1000Kitap Logosu
Alan Lightman

Alan Lightman

Yazar
BEĞEN
TAKİP ET
8.0
207 Kişi
579
Okunma
35
Beğeni
1.954
Gösterim
Tam adı
Alan Paige Lightman
Unvan
Fizikçi
Doğum
1948
Yaşamı
(28 Kasım 1948 doğumlu) Amerika’lı fizikçi , yazar ve sosyal girişimci . O sosyal bilimlerin bir profesör olan Massachusetts Institute of Technology Üniversitesinde Sosyal Bilimler Profesörü, ve uluslararası bestseller Einstein'ın Düşler’i isimli kitabın yazarı.
Filozof mazikeen
Bay Tanrı'ı inceledi.
192 syf.
·
1 günde
·
Puan vermedi
Bay Tanrı
çocukluğumdan beri hep evrenin dışını hayal etmeye çalıştım. Evrenimizin dışındaki olası hiçliği hayal edin. Ama hayal gücüm beni hiçbir zaman tatmin etmedi! Bay Tanrı, yaratılış hakkında bir hikaye ama dini bakış açılarından değil. Bu evren hakkında bildiğimiz teoriler, doğa yasaları ve felsefelerle büyüleyici bir hikaye. Mevcut bilgilerimize dayanarak dışarısı hakkında hayal edebileceğimiz şeyler. Bu kitap, evreni ve hiçliği hayal etmede benim yoldaşımdı. İYİ OKUMALAR
Bay Tanrı
8.3/10
· 183 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
79
levi
Eınsteın' ın Düşleri'ni inceledi.
120 syf.
·
3 günde
·
9/10 puan
Bir zaman hayal et. Binbir hâlde ama içindeki hep aynı.
Ne giydirirsen giydir, o hep bir zaman olarak kalıyor. Bir Dünya' da duruyor, birinde mekana göre hareket ediyor, birinde uçuyor, birinde duyu oluyor, birinde bir soluk bir kalp atışı, hayatın ta kendisi oluyor. Lightman zamanı binbir dünya'nın tek ortak kahramanı yapıyor. Yörüngesinde dönen hayatı ve insanların yaşamını en yalın dille tasfir ediyor. Okunması en kolay ve doruklarda verimliliğiyle, keyifle okuduğum kitaplardan biri. 'Zaman' kavramı kimisince bir algı, kimisince bilinmezlikte tutunulacak dal olarak anlanlandırıyor. Bir de Einstein'ın düşlerindeki zamana tanık olmak var tabii. Her bölümden ayrı zevk aldığım ve zamanın farklı işlediği her dünya da bambaşka kapılar açtığım bu kıssacık süre de şunu anladım birkez daha. Ve bunu sizlerle paylaşmak iaterim. Şahsi fikrim ve düşüncerimin bir bütünü bu. Zaman.. ah evet hepimiz ona sahibiz fakat asla durmadan ilerliyor ve bu süreğenliğin doğrultusunda onu en profesyonel şekilde kullanmamız gerek. Hepimiz bir günü baz alırsak 24 saate sahibiz. Kimimiz bunun belirli saatini ihtiyaçlar ve kalanını da istekleri için kullanıyor. Bu herkesin yaşayışına göre farklılık gösteriyor. Kimisi uykusundan kısıp isteklerine, kimisi isteklerinden kısıp uykuya veya herhangi bir ihtiyaca bağışlıyor. Evet zamanı arttırıp azaltamayız fakat bunu kendi içinde yavaşlatabiliriz. Bulunduğumuz devir ve teknolojinin de epey var olan etkisiyle geçmişe nazaran daha hızlı bir yaşam sürüyoruz. Elimizdeki cihazlara ve oldukça çeşitli yaşamlarımıza yetişmek, onlara zaman ayırmak mecburiyetinde kalıyoruz. Fakat biz, bu koşuşturma içinde kendimize zaman bırakabiliyor muyuz? Sanırım bu soruyla konusu zaman olan bu düşünceden öte yerlere teğet ettim. Fakat olan şu; zamanı biz yönetiyoruz, tıpkı onu yaratıp sabitlediğimiz gibi. Ve neye harcayacağımız akıp gitmesine rağmen yine bize bağlı. Örneğin bir konuda gelişmek istiyorsak bunu ancak ona yönelerek ve zamandan feragat ederek yapabiliriz. Bunu tek bir şeyde değil de elimizin değdiği her yerde eş zamanlı yaptığımı varsayalım. Odakalnabilir miyiz? Ya da hepsinde aynı anda gelişebilir miyiz? Her şey yerli yerinde, biz dokunmadıkça onu değiştirmedikçe orada kalmaya devam ediyor. Ve dedikleri gibi "her şeyin bir yeri ve zamanı var" bu yüzden olmasını istediğimiz şeye odakalnıp onu bir sanat eserine dönüştürmeyi deneyelim. Her tabloya başlayıp yarım bırakmaktansa birer birer şaheserler üretelim. Buraya kadar okuduğunuz ve değerli vaktinizi harcadığınız için çok teşekkür ederim.
Eınsteın' ın Düşleri
Okuyacaklarıma Ekle
8
Gökhan Aşkın BEKTAŞ
Einstein'ın Düşleri'ni inceledi.
120 syf.
·
2 günde
·
8/10 puan
Çok güzel bir kitap yazar aynı zamanda fizikçi de olduğu için -Einstein adına genelde görülen- sadece güzellemelerle ilerlememiş yani; manyak adam ya çok Zeki, bir deha deyip deyipte ne anlattığı hakkında fikriniz olmadığında sadece onun gördüğü ilgiye hasret duyan gizli bir ilgi manyağı olduğunuzu dışavurmuş oluyorsunuz aslında. Sosyal boyutta kişinin ilgi istek ve arzularının dağılmışlığının yarattığı kafa karışıklığı ile tek bir merakın nasıl sağlam bir zihin yarattığı vurgusu harika işlenmiş. Ormandaki bütün tavşanları kovalayan aç kalır misali bir yaklaşım var ki bu doğrudur ve çağında problemidir. Bir diğer önemli nokta ise; kişinin özdeğeri yakalamak adına yaptığı eylem ve söylemlerin neden bilime sanata felsefeye hiç bulaşmadığı idi yani ilgi görmek adına spor yapmak kadar efektif olabilecek entellektüellik, bir sanat okur yazarlığı ve hatta teorik bilimlerde bulunur diyor kitap alt Metin’de Özetle çok güzel bir kitaptı fakat tek eksik yanı Einstein’ın Spinoza hartsone veya kısaca panteist filozoflarla kurduğu bağı ve özellikle çok etkilendiğini bildiğimiz Kabala’yı daha merkeze alacak şekilde işlenebilirdi. Zira bu şekliyle kitap yine o büyük dehanın sadece çılgınlığına indirgenebiliyor. Oysa ki filden büyük fil avcısı var. Einstein’ı da Einstein yapan bir düşünce geleneği, bir takım büyük filozoflar var ha keza.
Einstein'ın Düşleri
Okuyacaklarıma Ekle
6