Ali Teoman

Ali Teoman

8.3/10
50 Kişi
·
122
Okunma
·
16
Beğeni
·
1.756
Gösterim
Adı:
Ali Teoman
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
İstanbul, 7 Temmuz 1962
Ölüm:
23 Mart 2011
Ali Teoman (d. 7 Temmuz 1962 - ö. 23 Mart 2011), Türk yazar.
Asıl adı Ali Tataroğlu'dur. İstanbul'da doğdu. Orta öğrenimini İstanbul Alman Lisesi’nde, yükseköğrenimini ise İTÜ Mimarlık Fakültesi, MSÜ Mimarlık Fakültesi ve Sorbonne Üniversitesi Plastik Sanatlar Fakültesi’nde tamamladı. Bir süre iş ve öğrenim nedeniyle yurtdışında bulunduktan sonra 1993'de İstanbul’a döndü ve yazmaya daha fazla zaman ayırmak için mimarlığı bırakarak çeşitli üniversitelerde İngilizce okutmanı olarak çalıştı. Bir süre sokak müzisyenliği yaptı.
1980'li yılların sonuna doğru öykü yazmaya başlayan Ali Teoman 1992 yılında, İnsansız Konağın İkonu isimli öyküsüyle, Milliyet Gazetesi'nin düzenlediği yarışmada ikincilik ödülü aldı. Ali Teoman'ın tam 16 yıl gizli kalmış bir sırrı, ortaya çıktığında edebiyat dünyasını çok şaşırtmıştı. 1991'de Haldun Taner Öykü Ödülü alan Gizli Kalmış Bir İstanbul Masalı isimli kitabın yazarı olarak Nurten Ay ödül almıştı. Ancak kitabın asıl yazarının Ali Teoman olduğu 2007 yılında ortaya çıktı. Ali Teoman bunun kendi isteğiyle düzenlenmiş bir oyun olduğunu belirterek şu açıklamayı yapmıştı: "Bu adi dolandırıcılık değil, yazınsal bir oyundur. Nurten Ay birkaç kez oyunu bırakmak istedi. Onu ikna ettim. Bunca yıl açık vermeden bana yardım ettiği için kendisine çok teşekkür ederim."
"Uykuda Çocuk Ölümleri" başta olmak üzere tüm yapıtları edebiyat çevrelerinde etki yaratmakla birlikte Ali Teoman çok satan bir yazar olmadı. Çok satan yazar olmak isteyip istemediği de tartışmalıdır. Ali Teoman, geçirdiği bir rahatsızlık sonucu 23 Mart 2011 sabahı hayata veda etmiştir.
Unutmayın ki, çocukluğumuz daha sonraki yaşamımızda baş etmek zorunda kaldığımız anılarımızdır.
Varolmak algılanmaktır. Eğer birşey tek bir kişi tarafından bile algılanıyorsa, vardır.
Ali Teoman, şüphe , kasvet , yalnızlık ve suçluluk duygusunun farklı tonlardaki gölgeleriyle kararmış bir gökyüzünü kitabın içinde yer alan kısa ve minimal hikâyeleri eşliginde büyük bir titizlikle ve sıradışı anlatımıyla umut kıvılcımlarıyla adeta gökyüzünü aydınlatır gibi okuyucusuna anlatırken, bana hikâyelerini okurken hayata karşı büyülenme , şaşkinlık ve tiksinti duyguları arasında gidip gelmeme neden oldu.

Ali Teoman yalnızca hayallerde bile olsa hikâyeleriyle , insanın kendini özdeşleştirebileceği daha sıcak ve daha güzel bir varoluş vizyonu yaratıyor.
Bir düş, bir masal, bir gerçeklerle yüzleşme seansı. O kadar çok karakter var ki kitapta... Her biri de ince ayrıntılarla betimlenmiş. Kitap bittikten sonra birkaç yüz sayfa önceki karakter bile ayrıntısıyla aklında kalıyor insanın.
Psikanaliz, zooloji, biyoloji, kapalı kapılar ardında yaşanan "SIRZEVK" dünyası, berduşlar, koleksiyoncular, bir de bol miktarda cinsellik (kimilerini rahatsız edecek düzeyde olabilir.) ... Kimler, neler yok ki. Bir adamın depresyonunu bu kadar içten anlatan bir kitap okumadım mesela daha önce.
Yazarla tanışmam bu kitabıyla oldu. Biraz absürt, bolca edebi ve düşsel.
Ali Teoman çok ilginç bir yazar. Türk Edebiyatında böyle bir yazar olduğunu keşfetmek çok güzel. Oldukça nitelikli bir metindi Cafe Esperanza. Tür olarak farklı bir yerde duruyor kanımca. Öykü diye geçiyor. Belki daha çok bir deneme diyebiliriz. Denemeyi farklı karakterler aracılığı ile aktarıyor. Kendi duygu durumlarını -ki metinde bu ağırlıklı olarak umut, umutsuzluktu- çok iyi aktarıyor okura. Metinden çok şey öğrendim. Farklı kelimeler, deyimler, yabancı cümleler, yazarlar, felsefe akımları gibi çok çeşitli şekillerde ufkunuzu açabiliyor şaşırtıcı şekilde. Şaşırtıcı diyorum, çünkü bunu yaparken oyun oynayarak yapıyor. Zaten Nurten Ay vakasıyla ne kadar oyuncu olduğunu biliyoruz. Kanserden yitirmişiz yakın geçmişte bu değerimizi. Daha fazla insanın bu derinliğe imeye cesaret etmesi ümidiyle, herkese bu kitabı öneriyorum.
Değişik hikayeleri ile insanı sürüklemeyi başaran bir kitap. Mutlu etti beni sevdim. Hikâyenin birinde hep birlikte konağın içinde kediyi arıyoruz.her hikâyede farklı bir renge boyanıyor okuyucu...
Içindeki öyküleri merak uyandırıcı. Yani bir solukta okunabilecek bir kitap...Hikayelerinin bazıları hüzünlü bir sonla bitiyor. Bütün çırpınışlarin boşuna olduğunu aslolanın ölüm olduğunu dile getirmiş
Ali Teoman tarafından yazılmış, okuduğum üçüncü kitap "Gizli Kalmış Bir İstanbul Masalı " yazarın ilk yazmiş olduğu kitap olma özelliğinin yanında kitabı "Nurten Ay " takma adıyla yayınlanıp 1991 yılında Haldun Taner Öykü Ödülünü kazanmış.

Diğer okumuş oldugum iki kitabına nazaran yazar' ın bu kitap da yer alan üç hikâyesinde fazla anlaşılır, okunması kolay , olması nedeniyle okuduğum andan itibaren garipsememe neden olsa da hikayelerin de ki masalsı anlatımı, naif seçili cümleler eşliginde ilerleyen hikâyelerin, bu hikâyelerin içinde yer alan karakterlerin ruh hallerinin anlaşılmasına okuyucusunu kolay adapte etmesi , şaşirtici derecede tahmin edilemez hikâyelerinin sonlarıyla kitap beğenimi kazandı.

Kitabın içinde yer alan üç kısa hikâyede Ali Teoman İstanbul ' da geçmişte yaşanan yaşanmışlıklara dair , bilinmeyen yıllarca saklı kalmış gizleri , sırları ortaya çıkartan olaylar örgüsüyle her bir anlatılan yaşamların çok gerilerde kalmış bir dönemine ışık tutarken , gelecekte bu kahramanlarinin yaşayışlarinda ki caresizliklerine , bilinmeyen dünyasına hikâye değil de , sanki suç ortağı,ya da ona yardımcı olacak bir dost şeklinde hikayenin içinde okuyucusuna da yer vererek anlatıyor.

Daha önce Ali Teoman ' ın hiç kitabını okumamış birine rahatliklikla bu kitabından başlamasını tavsiye ederim. Ama bir şartla; diğer kitaplarında bu anlatımı beklememesi şartıyla. Sonuçta burada ki anlatımı diğer iki kitabında bulamadım. Sanirim bunun en buyuk nedeni Nurten Ay imzası adı altında yayınlanmış olması, bilemedim. Kafam bu yüzden çok karıştı ama diğer taraftan da okumadığim diğer kitaplarını büyük bir merakla okumaya devam edeceğim.
Ali Teoman erken kaybettiğimiz yazarlardan.Gizli Kalmış Bir İstanbul Masalı-kitabının da gerçek yazarı.Bu kitabı bir üçlemenin birinci kitabı.Romanda hemen gözünüze çarpacak birkaç özellik var;Ansiklopedik bilgilerin yeraldığı kısımlar hem bilgilendirici hem kayifli,kısaltmalar daha da hoş.Romanda kurulan fiziksel dünya ,size yazarın mimar olduğunu hemen anlatıyor.Kurgu ise Franz Kafka'nın "Dava" romanı gibi;uzayan belirsizlik,kıstırılmışlık duygusu rahatsız edici.Belki ben tezcanlı olduğum içindir.Dava-romanını sevdiyseniz bu romanı da seveceğinizden eminim.Ben her iki kitabı da sevdim.Sadece çabuk sıkılabileceklere göre değil.Vaktiniz varsa okuyun derim.Bana göre Ali Teoman yaşasaydı Türk edebiyatında çok iyi bir yerde olacaktı.Allah rahmet eylesin.
Eşikte... Türk edebiyatında yazdığı eserler nedeniyle gerektiği ilgiyi görmediğini düşündüğüm Ali Teoman'ın yazmaya başlayıp, arada yaklaşık on sekiz yıl ara vererek yazdığı ilk romanıdır. Benim de okuduğum yazar tarafindan yazılan ikinci kitabı oldu. 

Eşikte; günümüzde kadın ve erkek ilişkilerinin sonucunda her iki cinsi etkileyen olayların sonucunda yaşananlara dair, insanların kendisinden ve acı gerçeklerden belirsiz bir şekilde bilinmezliğe kaçışının arkalarında bıraktığı yaşanılanlara dair iz'in adıdır. 

Ali Teoman tarafından yaşanılan ve yaşandıktan sonra kalan hatıraları bir araya getirirken zorlanmış olsam da çok az insan duygularını umutlarını, kırılganlıklarını ve zihinsel süreçlerinin tamamını deyim yerindeyse, özgün bir şekilde onun gibi başarılı ortaya koyamadığını düşünmeme neden oldu.
Tuhaf Zaman ötesi bir Zaman'da İstanbul da Konstantiniye Ünv. Prof.bahtiyar bahtıkara nın tuhaf - absürd ,kara mizahi içeren yaşadıkları üzerinden hayat eleştirisi ,bazen çok gülerken düşündüğünüz Zaman'larda oluyor

Yazarın biyografisi

Adı:
Ali Teoman
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
İstanbul, 7 Temmuz 1962
Ölüm:
23 Mart 2011
Ali Teoman (d. 7 Temmuz 1962 - ö. 23 Mart 2011), Türk yazar.
Asıl adı Ali Tataroğlu'dur. İstanbul'da doğdu. Orta öğrenimini İstanbul Alman Lisesi’nde, yükseköğrenimini ise İTÜ Mimarlık Fakültesi, MSÜ Mimarlık Fakültesi ve Sorbonne Üniversitesi Plastik Sanatlar Fakültesi’nde tamamladı. Bir süre iş ve öğrenim nedeniyle yurtdışında bulunduktan sonra 1993'de İstanbul’a döndü ve yazmaya daha fazla zaman ayırmak için mimarlığı bırakarak çeşitli üniversitelerde İngilizce okutmanı olarak çalıştı. Bir süre sokak müzisyenliği yaptı.
1980'li yılların sonuna doğru öykü yazmaya başlayan Ali Teoman 1992 yılında, İnsansız Konağın İkonu isimli öyküsüyle, Milliyet Gazetesi'nin düzenlediği yarışmada ikincilik ödülü aldı. Ali Teoman'ın tam 16 yıl gizli kalmış bir sırrı, ortaya çıktığında edebiyat dünyasını çok şaşırtmıştı. 1991'de Haldun Taner Öykü Ödülü alan Gizli Kalmış Bir İstanbul Masalı isimli kitabın yazarı olarak Nurten Ay ödül almıştı. Ancak kitabın asıl yazarının Ali Teoman olduğu 2007 yılında ortaya çıktı. Ali Teoman bunun kendi isteğiyle düzenlenmiş bir oyun olduğunu belirterek şu açıklamayı yapmıştı: "Bu adi dolandırıcılık değil, yazınsal bir oyundur. Nurten Ay birkaç kez oyunu bırakmak istedi. Onu ikna ettim. Bunca yıl açık vermeden bana yardım ettiği için kendisine çok teşekkür ederim."
"Uykuda Çocuk Ölümleri" başta olmak üzere tüm yapıtları edebiyat çevrelerinde etki yaratmakla birlikte Ali Teoman çok satan bir yazar olmadı. Çok satan yazar olmak isteyip istemediği de tartışmalıdır. Ali Teoman, geçirdiği bir rahatsızlık sonucu 23 Mart 2011 sabahı hayata veda etmiştir.

Yazar istatistikleri

  • 16 okur beğendi.
  • 122 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 89 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.