Alice Munro

Alice Munro

Yazar
7.3/10
67 Kişi
·
179
Okunma
·
21
Beğeni
·
2830
Gösterim
Adı:
Alice Munro
Unvan:
Kanadalı Yazar
Doğum:
Wingham, Ontario , Kanada, 10 Temmuz 1931
Kanadalı yazar Alice Munro 1931'de Ontario'da Wingham'da dünyaya geldi, öğretmen annesi ve çiftçi babasıyla burada büyüdü. Batı Ontario Üniversitesi'nde gazetecilik ve İngiliz dili eğitimi gören Munro, 1951'de evlendi ve eşiyle taşındığı Victoria'da kitapçı dükkanı açtı. İlk gençlik yıllarında öykü yazmaya başlayan Munro, ilk kitabı "Dance of the Happy Shades"i 1968'de yayımladı. Seçkin kariyeri sırasında birçok ödül kazanmıştır. Hikâyeleri New Yorker'da, Atlantic Monthly'de, Paris Review'da ve diğer yayın organlarında yayınlanmıştır ve derlemeleri on üç dile çevrilmiştir. Kimi eleştirmenlerin "Kanada'nın Çehov'u" diye nitelediği Alice Munro'nun hikayelerinin çoğu küçük kasabalardaki hayata ve insani durumlara ışık tutuyor. Üç çocuk annesi Munro'nun Türkçe yayımlanan öykü derlemeleri arasında "Çocuklar Kalıyor" ve "Bazı Kadınlar" da bulunuyor.
Munro ve kocası zamanlarını Horon Gölü yakınındaki Clinton, Ontario ile Comox, British Columbia arasında geçirmektedirler.
Bazı insanlar vardı ki, nereye gitseler beraberinde anlayışlılık ve iyimserlik getirir, bulundukları yerin havasını temizlerlerdi…
Alice Munro
Sayfa 209 - Can Yayınları - 4. Basım
Sonra, Sechelt Yarımadası’nı çok kalabalık bulmaya başladı -eski dostlar, eski yaşantısı, eski sevgililer... Kısa süre sonra, ülkenin öteki ucunda, ismini haritadan bulduğu bir kasabaya taşındı:Mildway.
''Farkında mısın, insanlar ne zaman, söylemek istemezdim, deseler aslında söylemeye can atıyorlardır. Madem bu kadar dürüstüz, en azından bu konuda dürüst olamaz mıyız?''
Alice Munro
Sayfa 89 - Can Yayınları - Ocak - 2015
368 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
2013 yılı Nobel Edebiyat ödülü sahibi Kanada'lı öykü yazarı Alice Munro'nun okuduğum ilk kitabı. Öncelikle şunu söylemeliyim ki yazarın çok sakin bir anlatımı var. Öyküleri, kesinlikle heyecanlanmadan, sakin bir şekilde ve kitap okumanın keyfi alınarak okunuyor.

Yazarın bu kitabında 9 öykü yer almakta. Hepsi de kadınlarla ilgili farklı dramlar anlatan 9 öykü. Bu öykülerin ortak özelliklerini şöyle sıralayabilirim:
- Baştan da söylediğim gibi hepsi kadınlarla ilgili ve hepsi de dram. Bazen tek bir kadın değil de, bağlantılı olarak bir kaç kadının dramı birlikte anlatılıyor.
- Öykülerin esas anlatılan bölümünün öncesi veya sonrası hakkında da okuyucuya bilgi verildiğinden, hem uzun bir yaşama dönemi anlatılmış oluyor hem de konunun başlangıcı ve neticesi de aktarılmış oluyor.
-Öyküler,okuyucuya her türlü duyguyu yaşatıyor. Yani okuma sırasında kızıyorsunuz,üzülüyorsunuz, kişinin durumuna acıyorsunuz,bazen mutlu oluyorsunuz,bazen seviniyorsunuz....vs. Aynı öyküde bütün duyguları yaşıyorsunuz.
- Her öyküyü okuyup bitirdiğinizde, tamamen bir duygu karmaşası yaşayarak, içinizde garip bir burukluk hissediyorsunuz.
- Öykülerin hepsi de sanki gerçek hayattan alınmış gibi tüm inandırıcılığıyla karşınıza çıkıyor.

Kitap, adını,ilk öykünün isminden alıyor. Bütün öyküler insanı etkiliyor. Ama beni en çok etkileyen öykü, son öykü olan ''Ayı, Dağı Aştı Geldi'' isimli öyküydü. Bilemiyorum ama belki yaşım gereği bu öyküden çok etkilendim.

Öykü kitaplarını çok isteyerek okumamama rağmen, bu kitap beni çok etkiledi. Bu yüzden de, öykü severlerin mutlaka okuması gereken bir kitap olduğu düşüncesindeyim ve okumalarını da tavsiye ediyorum.
368 syf.
·3 günde·6/10
Bir gazetede en iyi 100 kitap listesinde ismini görene kadar yaklaşık 1 yıldır kütüphanemde bulunan ve okuma sırası gelmemiş bir kitaptı. Kitabımı ödünç alıp okuyan bir ‘arkadaş’ın da tavsiyesiyle okumaya başladım. Maalesef beklentilerimi pek karşılamadı; çok iyi bir çevirmen tarafından da tercüme edilmesine rağmen, cümleler ‘soğuk ve yabancı’ geldi. Çok zor bitirdim. Klasiklerden şaşmamak gerekiyor.
360 syf.
·Puan vermedi
Kadın... dediğin önce insan. Ağrısı sancısı var heyecanı umudu var. Gözyaşı kahkahası var. Insan... erkeği kadını var. Bir bütün. Bir eksik. Bir sürü eksiği var. Bir dolu hayali var...ne bileyim var işte.
352 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Yazar İskoçya asıllı atalarının Kanada’ya göç etmesiyle başlayan aile tarihçesini küçük hikayeler halinde kendi yaşamına kadar anlatmıştır. İskoçyadan başlayan göç gemi yolculuğu başlayıp ile Kanada da devam etmektedir.Atalarının izlerini bulmaya çalışan yazar hikayelerinde dönemin insan yaşamına ,toplum değerlerine,ilişkilere,çalışma koşullarına ve özellikle yaşanan aşklara değinmiştir.Sadece yazarın ailesinin biyografisini değil o dönemin tarihi olayları ve sosyal yapısınıda görmekteyiz.Akıcı bir dille yazılmış olan kitabı okumanızı tavsiye ederim
368 syf.
·4 günde·7/10
Kitabın içerisinde 9 ayrı kadının öyküsünü bulacaksınız. Öykü kitaplarının en sevdiğim yönü hali hazırda bir kitaba devam ederken onu da araya birer birer ekleyebilmektir. Tıpkı yemeğin yanındaki salata ya da üzerine yenen bir tatlı gibi...

Kitabın anlattığı 9 öyküde yer alan kadınların ortak bir özellikleri var : hayat onları mutlaka bir seçim yapmaya zorluyor. Hal böyle olunca, bu öykülerde o kadınların çaresizliklerine, ikilemlerine, kafa karışıklıklarına şahit oluyoruz.

Bulunduğu yerden, yaptığı işten, kocasından, yaşadığı hayattan bunalan yeni arayışlar içinde olan veya böyle bir arayışı olmasa bile hayatın onlara seçenek sunduğu kadınlar... Acaba hayatları bu yeni tercihleri ile nasıl değişecek?

Kitap akıcı bir dille yazılmış, okuyanı sıkmıyor. Her öykü ortalama 35-40 sayfa civarında. Öykülerin sonu kendi yorumunuzu katabileceğiniz şekilde bırakılmış. O nedenle bir arkadaş topluluğu tarafından okumaya ve üzerinde sohbet etmeye oldukça açık.

Öyküleri sevenler için çerez kıvamında bir kitap. Keyifli okumalar...
368 syf.
·3/10
Beğenmedim ve okurken bunaldığımı söylersem yalan söylemiş olmam. Genel ruh halini düşürücü hikayeler beklentimin oldukça altındaydı. ''Aile Mobilyaları'' hikayesi fena sayılmazdı ama 9 hikayeden sadece birini beğenmem oldukça vahim bence kitaba olan bakış açım için.
328 syf.
·Beğendi·7/10
Nobel ödüllü kadın yazarlardan bir kitap okumam gerektiğinde hiç tereddüt etmeden Alice Munro ile tanışmaya karar verdim.Sakin akan hayatların altındaki sırları,kırsaldaki yaşamın etkilerini severek okudum.Yormadan akıp giden satırlarla , özellikle biyografik öğeler taşıyan son dört öyküsüyle zaman geçirmek keyifliydi.Yağmurlar başlayınca sıcakcık bir kahve eşliğinde bir Munro kitabı daha okumalı :)
256 syf.
·Puan vermedi
Üç ayrı öykü içinde insanların hayatlarından kaçmak isteyip kendilerinden kacamayislari var. Bulundugu durumu degistiremeyip kaçma isteği...karakterler okadar canlı ki sanki karşınızda yaşanıyor tüm roman.
336 syf.
·3 günde·5/10
Her zaman severek okudugum yazarin eserlerinden bunda ayni zevki alamadim.Hikayelerin cogu yarim kalmis gibi ve fazla kaos var icinde.Cok daginik bicimde yazmasi bile önemli degil hic bir sekilde dogru bir baglanti bulamiyorsun. yani okuyucuya birakmis cogunlukla hikayenin nasil olmasi gerektigini. Guzel bir yöntem belki ama yazilan hikayeler o kadar ilgi cekici olsa belki okuyucu bir yolunu bulup hikayeyi kendi kurgusuyla tamamlardi. fazlasiyla kuru.biraz hayal kirikligi oldu diyebilirim.
pina
pina Nefret, Arkadaşlık, Flört, Aşk, Evlilik'i inceledi.
368 syf.
·10/10
Yazarin okudugum ilk eseri. Genelde kisa hikayeler degildir tercihim ama bu bambaska bir sey. Anlatimi o kadar guzel ki.Tam bir sanat,sanki okurken birdenbire kendini bambaska bir yerde onunla buluyorsun ve o anlatiyor sana öylesine canliki nerdeyse kendini kafani sallarken buluyorsun tasdiklercesine. bambaska bir anlatim tarzi var.Sanirim herklesin begenecegi standart bir anlatim degil. ama tam bana göre diyecegim bir yazar.

Yazarın biyografisi

Adı:
Alice Munro
Unvan:
Kanadalı Yazar
Doğum:
Wingham, Ontario , Kanada, 10 Temmuz 1931
Kanadalı yazar Alice Munro 1931'de Ontario'da Wingham'da dünyaya geldi, öğretmen annesi ve çiftçi babasıyla burada büyüdü. Batı Ontario Üniversitesi'nde gazetecilik ve İngiliz dili eğitimi gören Munro, 1951'de evlendi ve eşiyle taşındığı Victoria'da kitapçı dükkanı açtı. İlk gençlik yıllarında öykü yazmaya başlayan Munro, ilk kitabı "Dance of the Happy Shades"i 1968'de yayımladı. Seçkin kariyeri sırasında birçok ödül kazanmıştır. Hikâyeleri New Yorker'da, Atlantic Monthly'de, Paris Review'da ve diğer yayın organlarında yayınlanmıştır ve derlemeleri on üç dile çevrilmiştir. Kimi eleştirmenlerin "Kanada'nın Çehov'u" diye nitelediği Alice Munro'nun hikayelerinin çoğu küçük kasabalardaki hayata ve insani durumlara ışık tutuyor. Üç çocuk annesi Munro'nun Türkçe yayımlanan öykü derlemeleri arasında "Çocuklar Kalıyor" ve "Bazı Kadınlar" da bulunuyor.
Munro ve kocası zamanlarını Horon Gölü yakınındaki Clinton, Ontario ile Comox, British Columbia arasında geçirmektedirler.

Yazar istatistikleri

  • 21 okur beğendi.
  • 179 okur okudu.
  • 13 okur okuyor.
  • 236 okur okuyacak.
  • 14 okur yarım bıraktı.