Altan Tan

Altan Tan

8.3/10
52 Kişi
·
160
Okunma
·
35
Beğeni
·
2.445
Gösterim
Adı:
Altan Tan
Unvan:
Yazar Gazeteci
Doğum:
Batman, 11 Eylül 1958
Altan Tan (d. 11 Eylül 1958, Batman), Kürt yazar ve siyasetçi.

Biyografi

11 Eylül 1958 yılında Batman'da doğdu. Aslen Mardinlidir. Ailesi Midyat'ın Narlı köyünden kan davası nedeniyle 1840'lı yıllarda Midyat-Estel'e göç etti. Dedesi Hacı Yusuf Tan 1948 yılında Estel'den ayrıldı. Ailenin bir kısmı Diyarbakıra bir kısmı ise İstanbula yerleşti.

Annesi Türk olan Tan'ın Kürt kökenli olan babası Bedii Tan 12 Eylül sonrasında Diyarbakır Askeri Cezaevi'nde işkence görerek hayatını kaybetti.Altan Tan 1969 yılında Diyarbakır Mehmetçik İlkokulu'ndan, 1976 yılında Diyarbakır Maarif Koleji'nden, 1981 yılında Ankara Devlet Mühendislik Mimarlık Akademisi İnşaat Fakültesi'nden mezun oldu. Askerliğini 1982-1984 yılları arasında İstanbul Tuzla Piyade okulu, Manisa ve Ankara'da tamamladı. 1984-1985 yılları arasında yaklaşık 1 yıl Ankara Keçiören Belediyesi'nde Başkan yardımcılığı görevinde bulundu. 1990-1991 yıllarında Refah Partisi MKY'da, 2000-2002 yıllarında HADEP Parti Meclisi'nde görev yaptı.

Yeni Zemin, Sözleşme dergileri ile Demokrasi, Yeni Gündem, Yeni Şafak,Zaman, Özgür Politika, Özgün Duruş,Star Gazetesinde yazıları yayınlandı. Kürt Sorunu Ya Tam Kardeşlik Ya Hep Birlikte Kölelik adlı kitabı 2009'da Timaş Yayınlarından çıktı.

12 Haziran 2011 tarihinde yapılan 24. Dönem Milletvekili Genel Seçimlerinde Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloğu Diyarbakır milletvekili adayı olmuş ve seçilmiştir. Türkiye-Angola Parlamentolararası Dostluk Grubu üyesidir

Kürtçe, Türkçe, İngilizce ve Arapça bilen Altan Tan evli ve 6 çocuk babasıdır.
Şehirleşen Kürt aileler üç kuşak sonra, aile içinde dahi yerleştikleri şehrin dilini, Türkçe veya Arapçayı konuşmaya başlamaktadır. Bu durumun istisnaları çok azdır.
Tarihçiler, İranlılarla Bizanslılar arasındaki savaşlarda en karlı çıkanın Araplar olduğunu söylemektedirler. Bir kısmı Hıristiyan, bir bölümü ise putperest olan Yukarı Mezopotamya Arapları duruma göre bazen İranlıları, bazen de Bizanslıları desteklemekte, sürekli olarak güçlüden yana bir tavır sergilemekteydiler.
Türkiye' deki yaygın kanaat Kürtlerin 'karakaşlı, kara gözlü' ve esmer oldukları noktasındadır. Ancak özellikle Bohtan (Şırnak-Cizre), Tor (Midyat-Nusaybin-Hasankeyf), Hakkari ve Zaho bölgelerinde Kürtlerin büyük bir kısmı sarışın, mavi ve yeşil gözlüdür. Kürt tarihçileri bu durumu Kürtlerin Balhk sahillerinden göç eden Ari Medlerin torunları olmalarına bağlamakta ve sarışın-renkli gözlülüğün bundan kaynaklandığını öne sürmektedirler.
Kürtler, Müslümanlığı Türklerden 200
yıl önce kabul ettiler. Türkiye'nin en eski camii, 639 yılında tarihi Mar-Toma Kilisesi'nden çevrilen Diyarbakır Ulu Cami'dir. Bugün çok az sayıda Yezidi'nin dışında, Kürtlerin yaklaşık %98-% 99'u Müslümandır.
Folklorumuz, yani halk edebiyatı, dünya ölçüsünde ön sıralarda yer alır. Yakın Doğu'da hiçbir ulusun folkloru Kürt folklorunun düzeyine erişemez.
"Kürtlerin ana dilleri Hint-Avrupa dil ailesinin İran kolunun kuzeybatı alt grubuna mensuptur. Kürtçeye en yakın dil Farsçadır. Kürtçe ile Farsça arasındaki yakın ilişki Almanca ile Danimarkaca arasındaki ilişki gibidir."
Kürtler, Hazreti Ömer zamanında, 636 tarihinden itibaren Müslüman olmaya başladılar. Türkler, Kürtlerden yaklaşık iki
yüzyıl sonra İslamiyeti kabul ettiler. Türkler ilk olarak Abbasi Halifelerinin ordularında 9.yüzyıldan itibaren görev almaya,
sonraları ise daha kalabalık kitleler halinde Kerkük-Bağdat hattı­na yerleşmeye başladılar. İlk Kürt-Türk ilişkileri de bu dönemde başladı.
Kürtler tarihte büyük devletler kurmuş olan Türkler, Farslar ve Arapların ortasında yaşamışlardır. Bu halklar gibi uzun süreli devletleri olmamasına rağmen dillerini, kültür ve geleneklerini adeta mucizevi bir şekilde muhafaza etmeyi başarmışlardır.
Özellikle Kürt halk müziği ve folkloru muhteşemdir. Orijinalliğini, kendine has makam ve usullerini günümüze kadar korumuş­tur. Sözlü edebiyat, müzik ve folklor oldukça gelişkindir. Dil ve kültürün gelişimi merkezi birlik ve devlet olgusu ile doğrudan
ilintilidir.
Haçlı Savaşları 1096-1272 yılları arasında yaklaşık iki yüzyıl devam etti. Kılıç Arslan'ın önderliğindeki Anadolu Selçukluları ve Kürtler, Haçlılara karşı birlikte mücadele etti. Bütün bu savaş­lar süresince Kürtler, hiçbir fedakarlıktan kaçınmadı. Kendisi de bir Kürt olan Selahaddin-i Eyyubi yaşadığı dönemde tüm varlı­ğıyla bu mücadelenin içinde oldu. Ordusu Kürtlerden, Türklerden ve Araplardan oluşmaktaydı. Kudus'ün Haçlılardan alınması da ona nasip oldu.
20. yüzyılın başlarından itibaren Kurmanci, Sorani, Zazaki ve Gorani yazan aydınların sayısında büyük artış olmuştur. Kürtçe
yayınlanan ilk gazete 1898 yılında Botan Miri Bedirxan Bey ailesinden Mithat Bedirxan'ın Mısır'da çıkardığı 'Kürdistan' isimli gazetedir.
Ben daha ilkokula gider iken babamın elinde gördüğüm bu kitap daha o zamanlardan merak uyandırmıştı. Tabi büyüdük ve Altan Tan'ı sevmemeyi de öğrendik ama merakım geçmedi tabi o ayrı.


Alıntılarıyla tartışmalara sebep oldu yeri geldi engelle beni uleen diye mesajlar aldım, yeri geldi benim bu sitede ne işim var deyip hesabımı kapattım.


Kitaba gelecek olursak Tan bey bana göre çooook islami açıdan yaklaşmış soruna (Şimdi yine ne sorunu diye atlayanlar olacak ama ) açıkçası beklentilerimi karşılamadı kitap. Yani devlet ağzıyla yazılmış gibiydi ne bileyim tatmin etmedi beni. Yani bu konuda okumam devam edecek.


Kitap berbat, vasat falan diyemem ciddi bir emek var ama objektifliğin yanından dahi geçmiyor. Konu hakkında hiç olmazsa bir fikrim olsun diyorsanız okuyun derim ama öyle efsane bir kaynak değil bunu da belirteyim.


Keyifli okumalar...
Lise gençliğinde temin ettiğim kürt tarihini öğrenimini genel olarak özetleyen ve o sıralarda henüz milletvekili değilken okuduğumuz ve lise pansiyonunda elden ele en az 10 kişinin okuduğu, pek çok kişinin göz attığı ve bir o kadar yıpranan tarih ve gençlik anıları ile kokan bir kitap oldu benim için..

Kitabın ana teması öncelikle kürt tarihini bilmeyen kürt ve türk ve bilumum milel-i saireye öğretmek. Sonra da türklerin eğer kürtlerle gerçek anlamda adil ve eşit şartlarda bir kardeşlik oluşturmazlarsa her iki milletin de köle olacağını söylüyor. Aksi sağlanırsa tarihte selim ve süleyman dönemindeki birliktelik gibi bir süpergüç olaleceğini söylüyor..

Bizim kitaptan gerçek anlamda anladığımız ise kürt sorunun olmadığı bir türk sorunun olduğu, kürt sorunu diyince sanki sorunlu olanlar kürtlermiş gibi algılanıyor. halbuki talepler gayet makul ve adilane..
... Ortadoğu... Toprakları kanla sulanan halkların yaşadığı bir nevi tampon bölge. Eğer bu kafayla devam edilirse daha çok uzun zamanlar bu topraklarda kan akacak gibi görünüyor. Bu kitap işte bu soruna değinen, bu sorunun nedenlerini ve çözümlerini anlatmaya çalışan güzel bir kitap.... Tavsiye edilir....
Bu bölgeyi en iyi tanıyan adamlardan biri olan Altan TAN ın agzından bu bölgede yasananları okumak gercekten mukemmeldı. Kürtlere yapılan eziyetleri bütün gercekligiyle ortaya koymus. Cumhuriyet tarihinin kara lekelerini bir kez daha gözler onune sermıs bır kıtaptır. YA TAM KARDESLIK YA HEP BIRLIKTE KOLELIK !!
Altan TAN,gerçek ve çok derin birikimli bir tarihçi aynı zamanda muhafazakar ve sol görüşlü turkiyede böylesini ilk defa gördüm. Kitabı insanları hatta ortadoğu yu,cevaplanması ve sorulması gereken sorular ve tatmin edici cevaplar barındırıyor. Okuyunuz.
Kürt sorununa birazda islami bir bakış açısıyla yaklaşılmıış. Zaten Altan Tan muhafazkar kökenli birisi olarak kendi bakış açısıyla Kürt sorununun derinlilerine inme gayreti göstermiştir. Bu konu üzerine ilk defa kitap okuyanlar için tavsiye edilesi bir kitap.
Değinilmemiş üstü örtülü bilgileri gün yüzüne çıkaran bir kitap. Empati kurabilen insanlar için güzel bir eser dik kafalı dostlarıma pek önermiyorum ama .
Yazarın kürt oluşuna kürtlüğüne ve meseleyi tesbit etmesine diyecek bir şey yok...
fakat kitap çok sığ... çok yavan... çok basit..
bugünün türkiyesin de devlet ağzı jargonu ile yazılmış...
baskısı olan daha iyi metinler mevcut

Yazarın biyografisi

Adı:
Altan Tan
Unvan:
Yazar Gazeteci
Doğum:
Batman, 11 Eylül 1958
Altan Tan (d. 11 Eylül 1958, Batman), Kürt yazar ve siyasetçi.

Biyografi

11 Eylül 1958 yılında Batman'da doğdu. Aslen Mardinlidir. Ailesi Midyat'ın Narlı köyünden kan davası nedeniyle 1840'lı yıllarda Midyat-Estel'e göç etti. Dedesi Hacı Yusuf Tan 1948 yılında Estel'den ayrıldı. Ailenin bir kısmı Diyarbakıra bir kısmı ise İstanbula yerleşti.

Annesi Türk olan Tan'ın Kürt kökenli olan babası Bedii Tan 12 Eylül sonrasında Diyarbakır Askeri Cezaevi'nde işkence görerek hayatını kaybetti.Altan Tan 1969 yılında Diyarbakır Mehmetçik İlkokulu'ndan, 1976 yılında Diyarbakır Maarif Koleji'nden, 1981 yılında Ankara Devlet Mühendislik Mimarlık Akademisi İnşaat Fakültesi'nden mezun oldu. Askerliğini 1982-1984 yılları arasında İstanbul Tuzla Piyade okulu, Manisa ve Ankara'da tamamladı. 1984-1985 yılları arasında yaklaşık 1 yıl Ankara Keçiören Belediyesi'nde Başkan yardımcılığı görevinde bulundu. 1990-1991 yıllarında Refah Partisi MKY'da, 2000-2002 yıllarında HADEP Parti Meclisi'nde görev yaptı.

Yeni Zemin, Sözleşme dergileri ile Demokrasi, Yeni Gündem, Yeni Şafak,Zaman, Özgür Politika, Özgün Duruş,Star Gazetesinde yazıları yayınlandı. Kürt Sorunu Ya Tam Kardeşlik Ya Hep Birlikte Kölelik adlı kitabı 2009'da Timaş Yayınlarından çıktı.

12 Haziran 2011 tarihinde yapılan 24. Dönem Milletvekili Genel Seçimlerinde Emek, Demokrasi ve Özgürlük Bloğu Diyarbakır milletvekili adayı olmuş ve seçilmiştir. Türkiye-Angola Parlamentolararası Dostluk Grubu üyesidir

Kürtçe, Türkçe, İngilizce ve Arapça bilen Altan Tan evli ve 6 çocuk babasıdır.

Yazar istatistikleri

  • 35 okur beğendi.
  • 160 okur okudu.
  • 6 okur okuyor.
  • 102 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları