakla kalmamış, kendisinin dönemindeki sahte cumhuriyetçi devlet adamlarını da ağır bir şekilde eleştirmiştir. Gerici RP'nin ve bu gericilik karşısında mücadele etmeye çalışan çağdaş partilerin/kişilerin durumunu da ortaya koymuştur. Dolayısıyla kitap, hem Kemalizm'i hem de yakın dönem siyasi tarihimize ışık tutan niteliktedir. Bu kitabın okunmasını kesinlikle öneriyorum.

Yazarın biyografisi

Adı:
Ahmet Taner Kışlalı
Unvan:
Türk Siyaset Bilimci, Siyasetçi (eski Bakan), Yazar ve Öğretim Üyesi.
Doğum:
Zile, 1939
Ölüm:
Ankara, 1999
Babası Ziraat Bankası veznedarı Hüsnü Bey, annesi Kilis Kemaliye İlkokulu öğretmeni Lütfiye Hanım'dır. Kilis Kemaliye İlkokulu’ndan (1951) sonra, Kilis Ortaokulu’nu ve Kabataş Erkek Lisesi’ni (1957) bitirmiştir. Kabataş Erkek Lisesi'nden sonra Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'ni kazanmış, okurken bir yandan da Yeni Gün'de spor muhabirliği yapmıştır. 1962-1963 yılları arasında Yenigün Gazetesi'nde yazı işleri müdürlüğü de yapmıştır. Paris Üniversitesi'nde anayasa hukuku ve siyaset bilimi dalında Modern Türkiye'de Siyasi Güçler başlıklı doktorasını yaptı. Fransa'da tanıştığı Bordo'lu Nicole (Nilgün Kışlalı) ile 1968 yılında evlenen Kışlalı'nın, bu evlilikten iki kızı (Altınay ve Dolunay) olmuştur. Hacettepe Üniversitesi'nde siyaset sosyolojisi alanında öğretim üyeliğine başlamıştır. Askerlik dönüşü üniversiteye kabul edilmemiş, Siyasal Bilgiler Fakültesi'ne geçmiştir. 1972 yılında doçent olmuştur. 1971-1977 yılları arasında Yankı dergisi'nde yazdığı yazılarla CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit'in dikkatini çekmiş ve 1977 yılında CHP listesinden İzmir milletvekili seçilmiştir. 1978'de Bülent Ecevit hükümetinde kültür bakanı olarak görev yapmıştır. Kültür Bakanlığınca'nca Ulusal Kültür dergisini yayımlatmıştır. 12 Eylül 1980 darbesi sonrasında Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nde siyaset bilimi dersleri vermeye başlayan Kışlalı, 1988'de profesörlüğe yükselmiştir. 1991 sonunda Cumhuriyet gazetesinde Haftaya Bakış başlığıyla köşe yazıları yazmaya başlayan Kışlalı, 1995 yılında Antalya yolunda birlikte geçirdikleri trafik kazasında eşini kaybetmiştir. 1997'de ikinci evliliğini Nilüfer Kışlalı'yla yapan Kışlalı'nın bu evlilikten üçüncü kızı (Nilhan Nur) dünyaya gelmiştir. A. Taner Kışlalı, 21 Ekim 1999 günü, saat 09.40'da Ankara'da evinin önünde uğradığı bombalı saldırı sonucu hayatını kaybetmiştir. Akit gazetesi suikastten önce hakkında bir haber yapmış ve Kışlalı'nın üzerine çarpı atılmış fotoğrafını manşetten vermişti.

Ahmet Taner Kışlalı, 21 Ekim 1999 günü saat 09:40'da Cumhuriyet gazetesine yazdığı son yazısını faksladıktan yaklaşık 19 dakika sonra evinden çıktı. 06 GK 377 plakalı aracına yönelen Kışlalı, arabasının üstüne silecek ile kaput arasına konulmuş poşete sarılı paketi alıp sol eliyle kapıyı açtığı sırada büyük bir patlama meydana geldi. Sol kolu kopan Kışlalı site bekçisi Arif Emirhan Kılıç tarafından Bayındır Hastanesi'ne götürüldü. Saat 10:02'de kalp koroner atışı durmuş, nabzı hızlanmış ve bilinci kapanmış bir şekilde Tıp Fakültesi Hastanesi'ne getirildi. Operatör Dr. Hasan Karakış tarafından yapılan muayene sonrası öldüğü tespit edildi. Ölüm raporu yine Hasan Karakış tarafından hazırlandı ve Dr. Ersin Kaya tarafından basın açıklamasıyla bildirildi. Mezarı Ankara'da Karşıyaka Mezarlığı'ndadır.

Yazar istatistikleri

  • 73 okur beğendi.
  • 346 okur okudu.
  • 22 okur okuyor.
  • 348 okur okuyacak.
  • 3 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları