Antonio Skarmeta

Antonio Skarmeta

Yazar
7.5/10
52 Kişi
·
101
Okunma
·
4
Beğeni
·
712
Gösterim
Adı:
Antonio Skarmeta
Unvan:
Yazar
Doğum:
7 Kasım 1940
7 kasım 1940’ta Şili’de doğdu. Şili Üniversitesi ve New York- Columbia Üniversitesi’nde felsefe ve edebiyat eğitimi aldı. Washington Üniversitesi tarafından "Latin Dilleri ve Edebiyatları Fahri Profesörü" unvanına layık görüldü. Roman, deneme ve öykü yazarıdır. Eserlerinin büyük bölümü 20 dile tercüme edilmiştir. Başlıca eserleri "El entusiasmo", "Desnudo en el tejado", "Tiro libre", "No pasó nada", "La insurrección", "Ateşli Sabır", "Soñé que la nieve ardía" ve "Match Ball"dur. Ayrıca edebiyat, sürgün, tiyatro ve kültürel politika üzerine birçok deneme ve makale yazmıştır. 1973’ten 1989’a kadar Avrupa’da yaşamış, birçok başarılı filmin senaryosuna imza atmıştır. Şili’de ve uluslararası platformda birçok ödül ve unvana layık görülmüştür. İtalya tarafından "Sanat Kumandanı", Fransa tarafından da "Sanat ve Edebiyat Şövalyesi" unvanlarıyla onurlandırılmıştır. Ayrıca yazarın Şili televizyonunda yayınlanan "El Show de los Libros" adlı bir TV programı vardır."Ateşli Sabır", adlı romanı Michael Radford’ın yönetmenliğinde "Postacı" ismiyle beyazperdeye aktarılmış ve Oscar almıştır. Yazar "Victoria’nın Dansı" adlı romanıyla da 2003 yılında Planeta Ödülü’nün de sahibi olmuştur.



2004 Gustav-Heinemann Ödülü (La composición)
2003 Planeta Ödülü (Victoria'nın Dansı)
2002 Elsa Morante Ödülü (La chica del trombón)
2002 José María Arguedeas Ödülü (La chica del trombón)
2001 Las Americas Yılın En İyi Romanı Ödülü (La composicón )
2001 Medicis Yılın En İyi Yabancı Roman Ödülü ((La boda del poeta)
2000 Altazor Yılın En İyi Romanı Ödülü (La boda del poeta)
2000 Barcelona Libreter Ödülü (La composicón )
2000 Grinzane Cavour Yılın En İyi Yabancı Romanı Ödülü (La boda del poeta)
1986 Fransa Kültür Bakanlığı'nca "Sanat ve Edebiyat Şövalyeliği"
1969 Casa de las Americas Ödülü (Desnudo en el tejedo)
...Çünkü iktidarı kurşunlarla ele geçiren bir diktatörü seçim sandığına zarf atarak deviremezsin.
Sözcüklerin tadını çıkarmak gerek. İnsanın ağzında dağılmalı.
Antonio Skarmeta
Sayfa 98 - Kırmızıkedi Yayınevi
"- Kötü haber mi var?
- Berbat! Cumhurbaşkanlığına aday olmamı öneriyorlar!
- Ama bu harika bir şey Don Pablo!
- Aday olmak iyi. Ama, ya seçilirsem? "
Antonio Skarmeta
Sayfa 35 - (Ateşli Sabır) AFA Yayınları
Ama insanı cennete götüren trenler her zaman yöreseldir, nemli ve boğucu istasyonlarda oyalanır. Yalnızca cehenneme gidenler ekspres trenlerdir.
Size "Pinochet'ye Evet" kampanyasının sloganını söyleyeyim mi? "Para zenginlerin kulaklarından fışkırınca, fazla gelen banknotları yoksullara atacaklar."
Boş laftan daha kötü bir uyuşturucu olamaz. Meyhanede hizmet eden bir kızın kendisini bir Venedik prensesi gibi hissetmesini sağlar.
"Kötü bir haber mi var?"
"Berbat bir haber! Beni cumhurbaşkanlığına aday göstermeyi öneriyorlar."
"Ama Don Pablo, bu harika bir şey!"
"Aday göstermeleri harika da, ya seçilirsem?"
Pinoşe döneminde Şili'de yaşanan ölümlerin ve zülmün anti demokratik uygulamaların çok küçük bir özelde anlatıldığı bir kitap. Şili yakın tarihinde yaşanmışlıkları anlatan bu kitabı Türkiye gençlerinin de okuyarak ders çıkarması gerekir.
Bir solukta okudum. Kurgu inanılmaz güzeldi. Ah Neruda sen ne güzel bir insansın. İlk Neruda şiiri okuduğumda içimde tarif edilemez bir his oluşmuştu. Şimdi böyle bir kitapla onu anmak gerçekten harika bir duyguyu.
Kitap Şili'nin 1980 yıllarının sonlarına doğru yaklaşık 15 yıldır iktidarda olan partiye karşılık, 16 partinin birleşimiyle oluşan tek partinin reklam kampanyasını konu alıyor. Okurken düşündüğüm tek şey zaman, yıllar, mekan değişirse değişsin bazı kafalar gerçekten değişmiyor.
Söyleyeceğim hiç bir söz bu kitap için yeterli olmayacaktır. Boğazıma takılan bir yumruk gibi... "Gün ışığında ateşli bir sabırla silahlanmış olarak en güzel kentlere gireceğiz."
Tek kelimeyle harika diyebilirim.Kurgusu mükemmel, anlatımı akıcı ,sıkmayan ,yormayan ,bir solukta okunuveren bir kitap.Neruda hem şiirleri hem şahsiyeti ile bu kitapta beni bir kez daha kendine hayran bıraktı.Ve Mario tabi ki...İnsanın hayatta verdiği anlık bir karar nasıl da tüm gidişatını değiştiriveriyor...
Çok beğenerek okuduğum kitaplardan oldu. Duyguların okuyucuya geçmesinde, kitabın bu kadar canlı bir havası olmasında elbetteki çevirmenin (İnci Kut) payı büyük. Dünyaca ünlü şair Neruda'nın siyasal nedenlerle Şili kıyılarındaki bir adaya sürgün edilişi ve kasabanın genç postacısı Mario'nun ona mektup taşımakla görevlendirilmesi ile başlayan hikaye, postacının gençlik cesareti ve pervasızlığı ile Neruda'nin megaloman sınırlarını aşması, onunla yakın bir ilişki kurabilmesi üzerinedir. Mario'nun samimiyeti ve saflığı Neruda'nin ic dünyasına kapıları açar. Zamanlar aralarında samimi bir dostluk bile başlar. Anlatımı ve karakterleri ile hikayeyi okuyucuya capcanlı yaşatan bir kitap, mutlaka okunmalı.
Bir dönem romanı. İki genç liselinin aşkı ve ebeylerinin hayat hikayeleri etrafında gelişen olaylar ışığında ŞİLİ ve Augusto Pinochet(Pinoşe) diktasını anlatır. Ve 15 dk bir propaganda sayesinde bir plebisit ile devrilişini anlatır.
Kitabın konusu ve "kurgu" havası yaşatmaması oldukça etkileyici.
İktidarın/Diktanın elindeki televizyonda yayınlanan 15 dakikalık (Bettini'nin demesiyle bir avuç saniyecik!) bir reklam filminin yapımını; aslına bakarsanız halkın diktatörünü, hem de diktatörün "göstermelik demokrasisi" ni kullanarak devirme sürecini başlatan o kıvılcımı okuyoruz...
Ufkumu açtığını söylemeliyim. Her zaman umut var. Her zaman...

Diğer yandan, konu olarak değil de anlatım olarak bir şeyler söyleyeceksem;
Açıkçası okduğum sayfa sayısı arttıkça minicik detaylarda boğulup Gökkuşağı Günleri'ni kaçıracağımdan korktum... Konu böylesine heyecan vericiyken daha coşkulu bir anlatım beklemiştim doğrusu.Ama bir başkaldırı sessiz sakin anlatıldığında da ayrı bir keyif veriyormuş. Bunu görmüş olduk.
Bazı bölümlerin kültürel vurgularla yalnızca Şili halkının anlayabileceği şekilde yazılmış olduğunu düşünüyorum. Yazarın kitabı "30 yıl sonra bütün dünya bunu okuyacak" düşüncesiyle yazmadığını varsayarsak; bu noktalara birkaç çevirmen notu iyi gidebilirdi...
Dikkat spoiler içerir!
Beni duygularının içinde dans ettiren ya da o duygularla birlikte hüzünlendiren şairleri okumak hayatımdan kaçmanın yollarından sadece biri. Bu şairlerden biri de Pablo Neruda. Aslında bu kitabın ilk filmini izlemiştim. Kitapçıda dolaşırken kitabının da olduğunu görünce hiç düşünmeden aldım. Kitap, filmden daha çok etkiledi beni. Kitaplar zaten bu etkiyi yaratmaz mı? Sizin hayal gücünüzle birleşince o insanlar farklıyken; filmdeki yerler, oyuncular bir anda hayallerinizdeki gibi olması zaten olanaksız. Belki de bu yüzden "Film beklediğim gibi değildi." diyoruz.
Bu sımsıcak, samimi anlatımıyla sizi içine çeken kitap, Şili'nin Isla Negra (İspanyolcada Kara Ada anlamına gelmekle birlikte bir ada değildir) bölgesindeki küçük balıkçı kasabasında geçer. 17 yaşındaki içine kapanık, sıradan köylü Mario Jimenez, orada yaşayan bütün balıkçılar gibi yoksul bir insandır. Baba mesleği olan balıkçılıktan haz etmeyen Mario bir gün tesadüfen bir postacılık işi bulur ve bütün yaşamı değişir. Görevi o bölgede sürgünde bulunan ünlü şair Pablo Neruda'nın mektuplarını günü gününe kendisine iletmektir. Neruda'nın dış dünyayla bağlantısını sağlayan tek kişi olarak zamanla şair ve saf genç arasında sıcak bir dostluk gelişir. Mario nun sayesinde şiirle tanışır ve yaşama bakış açısı derinden etkilenir. Kendi duygularının da farkına varmaya başlayan postacı kendi şiirlerini de yazmaya başlar. Hatta aşık bile olur. Beatriz Gonzàlez'i Pablo Neruda'nın şiirleri ile kendine aşık eder.
Pablo Neruda, o sıralar Nobel Edebiyat
Ödülü kazanmayı beklemektedir. Devlet başkanlığına aday gösterilir ancak Salvador Allende seçilince o da Paris'e büyükelçi olarak atanır. Neruda, Paris'e gidince Mario da onu görmek için para biriktirmeye başlar. Fakat artık o evli bir adamdır ve oğlu ise çok yaramazdır. Bu yüzden bütün biriken paralar oğluna gider. Pablo Neruda, Nobel Edebiyat Ödülü'nü kazanınca kaynanası'nın, Beatriz'in ve kendisinin işlettiği meyhanede bir davet düzenler ve televizyondan dostunu izler.
Neruda, Paris'teyken Mario'dan ona gönderdiği Sony kayıt cihazıyla Şili'deki denizin dalga sesini, kuş sesini, oraya ait olan sesleri kaydetmesini ister. Çünkü Paris'te kar yağıyordur ve o Şili'yi çok özlemiştir. Mario da onun isteğini yerine getirir ve bu sesleri kaydedip ona yollar. En sonuna da oğlunun sesini koyar.
General Pinochet darbesi olduğunda ise Neruda Şili'ye geri dönmüştür ve artık sağlık durumu da iyi değildir. Mario onun mektuplarını vermek için gider. Fakat darbeden dolayı mektupları veremez ama onları ezberler ve şaire söylemek için onun evine doğru gider. Onu hasta olarak görünce onunla son kez konuşurlar ve hastaneye gidince Neruda hayatını kaybeder. Ve o akşam Mario'yu ise askerler götürür.
Merak ederek almistim. Öykü tadinda, işsiz gencin iş bularak, şairle tanisip hayatinin değişmesi konu alinmiş. Vakit buldugumda şairi arastiracagim.

Yazarın biyografisi

Adı:
Antonio Skarmeta
Unvan:
Yazar
Doğum:
7 Kasım 1940
7 kasım 1940’ta Şili’de doğdu. Şili Üniversitesi ve New York- Columbia Üniversitesi’nde felsefe ve edebiyat eğitimi aldı. Washington Üniversitesi tarafından "Latin Dilleri ve Edebiyatları Fahri Profesörü" unvanına layık görüldü. Roman, deneme ve öykü yazarıdır. Eserlerinin büyük bölümü 20 dile tercüme edilmiştir. Başlıca eserleri "El entusiasmo", "Desnudo en el tejado", "Tiro libre", "No pasó nada", "La insurrección", "Ateşli Sabır", "Soñé que la nieve ardía" ve "Match Ball"dur. Ayrıca edebiyat, sürgün, tiyatro ve kültürel politika üzerine birçok deneme ve makale yazmıştır. 1973’ten 1989’a kadar Avrupa’da yaşamış, birçok başarılı filmin senaryosuna imza atmıştır. Şili’de ve uluslararası platformda birçok ödül ve unvana layık görülmüştür. İtalya tarafından "Sanat Kumandanı", Fransa tarafından da "Sanat ve Edebiyat Şövalyesi" unvanlarıyla onurlandırılmıştır. Ayrıca yazarın Şili televizyonunda yayınlanan "El Show de los Libros" adlı bir TV programı vardır."Ateşli Sabır", adlı romanı Michael Radford’ın yönetmenliğinde "Postacı" ismiyle beyazperdeye aktarılmış ve Oscar almıştır. Yazar "Victoria’nın Dansı" adlı romanıyla da 2003 yılında Planeta Ödülü’nün de sahibi olmuştur.



2004 Gustav-Heinemann Ödülü (La composición)
2003 Planeta Ödülü (Victoria'nın Dansı)
2002 Elsa Morante Ödülü (La chica del trombón)
2002 José María Arguedeas Ödülü (La chica del trombón)
2001 Las Americas Yılın En İyi Romanı Ödülü (La composicón )
2001 Medicis Yılın En İyi Yabancı Roman Ödülü ((La boda del poeta)
2000 Altazor Yılın En İyi Romanı Ödülü (La boda del poeta)
2000 Barcelona Libreter Ödülü (La composicón )
2000 Grinzane Cavour Yılın En İyi Yabancı Romanı Ödülü (La boda del poeta)
1986 Fransa Kültür Bakanlığı'nca "Sanat ve Edebiyat Şövalyeliği"
1969 Casa de las Americas Ödülü (Desnudo en el tejedo)

Yazar istatistikleri

  • 4 okur beğendi.
  • 101 okur okudu.
  • 4 okur okuyor.
  • 63 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.