Alain De Botton

Alain De Botton

Yazar
8.3/10
451 Kişi
·
1.186
Okunma
·
149
Beğeni
·
7.199
Gösterim
Adı:
Alain De Botton
Unvan:
Yahudi Asıllı Yazar ve Televizyon Yapımcısı
Doğum:
Zürih, İsviçre, 20 Aralık 1969
Yahudi asıllı  yazar ve televizyon programları yapımcısı.
1969 yılında İsviçre’de doğdu. Eğitimini Cambridge’de tamamladı. Yapıtları on altı dile çevrildi. Hâlâ Londra’da yaşıyor. Türk okurunun Aşk Üzerine, Proust Yaşamınızı Nasıl Değiştirebilir, Romantik Hareket, Öp ve Anlat, Seyahat Sanatı, Felsefenin Tesellisi, Çalışmanın Mutluluğu ve Sıkıntısı, Ateistler İçin Din, Havaalanında Bir Hafta, Görmek ve Fark Etmek, Hayat Okulu Kitapları ve Statü Endişesi adlı kitaplarıyla büyük beğeni kazandı.
Bazen karşımdaki kadın ve erkeklerle, küçük bir kızın oyuncak bebeğiyle konuştuğu gibi konuşuyorum. Küçük kız oyuncak bebeğin kendisini anlamadığını bilir, yine de bilinçli bir biçimde kendini aldatarak iletişim kurmanın keyfini yaşamaya çalışır.
Yaptığımız işin kişiliğimizi tanımlamasına tarihte izin veren ilk toplum da biziz;
Yeni tanıştığımız birine ilk sorduğumuz soru nereli olduğu ya da anne babasının adı değil, ne iş yaptığıdır, sanki bir insanı ötekilerden ayıran niteliği öğrenebilmek için ne iş yaptığını sormamız yeterlidir.
Alain De Botton
Sayfa 53 - Sel Yayıncılık
"Okurken ,arkadaşlık ilişkisinin o kendine özgü saflığına yeniden kavuşursunuz. Kitaplarla göstermelik bir dostluk kurulmaz. Eğer akşamlarımızı bu dostlarla geçiriyorsak, gerçekten istediğimiz içindir."
M.Proust
Kitapları başkaları yazmış olsalar da onlarda kendimizle ilgili bir şeyler buluruz, garip bir paradokstur bu. Kitaplar bize kendi hayatımızın fark edemediğimiz yönleriyle ilgili bir şeyler anlatırlar. Başka birinin kaleme aldığı kitaptaki sözcükler, kim olduğumuzu ve nasıl bir dünyada yaşadığımızı tüm derinliğiyle kavramamızı sağlarlar.
"Bana ne kadar ilerleme kaydettiğimi soruyorsun? Kendi kendimle dost olmaya başladım." Bu gerçekten de büyük bir meziyet;...emin ol, böyle bir adam bütün insanlıkla dost olabilir.
309 syf.
·7 günde·Beğendi·9/10
Kitap fuarından tavsiye üzerine aldığım yaklaşık iki yıldır kitaplığımda bekleyen okumaya yeni fırsat bulabildiğim bu güzel deneme-inceleme kitabı, birey olarak içimizde yaşadığımız sıkıntıların felsefe tarafından açıklanması, genel kabul gören inanç ve davranışların bir nevi antitezi.

Kitap altı bölümden oluşuyor ve altı ayrı yaşamsal sorun Sokrates, Epikuros, Seneca, Montaigne, Schopenhauer ve en son Nietzche’nin düşüncelerinden yola çıkılarak açıklanıyor. Sırasıyla; toplum tarafından kabul görmemek, yeterince paraya sahip olamamak, düş kırıklığı yaşamak, kendini yetersiz hissetmek, kırık bir kalp ve zorluklarla yaşamak şeklinde ele alınan bu sorunlar herkesin bir şekilde kendini içinde bulduğu sorunlardan. Yüzyıllardır süregelen bu problemlerin tesellilerini ünlü düşünürlerden bulmaya çalışmak -ya da bazen bulamayıp sadece sorgulamak- kitabın akıp gitmesini sağlıyor. Konu üzerinde ilerlerken verilen kitap tavsiyeleri, antik dönemle ilgili bilgi aktarımları ve anlatımın içinde bunların görsellerle desteklenmesi de kitabı çok keyifli hale getiren unsurları oluşturuyor.

Yazar, filozofların hayatlarından öğretilerine savunduğu görüşlerden karşısında durduğu görüşlere kadar değinmiş ve dili oldukça başarılı. Doğru ve yanlış bilinen konuların, sorgulanması gereken düşüncelerin, felsefenin, sanat bilgilerinin, biyografinin iç içe olduğu ve içinde bulunduğumuz günlük sorunların tüm bunlarla bir araya getirildiği, kitabı size tavsiye edecek kişiye teşekkürlerinizi rahatlıkla sunabileceğiniz bir eser.

Keyifli okumalar.
335 syf.
·3 günde·Puan vermedi
•STATÜ : Bir kimsenin bir toplumda ya da topluluk içindeki durumu, yeri, kazandığı saygınlık, makam.

Tanımsız yola çıkmak istemedim. Statü sahibi olmak mühim çünkü !

Toplumdaki yerimiz , değerimiz , özgürlüğümüz hatta sevilmemiz bile 'Ne İşle' meşgul olduğumuza bakıyor. Statümüz birde yüksekse Allah değmesinler keyfimize! Ee malûm
'Yüksek Statünün' getirisi pek keyifli ,pek rahat, pek havalı.Beni ne "Doktorlar" ne "Mühendisler" ne "Savcılar" istedi de....Başka meslekten bahsettiğimizi duydunuz mu hiç ?? :)) Daha ne örnekler var.. saymakla bitmeyen .Hayatımızın her döneminde duymaktan , yüzleşmekten kaçacağımız bir kavram olur kendileri...

Statü Endişesine neden olan sebepler ;
•Sevgisizlik
•Snopluk
•Beklenti
•Meritokrasi
• Güven
Ve birde buna çözüm olarak
•Felsefe
• Sanat
• Politika
•Hıristiyanlık
•Bohemlik

Toplumun statü değerlerine uymayan , uymayı reddeden , 'bir hiç' yaftasını kesinlikle hak etmeyen karakterlere anlaşılır ve sürükleyici felsefesiyle çözüme götürmüş bir kitap.
nedenleri ve çözümleriyle şahane bir kitap olmuş.
Bir solukta okuyacağınız , hak vereceğiniz , nefesleneceğiniz , daha önce okusaydım diyeceğiniz bir kitap.
Şiddetle tavsiye ediyorum , keyifli okumalaaarr !
112 syf.
·3 günde·7/10
Herkesin bir gün içerisinde yapmış olduğu rutin şeyler vardır. Bu hareketlerin ne kadarının anlamı var? Sebebinin, sonucunun bilincinde olarak uygulanan kaç davranış sergileyebiliyoruz? Bütün bunları sadece yapmış olmak için mi yapıyoruz yoksa gayet farkında mıyız?
Günlük hayatımızın her anında olan, ama sadece eylem olarak tamamladığımız, gayesini göremediğimiz veya görmeye çalışmadığımız konulara yer verilmiş kitapta.
Yazar bizden durup değerlendirmemizi istiyor. Söylemlerini, davranışlarını bir sorgula, neden?
Mutlu mu oluyorsun? Seni bir noktadan, farkı bir noktaya taşıyor mu? Olumlu veya olumsuz sana getirilerini görebiliyor musun?
Öncelikle yaşadığın olayı, yaşıyor oluşunun bilincinde ol. Sorgula sonra da mantık süzgecinden geçir. Farket.
Kitabın konusunun en güzel ve temiz özetinin adında verilmiş olmasıyla beraber içeriğinde resim, edebiyat, felsefe gibi sanatın her dalından örnekler sunulmuş.
Bahsi geçen sanatkârlarla benim gibi daha önce tanışmamışsanız biraz zorlayıcı olabilir.
Yazarın diğer eserlerinden derlenmiş bir kitap olduğu söyleniyor, ben ilk defa deneyimledim bilemiyorum.
Fazlasıyla sade bir dil.
Kitabı okuduktan sonra farkındalık kazanacağınız kesin, ama derin bir iz bırakacağını sanmıyorum. Fazla beklentiye girmeyin.
309 syf.
·9/10
Kitap farklı bölümlerde yaşadığımız farklı sorunlara değiniyor. Düşkırıklığının tesellisi, toplum tarafından kabul görmemenin tesellisi, kendini yetersiz hissetmenin tesellisi gibi. Bu sorunlarla Sokrates, Seneca, Nietzsche, Montaigne gibi filozofların yaşamından örnekler vererek, nasıl bir yol izlememiz gerektiğini anlatıyor.
Felsefeye ilgisi olanlar için gayet açık, akıcı bir kitap.
309 syf.
Kitap felsefenin yapıtaşlarını oluşturan 6 farklı filozofun yaşamından yola çıkıyor. elbette felsefe bu 6 kişiden ibaret değil. alain de botton günlük dile şimdi ve burada ilkesine göre uyarlayarak okuyucuyu sıkmadan esprili zekice kalemini kullanıp bize sunmuş keyif alarak okuduğum kitaplardan öneririm :)
312 syf.
·17 günde·Beğendi·9/10
Alain de Botton bir mimar olmamasına karşın öğrendiği genel bilgilerle ve bazı yerlerde araştırmalarını değiştirdiği yerlerde mimariyle ilgili iyi tespit ve eleştirilerde bulunuyor. Mimarlıkla mesleki anlamda ilgilenmeyenler içinse yapıların yapılma amacı, yapılma süresinde arkaplanda mimarın çalışmaları fikirleri hakkında halkın bilinçlenmesini sağlayacak bilgiler sunuyor okuyuculara. Ayrıca Modern sanat eserleri, mimari kitaplardan alıntılar, bazı mimarların çalışmalarından alıntılarla anlatmak istediklerini pekiştiriyor ve bir roman havasıyla bunları okuyucularıyla paylaşıyor.

Le Corbuiser gibi mimarlık camiasının bazı kesimlerince ilahlaştırılmış bir modernist mimarın zihninde bulunan kendince kusursuz mimari fikirlerin topluma/kullanıcıya yönelik aleyhte etkiler oluşturabileceği tasarım izlerinin ve bunların ne gibi sorunlara sebep olduğu oldukça iyi bir şekilde kritisize edilmiş.

Yazarın bazı yerlerde kesin dilli olması objektifliğine gölge düşürmektedir ancak bunun haricinde iyi bir şekilde kurgulanmış, düşündürücü bir kitap. Mimarlık okumamış olsaydım daha çok etkilenmiş olabilirdim.

Okunması gereken mimarlık/felsefe kitaplarından biri.
335 syf.
·Beğendi·10/10
Eğer felsefeyi gündelik hayatın getirdiği her şeyin içinde görebiliyor, kişisel becerilerinizin içinde eritebiliyorsanız Alain De Botton'u anlamışsınız demektir. Harika bir yazar, eğlenceli bir üslup ve anlaşılabilir bir felsefe. Statü Endişesi isminden de anlaşıldığı gibi, toplumdaki etiketlerimiz hakkında geniş ve bir o kadar keyifli bir kitap. Hepimizi yiyip bitiren o "ne olacağım" sorusu var ya, işte onun o kadar da hastalıklı bir duruma dönüşmemesi için uğraş vermiş yazar. İçinde yaşadığımız toplum ve değerleri, bireye bir şey değilsen hiçsin'i aşılıyor. Herkes zengin olmak istiyor. Alabileceği en çok paranın olduğu işi seçmek istiyor. Çünkü biliyor ki, bir şey olmak zorunda! Olmazsa toplum tarafından çöpe atılacak. İhtiyacımız olmayan şeyler ihtiyacımızmış gibi kafamıza işleniyor, Bilinçaltı sürekli baskı altında. İnsanlar sevdiği değil, en yüksek mevkiye gelebileceği işleri tercih etmek zorundalar.
İşte bu durumdan biraz olsun sıyrılıp, kadrajı farklı görüntülere çevirip düşünmek gerekli. Kitap bunu o kadar güzel anlatıyor ki, filozoflar, sanatçılar, şairler, siyasetçiler de bu süreçte sana yardımcı oluyorlar. Kafandakilerin aslında senin istediğin şeyler olmadığı gerçeğini sana yansıtıyorlar.
İş hayatında sıkıntılarla boğuşuyorsan (hangimiz değiliz ki), mevki savaşlarından yorgun düştüysen, insanların kafana zorla iteledikleri janjanlı hayat politikasından bıktıysan, biraz yüzeye çıkıp bir nefes almanın zamanıdır! Herkese önerimdir.
144 syf.
·9 günde·Beğendi·8/10
İlkin site beni taşlamadan bu kitabı bitirdiğim için ve bangır bangır yaptığım paylaşımlardan dolayı kendimi tebrik ediyorum.
Maalesef günlük hayatımızda aşamadığımız gerçek durumlar, sanal dünyada da pek aşılmış değil henüz.
Kendinizi aşağılık gibi mi hissediyorsunuz ya da cinsellik hakkında çok şey bildiğinizi mi düşünüyorsunuz? Bu kitap sizi cinsellik konusunda olması gerektiği gibi düşünmeye teşvik eden bir kitap.
Daha önce söylediğim gibi Botton ne kadar kişisel gelişimci gibi görülse bile benim için öyle değil. -Kişisel gelişim kitaplarını tasvip etmeyen bir okuyucu olarak söylüyorum bunu.-
-Meli, -malı cümleleri o kadar az ve o kadar bilimsel verilere dayanan açıklamaları var ki bu onu kişisel gelişimci olarak görmemek için bir sebep oluyor.
Bazı yerlerine özellikle katılmadığımı söylemem gerek. Özellikle şu aldatmayla ilgili bölüm beni epey bir şaşırttı ama bir yerde de gerçekleri yazdığını belirtmem gerek.
Herkese ufakta olsa bir şey katacağını düşünüyorum bu kitabın. Özellikle partneriniz var ise bu durumun ikinizin hayrına olacağını bilin.
İyi okumalar, tabi size değil bir arkadaşınıza...
312 syf.
·6 günde·Puan vermedi
Bugüne kadarki birçok mimari üslubu sade ve akıcı bir dille inceleyen, okuması keyifli bir kitaptı benim için. Birkaç bölümden oluşan kitap mimariyi belli kategorilere ayırarak incelemiş. Bu incelemeleri yaparken verdiği örnekleri fotoğraflarla desteklediği için üzerinde düşünme imkanı sunmuş aynı zamanda. Birçok alanla ilişkilendirerek farkli boyutlar katmış kitaba.
Yazar 20. Yüzyılın önde gelen modernist mimar Le Corbusier'i eleştirmeden duramamış :) Buna rağmen anlaşılır diliyle merakı olan herkesin okuyabileceği güzel bi kitap.
309 syf.
6 bölüm halinde ver her bir bölümde bir filozofun ortaya koyduğu değerlerden söz eden ve sorunları felsefi açıdan çözmeye yönlendiren bir kitap. Zaman zaman eglence de mevcut. Benim en sevdiğim bölüm Sokrates'in olduğu bölümdü. Belki de onu zaten çok sevmemden kaynaklanıyor. Zaman zaman sıkabiliyor ama hemen ilgi çekecek bir konu ortaya çıkıyor.

Yazarın biyografisi

Adı:
Alain De Botton
Unvan:
Yahudi Asıllı Yazar ve Televizyon Yapımcısı
Doğum:
Zürih, İsviçre, 20 Aralık 1969
Yahudi asıllı  yazar ve televizyon programları yapımcısı.
1969 yılında İsviçre’de doğdu. Eğitimini Cambridge’de tamamladı. Yapıtları on altı dile çevrildi. Hâlâ Londra’da yaşıyor. Türk okurunun Aşk Üzerine, Proust Yaşamınızı Nasıl Değiştirebilir, Romantik Hareket, Öp ve Anlat, Seyahat Sanatı, Felsefenin Tesellisi, Çalışmanın Mutluluğu ve Sıkıntısı, Ateistler İçin Din, Havaalanında Bir Hafta, Görmek ve Fark Etmek, Hayat Okulu Kitapları ve Statü Endişesi adlı kitaplarıyla büyük beğeni kazandı.

Yazar istatistikleri

  • 149 okur beğendi.
  • 1.186 okur okudu.
  • 69 okur okuyor.
  • 1.130 okur okuyacak.
  • 30 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları