Ali Lidar

Ali Lidar

8.3/10
980 Kişi
·
2.870
Okunma
·
1.094
Beğeni
·
42.948
Gösterim
Adı:
Ali Lidar
Unvan:
Türk Yazar,Düşünür,Felsefe Öğretmeni
Doğum:
Eskişehir, 3 ekim
Ben devlet memuruyum. Eskişehir’de doğdum, büyüdüm, üniversiteyi burada okudum. Burada çalışmaya başladım. Sosyoloji mezunuyum ben. 1998’de mezun oldum. Ömrümün 30 yılını Eskişehir’de geçirdim. Babam Şeker fabrikasında çalışıyordu benim. İşçi çocuğuyum. Kastamonu’da ve Elbistan'da kısa bir süre kaldık ama ağırlıklı olarak hep Eskişehir’de yaşadık. Eskişehir Anadolu Lisesi’nde. 1998 yılından beri oradayım, tayin de çıkmadı. 17 yıldan beri okuldayım.
Neden bu kadar çok kitap okuyorsun?
- İnsan sevmiyorum ben. Gerçek insanları sevmiyorum. Fazla sıkıcılar. O yüzden kitaplarda bulduğum ve gerçek olmadıklarını bildiğim insanlar ruhumu dinlendiriyor..
Sevgili kalbim! Neden hâlâ apartman boşluğunun gün ışığı görmeyen penceresinde kuş sesleri beklersin?
Benim onu sevmemin nasıl bir mucize olduğunu bilmiyor. Belki de sıradan ve vasıfsız bir şey gibi görüyor bunu. O da haklı. Neredeyse tanıyan herkes sevmiş onu. Farklı boyutlarda elbet. Ama bir şekilde sevmiş. Zaten onu birazcık tanıyan birinin kayıtsız kalması, sıradan biri gibi davranması mümkün değil. Fakat ben ne yapabilirim? Anlatamıyorum. Anlatamamamın sıkıntısı içimdeki telaşı kat be kat artırıyor... Seni en çok ben seviyorum desem, en başka ben seviyorum ve en başta, herkesten çok, en çok, en... Ne en? İçimden geçenleri bilse koşup boynuma sarılır. Oysa sadece anlatabildiğim kadarını biliyor. Anlatabildiğim kadarını... Anlatabildiğim kadarıyla ne yapılabilir? Birer çay içilebilir belki..
Yirmi yıl önce dünyayı değiştirebileceğimi zannederdim. On yıl önce dünyanın buna değmeyeceğine, çevremi ve kendimi değiştirmemin yeterli olacağına inandım. Birkaç yıl önce de iyice hedef küçültüp, sadece kendimi değiştirebilmek için harcamaya başladım bütün enerjimi.
Şimdi ise çoraplarımı değiştirmeye bile üşeniyorum.
...
Söyleyecek şeyimiz olmadığından değil söyleyecek çok şeyimiz var aslında ama bugüne kadar anlattıklarımız hiçbir işe yaramadığından konuşmak istemiyoruz.
Anne...
Ben iyi değilim. Neyi tuttuysam elimde kaldı.
Atladığım her öğün için üzülen sen, ruhumdan akan kanı görsen, nasıl dayanırsın bilmem...
Kitaba dün başladım ve dün bitirdim. Yazara olan hayranlığımdan dolayı uzun bir süredir bu kitabı merak ediyordum. Merak ettiğim kadar da varmış.

Sizde de kitabın böyle bir etkisi olur mu bilmem ama yazar sanki kulakları, beyni boş vermiş de direk ruhuma hitap ediyormuş gibi geldi. İnsanın içinde bir şeylere dokunduğu kesin.

Kitap farklı farklı konular üzerine deneme ve anılardan oluşmuş. Yazarın anılarının çoğu yürek burkan türden, beni çok etkiledi. Tabi ki birazda merak oluştu içimde. Keşke otobiyografi türünde bir şeyler yazsa da okusak. Kitapta yazarla ilgili bir çok bilgi mevcut; sevdiği şarkıcılar ve şarkılar, beğendiği yazarlar ve karakterler, ailesi...

Sade, içten, konuşma havasında, argolu bir üslupla yazılmış. Okurken bir duygudan diğer bir duyguya sürükleniyor insan. Ve o kadar akıcıydı ki okumaya başladım ve bir baktım kitabın sonuna gelmişim. 5 saat aralıksız okuyup bitirdiğim bir kitap. Tekrar okuyacağım.

İçindeki yazılardan en beğendiklerim " Neden Beşiktaşlıyım?" "Çok konuşma" "Canım insanlar" "Bazı kitaplar" "Değer Yüklemesi" "Mucizelere İnanır Mısınız?" "İyi Kitaplar Dışında" "Edebi ve Ebedi Sitem" "Yenilgi". Ama 'Neden Beşiktaşlı Oldum' başlıklı anısının yeri diğerlerinden de ayrı, uzun bir süre unutamam.

Elinizdeyse hemen okuyun benim başucu kitabım oldu.
Keyifli Okumalar..=))
Ali Lidar benim için özel bir isim. Bizzat tanımak çok keyifliydi. Bu kadar egosuz ve samimi bir insanın satırlarını okumak harika. Şöyle der Ali Lidar Z Raporu'nun ilk satılarında: "Gidelim buradan... İlaçlarını yanına alma. Kitaplarımı almayayım ben de. Biraz da onlar çıldırtmıyor mu bizi? Havası ilaç, denizi kitap bir yerlere gidelim."
Bu kadar Ali Lidar seven biriyim, kitabı da bayağı önceden alıp okumuşum, dedim ben niye inceleme yapmamışım ki bu kitaba? Zararın neresinden dönsem kârdır (?) dedim ve burasından döndüm..:D

Öncelikle kitabımızı alıyoruz, eve geliyoruz, yanımıza güzel bir kalem alıyoruz, kitabımızı açıyoruz ve okumaya başlıyoruz. Okuduğumuz her satırın üzerinden yüzlerce, binlerce kez o güzel kalemle geçiyoruz. Vee maalesef o güzel kalemimiz bitiyor... Teşekkürler Ali Lidar! Bana yeni bir kalem borçlusun, teşekkürler. Bu kadar güzel anlattığın için aşklarını, teşekkürler. "Woaay adam ne yazmış bee" diye bağırttığın için, teşekkürler..

Bu kadar şamatadan sonra biraz ciddi olmak gerekirse Ali Lidar gerçekten en beğendiğim şiirlerin şairlerinden biridir. Daha önce Alengirli Şiirler'e yaptığım incelemede de belirttiğim gibi; biraz Cemal, biraz Nazım, biraz Turgut, çokça Edip bizim Lidar. Bu yüzden seviyorum şiirlerini. Eski zaman şiirleri onun şiirleri... Çölümüze yağmur gibi onun şiirleri... Sıcak yaz gününde içtiğimiz buzlu su...
Ve ayrıca kitaba dönecek olursak mükemmel.. içinde kendinizi bulacağınız harika bir eser. Mesela beğendiğim yerler tam da mezar taşlarına yazdırmalık (asla Ruhi Mücerret'e gönderme yapmam.).

"yıkılmaya yüz tutmuş
yıkılmaya yüz tutmuş bahçeli evler gibiyim
müteahhitlerin pis pis kestiği" tam olarak...

"sonra umursamamayı öğrendim
olağan terk edilişleri ve hayal kırıklıklarını" boş vermişim dünyaya...

"söyle bana
üç nefeste biriktirdiğimiz
ufacık mutluluğu
nasıl pay edeceğiz?" söyle, nasıl?

"Girince alışıyorsun dünyaya demişlerdi, inanmıştım ne
bileyim
İstersen geri dönersin demişlerdi, çok pis yalan söylemişler" diye daha bir sürü güzel söz... Anlatmaya gerek yok, görüyorsunuz! Şimdi bu kitabı beğenmemek için tek bir neden söyleyin bana...
Birkaç saatte okuyabileceğiniz basit bir dil ile yazılmış bir kitap. Bir söyleşisinde "Etrafımızda çok sık gördüğümüz ama hikayelerini genelde dinlemeye çok zahmet etmediğimiz insanların hikayeleri beni çok etkiliyor." demiş. Yazdıklarını okuyunca gerçekten öyle olduğunu anlıyorsunuz. Neredeyse her sayfasını alıntı yapmak istedim. Bazı hikayelerinde gerçekten içim burkuldu. Kendisi mükemmel bir yazar olmayabilir ama mütevazı ve samimi olmasına hayran olup kitaplarını okumamak elde değil. Gerçekten çok özel bir adam.
Yeraltı edebiyatı nın farklı bir soluğu okunulası bir kitap kendine özgü yorumuyla üstad ortaya harika bir eser çıkarmış diğer eserlerini de okudum ve okuyacağım
Ben pek şiir okumayı sevmem -o da benim ayıbım olsun- ama yine de gözüme çarpan, kulağıma gelen şiir kitaplarını alır okurum belki fikrim değişir ümidiyle. Bu kitabı da böylelikle ve iyi ki almışım. Son derece samimi ve gerçek duygularla yazılmış. Tabir caizse kasmamış öyle bir şey söyleyeyim ki kendim bile anlamayayım diye. Hem siz sevgili site sakinlerine hem eş dost akrabaya gönül rahatlığıyla tavsiye edebilirim :)
DİKKAT!! SAYIN LİDAR'IN ŞAHSİ ATLASI !!


Yazarları tanıma adına atılmış minnoş bir adım. Yazarımızın ŞAHSİ ATLASIM diye tabir ettiği kitapta kendisini etkileyen ve seçtiği yazarı her yönüyle kıyaslayıp anlatabileceği şekilde seçilmiş yazarlar var. Bahsi geçen yazarların tüm kitaplarını okumuş olmaya özen göstermiş.


Kitapta anlatılan yazarlar;
1. Ahmet Hamdi Tanpınar
2. Julio Cortazar
3. Franz Kafka
4. Knut Hamsun
5. Yakup Kadri Karaosmanoğlu
6. Fyodor Mihailoviç Dostoyevski
7. Thomas Bernhard
8. Hermann Hesse
9. Oğuz Atay
10. Stefan Zweig
11. Yukio Mişima
12. Albert Camus
13. Necip Fazıl Kısakürek
14. Elias Canetti
15. Ivan Gonçarov (Oblomov)
16. Antoine de Saint-Exupéry
17. Orhan Pamuk
18. Jerzy Kosinski
19. Walter Benjamin
20. Harper Lee


Aslında kitap uzun zamandır kitaplığımdaydı, nedendir bilinmez yine içimde magazinel duygularım kabardı ve yazarların hayatlarını merak ettim..
Hem kim bilir belki çok seveceğim yeni yazarlarla tanışacaktım :)
Tahmin ettiğim gibi de oldu; merak ettiğim yeni yazarlar var, kitaplarını en kısa zamanda okumalıyım.
Yalnız şöyle bir sorunumuz var ki; kitabımız spoiler vermekten pek çekinmiyor. Yazarların tanınmış eserlerinin içinde geçen karakterler ve olaylar hakkında da bilgi veriyor(yazarı diğer yazarlarla kıyaslamak ve yazarın hayatıyla eserinin arasında minik köprüler kurup bunu bize gösterebilmek için)
Okuduğum kitapların yazarlarını çoğu zaman araştırmam, gerek duymam. Çok etkilendiğim kitaplarda ya da beni düşündüren noktalarda yazarın hayatıyla bağlantılar kurmaya çalıştığım zamanlar araştırırım ancak.
Sayın Lidar benim yapmaya çalıştığımı yapmış ve bizlere sunmuş.
Ha bu arada yazarımız her fırsatta ifade ediyor; bu kitap kesinlikle hiçbir edebi kaygısı olmadan sadece sevdiği ve kitabını elinden düşürmediği yazarların bir kısmı hakkında duygu ve düşüncelerini aktarmak için yazıldı.


Sayın Lidar'ın okuduğum ilk kitabı olma özelliğine sahip bu kitap benim beklentimi karşıladı ve kendisine karşı sempati duymama vesile oldu..
Ayrıca kitabın diline baktığımda gayet beyefendi saygılı özenle seçilmiş kelimeler dizisiyle karşı karşıyaydım, yani ben öyle hissettim.
Bi de sosyal medya da arayayım bakalım orada ne yapıyor falan; aman tanğrım dedim o da ne !!?
Bi takım küfürümstrak sözler gördüm ne yalan söyleyeyim daha samimi geldi :D
Sanki yazarlar her an böyle şaşaalı sözler söylüyor da :))
Evet evet hemen takip ettim :)
Üstelik minik bir araştırma yapınca Sayın Lidar'ın bana hitap edebileceği fikri yerleşti beynime. Kitaplarıyla olmasa bile ara sıra şiirleri, hayata dair tespitleri, her biri mini boy öykü olan sözleriyle anacağım onu..


Sevdiğim yazarları bir araya toplamaya kalkışırsam eğer, elimde güzel bir örnek var artık ^_^


~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~

Kitap içeriğine merak oluşması açısından dikkatimi çeken yerlerden naçizane aldığım notları soru şeklinde yazdım;


Kafka'nın babasıyla olan ilişkisi eserlerine nasıl yansıdı ?

Affedilmeyen yazar olarak tarihe geçen Knut Hamsun'un hayat hikayesi nasıl bitmiştir ?

Yaban ilk hangi dergide yayınlandı ?

Dostoyevski'nin eserlerinde intihar ve cinayete tanık olmamazın nedeni ne olabilir ?

Thomas Bernhard'ın vatan sevgisi(!!) nereden geliyor ?

Aslen Alman olan Hermann Hesse'yi İsviçre vatandaşlığına iten sebep neydi ?

A. Camus ile Sartre'nin intihara bakış açıları nelerdir ? Hangi noktada ayrılığa düşüyorlar ?

Jerzy Kosinski'nin evinin banyosunda başına poşet geçirip intihar etmesinin nedeni neydi ?
Ali Lidar özgür
Ali Lidar bağımsız zamandan
Ali Lidar yolda işte
Bütün asfaltların hayalindeki o yol

Benim de bir hocam vardı
Bize hep
"Yolun olun" derdi
Biz de yolun olduk bir şekilde
Olduk olmasına ama
Hangi yoldu
Yol ne zaman yol oldu
Kimsenin bir fikri yoktu
Sadece bazı tabelalar vardı
Kimisi için Darwin, kimisi için Kur'an
Belki de yol aslında başından beri tek bir yoldu
Sadece beceremedik bir türlü
Yolun olmayı

Yolun başı ortası sonu ne fark ederdi
Yoldaki arayışlardı zaten yolu değerli kılan
Yolun beyaz ve makineyle çizilen çizgileri
Bizim de yüzümüzde
Saçımızda
Yüreğimizde
Fütüristik makinelerle çizdirdiğimiz o beyaz çizgileri
Zaten bütün olay ufak bir kişileştirmeden ibaretti

Ama Ali Lidar vardı işte o yoldaki
Hiç gelmeyeceğini sandığımız
Ve belki de bazen istemediğimiz
Varış noktasında
Ama kaçamazdık
Çünkü çoktan yazılmıştı Yolun Başı kitabı
Ve gerçekler gerçekten de fazlasıyla gerçekti
Gerçek Kesit programında kendini boğan Sarı Bıyık gibi
Bak bir gerçek var ne kadar kaçarsan gerçek seni o kadar kovalar
Diyen bir Bubituzak gibi

İyi ki var bazı kitaplar
Çünkü onlar da aslında yoldalar
Onlar da bizimle beraber bir yere gidiyorlar işte
Nereye ve nasıl gittikleri önemli mi
Neden gittiklerine nazaran
Nasıllardan çok nedenlere takık işte Ali Lidar da
Alengirli, tesirsiz, müşkülpesent, merdümgiriz...
Sanki üniversiteli bir kızın
Eski kelimeleri cümlelerinde kullandığı zaman
Yakaladığını sandığı o hava gibi değil de
Bir ilkbahar gününde
Bütün mevsimlerle saklambaç oynadığı
O sonbahar günü gibi.

Ali Lidar özgür
Ali Lidar bağımsız zamandan
Ali Lidar yolda işte
Ne dersen de
Sadece bütün ışıkları kapat
Ve göğe bak
Küçük Prens'in yanında bir de Ali Lidar olacak.
"Ben seni severim ama düzenim bozulur diye korkuyorum"

Ali Lidar neden benim öğretmenim değil ki!?

Uzun zamandan beri insanların bu kitabı okuduklarını görmüştüm ve kitabı merak edip biraz araştırdım. Kitabı alma sebeplerimden biri kapağıydı çünkü kapağı çoook hoşuma gitti. Kapaklar önemlidir.

Ben şiir kitaplarımdaki şiirlerin hepsini daha önce hiç okumamıştım ama bu kitapta bir gariplik, beni kendine çeken bir taraf vardı ve ben kitaptaki tüm şiirleri teker teker okudum ve teker teker hepsine bayıldım!

Ali Lidar bana Özdemir Asaf, Cemal Süreya ve Edip Cansever'in bir karışımı gibi geldi. Asaf kadar aşık, Süreya kadar lirik ve Edip gibi komik ve en sevdiğim şairlerin karışımı olan bu adamı ve şiirlerini nasıl sevmem!

Ciddi anlamda beğendiğim bir şair oldu ve diğer şiirlerini de okumaya devam edeceğim. Yani bayağı olumlu şeyler bırakıyorum buralara kitap hakkında :D

Yazarın biyografisi

Adı:
Ali Lidar
Unvan:
Türk Yazar,Düşünür,Felsefe Öğretmeni
Doğum:
Eskişehir, 3 ekim
Ben devlet memuruyum. Eskişehir’de doğdum, büyüdüm, üniversiteyi burada okudum. Burada çalışmaya başladım. Sosyoloji mezunuyum ben. 1998’de mezun oldum. Ömrümün 30 yılını Eskişehir’de geçirdim. Babam Şeker fabrikasında çalışıyordu benim. İşçi çocuğuyum. Kastamonu’da ve Elbistan'da kısa bir süre kaldık ama ağırlıklı olarak hep Eskişehir’de yaşadık. Eskişehir Anadolu Lisesi’nde. 1998 yılından beri oradayım, tayin de çıkmadı. 17 yıldan beri okuldayım.

Yazar istatistikleri

  • 1.094 okur beğendi.
  • 2.870 okur okudu.
  • 79 okur okuyor.
  • 1.557 okur okuyacak.
  • 19 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları