Andrew Potter

Andrew Potter

10.0/10
1 Kişi
·
3
Okunma
·
0
Beğeni
·
456
Gösterim
Adı:
Andrew Potter
Unvan:
Roman yazarı,editör
Doğum:
Teulon, Kanada, 1972
Kanadalı gazeteci ve yazar. McGill Üniversitesi’nde felsefe öğrenimi görmüş, master ve doktorasını da Toronto Üniversitesi’nde yapmıştır. Çeşitli gazete ve dergilerde köşe yazarlığı yapmaktadır.
Tamamen başka insanların kahkahasını duymanın kahkahayı ateşlemesi yüzünden klasik durum komedisinin bir kahkaha efekti, söyleşi programlarının stüdyo izleyicileri vardır.
Başlangıçtaki işçilere oy hakkı verme gönülsüzlüğü Avrupa ve Amerika’daki yönetici sınıf arasında büyük oranda paylaşılan şöyle bir varsayıma dayanıyordu; insanlara oy hakkı verirseniz, hemen mülk sahibi sınıfları mülksüzleştirmek için oy vereceklerdir. Başka bir deyişle zenginlerin mülklerini müsadere etmek için oy kullanacaklardır. Ama olan şey bu değildi. İşçiler devrim için değil reform için oy kullandılar.
Karşı kültürel teoriye göre, "sistem" sadece bireyin bastırılmasıyla düzen sağlar. Haz, doğası gereği anarşik, ele avuca sığmaz, yabanıldır. Çalışanları kontrol altında tutmak için sistem, teknokratik düzen çerçevesi içinde tatmin sağlayabilen imal edilmiş ihtiyaçlar ve kitle için üretilmiş arzular aşılamalıdır. Düzen sağlanır; ama yaygın mutsuzluk, yabancılaşma ve nevroz geliştirme pahasına. Bu yüzden çözüm kendiliğinden haz yaratma kapasitemizi geri kazanmada yatar. Bunun yolu da çok şekilli sapkın tavırlar, sanat performansları, modern ilkelcilik ve algıyı geliştiren maddeler gibi farklı tecrübelerden geçer. Karşı kültürel analizde sıradan eğlenme esas yıkıcı eylem olarak görülmeye başlanır. Hedonizm devrimci bir doktrine dönüştürülür.

O zaman bu tür karşı kültür isyanlarının tüketici kapitalizmini canlandırması şaşılacak bir şey midir? Artık gerçekte olan biteni görmenin zamanı gelmiştir. Eğlenmek yıkıcı değildir ve herhangi bir sistemin altını oymaz. Gerçekte yaygın hedonizm sosyal hareketleri organize etmeyi daha zor hale getirir ve birisini sosyal adalet adına kurban olmaya ikna etmeyi çok daha güçleştirir.
Başka zaman kanunlara saygılı olan vatandaşlar bir ayaklanmada galeyana geldiğinde, yağmalamaya ve çalmaya başlayabilirler. Yumuşak huylu insanlar aynı şeyi talep eden bir kalabalığa kendilerini kaptırdıklarında, kan ve intikam için çığlık atabilirler. İnsan hissiyatı bulaşıcıdır. Kahkaha atan insanlarla dolu bir kalabalıkta olmak her şeyi daha eğlenceli gibi gösterir. Öfkeli insanlarla dolu bir kalabalıkta olmak da benzer bir etki yaratır. Sonuç olarak insanlar kendilerini bir kalabalığın içinde buldukları zaman genellikle bir miktar "çılgınca” —ya da en azından kendi yerleşik yargılarına ters— davranırlar.
Başarılı rapçilerin sokaktaki itibarını korumak için, "onu gerçek kılmak" için çok çalışması gerekir. Sadece "film icabı gangster" olmadıklarını kanıtlamak için silah taşıyacak, içeri girecek hatta sağa sola ateş edeceklerdir. O yüzden ölü punkçı ve hippilerin yerine, bizim şimdi durmadan büyüyen bir ölü rapçiler panteonumuz da var. Sanki sisteme gerçekten bir tehdit oluşturmuş gibi, insanlar Tupac Shakur'un "katledilmesinden" söz ediyor. Eminem gizlediği bir silah yüzünden tutuklanmasının, onu sokaklardan koparmak için tasarlanmış, "tamamen politik" bir iş olduğunu iddia ediyor. Oysa burada da aynı şey ısıtılıp ısıtılıp önümüze getiriliyordur.
Karşı kültür, radikal politik düşüncenin temeli olarak, neredeyse tamamen sosyalizmin yerini almıştır. O yüzden karşı kültür bir mitse, muazzam politik sonuçlarıyla, çok sayıda insanı yanlış yola sevkeden bir mittir.
Bu kitapta on yıllardır süren karşı kültür isyanının hiçbir şeyi değiştiremediğini çünkü karşı kültür fikrinin yaslandığı toplum teorisinin yanlış olduğunu savunuyoruz. Ne Matrix'te yaşıyoruz ne de gösterinin içinde. İçinde yaşadığımız dünya aslında çok fazla aleladedir. Her biri birbiriyle işbirliği yapmaya çalışarak, az çok kabul edilebilir bir iyi kavramının peşinde koşan ve bunu çeşitli derecelerde başaran milyarlarca insandan oluşur. Hepsini entegre eden, kapsayıcı, tek bir sistem yoktur. Kültür parazitlenemez çünkü kendi başına "kültür" ya da kendi başına "sistem" diye bir şey yoktur. Yalnızca çoğu geçici olarak bir araya getirilmiş, bazen adil olduğunu düşündüğümüz ama genellikle açıkça adaletsiz bir şekilde sosyal işbirliğinin yüklerini ve faydalarını dağıtan sosyal kurumların karman çormanlığı vardır. Bu tip bir dünyada karşı kültürel isyan yalnızca yararsız değil, kesinlikle ters etkilidir. Enerji ve çabayı insanların hayatındaki somut iyileştirmelere öncülük edecek girişimlerden başka yönlere çekmekle kalmaz, bu yönde artacak değişiklikleri toptan aşağılamayı teşvik eder.
Gerçeklerle yüzleşmeye hazır mısınız? Peki rüyanızdan uyanmaya?
Bu, bir kitap olmaktan çok öte! Lakin bir kitap olarak insanlara çok fazla şey sunuyor. Kendini defalarca kez okutuyor ve her seferinde daha fazla şey katıyor !

Yazarın biyografisi

Adı:
Andrew Potter
Unvan:
Roman yazarı,editör
Doğum:
Teulon, Kanada, 1972
Kanadalı gazeteci ve yazar. McGill Üniversitesi’nde felsefe öğrenimi görmüş, master ve doktorasını da Toronto Üniversitesi’nde yapmıştır. Çeşitli gazete ve dergilerde köşe yazarlığı yapmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 3 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 5 okur okuyacak.