Amie Kaufman

Amie Kaufman

Yazar
8.7/10
912 Kişi
·
1.776
Okunma
·
47
Beğeni
·
2886
Gösterim
Adı:
Amie Kaufman
Unvan:
Avustralyalı yazar
Doğum:
Melbourne, Avustralya
"Elinden gelen bu mu? ..."

Sürekli bunu duyuyordum. Elinden gelen bu mu? Daha fazla uğraş. Daha çok para kazan. Daha zeki ol. Hangi çatal bıçağı kullanacağını öğren. Bizim gibi konuş. Bizim gibi düşün.
Hepsinin canı cehenneme...
"..gel sende bir şeyler iç, dostum."
"..olumsuz..."
"..haydi amaaaa hüznün en iyi tedavisi onu boğmaktır dostum."
"..bunları boğamazsın dostum... bu serseriler yüzme biliyor."
"Ölen insanlar gördüm. Kötü ölümler. Pis ölümler. Benimki gibi bir işiniz varsa, her gün Azrail'e yan yana yaşarsınız. Ama şanssızsanız bu gösteride sizi öldüren mermiler olmaz. Böyle anlar olur. Sizi ufak ufak öldüren anlar."
Ben buyum.
Ben böyle yaparım.
Ve neye inandıklarının bir önemi yok.
Ben iyi değilim.
Kötü de değilim.
Kahraman değilim.
Şeytan da değilim.
Ben Aidan'ım.
608 syf.
·3 günde·6/10
Öncelikle şuan yazacaklarım tamamen kendi kişisel görüşümdür.

Ah İlluminae... Herkesin övüp övüp bitiremediği, fiyatı baya tuzlu olan kitap. İnsan açıkçası kitabın incelemelerini okuyunca beklentileri arşa çıkıyor en azından benim öyle oldu.

Önce kitabı artısıyla eksisiyle inceleyelim.
(+) Kitap muhteşem bir tasarıma ve resimlere sahip. Bunun artı olması çoğu kişi için tartışılabilir sonuçta romanların kapağından çok içeriği önemli fakat ben bunu artı olarak kabul edeceğim.

BAŞKA ARTISI YOK.

Eksilere geçelim
(-) Fiyatı çok fahiş tabii bu nedenle kitaptan puan kırmayacağım fakat dediğim gibi normal bir kitabın 2-3 katı fiyatında.

(-) Konusu bence klişeleşmiş uzay filmlerini andırıyor çok bir şey beklememek lazım.

(-)Yeni bir anlatım tarzı denenmiş fakat saçma olmuş.

(-) Klişe replikler

(-) Yüksek dozda ergence bir aşk.

(-) Saçma ve iğrenç espriler. (Ezra Mason'un esprileri özellikle)

Kitaba gerçekten iyi yorumlar yapmak isterdim, hayatımın serisi olsun, aklıma gelsin isterdim fakat düşüncelerim pek o yönde değil.

Ne biliyim belki benim tarzım değildir, ön yargılı yaklaşmışımdır bilemiyorum...

Yani tek düşüncem bu kitabın bana bir bilgi kırıntısı bile katmadığı tabii böyle kitaplardan bir şey beklemek yanlış fakat ufacık bir şey bile katmaması çerez kitap olduğunu gösteriyor.

Son düşüncelerim;

Eğer ağır bir ergenlik yaşamıyorsanız, wattpad kitaplarını seve seve okumuyorsanız bu kitaba kesinlikle başlamayın vakit ve para kaybıdır.

Kendisi iyi pazarlanmış, booktuberlar tarafından iyice övülmüş ve bize merak uyandırmıştır fakat bu merakın sonu üzülerek söylüyorum ki hüsran.

Bilim kurgu okumak isteyenler başka bir kitaba göz atsa iyi olur...
608 syf.
·3 günde·10/10
BU NE? BEN NE OKUDUM? WTF? MÜKEMMELDI. GERCEKTEN MÜKEMMELDI.
Kitap tam iki yildir bekleniyordu. Pegasus öyle pazarladi ki kitabı almamak imkansızdı. Reklamlarla arşa çıktı kitap. Ve haliyle beklentiler fazlasiyla artti. Ve kitap beklentileri fazlasiyla karsiladı.

“Illuminae’nin kapağını açıp şöyle bir baktığınız an sıradan bir romanla karşı karşıya olmadığınızı anlıyorsunuz.”

Görsel temadan bahsetmek gerekirse; kitap her şeyden önce kocaman. Devasa bir boyutu var. Ve gercekten cok agır. Bu da gercekciligi yakalayan noktalardan biri olmus. Illüstrasyonlar cok guzeldi. Ozellikle Kady'nin portresine hayran kaldim. Kitap farkli bir formata sahip. Kitabı, hacklenen yazısmalar, dosyalar, e-posta kayıtları, yapay zekanın çekirdeginden alınan veriler, sözlü kamera kayıtları ile okuyoruz. Bu nedenle 150 sayfa kadar "ne oluyor be" dedim, anlamlandıramadım. Takip ettigim bir bookstagram sahibi de ayni durumu yasayip, dile getirmis ve 150 sayfa kadar okumamiz önerisinde bulunmus idi. Bu yuzden pes etmedim hemen.

Kitabın konusu ise, 2575 yılında uzayın hakimiyetini ellerinde tutan iki sirketten biri Ezra ve Kady'nin de yasadigi Kerenza gezegenine saldiri düzenler. Onları kurtaran savas ve arastirma gemileri de büyük tehlike altındadir.
Ki isler gercekten bu kadar basit degil.

2 yazar da müthis emek vermis kitaba. Emek akıyor kitaptan. Sırf ayıp olmasın diye okumalisiniz ahdhd Umarim Pegasus 2. kitap için de 2 sene bekletmez, çunku ücleme tamamlandi cooktan.
608 syf.
·25 günde·Beğendi·9/10
MERHAMETLİ DEĞİL MİYİM?
DEĞİL MİYİM MERHAMETLİ?
EĞİLMEDİM, RAHMETLİYİM?
TARİH MELEĞİM MİDYELİM?
..... ETLİ TEMA M L Ğ ?......
..... MA Tİ Lİ DE MİĞ ? ......
<HATA>

Başlarda ben ne okuyorum ya diye kendime sorduğum bir kitabın sonunun beni böylesine etkileyeceği aklıma gelmezdi fakat oldu. Uzun zaman unutamayacağım bir kitaba dönüştü ve beni bitişinden sonra bile etkisi altında tutabilen sayılı kitaplardan biri oldu.


Ben okurken böyle düşünüyorsam, 'Ne okudum?!' gibi, bu kitabın yazarları acaba ne düşünmüşlerdir yazarken?
Ben ne okudum ?
Ben ne yazdım?
Ben ne için saatlerimi harcadım ?
Ben ne için yıllarımı verdim?
Tabi ki bu düşünceler kitabın ilk 70-80 sayfasına kadar benimle birlikteydi . Daha sonra kendimi kitabın atmosferine uydurdum ve su gibi akıp gidecek bir olay örgüsüne dönüştü benim için. Kitabın ilk 70-80 sayfası 'Ne okuyorum?' diye düşünmekle, 90 ile 180 sayfaları arası atmosferi yavaş yavaş tanımakla ve sevmekle, 180 ile 400 artık olayların tam ortasında hissetmenin verdiği yıkım ve heyecan ile ve 400 ile 600 arası ise zaman zaman şaşkınlığa, zaman zaman küfürler savurmaya, yeri geldiğinde karakterin yaşadıklarına karşı hüzünlenmeye veyahut gülümsemeye sevk etmesiyle bitti. Nasıl bitti hala kendime gelmiş değilim.

İlk başta Ocak ayında 40 sayfa kadar okuyup yarıda bıraktığım bir kitaptı ayrıca çünkü okumaya devam edersem şayet kendimi beyinsiz diye kabul edeceğimden korktum çünkü bir cümlesini bile anlamadığım sayfalar çoğunluktaydı.
Kelimelerin ağırlığı veya cümlelerin yoğunluğundan değil olayın atmosferini alamayışım yüzünden, sayfaları en az on kere okuduğumu, en az beş kere en baştan başladığımı hatırlıyorum ki yarıda bırakmama sebep bu olmuştu. Lakin bilim kurgu kitaplarını çok sevdiğimden ve reklamlar olsun tanıtımlar olsun kitabın yayımlandığı dönemde arşa çıktığını bildiğimden bu kitabı okumadan edemem diye yeniden başladım ve iyi ki başlamışım.

Kitabın kapak tasarımından tut, sayfa dizaynına kadar hepsi o kadar farklı ve alışılmışın dışında ki , gören o ne, ne kitabı o , tıp öğrencilerinin kitaplarına benziyor, onu nasıl yanında taşıyorsun gibi şeyler söylediler çünkü boyutu da kendisi kadar kocaman bir roman, ebatı 15x22 şeklinde ayrıca ciltli ve şeffaf kabı ile kitabın kapağının uyumunun da ayrı bir muntazamlığı var.Fantastik ve distopik öğeler barındıran bu romanın baş karakterleri, lise öğrencisi aşıklar Ezra ile Kady, bir anda yaşadıkları Kerenza gezegenini, uzayda hüküm süren şirketlerden birinin saldırısı altında buluyor, olanlar oluyor ve GalaksilerArası bir savaşın ilk tohumları atılıyor. Gezegen istilasından kaçmak için birden ona sığınak olan gemilerinin -Alexander- de korkunç savaş gemisi Lincoln tarafından kovalandığını, yayılan Phobos Virüsüne yakalanan eski insanların bir zamanlar en sevdikleri, en yakınları olanları bile cani yollarla öldürme girişimlerine maruz kalıyorlar. Olayın işine AIDAN girdikten sonra da beni en heyecanlandıran kısımlar başlamış oluyor.Kitabın olayı hakkında daha fazla spoiler vermek istemiyorum ve yeniden yüzeysel yorumlarıma devam ediyorum.

Yukarı anlattığım kitabımızın konusu ile tasarımının bütünlüğü o kadar uyumlu ki, dışı olsun içi olsun, karşılıklı dialoglar olsun, hazırlanmış tıbbi raporlar, gözetim kayıtları, askeri evraklar, dosyalar, özel mesajlar, şemalar, tasarımlar, AIDAN'ın verdiği <HATA>'lar ve Kady'nin günlüğünden kesitler olsun, her şey mükemmeldi. Çok fazla film izlemediğimden - belki benzerleri vardır- ve daha önce bu şekilde bir kitap okumadığımdan benim için ilginç ve mega bir hayal gücü ile yazılmış olduğunu düşünüyorum ve yanılmıyorum çünkü;
Kirkus, Yılın En İyi Kitabı, 2015 ;Booklist, Yılın En İyi Gençlik Romanı, 2015 ;YALSA, Yılın En İyi Romanı, 2016 ;VOYA, 2015’in En Çok Okunan Kitabı ; Romantic Times, Yılın En İyi Kitabı ; Amazon, Yılın En İyi Gençlik Romanı, 2015 gibi ödüllere layık olunmuş bir roman. Okurken bir ara öyle şeyler hissettim ki bu kitabın filmini hemen izlemeliyim diye internete koştum ama henüz ne bir film var ne başka bir şey. İlk yayına sürüldüğü zaman Brad Pitt tarafından satın alınmış hakları ama hala beklemekte ve çıkmasını Silmarillion dizisinin çıkmasını bekleyeceğim kadar bekleyeceğim herhalde.

En sevdiğim karaktere gelirsem; içinde kocaman şehir boyutunda bir beyin yanan Hypatıa motoru, Yapay Zeka AIDAN. Yapay Zeka'nın bir karaktere büründüğü isim ayrıca kendisi. Otostopçunun Galaksi Rehberi serisinin Marvin'i veya Altın Kalp'in motoru gibi.
Normalde gemiyi ve filoyu koruması gereken yerde tam tersini yani filonun tüm nefes alan canlılarının aleyhine hamleler yapan Über Zeka AIDAN. Kady'ye yaptırdıkları, Kady için yaptıkları, talimatları, duyguları ve en sonda olanlar en sevdiğim olması için küçük nedenlerden birkaçı.

İşte görenlerin İlluminati kitabı sandığı ama İlluminati ile uzaktan yakından alakası olmayan İlluminae böyle bir kitaptı. Serinin diğer kitaplarını okumayı heyecanla bekliyorum, bu kitapta da olduğu gibi onları da ablamdan araklamayı planlıyorum, şimdiden sağol aşkım :P herkesin senin gibi bir ablası olmalı <3
Sema Koçak Akdoğan


ALINTILAR

#41599166
#42057681
#42563474
#42603543
#42605472
#42721544
#42777196
#42778339
#42787069
#42787650
#42790267
608 syf.
·2 günde·Beğendi·10/10
Ben ne okudum? Bu ne muhteşemlikti? Benim için bu sene okuduğum en zirve kitaptı ve kitabın üç ana can alıcı yerinde de haykırarak bağırdım. Öncelikle kitabın görsel bir şölen olması muazzamdı ve beni zaten kitap kapağı tasarımından içindeki olağanüstü çizimlere kadar kazandı. Metinlere gelecek olursak da diyaloglar, olay örgüsü, akışı ve asla ve asla sıkmayışı ile muhteşemdi. Karakterlerin yansıtılması, başarımları ve AIDAN... Hangi birine övgüler yazayım, bilmiyorum. Ancak çok kurnazca ve dahiyaneceydi. Mükemmel derecede şok edici sonu da zaten apayrıydı. Pegasus acilen ikinci kitabı da çevirip basmalı. Çok. Acil. Tamam.
608 syf.
·Beğendi·10/10
Kitabı okudum demem doğru olmaz çünkü ben bu kitabı yaşadım. Kitabın içeriğini bir çoğunuz biliyorsunuzdur. Ama hissettirdiklerini okumadan anlayamazsınız.
672 syf.
·53 günde·Puan vermedi
Selam Amie Kaufman & Jay Kristoff “İlluminae Dosyaları 2 / Gemina”.. İllüstrasyonlar, Marie Lu. Serinin ilk kitabını 2017 de okuyup, iki sene sonra Gemina’yı tamamladım. O kadar çok söylemek istediğim şey var ki, akışta karışıklık yaratmadan nasıl başarabileceğimi düşünüyorum. Şöyle yapayım, hem genel de bi değerlendirme olur. Önce ilk kitaba dair fikrimin (hatırladığım kadarıyla) üzerinden geçip, ikinciyle devam edeyim.
️Seriyle ilgili değişmez iki gerçek var, üzerine çok fazla söz edilemeyecek. Bir; edebiyat, bilim kurgu alanında fakir, bu türde kitap çok az çıkıyor ve bu da seriyi ayrıca kıymetlendiriyor. İki; çok pahalı, gerçekten pahalı. Benim ikinci ve üçüncü kitabı bu kadar geç, okuma listeme almamın başlıca sebebi, fiyatı. Başlangıç kitabında şikayetlerim, metinlerin diyaloglardan ziyade raporlar, internet yazışmaları (chat), brifing notları, nadiren kafa sesleri olarak devam etmesi ve uçuş düzeninin ya da yapay zeka cümlelerinin, neredeyse boş sayfaların hunharca israfıyla, ya noktalar halinde belirtilip geçilmesi ya da tek bir cümlenin sarmal olarak nakşedilmesi şeklinde ilerlemesineydi. Bu uygulama bir iki kereden fazla olup, defalarca tekrarlanınca, neredeyse 150-200 sayfalık bir boşluk (müsriflik) oluşmuştu. Geldim Gemina’ya..
️Tüm bu metni aktarış biçimi, ikinci kitapta da geçerli. Artı olarak illüstrasyonlar çoğaltılmış. Chat şeklinde akışta yer alan kısımlar, büyük punto bolca aralıkla desteklenip, tombullaştırılmış. (şişirilmiş demek istedim de, tuttum kendimi) Konuda hiç problem yok, makul, akıcı. Neredeyse bir ay elimde sürünme sebebi benim hatam, aynı hataya düşmemenizi, ilk kitaptan sonra fazla süre geçmeden ikinciye başlamanızı öneririm. (Mümkünse bir veya birkaç ay arayla) Zira, eserin bilim paydası yüksek, doyurucu. Bu da beraberinde farklı bir jargon getiriyor. Böyle bir terminolojiye hakim olmanız, az da olsa zaman alıyor, içine girip ilerleyebilmeniz gecikiyor. Gemina’yı kesinlikle giriş kitabından daha çok sevdim, beğendim. Evet yine neredeyse hiç birebir ya da yüz yüze sahne olmamasına rağmen, insan faktörü daha baskın.
Uzayda, boşluğun tam ortasında, karanlıkta.. Metal bir kutunun içindesiniz (bundan da şikayetçiydim, bana klostrofobik bile hissettirmedi diye) Gemina kesinlikle klostrofobik.. Aksiyon derecesi olarak, kıyasta bir tık aşağıda kalsa da, ben yeterli buldum.
️Haddim olsun olmasın hem bir genelleme yapıp hem de fikrimi beyan edeceğim. Seri ciltsiz ve illüstrasyonsuz da basılabilir, hatta içinden onları alırsanız, chat sayfalarını normal puntoya çekerseniz, üç değil iki ciltle tamamlanır. Maliyet, dolayısıyla fiyat düşer. Üçlemenin son kitabını hala okuyorum ve muhtemelen bu söylediklerimin üzerine çok büyük bir değişiklik yaratmayacak “hiç umulmadık bir son” olmadığı sürece. Bu haliyle tavsiye listemde mi? Evet.. İnterternetten filan uygun fiyatlı bulursanız diyeceğim de, boş laf olarak kalacak. İki sene geçmesine rağmen, budur diyebileceğim bir indirim görmedi, yakın zamanda da görmez. Sevgim üzerinize olsun
608 syf.
·2 günde·Beğendi·9/10
Çok büyük beklentilerle başladığım bir kitaptı çünkü herkes Illimunae'i bir türlü övmekten yorulmuyordu.Bende gittim ayın ilk alışverişinde onu aldım.İyiki de aldım dediğim bir kitaptı. Sayfalardaki;dosyalar ,e-mailler ,gizli belgeler bunlar bence çok iyi kurgulanmıştı .Kitabın başları bana normal bir bilim kurgu kitabı gibi gelmişti.Bildiğimiz uzay gemileri ,teknolojinin çok gelişmesi,gelecek falan işte...
Ama burada yazarlarımız devreye girdi. Bu bildiğimiz sıradan bilim kurguya; virüsü,hackerları, zombi gibi psikopat insanları,
Yapay zekanın ihanetini ,bizim güçlü ,korkusuz ,gözüpek ,cesur bir hayli de aşık Kady 'i
Komik, tatlı aşık, Ezra 'yı getirdi(Byron 'u ve Jimmy 'i unutmamak gerek ) Jimmy demişken ,Jimmy'i seviyordum be:( AIDAN'I sevsem mi sevmesem mi emin olamadım ama sonlara doğru konuşmalardan anladığıma göre
İyiliklerini, yavaş yavaş daha fazla görücez sanki.
*******
Unutmadan söyliyim.Bence Frobisher bizimkileri biraz hafife aldı.Ee,bunu da Gemina'da görücez artık.。◕‿◕。

Kitapla kalın,hoşçakalın;)
608 syf.
·3 günde
Bilim kurgu romanı diyebilir miyim, roman diyebilir miyim,çizgi roman diyebilir miyim bir fikrim yok.

2575 yılında genç iki sevgilin ayrılmasıyla başlayan öykü Kady’nin ayrılmalarından daha kötü bir şey olmayacağını düşünürken öğlen olduğunda ise gezegenin istila edilmesiyle devam ediyor.Hala ayrılmanızdan daha kötü bir şey olduğunu düşünüyor musun Kady?

Büyük bir şirketin ana karakterlerimiz olan Kady ve Ezra’nın yaşadığı gezegeni yok etme çalışmaları ve galaksiler arası bir savaşın başlaması bir sürü kişi ile savaştan uzaklaşmak için sığınak gemilere binmeleri(Alexander) ve peşlerinden düşman gemilerin(Lincoln)gelmeleri...

Bu kadarla da kalmıyor gemiye yayılan Phobos virüsü ile aynı gemide çoğu zaman bir zamanlar arkadaşları olan kişileri öldürmeye mecbur bırakılıyorlar,tek şansları var
ya kendileri ölecek ya da arkadaşlarını öldürecekler...

Yetti mi?
Hayır

Aynı zamanda psikopat bir yazılım olan AIDAN,gemiyi kurtarmak için çoğu kişiyi öldürmeye fazlasıyla hevesli.
Kady ve Ezra’nın haline ağlasam mı gülsem mi bilemedim.
İlk 200 sayfada hiçbir şey anlamadım; Kady kimdi,Ezra kimdi,Alexander kimdi,bunlar ne gibi bir sürü gelgit yaşadım Olaylar zaten sonradan gelişiyor ve elinizden bırakamıyorsunuz
Farklı bir şeyler yazılmak istenmiş ve evet yazarlarımız bunu hayli hayli yapmış.
Kitap başlı başına bir görsel şölendi zaten...
Hacklenen belgeler,sesli kamera kayıtları,sansürlenen mesajlar,askeri evraklar,gemi modelleri,yapılacak konuşmanın notları ve bunun gibi binlerce şeyden oluşan bir dosya serisinin ilk kitabı.

#62055600
Hayır AIDAN merhametli falan değilsin!

Okunası bir kitap,teşekkürler Pegasus
(lütfen şu kitapların fiyatına bir el atın)
608 syf.
·3 günde·Beğendi·9/10
Çok farklı bir bilimkurgu romanı. Daha doğrusu roman demek az kalıyor, çok farklı tarzda işlenmiş ve okuyucuyu hikayeye hapsediyor. Kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum.
624 syf.
·15 günde·Puan vermedi
Selam.. Amie Kaufman & Jay Kristoff “İlluminae Dosyaları -3 / Obsidio”.. Kaba bir hesapla iki bin sayfalık seriyi tamamladım. Beş post önce, bilim kurgu serinin ilk iki kitabını değerlendirmiştim, önce ona bakmak isteyebilirsiniz. Obsidio final kitabı. Gemina’dan bahsederken, çok büyük bir sürpriz son beklemediğimi söylemiştim, beklediğimin haricinde şeyler oldu mu? Hayır️ İkinci kitapta yükseltilmiş bilim paydası, üçte yine geri düştü, baş karakterler devamlılık açısından, varlıklarını sürdürse de, öne çıkan başka isimler oldu. Akışta görece daha az illüstrasyon ve rapor hali var, zira son düzlükte bir gezegene, dolayısıyla ikili ilişkilere sahibiz. İnternet yazışmaları şeklindeki rutin azaltılmış, insan faktörü çoğaltılmıştı. Serinin genelinde, şiddet unsuru daimi. Kişiler, zamanlama ve şekli ne olursa olsun, şiddet omurgayı ayakta tutan sabit.
Pegasus redaksiyona daha fazla dikkat etmeli, fiyat performans diye değerlendirince, çok fazla yazım hatası vardı. Seri benim için, öncesinde belirttiğim olumsuzluklara rağmen, genellediğimde türü içinde, tavsiye listemde. Sevgim üzerinize olsun.

Yazarın biyografisi

Adı:
Amie Kaufman
Unvan:
Avustralyalı yazar
Doğum:
Melbourne, Avustralya

Yazar istatistikleri

  • 47 okur beğendi.
  • 1.776 okur okudu.
  • 112 okur okuyor.
  • 1.618 okur okuyacak.
  • 89 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları