Annemarie Schimmel

Annemarie Schimmel

YazarÇevirmen
8.0/10
145 Kişi
·
414
Okunma
·
71
Beğeni
·
2521
Gösterim
Adı:
Annemarie Schimmel
Unvan:
Alman İranolojist ve İslam ve Tasavvuf Araştırmacısı.
Doğum:
Erfurt, 1922
Ölüm:
2003
Annemarie Schimmel (d. 7 Nisan 1922 - ö. 26 Ocak 2003) ünlü Alman İranolojist ve İslam ve Tasavvuf araştırmacısı.
Schimmel doktora çalışmasını henüz on dokuz yaşındayken Berlin Üniversitesi'nde İslam dilleri ve medeniyeti üzerine yaptı. Yirmi üç yaşında Almanya, Marburg Üniversitesi'nde Arap dili ve İslam Araştırmaları profesörü oldu. Aynı üniversitede ikinci doktorasını dinler tarihi alanında yaptı.
Schimmel 1954 yılında Ankara Üniversitesi'nde Dinler Tarihi Profesörü olarak çalışmaya başladı. Üniversitede kendisini ülkenin mistik gelenek ve kültürünü araştırmaya adadı. Schimmel'in Bonn Üniversitesi'nden aldığı bir onursal profesörlük, Pakistan hükümetinden İslam, Tasavvuf ve Muhammed İkbal'e ilişkin çalışmalarından ötürü aldığı Hilal-i İmtiyaz olarak bilinen en yüksek dereceli sivil ödülün yanı sıra unvanının yanı sıra İslam edebiyatı ve kültürü, tasavvuf alanlarında elliyi aşkın kitabı ve Farsça, Urduca, Arapça, Sindi, Türkçe şiirlerden İngilizce ve Almanca'ya yaptığı çevirileri bulunmaktadır.
‘’Tasavvuf nedir?’’ diye sordular.
Dedi ki: ‘’ Kederli vakitler gelip çattığında, kalbinde bulduğun sevinçtir.’’
306 syf.
·6 günde
Yazar bir İslam ve Tasavvuf araştırmacısı. Ankara Üniversitesi'nde de Dinler Tarihi profesörü olarak görev yapmış. Yani İslam ülkelerinde yer alan bazı farklı anlayışlar hakkında gerçekten bilgi sahibi. Kitabına da kendisinin ifadesiyle "görülen lüzum üzerine" diyerek güzel bir eleştiriyle başlıyor. "Batı'nın İslam peygamberi Muhammed'e karşı gösterdiği anlayışsız tavır beni eskiden beri rahatsız etmiştir. Sadece sıradan insanlar değil, oryantalistlerin çoğu da tarihin eleştirisini yaparken Muhammed'in negatif niteliklerini sergilemeye daha yatkın olmuşlardır. Yine ortaçağ metinlerinde de Avrupa'yı ve Hıristiyan kültürünü tehdit ettiği düşünülen İslam çarpıtılarak yansıtılmıştır."

Kitabın başlığı her ne kadar bir siyer olma niteliği taşıyor ise de kitap siyer olmaktan çok uzak. Bu niyetle okuyanlar büyük bir hayal kırıklığı ile karşılaşacaklardır. Yazar bu eserine Hz. Peygamberin yaşamının çok kısa bir özetiyle başlıyor ve kitabı da Hz. Peygamber'in veda hutbesi ile tamamlıyor. Ama bu iki ucun arasını peygamberin hayatına değil de Müslümanların peygamberine bakış açısına ayırıyor. Yazarın kitapta genel olarak işlediği konular şefaat, peygambere atfedilen mucizeler, peygamberin doğumuyla beraber gerçekleştiği iddia edilen olaylar, peygamberin isimleri ve günahsızlığı, peygamberin doğumu şerefine yapılan kutlamalar, miraç hadisesi, peygamberi öven methiyeler, Muhammed İkbal ve Muhammed Hamidullah gibi daha modernist bir anlayışla siyere yaklaşan bu isimlerin düşünceleri... Yazar bu konuları işlerken muhteşem birikimini de göz önüne seriyor. İlk çağlardan itibaren Müslümanların; peygamberleri hakkında yazmış oldukları şiirler, şefaat beklentileri, naatlar, methiyeler gerçekten güzel. Ancak bazı Müslümanların, inancını da tehlikeye atabilecek aykırı sevgilerini de bu kitapta görmek mümkün. Yine bunların aksine peygamberi sıradan bir insanmışcasına küçük görenleri de zikretmiş yazarımız. İfrat - tefrit durumu burada da gözden kaçmıyor. Burada yazarın, siyerde yumuşak karın olarak gözüken bazı konuları kötü bir niyetle işlediğini düşünmüyorum. Ama bazı yazarların şiirlerini aktardıktan sonra o şiirlerin dayanak noktası olan uydurma bazı hadis ve anlayışları belirtmiş olması gerekeceğini de düşünüyorum. Bazen bunları ifade etmiş ama bazen de bunu yapmamış. Bu ülkede görev yapmış bir Dinler Tarihi profesörü bu hassas noktaları da biliyordur. Daha itidalli davranabilirdi sanırım.

Müslüman olmayan veya sonradan Müslüman olan yazarlardan siyer okumaya devam edeceğim.
İleri okumalar için sırada Karen Armstrong'un Hz. Muhammed; Bir Batılının Gözünden Son Peygamber'in Hayatı, Lesley Hazleton'un İlk Müslüman ve Martin Lings'in Hazreti Muhammed'in Hayatı kitabı var.
306 syf.
·2 günde·Puan vermedi
Yazar 1954-1959 arası Ankara Ilahiyat'da Dinler Tarihi dersi vermiş olan yazar kitabın yazılış amacını yazarın sözleri ile başlıyor
"Batı'nın İslam peygamberi Muhammed'e karşı gösterdiği anlayışsız tavır beni eskiden beri rahat­sız etmiştir. Sadece sıradan insanlar değil, oryan­talistlerin çoğu da tarihin eleştirisini yaparken Muhammed'in negatif niteliklerini sergilemeye daha yatkın olmuşlardır."
Bu sözleri söyleyip Hz Peygamber(sav)'e sadece işlerine geleni alarak yazılan kitaplar ve eserleri eleştirerek başlıyor. Bunu bir çok batılı yazar son dönemde yıktı ve en çok beğendiğim eser Hz. Muhammed: Bir Batılının Gözünden Son Peygamber'in Hayatı kitabıdır. Fakat bu eser o esere ve diğer beğendiğim eser İlk Müslüman eserine öncülük etmiş bir eserdir. Ama onlar gibi biyografik değilde insanların zihinlerinde yer alan Peygamber anlayışını anlatıyor. Bu eserde Uç(urul)an peygamber anlayışını görebileceğiniz gibi bir kesimin zihninde oluşan robot peygamber anlayışına da değiniyor yazar. Bunların yanında Kur'an ve Klasik eserlerin(Ibn Sad, Ibni Ishak, Ibni Hişam...) Hz Peygamberin hayatıyla ilgili goruslerede yer vermiş yazar.
Hz Peygamber Peygamber konusunda modernist yazar Muhammed Hamidullah ve modern dünyanın geri özlem ile yazarı Muhammed İkbal gibi yazarların peygamber anlayışına genişce yer ver vermiş.
Tasavvufçuların gökyüzünden indirmedikleri Peygamberi de işlemiş olan yazar objektif bakması ve olaylara Islamın bakış açısını da yansıtması açısından önemli bir eser.
120 syf.
·1 günde·Puan vermedi
922 yılında Bağdat'ta devrin halife ve
ulemasının ortak kararıyla idam edilen
Hallaç, İslam ve Tasavvuf Araştırmacısı bilimkadını Annemarie Schimmel tarafından tüm açıklığı ile gün yüzüne çıkarılıyor. Aslında adını çok duymamış olsakta sufi geleneğinde önemli bir etkisi olduğu, zamanının Türk ve Türkmen kavimlerini etkilediğini, saray şiiri ve halk türkülerinin içinde yaşadığı dile getiriliyor.

Hallaç kendi zamanında da oldukça dikkat çeken ibadet anlayışı ve tanrıyı içselleltirme algısını kimsenin cesaret edemediği derinlikte gerçekleştiriyor.

Tabii benim kitapta ilgimi çeken tarafı tanrıyı arayışındaki varoluşsal sorgulayışlar.
Meşhur 'Ene'l-Hakk' ( ben yaratıcı hakikatim) sözü kendisine ait ve bu söz kendi zamanında 'ben tanrıyım' olarak algılanıyor.
Mezhep ve islami gelenekleri bir kenera atıp sözde inanışları sorgulaması, keskin ifadeleri ve şiirsel mısraları çok etkili.

Din ve islam tarihi, sufilik, tasavvuf yada tanrı algısı gibi konulara merakınız var ise tavsiye edebileceğim bir eser.
112 syf.
·6/10
Kitapta birçok sufi ve tarikatin geçmişiyle ilgili güzel bilgiler edindim. Kitabın tarafsız bir bakış açısıyla yazılmış olması dikkatimi çeken bir nokta oldu. Tasavvufa dair derin bilgiler elde edilemese de başlangıçta okunacak güzel kitaplardan biri olabilir. Ancak tasavvuf hakkında bilgi sahibiyseniz kitap yeterli gelmeyebilir. Notlar alıp araştırma konuları çıkarttığım verimli bir okuma oldu.
168 syf.
·4 günde·9/10
İslam tarihini öğrenmek isteyenler için başlangıç olarak muazzam bir kitap.. Her cümlesi bilgi.. Okuduğunuz da İslam dini hakkında aslında olumlu- olumsuz pekte bir şey bilmediğinizi göreceksiniz.
112 syf.
·10/10
Annemarie Schimmel'in büyük bir titizlikle ele aldığı, tasavvufa dair ilk okumalarını yapacak kişiler için bir el kitabı niteliğinde olan bu kitap amacına ulaşılmış bir çalışma olarak nitelendirilebilir. Çok fazla detay içermeyerek tasavvuf ilminin temel kavramlarını ve tasavvufun yüzeysel ama esas noktalarının anlatılması bu çalışmayı değerli kılmaktadır. İçerik bakımından ise tasavvufun kavramları ve tarihinden devam eden süreç bağlamından kopmayarak açıklanmıştır bu bakımdan okuyucu için büyük bir kolaylık sağlar. Schimmel'in bizlere sunduğu çok kıymetli bir eser olduğunu düşünüyorum.
120 syf.
·14 günde·Puan vermedi
inancın; davranışla ve görünüşle alakalı olmadığının, kalbin gerçeklerinin herşeyin ötesinde olduğunun en iyi örneğini görebileceğimiz bir yapıt ve zat.
sevgiyle
280 syf.
·6 günde
Bir yabancının gözünden Hz. Mevlana'yı okumak istemiştim ama okudukça sayın Schimmel'in bu konudaki bilgisi beni şaşırttı ve ufak bir araştırma yaptım.
Annemarie Schimmel (D.T. 7 Nisan 1922 - Ö.T. 26 Ocak 2003), Alman İranolog ve İslam-Tasavvuf araştırmacısı.
Schimmel doktora çalışmasını henüz 19 yaşındayken Berlin Üniversitesi'nde İslam dilleri ve medeniyeti üzerine yaptı. 23 yaşında Almanya, Marburg Üniversitesi'nde Arap dili ve İslam Araştırmaları profesörü oldu. Aynı üniversitede ikinci doktorasını dinler tarihi alanında yaptı. Schimmel 1954 yılında Ankara Üniversitesi'nde Dinler Tarihi Profesörü olarak çalışmaya başladı. Üniversitede kendisini ülkenin mistik gelenek ve kültürünü araştırmaya adadı. Schimmel'in Bonn Üniversitesi'nden aldığı bir onursal profesörlük, Pakistan hükümetinden İslam, Tasavvuf ve Muhammed İkbal'e ilişkin çalışmalarından ötürü aldığı Hilal-i İmtiyaz olarak bilinen en yüksek dereceli sivil ödülün yanı sıra unvanının yanı sıra İslam edebiyatı ve kültürü, tasavvuf alanlarında elliyi aşkın kitabı ve Farsça, Urduca, Arapça, Sindi, Türkçe şiirlerden İngilizce ve Almanca'ya yaptığı çevirileri bulunmaktadır.
Mesnevi'yi okumaya niyetlendiğim bu zamanda güzel bir kaynak ve yol gösterici oldu.
112 syf.
·2 günde·7/10
KİTAPTAN ALINTILAR..

"Tasavvuf, ilahî güzelliğin ve ruhun özleminin sembolü haline gelen mis kokulu güllerin ve feryad eden bülbüllerin olduğu çiçekli bir bahçe, seyr u sülûkun başındaki derviş için anlaması neredeyse imkânsız olan Arapçanın nazarî çölleri ve çok az kişinin ulaşabileceği en yüksek hikemi bilginin uzaklarda ışıldayan karlı dorukları gibidir."

"En önemli makamlardan biri, maddi ve manevi fakirliktir; çünkü Peygamber aleyhisselam, 'El-fakru fahri' yani, 'Fakirlik benim övüncümdür,' demiştir. Buradaki fakirlik malı mülkü olmamak mânâsına gelmemektedir. Yine de fakirlik, herhangi bir maddi zenginliğe bağımlı olmadığını, onlara ihtiyaç duymadığını gösterircesine tüm mal varlığını pişmanlık duymadan bir anda feda edebilecek kişilerin de makamıdır. Çünkü bu kişiler, 'Allah, her bakımdan sınırsız zengindir, siz ise fakirsiniz,' (Muhammed Suresi, 38) ayetinin mânâsına vâkıftırlar."

"Tevekkül, Allah’ın kulları için neyin iyi neyin kötü olduğunu bildiğine dair şeksiz şüphesiz imandır ve bu makam sufî-meşrep insanların hayatlarını büyük ölçüde şekillendirmektedir."

"Korku ve ümit mânâsına gelen havf ve reca, cennete giderken takılacak iki kanat olarak adlandırılır. Takva ehlinde havf her daim mevcuttur, hatta seyr u sülûkun son mertebelerinde dahi sâlik ‘maşukundan ayrılma korkusu’ yaşar. Bu korkuyu cehennemde yanma korkusundan ayırmak gerekir."

"Makamların en büyüklerinden biri, rıza makamıdır. Rıza, Allah’a tam tevekkül hâlinde olan sâlikin Allah’tan gelen her şeye razı olması ve her şeyi hamd ile karşılaması durumudur."

Yazarın biyografisi

Adı:
Annemarie Schimmel
Unvan:
Alman İranolojist ve İslam ve Tasavvuf Araştırmacısı.
Doğum:
Erfurt, 1922
Ölüm:
2003
Annemarie Schimmel (d. 7 Nisan 1922 - ö. 26 Ocak 2003) ünlü Alman İranolojist ve İslam ve Tasavvuf araştırmacısı.
Schimmel doktora çalışmasını henüz on dokuz yaşındayken Berlin Üniversitesi'nde İslam dilleri ve medeniyeti üzerine yaptı. Yirmi üç yaşında Almanya, Marburg Üniversitesi'nde Arap dili ve İslam Araştırmaları profesörü oldu. Aynı üniversitede ikinci doktorasını dinler tarihi alanında yaptı.
Schimmel 1954 yılında Ankara Üniversitesi'nde Dinler Tarihi Profesörü olarak çalışmaya başladı. Üniversitede kendisini ülkenin mistik gelenek ve kültürünü araştırmaya adadı. Schimmel'in Bonn Üniversitesi'nden aldığı bir onursal profesörlük, Pakistan hükümetinden İslam, Tasavvuf ve Muhammed İkbal'e ilişkin çalışmalarından ötürü aldığı Hilal-i İmtiyaz olarak bilinen en yüksek dereceli sivil ödülün yanı sıra unvanının yanı sıra İslam edebiyatı ve kültürü, tasavvuf alanlarında elliyi aşkın kitabı ve Farsça, Urduca, Arapça, Sindi, Türkçe şiirlerden İngilizce ve Almanca'ya yaptığı çevirileri bulunmaktadır.

Yazar istatistikleri

  • 71 okur beğendi.
  • 414 okur okudu.
  • 36 okur okuyor.
  • 426 okur okuyacak.
  • 23 okur yarım bıraktı.