Alejandro Zambra

Alejandro Zambra

Yazar
7.2/10
264 Kişi
·
682
Okunma
·
43
Beğeni
·
2475
Gösterim
Adı:
Alejandro Zambra
Unvan:
Şilili Şair, Kurgu Yazarı ve Edebiyat Eleştirmeni
Doğum:
Santiago, Şili, 1975
Veronica sonunda bu arayışın ardından, esas zoruna gidenin ne olduğunu buldu: parçası olmak istediği dünya bu değildi - ne bu ne de buna yakın bir dünya Veronica'nın parçası olabileceği bir dünyaydı.
Geçmişinde kaçmasını gerektirecek hiçbir şey yoktu ama tam da bundan kaçıyordu: vasatlıktan, bir başına geçen sayısız kayıp saatten.
Her şeye hazırdı, her şeyi yapmaya, ona verecekleri ne olursa olsun almaya, ne söylenmesi gerekiyorsa onu söylemeye. Hatta söylemek istemediği şeyleri söylerken kendi sesini duymaya bile hazırdı. Ama artık yeter. Artık her şeye hazır değil. Artık özgür.
Ona aşık olmaya başlamadan bir saniye önce ona aşık olmaktan vazgeçmişti. Kulağa tuhaf geliyor ama tam da bunu hissediyor: Karla’ya aşık olmak yerine aşk ihtimaline, sonra da aşkın yakınlığına aşık olmuştu.
Beceriksizce sadece başlığı çeviriyor, başlıktan fazlasını değil; geceden payımıza düşene katlanmak, gecenin bize verdiğini taşımayı bilmek, geceden payımıza düşeni yüklenmek, karanlığa katlanmak.
“Kitapta olmamam mümkün değil. Kendime başka özellikler ve gerçekte yaşadığımdan çok farklı bir hayat atfetsem de ben yine kitapta olurum. Kendimi korumama kararı alalı çok oldu (…) En azından şunu biliyordum: kimse kimsenin adına konuşamaz. Çünkü her ne kadar bir yabancının hikâyesini anlatmak istesek de eninde sonunda hep kendi hikâyemizi anlatırız (…) Okumak yüzünü kapatmaktır. Yazmaksa yüzünü göstermek.”
Alejandro Zambra
Notos Yayınları
"Böylesi iyi, fazladan vaat yok, olması gerektiği gibi: sevmekten vazgeçmek için seviyor ve başkalarını sevmek ya da bir süreliğine veya sonsuza dek yalnız kalmak için sevmekten vazgeçiyor."
91 syf.
·2 günde·7/10
Evin annesi Veronika'nın bir gece eve gelmemesiyle başlayan serüven.  Olay yazarlık hayaline sahip öğretmen üvey baba Julian'ın, Veronika'nın küçük kızı Daniel'i avutmaya çalışmasıyla başlıyor. Veronica'nın eve neden gelmemiş olabileceğinin ihtimalleri ve onu beklediği süre zarfı üzerinde şekilleniyor. Roman Veronica geri gelene veya Julian'ın onun artık gelmeyeceğine ikna olana kadar sürüyor. Beklenilen bu sürede yazar Julian'ın düşüncelerine dalıp onun geçmişine ve anılarına götürüyor. Sonrasında ise geleceğe dair kurgusuyla devam ediyor. Bu esnada Veronika'yı unutarak tamamen kurgusuna dalıyorsunuz. Sonu beni oldukça şaşırttı, beklemediğim bir şekilde bitti diyebilirim.

Yazarın anlatım tarzı oldukça farklı  bahsettiği şeylerde sıkça bir ileri bir geri dönüşler olması nedeniyle gerçekte yaşananlar mı yoksa kitaba yazılanlar mı gibi bir ikilemde kaldım. Kısacık bir kitap olmasına rağmen güzel şeyler sığdırılmış, akıcı bir kitap. Alejandro Zambra ile bu kitap sayesinde tanıştım ve tarzı çok hoşma gitti, diğer kitaplarına karşı da içimde bir merak uyandı.
73 syf.
·1 günde·1/10
Bu ne şimdi ? Bir roman mı? Bir öykü mü? Bir deneme mi? Yoksa sarhoş bir adamın yazdığı zırvalıklar mı? Yoksa yoksa gerçekten bir edebiyat şaheseri okudum da benim kapasiteme mi birkaç numara büyük geldi? Ben bu kitaptan hiçbir şey anlamadım. Lütfen kimse beni kınamasın. Olabilir. Sonuçta ben de bir insanım ve bir kapasitem var. Anlamamış olabilirim. Bu kitabın ve bu yazarın neden bu kadar tanınmış olduğunu bilen birisi anlatabilir mi bana? İnanın bana bunu ciddi olarak söylüyorum. Yazan olursa sevinirim. Biliyorum bu şekilde bir inceleme yazısı olmaz ama sadece öğrenmek istediğim için böyle bir şeye başvurmak zorunda kaldım. Beni anladığınızı umarım.
91 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Yazarın okuduğum ikinci kitabı ve tarzını tamamen anladım; içiçe geçmiş kitap :)
Bu belki herkesin hoşuna gitmez ama ben beğendim.(gerçi yahu sema beğenmediğin bir kitap mı var diyebilirsiniz :) ama zaten okuduğum kitapları araştırıp beğeneceklerimi okuduğum için hepsini de beğeniyorum:))
Evet yazarımızın her kitabında bonzai geçmese olmuyor. Takıntısı bu yani:)


Kitap; bir gece eve gelmeyen, evin annesinden başlayıp, üvey babasının anlatımı ile çocuğun geleceği, gerçek babasının ne olduğu, hayaller, kurgu , kitap yazarı olmaya çalışan üvey baba vs vs. Gidiyor.
Kitabın ismi ise; üvey babanın her gece çocuğa " Ağaçların Özel Hayatından hikaye anlatayım mı?" Demesi ve ağaçlara insan özellikleri katarak, masallar anlatmasından alır.

Okuyabilirsiniz ,ama beğenir misiniz bilemem. Herkesin bakışı farklı çünkü:)
91 syf.
·1 günde·5/10
Tek kelime ile özetleyecek olursam: Vasat.

Sanki yazar, kitabı kafası karışık olduğu bir zaman yazmış gibi. Ya da odaklanma sorunu varmış gibi. Olaylar arasında anlamlı bir geçiş yok. Bir şey anlatırken bir anda bambaşka bir şey anlatmaya başlıyor. Kitap fazla karışık, odaklanmakta zorluyor.
Zaman kaybı olduğunu düşünüyorum.
146 syf.
·10 günde·Beğendi·Puan vermedi
Zambra okumayı çok seviyorum. Bu ay okuduğum üçüncü Zambra, Eve Dönmenin Yolları yine minimal cümle ile çok şey anlatan, arka planı kuvvetli bir kitap. Zaten kitabın bir bölümünde kahramanına Madam Bovary’i okurken uzun betimlere katlanamadığını söyleterek gönderme yapmış bence. Az buçuk konuya da değinelim: Şili’deki Pinochet diktatörlüğü döneminde yolunu kaybeden ve eve dönüş yolunu arayan çocuk, büyüyüp yetişkin olduğunda kitap yazarak bu defa kendi hikayesini bulmaya çalışıyor. Ve bir tür içsel arayışa giriyor : “Dün gece saatlerce yürüdüm. Yeni bir sokakta kaybolmak istiyor gibiydim. Mutluluk içinde tamamen kaybolmak. Ama kaybolamadığımız, kaybolmayı beceremediğimiz anlar vardır. Her ne kadar sürekli yanlış yönlere sapsak da. Bütün kerterizleri kaybetsek de. Geç de olsa yola devam ederken söken şafağın ağırlığını hissetsek de. Ne kadar uğraşsak da kaybolmayı beceremediğimiz, kaybolamadığımız anlar vardır. Ve belki de kaybolabildiğimiz zamana özlem duyarız. Bütün sokakların yeni olduğu zamana.”
149 syf.
·4 günde·Beğendi·7/10
‘Edebiyatta sadece üç, dört, bilmedin beş konu olduğu söyleniyor ama belki de tek bir konu vardır: ait olmak. Tüm kitaplar ait olma arzusu yahut bu arzuyu reddetme üzerinden okunabilir.’
.
Alejandro Zambra her okuduğumda kendine daha yakın hissettiren bir yazar benim için. Seçtiği konudan, bunu işlemesindeki sakin tavrına kadar..
Yormuyor, ağırlık oluşturmuyor. Eve Dönmenin Yolları ,Bonzai , Belgelerim ,Soru Kitapçığı, Ağaçların Özel Hayatı adlı eserlerinden sonra şimdi de Serbest Kürsü ile bizimle.
.
Serbest Kürsü yazarın kısa hikayeleri, konferans konuşmaları ve günlük notlarından oluşuyor. Yazmaktan, okumaktan bahsediyor en çok.
Hayatını kaplayan edebiyattan.. Yazarın diğer eserlerini okuduktan sonra onun evinde bir çay içmek gibiydi Serbest Kürsü.
Sohbet eder gibi çevirdim sayfaları.
.
Kendim için bir diğer güzellik ise yakın zamanda okuduğum Mario Levrero’dan uzunca bahsetmesi. Levrero’nun Boş Sözleri’ni okurken Zambra’nın ondan ne çok etkilendiğini öğrenmiştim. Bu eserinde o etkilenmenin izlerini görebiliyoruz.
.
Çeviride her çalışmasını pek bir sevdiğim Seda Ersavcı yer almakta.
Kapak tasarımı ise Tane Mavitan’a ait –
72 syf.
·1 günde·7/10
Sanki Şili' ye gitmişim de bir serseri yolumu çevirmiş bana açık saçık uzun bir hikaye anlatmaya başlamış gibi hissettim. Argo anlatımı olan ve muhtemelen kafası dumanlı olan serseri dilin sahibi, bir roman yazmak istediğini ve romanın sonu konusunda kafasının karışık olduğunu da aktardı.
146 syf.
·1 günde·Beğendi·7/10
Öncelikle yazardan önce çevirmeni Çiğdem Öztürk'ü takdir etmek lazım. İspanyolcadan çevrilen romanlardan dili en temiz olanlarından diyebilirim.
İlk başladığımda dürüst olmak gerekirse farkında olmadan çocuk romanına başladım galiba dedim. Ama çocuk gözünden ülkedeki siyasi faaliyetlerin diktaları görmek güzel bir deneyim oldu. Kitabın tek hoş gelmeyen yanı çok hızlı geçişler var. Buda akışı bozuyor. Kurgu fikri güzel aslında roman içinde roman yazmak…
Kitabın en sevdiğim yanına gelirsek bol bol güzel aforizmadan oluşuyor. Durup durup kendinizi düşünürken bulabilirsiniz. Ve ülkeler farklı ama insanlar, yaşananlar ne kadarda benzer dedirtiyor.
Elime aldığım gibi bitenlerden oldu bu kitapta sonlarına doğru daha güzelleşenlerden…
Keyifli okumalar
146 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Yine bilinmeyen ama güzel olan bir kitap. Kitap içinde kitap olan da bir kitap. Bir yazarın kitap yazmasini, yazdığı şeylerin neler olduğu, karakterler ve bunlar kendi yaşamından örneklerle harmanlanmış. Kitabın türü roman mi öykü mü günlük mü çözemedim. Hepsinin tadı da vardı. Tek kötü yön kopukluklarin olması.
91 syf.
Öyle niteliksiz kitaplar övülüyor ki sitede, bu kitaba geçen haftalarda yaptığım yorumu değiştirmek istedim çünkü Zambra'ya haksızlık ettiğimi düşünüyorum. Hikaye, dümdüz bir çizgide takip etmiyor ve ana hikaye, kitap boyunca yan yollarla destekleniyor. Bu, benim çok hoşuma giden bir tarz değil ama yazarın edebi yeteneğine değinmeden bu incelemeyi bitirmek benim ayıbım olur (olmuştu). Kitap okumayı değil, edebiyatı seviyorsanız Zambra gibi yazarları okumalısınız derim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Alejandro Zambra
Unvan:
Şilili Şair, Kurgu Yazarı ve Edebiyat Eleştirmeni
Doğum:
Santiago, Şili, 1975

Yazar istatistikleri

  • 43 okur beğendi.
  • 682 okur okudu.
  • 8 okur okuyor.
  • 349 okur okuyacak.
  • 4 okur yarım bıraktı.