Alejandro Zambra

Alejandro Zambra

Yazar
7.3/10
94 Kişi
·
197
Okunma
·
18
Beğeni
·
1.777
Gösterim
Adı:
Alejandro Zambra
Unvan:
Şilili Şair, Kurgu Yazarı ve Edebiyat Eleştirmeni
Doğum:
Santiago, Şili, 1975
“Kitapta olmamam mümkün değil. Kendime başka özellikler ve gerçekte yaşadığımdan çok farklı bir hayat atfetsem de ben yine kitapta olurum. Kendimi korumama kararı alalı çok oldu (…) En azından şunu biliyordum: kimse kimsenin adına konuşamaz. Çünkü her ne kadar bir yabancının hikâyesini anlatmak istesek de eninde sonunda hep kendi hikâyemizi anlatırız (…) Okumak yüzünü kapatmaktır. Yazmaksa yüzünü göstermek.”
Alejandro Zambra
Notos Yayınları
Hafıza bir sığınak değil. Sadece artık var olmayan sokak isimlerinin tutarsız uğultusu kalıyor geriye.
Aslında en yakın arkadaşı yoktu, daha doğrusu her fırsatta ona akıl danışan bir sürü arkadaşı vardı ama aralarındaki güven karşılıklı değildi.
Şimdi son yıllarda yaptığım en iyi şeyin bazı kitapları kendimi adayarak, tuhaf bir sadakatle, sanki içlerinde bana ait bir can, kadere dair bir iz varmışcasına yeniden okumak olduğunu düşünüyorum.
"Çünkü her ne kadar yabancının hikayesini anlatmak istesek de eninde sonunda hep kendi hikayemizi anlatırız."
91 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
Yazarın okuduğum ikinci kitabı ve tarzını tamamen anladım; içiçe geçmiş kitap :)
Bu belki herkesin hoşuna gitmez ama ben beğendim.(gerçi yahu sema beğenmediğin bir kitap mı var diyebilirsiniz :) ama zaten okuduğum kitapları araştırıp beğeneceklerimi okuduğum için hepsini de beğeniyorum:))
Evet yazarımızın her kitabında bonzai geçmese olmuyor. Takıntısı bu yani:)


Kitap; bir gece eve gelmeyen, evin annesinden başlayıp, üvey babasının anlatımı ile çocuğun geleceği, gerçek babasının ne olduğu, hayaller, kurgu , kitap yazarı olmaya çalışan üvey baba vs vs. Gidiyor.
Kitabın ismi ise; üvey babanın her gece çocuğa " Ağaçların Özel Hayatından hikaye anlatayım mı?" Demesi ve ağaçlara insan özellikleri katarak, masallar anlatmasından alır.

Okuyabilirsiniz ,ama beğenir misiniz bilemem. Herkesin bakışı farklı çünkü:)
146 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Yine bilinmeyen ama güzel olan bir kitap. Kitap içinde kitap olan da bir kitap. Bir yazarın kitap yazmasini, yazdığı şeylerin neler olduğu, karakterler ve bunlar kendi yaşamından örneklerle harmanlanmış. Kitabın türü roman mi öykü mü günlük mü çözemedim. Hepsinin tadı da vardı. Tek kötü yön kopukluklarin olması.
91 syf.
Öyle niteliksiz kitaplar övülüyor ki sitede, bu kitaba geçen haftalarda yaptığım yorumu değiştirmek istedim çünkü Zambra'ya haksızlık ettiğimi düşünüyorum. Hikaye, dümdüz bir çizgide takip etmiyor ve ana hikaye, kitap boyunca yan yollarla destekleniyor. Bu, benim çok hoşuma giden bir tarz değil ama yazarın edebi yeteneğine değinmeden bu incelemeyi bitirmek benim ayıbım olur (olmuştu). Kitap okumayı değil, edebiyatı seviyorsanız Zambra gibi yazarları okumalısınız derim.
151 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Bonzai ve ağaçların özel hayatı kitaplarıyla pek sevdiğim (aynı zamanda çok özgün bulduğum) Alejandro Zambra,soru kitapçığı ile de beklentimi karşıladı.
Konu anlatım tarzı ile birlikte iğnelerken gülümsetiyor.Şili’ye dair bir fikir edinirken kendi topraklarımızla da bağdaştırdığımız noktalar oluyor.
Sınav sistemleri,ezbere dayalı eğitim,öğretimin katı ve sıkıcı duvarları gibi benzerlikler bunlar.90 soru var kitapta hani o bildiğimiz anlam bütünlüğü-okuduğunu anlama gibi bilgilerimizi sorgulayan.Ama bu 90sorunun 90cevabı yok.Aslında pek çok sorunun tek bir cevabı olmadığı gibi.Güdülen,ezilen,biçimlendirilme uğruna kalıplara sokulan tüm kayıp gençliklerin elinde avucunda kalan belirsiz cevaplar gibi..
“Düşünüyorsun:Baba giriştir,gelişme oğul,sonuçsa kutsal ruh.”
“Beklemenin ülkesinde yaşıyoruz.,ömrümüz bir şeyleri bekleyerek geçiyor,Şili devasa bir bekleme salonu,numaramızın gelmesini bekleyerek öleceğiz.”
210 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
“Babam bir bilgisayardı,annemse bir daktilo.
Ben boş bir defterdim,şimdi bir kitap oldum.”
.
Belgelerim’de on bir öykü yer alıyor.Karakterler,olaylar öyle yormadan ilerliyor ki..Ancak bu anlatıların basitliğinden değil bilakis darbeden,özgürlük hayallerinden,uzak mesafe ilişkilerden bahsederek yapıyor bunu yazar.
.
‘Ağaçların özel hayatı’ ile tanıştığım Alejandro Zambra,
“ne yazsa okurum” diyebileceğim özgün bir kalem.Her eseri önce beni konu seçimiyle ardından karakterlerin işlenişiyle yakalıyor.Örneğin Bonzai bir saatte okunabilecek bir eser ama hala unutmuş değilim~Eğer farklılık arıyorsanız ve bunu yüksek bir edebi zevk ile beraber edinmek istiyorsanız,Şili’yi satır aralarında tanımak da güzel olur derseniz Zambra doğru bir tercih olacaktır.
146 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Tanıdık birilerine benzetme ihtiyacı duyarsam; Barış Bıçakçı naifliğinde, o "usul usul edebiyat" tadında diyebilirim.

Çocukluğun, depremin, diktatörlüğün izleri... Bunları odağa almadan, kıyısında yaşamış insanların çocukluk hikayesinden okumak bence daha etkileyici. Basit insanların hayatında bir diktatörün ayak sesleri; oldukça vurucu.

Okuduğum ilk Zambra kitabıydı ve diğerlerini okumak için de iştahla bekliyorum açıkçası. O hafifliği- naifliği çok sevdim, çocukluk anıları ve güncel yaşamı arasında gidip gelip bocalayan insanın ruh halini, kafasından geçenleri basit ancak etkili cümlelerle çok güzel anlatmış sanırım beni en çok etkileyen de bu oldu.

Bazı kitaplar vardır, kitapla değil yazarla aranızda bağ kurarsınız: işte beni anlayan bir insan! işte hislerimi kelimelerle ifade etme şansını yakalamış biri!

Sanırım zambra için böyle düşünüyorum...
146 syf.
İlginç bir kurgusu olan, okuma bakımdan çok kolay bir kitap diyebilirim ilk başta.

Romanın içerisinde zaman kavramı karmaşık bir şekilde ilerliyor. Dün, bugün birbirinin içine girmiş durumda. Düz bir okuma isteyenlere hitap etmeyebilir ama o kadar da karmaşık değil.
Yazar kitap içerisinde bir kitap yazma ile başlıyor hikayeye. 1985 Şili depremi sonrasında (bu durum bir cocuğun ağzından anlatılıyor) yaşanan sürece değiniyor. Evlerinden olanlar, dışarlarda kalanlar, insanların hali vs. O dönemde çocuğun tanıştığı bir aile ve o ailenin bir ferdi olan Claudia. İkisi arasında ilginç bir anlaşma oluyor ve bu sürüp gidiyor. Bu aralarda Pinochet döneminin sancılarına değiniyor yazar. Bu ikili arasındaki anlaşmanın temeli de zaten o döneme dayanıyor.
Sonrasında kitap içinde kitap yazan yazarın kendi hayatını okuyoruz kendi ağzından.
Sonrasında ise tekrardan o çocuğun gençlik dönemleri ve Claudia ile olan ilişkisinin detaylarını öğreniyoruz. Sonrasında bu çocuğun kim olduğunu öğreniyoruz. Tabii ki çocuğun kim olduğunu yazmama gerek yok :)
Bu çocuk ve Claudia'nın özellikleri de genç yaşlarında ailelerinden ayrı olarak yaşaması ve hayata tutunma çabaları diyebilirim.

Gerçekten kendini okutuyor kitap.
Kurgusu bana farklı verdi ve okurken keyif aldım. Okuma zorluğu çektiğiniz bir dönemdeyseniz bu kitap size ilaç olabilir.
146 syf.
·3 günde·Beğendi·8/10
“Şimdi düşünüyorum da zemine duyulan güveni kaybetmek iyi bir şey,her şeyin bir anda tepetaklak olabileceğini bilmek şart.Ama biz bütün olan bitenin ardından öylece her zamanki hayatımıza geri döndük.”
1985 depremi.diktatörlük altında bir ülke,ebeveynler ve anılarını yazmaya çalışan bir yazar.Zambra yine sakin bir şekilde yaraları deşiyor özellikle kendi hikayesindekileri.
“Okumak yüzünü kapamaktır.Yazmaksa yüzünü göstermek.”
Maskesiz ve sahip olduğu tüm renkleriyle~
146 syf.
·1 günde
'Konu itibariyle cezbedici olsa da, 'oku beni' diye göz kırpsa da kimimizin teline dokunamayan, kimimizinse iliklerine işleyen bir kitapla karşılıklı bir masada oturup sohbet ettim. Ben onu can kulağımla dinledim de o biraz konuşmakta zorluk çekiyordu sanırım.'

Bu kitaba yapabileceğim en kapsamlı yorum yukarıdaki sözlerim olsa da birkaç noktaya değinmeden geçemeyeceğim.

Öncelikle kimi bookstagramlarda bu kitabı görmüş ve okuyacaklarıma eklemiştim. Kitabı iyi ki temin etmedim de kütüphaneden edindim. Çünkü anlaşamadığımız noktalar vardı. Beğenemedim. Sevemedim.

Konu itibariyle yaşantımız boyunca içinden geçtiğimiz hayatın hafızamıza kazıdıklarını ve bu kazınanları belleğimizden anlattığımızı düşünelim. Zaten kusurlu bulduğum noktalar da bu kısımdan itibaren başlıyor.

Özellikle karakterin bir çocuk veya ergen olması anlatımı durağanlaştırmış, vermesi gereken duyguyu alamadım. Tabi o küçük yaşına göre başından geçmeyen şey kalmıyor. Bu yönü dile getiriş açısından sıcak bulmadım.

Anlatım kopuk, sentaks olarak yavan ve her biri bir yanda.

Kitabın içerisinde bir alt metin var. Bu yönünü beğendim, fakat alt metnin sahibiyle iletilmek istenen metnin sahibi bir bütün olunca mesajlar havada kalıyor.

Konuya bir yetişkin karakterin penceresinden değil de çocuk veya ergen bir karakterin açısından el attığı için dikkat çekici bir eser. Takdire şayan görünebilir. Konu olarak albenisi var.

Fakat ben bu kitapla anlaşamadım. Pufff

İlk defa bir kitap hakkında net olumsuz yorum yapıyorum. Sanırım biraz dengemi bozdu bu yorum. Neyse ki sakinleşmeye gidiyorum.
146 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Çok sıkıldım bu kadar sıkıldğım bir kitap bilmiyorum. Çabucacık okunuyor olsa da çatladım okurken. Kitabı yarım bırakamama huyum vardır. Çünkü bazı kitaplar öldürücü vuruşu sona saklar fakat bu kitap oku-geç kitabı. Kitap ne anlattı neyi önerdi ana fikri neydi hiç anlamadım.
Sanki yazar aklına geldikçe yazmış.
Aklıma şu geldi yazayım. Bu geldi bunu da yazayım. Konuyla alakalı/alakasız yazmış. Ekşi sözlüğe güvenerek okudum fakat hata etmişim. Bu kadar neyini övmüşler anlamadım. Velhasıl ben hiç bir şey anlamadım bu kitaptan.

Yazarın biyografisi

Adı:
Alejandro Zambra
Unvan:
Şilili Şair, Kurgu Yazarı ve Edebiyat Eleştirmeni
Doğum:
Santiago, Şili, 1975

Yazar istatistikleri

  • 18 okur beğendi.
  • 197 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 129 okur okuyacak.