1000Kitap Logosu
Resim
Alev Alatlı

Alev Alatlı

Yazar
Derleyen
Çevirmen
BEĞEN
TAKİP ET
8.0
902 Kişi
3.304
Okunma
670
Beğeni
21,5bin
Gösterim
Unvan
Türk Yazar
Doğum
İzmir, 1944
Yaşamı
Alev Alatlı (d. 1944, İzmir) Türk yazardır. Liseyi babasının askeri ataşe olarak görev yaptığı Tokyo’da okudu. Ekonomi & İstatistik lisansını ODTÜ'den, Ekonomi ve Ekonometri yüksek lisansını "Fulbright" bursu ile gittiği Vanderbilt University'den (Nashville, Tennessee) aldı. Bilâhare felsefe öğrenimine başlayan Alatlı, doktora çalışmalarını New Hampshire'daki Dartmouth College’de sürdürdü. İlahiyat konusunda ve düşünce ve medeniyet tarihi üzerinde yoğunlaştı. 1974’te Türkiye’ye döndü. İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesinde öğretim görevlisi, Devlet Planlama Teşkilatı'nda kıdemli ekonomist olarak çalıştı. California Üniversitesi ile ortak psiko-dilbilim çalışmaları yürüttü. Cumhuriyet Gazetesi bünyesinde Bizim English dergisini çıkaran Alatlı, daha sonra Türk Yazarlar Kooperatifinde (YAZKO) başkan yardımcısı olarak görev aldı. Filistin davasının tanıtımına yaptığı katkılardan dolayı 1986 yılında Tunus'ta sürgünde bulunan Yaser Arafat tarafından "Özgürlük Madalyası"yla onurlandırılmıştır. Aydınlanma Değil, Merhamet! adlı romanıyla ise 2006 yılında Moskova'da "Mikhail A. Sholokhov 100. Yıl Roman Ödülü"nü kazanmıştır.
442 syf.
·
10/10 puan
Güçlü anlatımın derin bilgiyle birleşimi.Ülkemizde bir çok alanda başgösteren kalitesizliğin maalesef üniversite eğitiminde de had safhada oluşuna değinmiş.Zaten Türkiye'de üniversite diplomasına sahip olmak ile olmamak arasında bir fark olmadığını düşünüyordum.Kitap da bu düşüncemi doğruladı.Tepeden tırnağa kalitesiz bir eğitim sistemi...David gibi öğretim görevlilerimiz ve onun beklediği seviyede öğrencilerimiz olsa üniversiteler şaha kalkar, ülkede eğitim seviyesi ve buna bağlı olarak hayat kalitesi mükemmel bir noktaya ulaşırdı.Günay Rodoplu'ya geçen sefer çok kızıyordum.Bu kitapta da ondan, olaylara bazen de kendi penceremden değil de mantık penceresinden bakmam gerektiğini öğrendim.Özellikle Rodoplu ile Diana'nın Nesibe hakkındaki ilk tartışmasında ben çok arada kaldım.Hangi tarafta olduğuma, olmam gerektiğine karar veremedim.İkisi de çok haklı geldi bana.Tabi sonradan işler değişti.Diana'yı ve çılgınlıklarını başta çok sevimli bulurken sonlara doğru işin suyunu çıkardı.İlk başta hayretler içinde, daha sonra da 'şok şok şok' modunda, olaylar nasıl bu noktaya gelebildi dedim.Nesibe'nin gidişi de gidiş değildi zaten.Ama hepsinin kendince haklı gerekçeleri vardı galiba.Ya da yok muydu, bilemiyorum.
'Nuke' Türkiye!
8.5/10 · 194 okunma
Okuyacaklarıma Ekle
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.