Antony Beevor

Antony Beevor

8.6/10
7 Kişi
·
15
Okunma
·
7
Beğeni
·
851
Gösterim
Adı:
Antony Beevor
Unvan:
İngiliz Tarihçi ve Yazar
Doğum:
İngiltere, 14 Aralık 1946
Winchester Üniversitesi ve Sandhurst Kraliyet Askerî Akademisi’nde modern askerî tarih öğrenimi yaptıktan sonra 5 yıl İngiltere ve Almanya’da 11.Süvari Birliği’nde görev yaptı. Annesi, büyükannesi, büyük ninesi de yazar olan Beevor, askerlikten ayrılınca bir süre bir reklam şirketinde finans müdürü olarak çalıştıktan sonra yazarlık alanına geçti
"Grossman ve Gehman sabahleyin Hitlerin odasına girdiler ..Grossman bir masanın cekmecesini açtı ..içinde mühürler buldu ..
Mühürlerin üzerinde "Führer onayladı" "Führer kabul etti" , vb yazıyordu ..
Bu mühürlerden birkaç tanesini hatıra olarak aldı ...Bugün evraklarıyla birlikte arşivinde duruyorlar ...
Antony Beevor
Sayfa 348 - Can yayınları
2 mayıs. ..Berlin teslim oluyor ..
Korkunç bir izlenim yoğunluğu ..
Alev..
Yangınlar ...
Duman , duman , duman ...
Dev tutsak kalabalıkları. . Yüzler acılı ,bir çok yüzde keder var ...sadece kişisel acı yok ,yurttaş acısıda var ...
Bu kapalı , soğuk ve yağmurlu gün , hiç tartışmasız ,Almanya'nın ölüm günü ..
Dumanın içinde , yıkıntıların, alevlerin arasında ,caddelere yığılmış yüzlerce ceset arasında ...
Antony Beevor
Sayfa 344 - Can yayınları
Önce biz caddeden saldırıya geçiyoruz ..binalar da yaşayanlar "kurtarıcılarımız geldi ! " diye bağıra bağıra üzerimize atlıyor. .... O Sırada Almanlar karşı saldırıya geçip bizi püskürtüyor,toplarını öne sürüyorlar ..Bakıyorum ayni sokak sakinleri dışarı fırlayıp Almanları kucaklıyor ...Bende"yaylım ateşi" açılmasını emrettim ...
Antony Beevor
Sayfa 329 - Can Yayınları ...
"Insan ava çıkmış gibi bir coşkuya kapılıyor ..
Sanki insan değil de bir "şahin"mişiz gibi ..
Insanlık diye bir şey düşünmüyor insan ,yok öyle bir şey ..yok .
Antony Beevor
Sayfa 250 - Can Yayınları
"Bir ayağı yaralı bir eli kopmuş Teğmen "Tiger 'lara hücum eden taburun başındaydı. .Hücum başarısız olunca kendini vurdu .. sakat olarak kalmak istemiyordu..
Antony Beevor
Sayfa 245 - Can Yayınları
1942 yılında Stalin ödülü 'nü alacak kişiyi seçen heyet oybirliğiyle "ölümsüz halk"ı seçmiş fakat Stalin Grossman'ın adını silmişti ...
Belki de konusu yani 1941 yılının talihsizliklerini ele alması ,bu tür ağır hatalar yapan lideri etkilemişti ..
Stalinin müdahalesiyle ödülü kazanan eser ,ilya Ehrenburg'un "Paris Düşerken " adlı kitabı oldu . ...Ehrenburg'da Stalingrad'ın o kış dönemimde kendi talihi ve Grossman 'ın talihsizliği karşısında huzursuzdu ..
"Bütün gün öldürdük onları. .Pavlov : "Hadi hücuma geçelim "
Sordum : sizde kaç kişi var ?"
"On...Sende kaç kişi var ?"
"Dört. .
" E, hadi öyleyse !!"
Almanlar yüz kişi , iki SS Taburu ...

Saldırdık ....
Antony Beevor
Sayfa 199 - Can yayınları
Savaş raporu yazıyorum dalmış gitmişim ..Teğmen "yasıyormusun" diye bagırıyor ...Beni kazıp çıkardılar, ben kalkıp bir sonraki sipere gittim ...yine toprak çöktü üzerime ..yine çıkardılar, bende yazdım sonuna kadar yazdım ...
Antony Beevor
Sayfa 197 - Can yayınları
Savaşın, tüm kötülüklerini, bütün gerçekliğiyle, sanki bir romanmış gibi anlatan muhteşem bir tarihi belgesel kitap. Yazar olayları o kadar güzel bir kurguyla anlatıyor ki, aynı anda her iki tarafta yaşananları, neredeyse zaman mefhumu olmadan, sanki maç anlatan bir spiker gibi bize an be an aktarıyor.

Konu,1944 yılı noeli yani yılın son günlerinde, Almanya ana topraklarına Sovyet ordusunun henüz girmemiş haliyle başlıyor. Yazar, 1945 yılının ilk günlerinde, Sovyet ordularının, Almanya ana topraklarına girip,1945 yılı Mayıs ayının ilk günlerinde Berlin'i tamamen ele geçirinceye kadar ki sürede yaşanan olayları gerek askeri açıdan,gerek siyasi açıdan,gerek ekonomik açıdan ve gerekse sosyal açıdan tüm vahşetiyle çok ayrıntılı olarak bize anlatıyor. Tabiiki sadece Sovyet cephesi değil,zaman zaman Amerikan, Fransız ve İngilizlerin saldırdığı cephelerdeki olan savaşlardan da bizi bilgilendiriyor. Tüm bu bilgiler haritalarla ve o günlerden kalan dramatik resimlerle de destekleniyor.

Vahşet ki ne vahşet,Bir yanda SS ve Nazi inzibatları,diğer taraftan daha önce kendi topraklarında yapılan vahşetin kat kat fazlasını bu defa Almanlara yapmak için gelen Sovyet askerleri ve NKVD (Almanların SS nin Ruslardaki karşıtı) mensupları. Her zamanki gibi arada kalan ve vahşetin en acımasızını yaşayan sivil halk. Böyle bir savaş ortamından,ölmeden,yaralanmadan,tecavüze uğramadan veya esir edilip yıllarca köle olarak ağır koşullarda çalıstırılmadan kurtulmak hemen hemen imkansız gibi bir şey.

Naziler Almanya'da iktidara yüzde otuzluk bir oy oranıyla gelip, ülkeyi tamamen tek adam hegamonyası altına almışlardı. Oysa iktidarlarının sonuna geldiklerinde Alman halkının sadece yüzde otuzu değil, yüzde yüzü de tükenmişti. Tek bir kişinin megalomanlığı, çevresindeki en yakın insanlar da dahil olmak üzere, başta üzerine titrer gibi gözüktüğü kendi ülkesinde, Avrupada ve dünyada milyonlarca ölü,yaralı,yerlerinden yurtların edilen,açlık ve perişanlıktan dolayı her türlü onursuzluğu yapmak zorunda kalan,esir kamplarında ömür tüketen ve yıllarca tutsak köleler olarak çalıştırılan hayatlara sebep olmuştur.

Bütün bu olanların özetini, Rus askerlerine teslim olan bir Alman, yapılan sorgusunda kullandığı şu cümleyle bize ve bütün dünyaya anlatıyor sanırım.
''Hitler'in tuttuğu yegane söz, iktidara gelmeden önce verdiği sözdür: BANA ON YIL VERİN ALMANYA'YI TANIYAMACAKSINIZ.''

Gerçekten de verdiği sözü tutmuştu. Çünkü ne Almanya kalmıştı ne de Alman halkı.

Peki bütün bunlardan insanlar ders çıkarabildi mi? bence hayır. Çünkü o tarihten bu yana insanlığa ve kendi ülkelerine büyük zararlar veren kaç diktatör geldi geçti ? Bundan sonra da daha kaç tanesi gelip geçecek. Sonuçta ise zararı hiç bir günahı olmayan insanlar çekecek.

Kitap hakkında söylenecek çok söz var ama daha fazlasını yazmak , kitabı yazana,yayınlayanlara ve verilen emeğe saygısızlık olur. Onun için burada bitirmek en doğrusu.

Ben mutlaka kitabı okumanızı öneririm. O insanların o günlerde yaşadıklarını mutlaka hissetmelisiniz. Yaşananların bir benzerinin yakın zamandaki örneği hemen yanı başımızdaki Suriye. Dünyanın ne olacağını hiç kimse tahmin edemez.
Dilerim hiç kimse bir daha benzer şeyler yaşamak zorunda kalmaz.
#spoiler#
"Öncelikle tarihi sıkılmadan okumak isteyenler için biçilmiş kaftan gibi bir yazar "Antony Beevor" rusların ve aynı anda amerikan askerlerinin adeta bayrak yarışı yaparcasına Berlin'i ele geçirmeye çalışmasını bir solukta okuyacaksınız. .çok titiz ve özenle hazırlanmış bir belge niteliğindeki kitap ..biyografik tanıtımları, dokümanları, entrikaları anlatmakta bizlere ..öyle bir fotoğraf var ki kitapta (berlin düştükten sonra ağlayan bir alman çocuk asker) iste o fotoğraf bile savaşın nasıl saçma bir olgu olduğunu ispata yeter ..savaşı gerçekten hiç kimse kazanmamistir sayısız oluleriyle Almanlar kaybetmiştir Ruslar kaybetmiştir ..aslında dünya insanlığını 2.kez kaybetmiştir
Yazarın diğer.kitaplarinida keyifle okuyacağım diyerek iyi geceler diliyorum ..lütfen barışla kalın ..

Yazarın biyografisi

Adı:
Antony Beevor
Unvan:
İngiliz Tarihçi ve Yazar
Doğum:
İngiltere, 14 Aralık 1946
Winchester Üniversitesi ve Sandhurst Kraliyet Askerî Akademisi’nde modern askerî tarih öğrenimi yaptıktan sonra 5 yıl İngiltere ve Almanya’da 11.Süvari Birliği’nde görev yaptı. Annesi, büyükannesi, büyük ninesi de yazar olan Beevor, askerlikten ayrılınca bir süre bir reklam şirketinde finans müdürü olarak çalıştıktan sonra yazarlık alanına geçti

Yazar istatistikleri

  • 7 okur beğendi.
  • 15 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 49 okur okuyacak.