Ali Özuyar

Ali Özuyar

Yazar
8.5/10
10 Kişi
·
15
Okunma
·
2
Beğeni
·
524
Gösterim
Adı:
Ali Özuyar
Unvan:
Sinema tarihçisi
Doğum:
1971 Bergama
1971 yılında Bergama’da doğdu. 1996’da Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’nin “Tarih” bölümünden mezun oldu. Siyah-Beyaz gazetesinde film eleştirmenliğiyle başlayan yazı hayatını Antrakt, Sinema, Pencere, Popüler Tarih, Toplumsal Tarih, Sinematürk ve Cinemascope dergilerinde Türk Sineması’nın ilk yıllarına ilişkin birçok makalesiyle sürdürdü. Sinemanın Osmanlıca Serüveni (1996), Babıâli’de Sinema (2004), Devlet-i Aliyye’de Sinema (2007) ve Modern Tarihin İlk Sivil Esir Kampı, Knockaloe ve Meçhul Türkler (2008) adlı kitapları yayımlandı. TRT’nin Genç Sinemacılar projesi kapsamında Bir Cinnet-i Aşk Cinayeti (2003) adlı bir kısa film çekti. Adalet Oyunu yönetmenin ilk sinema filmidir.
İkinci Dünya Savaşı öncesinde Türkiye ve Almanya arasında ekonomik, askeri ve kültürel ilişkiler açısından yoğun bir yakınlık söz konusuydu. Türkiye'nin ekonomik ve askeri açıdan Almanya'ya bağımlı olması, dış politika konusunda manevra yapmasını büyük ölçüde engelliyordu.
"Ankara Ekspresi" (Kitabın kapağında kullanılan film sahnesi) Türk edebiyatının ilginç kişiliklerinden biri olan ve yazdığı romanların tamamına yakını sinemaya uyarlanan Esat Mahmut Bozkurt'un 1946 da yayımlanan bir romanıydı. Bozkurt, bu romanda Almanya'nın Türkiye'yi işgal etme ihtimali ve bu ihtimalin yarattığı paranoyayı birbirlerine düşman iki ajanın yaşadıkları aşk hikayesi üzerinden anlatıyordu.
Bazna (Cicero), Almanlara sızdırdığı belgeler karşılığında Papen'den toplam üçyüzbin siterlinlik bir servet kazandı. Ancak paralar sahteydi ve Bazna, bu gerçeği Rio'ya yerleşip yeni bir hayat kurduğunda anlayacaktı. İçine düştüğü bu durumdan Stern dergisine sattığı anılarıyla kurtulur gibi olacak ancak 1970 yılında Münih'te 66 yaşında yoksul bir gece bekçisi olarak yaşamını yitirecekti.
Onun (Cicero'nun) hayali, ünlü bir opera sanatçısı olmaktı. Hatta bu konuda Ankara Konservatuarı'nın Şan bölümüne kayıt dahi yaptırmıştı. (...) büyük servet sahibi olma arzusu, belkide babasının ölümünden sorumlu tuttuğu İngilizlere nefretinden, artık casusluk yapmaya, İngilizlerden elde edeceği gizli bilgileri Almanlara satmaya karar vermişti.
Vatan Gazetesinin Chaplin'in Hitler'i alaya alan bu sözlerine yer vermesi, Ankara'da Alman büyük elçisi Papen tarafından protesto edildi. Protesto, Türk hükümeti üzerinde etkisini hemen gösterdi. Vatan gazetesi 9 Aralık 1942 tarihinden 7 Şubat 1943 tarihine kadar iki ay süresince kapatıldı.
Sinemanın, icadından itibaren, sahip olduğu yapısal ve anlatımsal özelliklerinin kitleler üzerindeki etkisi, bu sanatın bir düşünceyi, öğretiyi, ideolojiyi ve inancı, yayma, benimsetme ve kamuoyu oluşturmada etkili bir propaganda aracı olabileceğini gösterdi.
Ali Özuyar
Sayfa 37 - Phoenix Yayınevi
23 Nisan - 8 Mayıs 1935 tarihleri arasında Almanya'yı ziyaret eden Ahmet Şükrü Esmer (Milliyet), Abidin Daver (Cumhuriyet), Asım Us (Vakit) ve matbuat umum müdürlüğü'nden Burhan Belge'den oluşan Türk basın heyetine, faşist Alman propagandasının en etkili filmlerinden biri olan "İradenin Zaferi" (Triumph des Willens) filmi izlettirilmişti. Zekice kurgulanmış bu filmden etkilenmemek pekte mümkün değildi.
Alman filmlerinin Türkiye’deki gösterimi Necip Erses aracılığıyla oldu.... Alman film şirketinin Türkiye’deki dağıtımcısıydı.
154 syf.
·3 günde
Sinema tarihçisi Ali Özuyar tarafından kaleme alınan “Sinemanın Osmanlıca Serüveni” isimli bu eser, Türk sinemasını, Osmanlı Türkçesi ile yazılmış dergiler üzerinden incelemektedir. Yazarın kendisinin de itiraf ettiği gibi bu çalışmadaki arşiv taraması bir hayli kısıtlıdır. İleride yapılacak yeni arşiv taramaları ve araştırmalar ile bu alan gelişebilir ve yeni bilgilere erişilebilir. Bu kısa fakat faydalı eseri, Türk sinema tarihi ve/veya Dünya sinema tarihi ile ilgili okuyuculara gönül rahatlığı ile tavsiye edebilirim.
359 syf.
·9 günde·Beğendi·8/10 puan
Kitaba, 1940'lı yılların siyasi konjonktürü ile başlangıç yapıyorsunuz. Güzel ve aydınlatıcı bir başlangıç olmasına rağmen çok kez tekrarı yapılmış.
O dönem çekilen filmlerin çoğu maalesef bir yangında kül olmuş.
Türk sinemasının hikayesini okurken, eskiden insanların sinemaya ayrı bir değer verdiği izlenimini edindim.
Ayrıca sinemanın nasıl güçlü bir propaganda aracı olduğunu da gayet güzel bir şekilde gösteriyor.
287 syf.
·5 günde
Sinema tarihçisi Ali Özuyar, bir kısmını daha evvel farklı dergilerde yayımladığı makalelerinden teşkil ettiği bu eserde, 1896 ile 1945 yılları arasında Türkiye sinema tarihinde vuku bulmuş ilginç olayları, dönemin siyasi ve ekonomik koşullarını da gözardı etmeksizin, belgelere dayanarak ele almaktadır. Türkiye ve Osmanlı sinema tarihine ilgi duyan kişilere ve bu alanda genel kültür edinmek isteyen okuyuculara, bu eseri gönül rahatlığıyla önerebilirim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Ali Özuyar
Unvan:
Sinema tarihçisi
Doğum:
1971 Bergama
1971 yılında Bergama’da doğdu. 1996’da Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’nin “Tarih” bölümünden mezun oldu. Siyah-Beyaz gazetesinde film eleştirmenliğiyle başlayan yazı hayatını Antrakt, Sinema, Pencere, Popüler Tarih, Toplumsal Tarih, Sinematürk ve Cinemascope dergilerinde Türk Sineması’nın ilk yıllarına ilişkin birçok makalesiyle sürdürdü. Sinemanın Osmanlıca Serüveni (1996), Babıâli’de Sinema (2004), Devlet-i Aliyye’de Sinema (2007) ve Modern Tarihin İlk Sivil Esir Kampı, Knockaloe ve Meçhul Türkler (2008) adlı kitapları yayımlandı. TRT’nin Genç Sinemacılar projesi kapsamında Bir Cinnet-i Aşk Cinayeti (2003) adlı bir kısa film çekti. Adalet Oyunu yönetmenin ilk sinema filmidir.

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 15 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 28 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.