Alper Gencer

Alper Gencer

Yazar
8.7/10
55 Kişi
·
177
Okunma
·
92
Beğeni
·
7.826
Gösterim
Adı:
Alper Gencer
Unvan:
Doktor/ Şair
Doğum:
Van, 1980
Alper Gencer, 1980 yılında Van'da doğdu. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'ni bitirdi. Şiirleri Varlık, Yasakmeyve, Merdivenşiir, Dergâh, Kırklar, Bachibouzouck, Derkenar gibi dergilerde yayımlandı. Edebiyatın yanı sıra sinema ile ilgileniyor: senaryosunu kendisinin yazdığı ve yönettiği Kültablası (Ashtray), Yalın Hız (Stripped Velocity), Kumar (The Gambling) adlı üç kısa filmi var.
Şiir Ödülü'ne değer bulundu.
...
elimin uzanmadığı dallara konan kuşlara selam ederim
ölüme kavuşmak kolay, seni öldü bilmeli
seni öldü bilmeli
Alper Gencer
Sayfa 25 - Ülke
220 syf.
Alper Gencer yine sitede takip ettiğim arkadaşlar sayesinde tanıdığım daha sonra sesli şiirleri ile kendisini sevdiğim bir şair.
Güzel memleketimde bir kitapçı bile olmadığı için raflar ve çeşit çeşit kitaplar arasında gezip kitapların kapak fotoğraflarından ve arka yazılarından etkilenip kitap alamıyorum haliyle... Ama şu siteye kaydolduğumdan beri okuma listeme eklediğim kitapların sayısı giderek artıyor...
Ben Alper Gencer'e Ah! Şiirler ike giriş yapmayı düşünürken birden hediye almak isteyen bir arkadaştan hatıra olarak kitaplığıma eklenen bu kitaptan başlamış oldum Alper Gencer okumaya...

O kadar güzel dizeleri var ki Alper Gencer'in...
"Allah kimseyi ölümden korumasın
Ölüm olmasa bu rezil hayatın suyu çıkar" (20) diyor insan amin demekten kendini alamıyor..
"Bu şiiri yazmak için söküp attım pansumanı yaramdan"(50) diyor sonra dönüyorsun tüm pansumanlarını söküyorsun yaralarından al diyorsun bunlar da benim pansumanlı yaralarımdı koyuyorsun önüne kanat kanatabildiğin kadar diyorsun.
"...
Eğer hakkım olsaydı yağmur yağdırmaya
Bana tufan derlerdi sana ise nuh!
Kaçıp kaçıp sana geliyorum, ne diye?
Gidecek bir yerim olmadığından değil
Bir yerlere senden gidiyor olmamdan belki
... "
Nasıl dizelerdir bunlar kapılıyorsun kafanın içinde şiiri okuyan sese, döndürüp döndürüp başa sarıyorsun şiiri.

" ...
O kadar yorgunum ki o kadar ki yorgunum
Uykumdan çalıyorum uyumak için
... " sen tüm yorgunluğumu alan şiirim olabilirsin benim...
Ve son olarak en vurucu dizesini yazayım size
"..
istersen gövdeme ihanetler sırt sırta yuva yapmıştır
Boş bulduğun yere saplan senin de canın sağolsun
... "
Diyerek incelememi kapatıyorum, benim için üçü de birbirinden güzel ve değerli olan şiirlerin olduğu bu kitap gerek hediye olmasından gerek içindeki şiirlerden dolayı çok kıymetli.

" yağmur dursa da kurumam
güneş çıksa da kurumam artık"(56)
Bu güzel dizelerin kitaplığımda olmasından çok mutluyum, emeği geçen herkese teşekkürler :)
64 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Alper Gencer'in okuduğum 2. şiir kitabı. 2005 yılında Yaşar Nabi Nayır Şiir Ödülü'nü almış bir şair aynı zamanda doktor. Şiirlerini okumadan ölmeyin derim. Şah'a Kalkan Gemiler kitabındaki bir dizeyi paylaşmayı unutmuşum yeri gelmişken paylaşayım.
sevgilim seninle pilav yemek istiyorum
kuş yerine bir zabıta vurabiliriz
bu tüm pilavcıları çok sevindirir
426 syf.
·11 günde·10/10
Güven Adıgüzel, Ah Muhsin Ünlü , Mustafa Akar.. Bu böyle devam eder.Birbirinden güzel insanlar olmakla beraber bana Alper Gencer'i tanıtanlardan birileri olmaları..


ilk okuduğum şiiri ' yankılandım da duruldum ' olmuştur. şimdi ah alper'i överek bitirememekten mi söz etsek ne yapsak yeridir.
Kendisi Van doğumlu olup istanbul cerrah paşa mezunu bir pratisyen doktor. Sonraları uzamanlık için çalışıp "nöroşirurji (Beyin ve Sinir Cerrahisi ) " olmayı hedefleyen lakin sonradan bırakıp bu işin okulla değilde direkt olarak insanların beyin iç yapısına sinirlere dokunmayı eline aldığı kalemi ile çok güzel bir şekilde başarmış birisidir. :)


"2001 - 2011" arasında çıkardığı "Mestane, Şaha kalkan gemiler, Ölmek gibi Sevmek" Kitaplarını "AH!" ismi ile toplu yayımladı okumak için başlanılıcak en mantıklı şiir kitabıdır Alperin bununla beraber "Şarkısızın Şarkısı(2012-2017)" ile devam edilmesini öneririm..

Alper Genceri daha yakından tanımak için sizlere burdan çok beğendiğim şiirlerini burdan link atarak paylaşacağım umarım okumanız için başlangıç olur. :)

https://www.youtube.com/...o6EWgrT2mLHGoD3QEGRQ

Verdiğim link listeli şekilde dinleyebilirsiniz iyi dinlemeler okumalar :))
220 syf.
·3 günde·8/10
Devrim ve Çay adına...

Alper Gencer ile ilk tanıştığım yer üniversite zamanımda takip ettiğim kendi kişisel bloğu oldu; Devrim ve Çay...

"Şarkısızın Şarkısı" da kişisel bloğundan beslenmiş bir kitap. Bloğun hepsini okumadığım için kesinlik belirtemiyorum ama kitaptaki bazı şiirlere Devrim ve Çay'ı bilenler aşina olacaktır.

Alper Gencer, kendine has üslubu ve ilk okunduğunda "ne dedi şimdi bu?" kıvamında dili olan bir kalem. "Aha, bak bunu anladım" dediğimiz yerde hiçbir şey anlamamış da olabiliriz. Ya da anlamışızdır ama bazı şeyleri konduramıyoruzdur. Gencer'in şiire ve aslında şairliğe farklı bir yaklaşımı var. Hal böyle olunca yazdıkları da nasibini alıyor bu yaklaşımdan.

Alper Gencer keskin bir dile sahip, yumuşak değil sivri köşeli şiirlerin sahibi. Şiirlerinin birçoğu eleştiri içeriyor; yoksulluk, mazlumlar, dini sömürenler, koltuklular ya da yalancının çobanlarına dair. Çoğu yerde de bu konulara gönderme yaptığı için okurken "şimdi kime gönderme yaptı bu?" diye kafalarda bir dünya soru dolanabilir. Cevabını bulan sahip çıksın, neticede sağ kalan cevaplar bizimdir.

"dünyanın bütün şarkısızlarına..." ithafı ile başlayan bu kitap -şarkısı olan olmayan farketmez- farklı kalem okumak isteyenlere önerimdir.
160 syf.
3 Haziran 2004 sıradan bir tarih değil, özellikle Fenerbahçe taraftarı için. O gün ne Alex ne de bütün Fenerbahçe taraftarı böylesi bir sevginin açığa çıkacağını bilmiyordu.

Alper Gencer’in ifadesiyle; “3 Haziran 2004 tarihinde doğanlar hatırlamazlar, Alexandro de Souza adlı bir futbolcu Brezilya’nın Cruzerio takımından Fenerbahçe’ye transfer oldu. O tarihte ölen futbolseverler için talihsiz bir olaydı bu. Zira Alexandro’yu, yani namı diğer Alex’i sarı lacivertli formayla izleyemeden göçüp gittiler!”

Bugün futbol kuralları ve sonuçlarıyla hayatın tam ortasında yer almaya devam ediyor. Futbolcular da oynadıkları takımları birer esere dönüştürmeye devam ediyorlar. Alex, Fenerbahçe’yi böyle bir esere dönüştürmüştü oynadığı 9 senede.

Öyle bir eser ki dillere pelesenk olmuştu “bir Alex değil.” Burada Alex’i anlatacak değilim fakat “Brezilyalı Kanarya’yı” okurken Alex’i ne kadar özlediğimi, Fenerbahçe’deki eksikliğinin hala doldurulamadığını hatırladım. Üzülmedim değil çünkü Alex başka bir şeydi.

Buraya kadar yazılanlardan yola çıkarak kitabın sadece Alex veya futbolla ilgili olduğunu düşünmeyin, kitap bunun çok ötesinde okuyucusunu bir mahalle takımının eşliğinde ve futbolun bütün güzelliklerini -yenilgileri de- kullanarak bambaşka bir yolculuğa çıkarıyor. 

Evet kitapta her sayfa Alex’e çıkıyor fakat kitabın esas karakteri Bayram Hoca’nın da dediği gibi; “Alex’i sevmek için ne sarı lazım size, ne de lacivert… Hangi formayı giyerse giysin Alex’in üzerindeki renkler, yağmurda top oynayanların üzerine serilen bir gökkuşağından firar etmiştir.”

Kitabın satır aralarına girdiğimizde ise bambaşka yolculuk başlıyor. Öncelikle hikayenin kahramanları olan takımımız bu derinliği sağlıyor kendi içinde. Kalede Ermeni Karnik, sağ bekte Trabzonlu Kürşat, defansın göbeğinde Dersimli Hüseyin, sol bekte Diyarbakırlı Baran, sağ açıkta Süleymancı Hilmi, sol açıkta sendikacı Mahir, forvette İzmirli Çağdaş, ortanın ortasında ise İstanbullu Ali. Ve Bayram Hoca; futbolun dervişi. Evet bu takım birliği ve beraberliği vurgulayan bir Türkiye panaroması.

Kitabın sonlarına doğru Alex’in Fenerbahçe’den ayrılma hikayesi enine boyuna tartışılıyor. Olayın aktörleri bir bir irdeleniyor, yargılanıyor, tartışılıyor. Fakat Bayram Hoca birliği ve beraberliği burada da gösteriyor ve kimse suçlu çıkmadan herkes haklı oluyor. Böylece yine derinlere inebiliyor Alper Gencer…

“İnsanların başka insanları kendi duygularına ortak etmesi kadar güzel bir şey yoktur dünyada.” Alex bu ülkeye ve Fenerbahçe taraftarına çok güzel hediyeler verdi. Şampiyonluk kutlamaları sırasında bir Napoli taraftarının söylediği cümle; futbolu ister afyon olarak ister mutluluk kaynağı olarak görelim her ikisi için de geçerli: “yarın yine borçlarım olacak. Ama bu gece kral benim!”

Bu cümle bir çoklarımız için hala geçerli. Özellikle son zamanlarda profesyonel(!) futbolcuların öncelikle yaptıkları işe saygı duymamaları ile başlayan ve iş etiklerini hızla kaybetmeleri ile sonuçlanan ve sahaya başarısızlık olarak yansıyan sonuçlar yukarıdaki cümleyi tekrar tekrar düşünmemizi zorunlu kılıyor.

“Dünyada ne olursa olsun, sadece olması gerektiği için olur.” diyor Alper Gencer ve yıl 2012’yi gösteriyor. Takvim yaprakları 15 Eylül’ü gösterdiğinde Kadıköy Yoğurtçu Parkı müthiş anlara ev sahipliği yapıyordu. Alex’in heykeli dikilmişti, önce gönüllere ardından Kadıköy’ün göbeğine.

Tören hem coşkulu hem de hüzünlüydü Alex’in gözyaşları aslında bir çok şeyi kelimelerden önce aktarıyordu. Bu noktada kitaba, Bayram Hoca’ya dönersek: “Profesyonel bir futbolcunun hangi takımlı olduğunu merak ederseniz gözyaşlarına bakın, canlar. Çünkü insan ağlarken amatörleşir. Ve dünya amatör kümede ağlaşan insanlar etrafında döner. En çok kimin için ağlıyorsanız, gönlünüzü onunla suluyorsunuzdur.”

Evet Alex’in gözyaşları anlatılması gerekenleri çok güzel özetliyordu fakat burada yine Bayram Hoca’ya dönmemiz gerekiyor. Fenerbahçe’nin ünlü “Pendik Faciası’nı” o senin başında teknik direktörlük görevine getirilen ve kısa bir süre sonra gönderilen Fenerbahçeli eski yıldız oyuncu Rıdvan Dilmen’e dair vefasını hatırlatan Bayram Hoca; “Veziri gönderirseniz rezil olursunuz, canlar. Rıdvan’ın ahını aldırlar! O maç, kırılan sarı lacivert bir gönlün kefaretidir.” diyor.

Bugüne bir not: Alex’in Fenerbahçe’den ayrılışı her ne kadar Alex; “başınıza eğer bir şey geliyorsa, bunda mutlaka sizin de rolünüz vardır.” dese bile çok güzel olmadı. Kulübün üstüne düşeni artık yapması gerekiyor. Yapılacaklar, Alex sonrasında yaşanılan sorunların Alex’e ve taraftara ödenmesi gereken kefaretidir.
220 syf.
·Puan vermedi
Müthiş şiirlerin yer aldığı, son dönem Türkçe şiirlerine göre daha gerçeklerle iç içe geçirilmiş cümlelere sahip şiir kitabı. Yazarın ambivalantik durumları ve insan psikolojisini işleme şekli ustaca.

Yazarın biyografisi

Adı:
Alper Gencer
Unvan:
Doktor/ Şair
Doğum:
Van, 1980
Alper Gencer, 1980 yılında Van'da doğdu. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'ni bitirdi. Şiirleri Varlık, Yasakmeyve, Merdivenşiir, Dergâh, Kırklar, Bachibouzouck, Derkenar gibi dergilerde yayımlandı. Edebiyatın yanı sıra sinema ile ilgileniyor: senaryosunu kendisinin yazdığı ve yönettiği Kültablası (Ashtray), Yalın Hız (Stripped Velocity), Kumar (The Gambling) adlı üç kısa filmi var.
Şiir Ödülü'ne değer bulundu.

Yazar istatistikleri

  • 92 okur beğendi.
  • 177 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 111 okur okuyacak.

Yazarın sıralamaları