Alice Munro

Alice Munro

Yazar
7.4/10
37 Kişi
·
87
Okunma
·
14
Beğeni
·
2.084
Gösterim
Adı:
Alice Munro
Unvan:
Kanadalı Yazar
Doğum:
Wingham, Ontario , Kanada, 10 Temmuz 1931
Kanadalı yazar Alice Munro 1931'de Ontario'da Wingham'da dünyaya geldi, öğretmen annesi ve çiftçi babasıyla burada büyüdü. Batı Ontario Üniversitesi'nde gazetecilik ve İngiliz dili eğitimi gören Munro, 1951'de evlendi ve eşiyle taşındığı Victoria'da kitapçı dükkanı açtı. İlk gençlik yıllarında öykü yazmaya başlayan Munro, ilk kitabı "Dance of the Happy Shades"i 1968'de yayımladı. Seçkin kariyeri sırasında birçok ödül kazanmıştır. Hikâyeleri New Yorker'da, Atlantic Monthly'de, Paris Review'da ve diğer yayın organlarında yayınlanmıştır ve derlemeleri on üç dile çevrilmiştir. Kimi eleştirmenlerin "Kanada'nın Çehov'u" diye nitelediği Alice Munro'nun hikayelerinin çoğu küçük kasabalardaki hayata ve insani durumlara ışık tutuyor. Üç çocuk annesi Munro'nun Türkçe yayımlanan öykü derlemeleri arasında "Çocuklar Kalıyor" ve "Bazı Kadınlar" da bulunuyor.
Munro ve kocası zamanlarını Horon Gölü yakınındaki Clinton, Ontario ile Comox, British Columbia arasında geçirmektedirler.
Bazı insanlar vardı ki, nereye gitseler beraberinde anlayışlılık ve iyimserlik getirir, bulundukları yerin havasını temizlerlerdi…
Alice Munro
Sayfa 209 - Can Yayınları - 4. Basım
“Belki yaşlılar öyle değildir. Yani çok yaşlı olanlar. Artık acı hissetmez oluyorlardır. Buna değmeyeceğini anlamış olmalılar.”
Alice Munro
Sayfa 132 - Can Yayınları - 4. basım
Aynı yerde ve ben yanında olmadan aynı hayatı yaşadığını düşününce içim acıyor. Ve orada değil de, benim bilmediğim başka bir yerde olduğunu düşünmekse, daha beter ediyor beni.
Alice Munro
Sayfa 308 - Can Yayınları - 4. basım
“Eğer çok kötü bir şey yaparsan ve kimse fark etmezse, daha da kötü hissedersin, cezalandırıldığında hissedeceğinden çok daha kötü hissedersin.”
Alice Munro
Sayfa 85 - Can Yayınları - 4. Basım
Tıknaz ve geniş omuzluydu, otoriter havasından dolayı insanlar onu doktor sanırlardı. (Bundan hoşlandığı söylenemezdi - ona kalırsa tıp biliminde çok sahtekârlık vardı, çoğu doktor da gerzekti.
''Farkında mısın, insanlar ne zaman, söylemek istemezdim, deseler aslında söylemeye can atıyorlardır. Madem bu kadar dürüstüz, en azından bu konuda dürüst olamaz mıyız?''
Alice Munro
Sayfa 89 - Can Yayınları - Ocak - 2015
2013 yılı Nobel Edebiyat ödülü sahibi Kanada'lı öykü yazarı Alice Munro'nun okuduğum ilk kitabı. Öncelikle şunu söylemeliyim ki yazarın çok sakin bir anlatımı var. Öyküleri, kesinlikle heyecanlanmadan, sakin bir şekilde ve kitap okumanın keyfi alınarak okunuyor.

Yazarın bu kitabında 9 öykü yer almakta. Hepsi de kadınlarla ilgili farklı dramlar anlatan 9 öykü. Bu öykülerin ortak özelliklerini şöyle sıralayabilirim:
- Baştan da söylediğim gibi hepsi kadınlarla ilgili ve hepsi de dram. Bazen tek bir kadın değil de, bağlantılı olarak bir kaç kadının dramı birlikte anlatılıyor.
- Öykülerin esas anlatılan bölümünün öncesi veya sonrası hakkında da okuyucuya bilgi verildiğinden, hem uzun bir yaşama dönemi anlatılmış oluyor hem de konunun başlangıcı ve neticesi de aktarılmış oluyor.
-Öyküler,okuyucuya her türlü duyguyu yaşatıyor. Yani okuma sırasında kızıyorsunuz,üzülüyorsunuz, kişinin durumuna acıyorsunuz,bazen mutlu oluyorsunuz,bazen seviniyorsunuz....vs. Aynı öyküde bütün duyguları yaşıyorsunuz.
- Her öyküyü okuyup bitirdiğinizde, tamamen bir duygu karmaşası yaşayarak, içinizde garip bir burukluk hissediyorsunuz.
- Öykülerin hepsi de sanki gerçek hayattan alınmış gibi tüm inandırıcılığıyla karşınıza çıkıyor.

Kitap, adını,ilk öykünün isminden alıyor. Bütün öyküler insanı etkiliyor. Ama beni en çok etkileyen öykü, son öykü olan ''Ayı, Dağı Aştı Geldi'' isimli öyküydü. Bilemiyorum ama belki yaşım gereği bu öyküden çok etkilendim.

Öykü kitaplarını çok isteyerek okumamama rağmen, bu kitap beni çok etkiledi. Bu yüzden de, öykü severlerin mutlaka okuması gereken bir kitap olduğu düşüncesindeyim ve okumalarını da tavsiye ediyorum.
Okuduğum farklı öyküler arasında yer alan bir kitap. Kurguların ve karakterlerin bana göre çok şahane işlendiği yine keyifle okuduğum bir kitap. Muhakkak okuyun
Yazar İskoçya asıllı atalarının Kanada’ya göç etmesiyle başlayan aile tarihçesini küçük hikayeler halinde kendi yaşamına kadar anlatmıştır. İskoçyadan başlayan göç gemi yolculuğu başlayıp ile Kanada da devam etmektedir.Atalarının izlerini bulmaya çalışan yazar hikayelerinde dönemin insan yaşamına ,toplum değerlerine,ilişkilere,çalışma koşullarına ve özellikle yaşanan aşklara değinmiştir.Sadece yazarın ailesinin biyografisini değil o dönemin tarihi olayları ve sosyal yapısınıda görmekteyiz.Akıcı bir dille yazılmış olan kitabı okumanızı tavsiye ederim
Kadın... dediğin önce insan. Ağrısı sancısı var heyecanı umudu var. Gözyaşı kahkahası var. Insan... erkeği kadını var. Bir bütün. Bir eksik. Bir sürü eksiği var. Bir dolu hayali var...ne bileyim var işte.
Kitabın içerisinde 9 ayrı kadının öyküsünü bulacaksınız. Öykü kitaplarının en sevdiğim yönü hali hazırda bir kitaba devam ederken onu da araya birer birer ekleyebilmektir. Tıpkı yemeğin yanındaki salata ya da üzerine yenen bir tatlı gibi...

Kitabın anlattığı 9 öyküde yer alan kadınların ortak bir özellikleri var : hayat onları mutlaka bir seçim yapmaya zorluyor. Hal böyle olunca, bu öykülerde o kadınların çaresizliklerine, ikilemlerine, kafa karışıklıklarına şahit oluyoruz.

Bulunduğu yerden, yaptığı işten, kocasından, yaşadığı hayattan bunalan yeni arayışlar içinde olan veya böyle bir arayışı olmasa bile hayatın onlara seçenek sunduğu kadınlar... Acaba hayatları bu yeni tercihleri ile nasıl değişecek?

Kitap akıcı bir dille yazılmış, okuyanı sıkmıyor. Her öykü ortalama 35-40 sayfa civarında. Öykülerin sonu kendi yorumunuzu katabileceğiniz şekilde bırakılmış. O nedenle bir arkadaş topluluğu tarafından okumaya ve üzerinde sohbet etmeye oldukça açık.

Öyküleri sevenler için çerez kıvamında bir kitap. Keyifli okumalar...
Nobel ödüllü kadın yazarlardan bir kitap okumam gerektiğinde hiç tereddüt etmeden Alice Munro ile tanışmaya karar verdim.Sakin akan hayatların altındaki sırları,kırsaldaki yaşamın etkilerini severek okudum.Yormadan akıp giden satırlarla , özellikle biyografik öğeler taşıyan son dört öyküsüyle zaman geçirmek keyifliydi.Yağmurlar başlayınca sıcakcık bir kahve eşliğinde bir Munro kitabı daha okumalı :)
Üç ayrı öykü içinde insanların hayatlarından kaçmak isteyip kendilerinden kacamayislari var. Bulundugu durumu degistiremeyip kaçma isteği...karakterler okadar canlı ki sanki karşınızda yaşanıyor tüm roman.
Her zaman severek okudugum yazarin eserlerinden bunda ayni zevki alamadim.Hikayelerin cogu yarim kalmis gibi ve fazla kaos var icinde.Cok daginik bicimde yazmasi bile önemli degil hic bir sekilde dogru bir baglanti bulamiyorsun. yani okuyucuya birakmis cogunlukla hikayenin nasil olmasi gerektigini. Guzel bir yöntem belki ama yazilan hikayeler o kadar ilgi cekici olsa belki okuyucu bir yolunu bulup hikayeyi kendi kurgusuyla tamamlardi. fazlasiyla kuru.biraz hayal kirikligi oldu diyebilirim.
Yazarin okudugum ilk eseri. Genelde kisa hikayeler degildir tercihim ama bu bambaska bir sey. Anlatimi o kadar guzel ki.Tam bir sanat,sanki okurken birdenbire kendini bambaska bir yerde onunla buluyorsun ve o anlatiyor sana öylesine canliki nerdeyse kendini kafani sallarken buluyorsun tasdiklercesine. bambaska bir anlatim tarzi var.Sanirim herklesin begenecegi standart bir anlatim degil. ama tam bana göre diyecegim bir yazar.

Yazarın biyografisi

Adı:
Alice Munro
Unvan:
Kanadalı Yazar
Doğum:
Wingham, Ontario , Kanada, 10 Temmuz 1931
Kanadalı yazar Alice Munro 1931'de Ontario'da Wingham'da dünyaya geldi, öğretmen annesi ve çiftçi babasıyla burada büyüdü. Batı Ontario Üniversitesi'nde gazetecilik ve İngiliz dili eğitimi gören Munro, 1951'de evlendi ve eşiyle taşındığı Victoria'da kitapçı dükkanı açtı. İlk gençlik yıllarında öykü yazmaya başlayan Munro, ilk kitabı "Dance of the Happy Shades"i 1968'de yayımladı. Seçkin kariyeri sırasında birçok ödül kazanmıştır. Hikâyeleri New Yorker'da, Atlantic Monthly'de, Paris Review'da ve diğer yayın organlarında yayınlanmıştır ve derlemeleri on üç dile çevrilmiştir. Kimi eleştirmenlerin "Kanada'nın Çehov'u" diye nitelediği Alice Munro'nun hikayelerinin çoğu küçük kasabalardaki hayata ve insani durumlara ışık tutuyor. Üç çocuk annesi Munro'nun Türkçe yayımlanan öykü derlemeleri arasında "Çocuklar Kalıyor" ve "Bazı Kadınlar" da bulunuyor.
Munro ve kocası zamanlarını Horon Gölü yakınındaki Clinton, Ontario ile Comox, British Columbia arasında geçirmektedirler.

Yazar istatistikleri

  • 14 okur beğendi.
  • 87 okur okudu.
  • 8 okur okuyor.
  • 128 okur okuyacak.
  • 7 okur yarım bıraktı.