Arman Kırım

Arman Kırım

Yazar
7.8/10
30 Kişi
·
86
Okunma
·
9
Beğeni
·
1184
Gösterim
Adı:
Arman Kırım
Unvan:
İşletme İktisadı Profesörü, İş Kitapları Yazarı, 'business' ve 'gastronomi' Konularında Gazete Yazarı ve Yemek Kitapları Yazarı
Doğum:
Söke, 1954
Ölüm:
İstanbul, 2011
Arman Kırım (d. 1954 Söke - ö. 27 Nisan 2011 İstanbul), İşletme İktisadı profesörü, iş kitapları yazarı, 'business' ve 'gastronomi' konularında gazete yazarı ve yemek kitapları yazarıdır.
İlköğretimini Söke Kemalpaşa ve 6 Eylül İlkokullarında gördü. Orta ve liseyi Bornova'da, dönemin adıyla İzmir Koleji'nde (Bugünkü ismi BAL) yatılı olarak okudu (1965-1972). 1976 yılında ODTÜ İşletme bölümünü, 1978 yılında İngiltere'de Leeds Üniversity Ekonomi bölümünde yüksek lisans (MA) çalışmasını bitirdi. 1981-1984 yılları arasında İngiltere'de University of East Anglia'da gelişme ekonomisi alanında doktora (PhD) yaptı.
Doktorasını bitirdiği yıl İngiltere'nin Coventry kentindeki Warwick University'de öğretim görevlisi olarak çalıştı. 1986 yılında ODTÜ İşletme bölümünde Yardımcı Doçent olarak göreve başladı. Bir yıl sonra, Kasım 1987'de Doçent oldu. 1992 yılında üniversiteden istifa etti.
Fed Training/DC Gardner isimli, Türkiye'nin ilk bankacılık ve yöneticilik eğitim şirketini kurdu. Bu şirketin başarısından dolayı, aynı zamanda da profesyonel eğitim sektörü gibi ülkemizde yeni bir sektörün kuruluşuna öncülük etmesi nedeniyle kendisine 1995 yılında Jaycees ve Hürriyet Gazetesi tarafından "Yılın En Başarılı Genç Girişimcisi" ödülü verildi.
Yurtdışı ve yurtiçi bilimsel dergilerde çok sayıda makalesi yayınlandı. 2003 yılında yayınladığı 'Mor İneğin Akıllısı' isimli iş kitabı, Türkiye'de tüm zamanların en çok satan iş kitabı oldu. Çoğu çok satanlar listesine giren 17 kitap yayınladı. 2007 yılında yazdığı 'Türkiye Nasıl Zenginleşir' isimli kitapla Türkiye için dört başı mamur bir kalkınma ve sanayileşme stratejisi oluşturdu. Bu kitapta geliştirilen stratejiyi tamamlayıcı olarak, 2010 yılında, yenilikçi girişimciliğe dayalı bir ulusal kalkınma modeli öneren 'Yeni Girişimcilik: İşsizliğin ve Ekonomik Büyümenin Çaresi' kitabını yayınladı.Radikal Gazetesi'nin ilk çıktığı yıl bu gazetede haftalık strateji yazıları yazdı. Daha sonra strateji ve pazarlama konulu yazılarını Milliyet Gazetesi'nde sürdürdü. TV8 kanalında kendi hazırlayıp sunduğu 'Girişimci' isimli bir program yaptı. 2006 başında aylık ekonomi dergisi Turkishtime'da 'Prof.Arman Kırım'la Strateji ve İnnovasyon' isimli bir bölüm yazmaya başladı. Ekim 2009'da Türkiye gazetesinde "Prof. Arman Kırım'la BUSINESS" isimli, Türkiye iş dünyasını bilgilendirip geliştirme amaçlı haftalık bir sayfa hazırlamaya başladı. Sayfa Çarşamba günleri yayınlanıyordu.
Kırım, 2004-2010 yıllları arasında Hürriyet Gazetesi'nde, hobisi olan yemek üzerine bir sayfa hazırlama görevini üstlendi. Hürriyet Pazar'da yayınlanan bu tam sayfa yazılarla Türkiye'nin zengin yeme-içme kültürüne yeni bir bakış açısı getirmeyi hedefledi. Türk mutfağının modernleşmesi ve yaratıcı bir Türk mutfağı geliştirilmesi gerektiği tezini yazılarında sürekli olarak savundu ve yol gösterici olması arzusuyla, kendi tasarladığı modern Türk yemeklerinin tariflerini ardı ardına yayınladı. Yemek yazılarında aynı zamanda mutfak tekniklerini anlatmaya özen gösterdi ve mutfakta başarının iyi teknik bilmekle, kaliteli malzemeye dayandığı tezini savundu. Yemek yazılarıyla okurlarına mutfak konusuna çok farklı ve evrensel bir bakış açısı kazandırmaya çalıştı.
İş ve ekonomiyle ilgili kitaplarında ortaya koyduğu tezler Türkiye iş dünyasında her zaman yankı gördü. Türk iş dünyasına 'farklılaşma' ve 'innovasyon' gibi çok önemli kavramları benimseten kişi olarak tanındı. Kırım aynı zamanda Türkiye ekonomisinin kalkınması ve işsizliğin önlenmesine yönelik alternatif ve sıradışı tezler içeren kitaplar yazdı. 'Türkiye Nasıl Zenginleşir' ve 'Yeni Girişimcilik' isimli kitapları, Türkiye ekonomisinin hızlı büyümesi ve yeni istihdam alanları yaratılabilmesi amaçlarıyla çok sıradışı ve daha önce konuşulmayan farklı büyüme modelleri ortaya koydu, ayrıntılarıyla bu büyüme stratejilerinin adımlarını açıkladı. Akademisyen, öğretmen, girişimci/iş adamı, iş kitabı yazarı, konuşmacı, şirket danışmanı, aşçı ve yemek yazarı olarak çok yönlü bir yaşam sürmeye çalıştı.
Çağada (d.1987) isimli bir oğlu, Ceylan (d. 1979) ve Zeynep (d.2003) isimli iki kızı vardır. İstanbul'da yaşamaktayken kanser tedavisi gördüğü hastanede hayatını kaybetmiştir
Mercedes'in pahalı ve tercih edilir olması Mercedes'in kalitesi ile ilgili değildir. Onun size sağladığı kendinizi zengin hissetme ve başkalarına zengin görünme duygusunun tatmini ile ilgilidir.
Arman Kırım
Sayfa 40 - Sistem Yayıncılık
Her şeyin iyisi olmak yerine, insanların değer vereceği bir şeyin iyisi olmak ve bunu doğru bir iletişim ile konumlandırmak çok daha akıllı bir stratejidir.
Arman Kırım
Sayfa 61 - Sistem Yayıncılık
Fikirler kolay kolay değişmez.
Esasen insanlar değişmek istemez.
O nedenle yaratacağınız ilk intiba çok önemlidir.
Arman Kırım
Sayfa 54 - Sistem Yayıncılık
Giderek, tek hücrelilerden farkımızın olmadığı bir dünyada yaşıyoruz. Yiyecek kısıtlı, müşteri az, yiyeceğe saldıran çok ve saldıranların hepsi de 'aynı türden'.
Arman Kırım
Sayfa 10 - Sistem Yayıncılık
Üniversitede doktora programında yürüttüğüm bir derste, doktora öğrencilerinden “Issız bir adaya düştünüz. Adada yaşayan insanlar var. Modern dünyanın kazanımlarını oraya taşımak istiyorsunuz. İlk olarak okul kurmanız gerekiyor. Eğitim gördüğünüz, modern dünyadakine benzer bir okul kurmak istemiyorsunuz. Nasıl bir okul kurmak isterdiniz?” Diye sordum. Öğrenciler mevcut okulun dışında çok fazla öneri getiremediler. Hatta kurdukları okul, malumun tekrarı niteliğindeydi. Bazı öğrenciler, bu soruyu neden onlara sorduğumu merak ettiklerini ifade ettiler. Onlara Godin Seth’in olayını anlattım: Seth ailesi ile birlikte Fransa’da tatilde iken, otoyolun sağında ve solundaki geniş, yeşil çayırlarda otlayan inekleri görünce çok mutlu olmuşlar. 15-20 km gidince, çayırlardaki inekler, artık onlar için ilginç olmamaya başlamış. Seth ve ailesi birbirine benzeyen ineklere bakmaktan sıkılmış. Bu inekler çok sağlıklı, günde 35 litre süt verme kapasitesine sahip, kalite belgesine haiz inekler olabilir. Ancak, birbirine benzeyen bu ineklerin belirli bir aşamadan sonra cazibesini yitirdiğini fark etmişler. Seth, acaba ineklerin bir kısmı mor olsaydı nasıl olurdu? Sorusunu sorup, ineklere yeniden bakmaya başlamış. Benim doktora dersinde sorduğum sorunun da altında “Mor İnek” yaklaşımı vardı. Öğrencilerden mevcut okulun dışında farklı bir okul tasarımı yapmalarını, okulu yeniden tanımlamalarını istemiştim. Başka bir anlatımla, okulla ilgili “Mor İnek” yaklaşımını kullanmalarını beklemiştim.

2018 yılı Temmuz ayı içerisinde Polonya’nın Wroclaw kentinde düzenlenen bir kongreye keynote speaker olarak davet edildim. Kongrenin yakınında bulunan bir alışveriş merkezinde bulunan ayakkabıcı dükkânı ilgimi çekti. Ayakkabıcı dükkânında hiç ayakkabı yoktu. Dükkânda her masada dokunmatik ekranı olan bilgisayarlar vardı. Müşteriler sanal ortama yüklenmiş olan ayakkabı modellerini üç boyutlu olarak inceledikten sonra, ayakkabının kodunu müşteri temsilcisine veriyorlar, depodan gelen ayakkabıyı beğenirlerse alıyorlardı. Doktora öğrencimiz Ali Duran bu dükkânın öğleden sonra 16.00’dan itibaren çok yoğun olduğunu söyledi. Ayakkabıları sergilemek için geniş ya da uzun dükkânları kiralamak yerine, dar alanda daha fazla model ayakkabıyı satmak bana çok mantıklı geldi. Ayakkabı dükkânının sahibi yaptığı işte “Mor İnek” yaklaşımını kullanmıştı.

Türkiye’de devlet okulları birbirine benzer. Fiziki mekânlar, standartlar, öğretmenler, öğrenciler, ders araç-gereci üç aşağı beş yukarı birbirinin aynısıdır. Devlet okulunun muadili olan diğer devlet okulu da çok farklı değildir. Devletteki eğitim yöneticileri ve okul yöneticileri “Mor İnek” yaklaşımını kullanmadıkları gibi, risk almaya da yaklaşmazlar. Okulu yeniden tasarlamayı, farklı bir değer önerisi geliştirmeyi, farklı ve çarpıcı bir eğitim hizmeti sunmayı hiç düşünmezler. Bu yüzden de okul, kendi doğru ya da yanlışları içerisinde klonlanır ve kanser özelliği gösteren hücreler, bu şekilde klonlandığı için diğer yapılara sirayet eder.

Türkiye’de özel okullar, bazı özelliklerini devlet okullarından alır. Devlet okullarını taklit eder. Doğal olarak rakibi olan özel okulların yaptıklarını aynen tekrar ettikleri için eğitim sektöründe emtialaşma (benzeşme) meydana gelir. Emtialaşan okullar, birbirileriyle rekabet edebilmek için fiyat kırmaya, ek olanaklar sunmaya, daha ucuz eğitim hizmeti vermeye ve öğrencilerin gelişimine katkısı olmayacak gereksiz uygulamalara yönelmeye başlar. Emtialaşarak markalaşmak mümkün değildir. Bir mahallede açılan süpermarketin karşısına açılan diğer süpermarket aynı işi yaptığı sürece markalaşamaz. Çünkü marketin birisi karpuzun kilosunu 2 liraya diğeri 1 lira 90 kuruşa satarak müşteri tavlamaya çalışır. Süreç içerisinde birisi tasfiye olur. Asla bir Wal-Mart oluşmaz. Wal-Mart’ı dünya markası yapan strateji, farklı ve çarpıcı alışveriş hizmeti sunmasıdır.

Bir okulda öğretmenler, bir üniversitede öğretim üyeleri aynı şekilde araştırma yapar, aynı şekilde ders anlatırlarsa, “Mor İnek” yaklaşımını yaratamaz. Burada farklılaşan, marka olan yaptığı mesleği, benzerlerinden ayrıştıran, farklı bir konuma taşıyan, değerleri yaratabilen öğretmen ya da öğretim üyeleri olacaktır. Ders anlatma stili, materyal kullanımı, sınav tarzı, öğrencileriyle ilişkilerinde farklı yaklaşımı tercih eden öğretmen ve öğretim üyeleri; eğitimde “Mor İnek” yaklaşımını etkili kullanmaktadır.

“Mor İnek” benzetmesinin altında yatan ana fikir, iyi ve güzel bile olsalar, son derece birbirine benzeyen bir dizi ürün veya hizmet arasından fırlayan farklı ve çarpıcı bir ürüne sahip olamadığınız sürece, hedef kitlenin dikkatini çekmede ve daha fazla talep etmelerini sağlamada başarısız olunacağı gerçeğidir. İşiniz ne olursa olsun, farklı ve çarpıcı bir hale getirmenin yollarını düşünmek gerekir. Durmadan, sürekli olarak “Mor İneği” üretmeye çalışmak önemlidir. İneği mor boya ile boyayınca maalesef “Mor İnek” yaklaşımı gerçekleşmez. Burada önemli olan “Mor İneği” sürekli üretecek yöntem ve teknikleri geliştirmektir.

Okulda öğrencilerin yaratıcı düşünmeleri, eleştirel düşünme kapasitesine sahip olmaları, iş yapma, öğrenme, uygulama yöntemlerini sorgulamaları, inovatif uygulamalara yönelmeleri, “Mor İnek” yaklaşımıdır. 21. Yüzyıl becerileri göz önüne alındığında mevcut bilgi ve beceri düzeyine sahip olan, inovatif düşünebilen, yaratıcı fikirler ileri sürebilen kişiler, toplumlar ve ülkeler farklı bir rekabet avantajına sahip olacağı ileri sürülmektedir. Her öğrenci, her öğretmen yaptığı işi daha farklı nasıl yapabilirim? Sorusuna yanıt aramalı ve daima “Mor İneği” yaratma yönünde çaba sarf etmelidir.

Eğitimde, sanayide, ticarette, teknolojide farklılaşmayan yapıların sıradan ve etkisiz olmasının dışında, yaratabileceği etkinlikler sınırlıdır. G. F. Gause 1930 yılında küçük organizmalar üzerinde deney yaptı. Bir cam kavanoz içerisine sınırlı miktarda yiyecek ile birlikte, aynı familyadan ama farklı türlerden iki adet tek hücreli canlı koydu. Bu küçük yaratıkların birbirleriyle iş birliği içerisine girdiği ve sınırlı yiyeceği paylaştıkları görüldü. Gause, deneyin ikinci aşamasında kavanozun içerisine aynı türden ve aynı familyadan iki adet tek hücreli ve sınırlı miktarda yiyecek koydu. Deney esnasında aynı türden ve aynı familyadan olan canlıların birbirleriyle kavga ettikleri ve birbirini öldürdüğünü gözledi. Sonuç olarak, aynı familyadan farklı türler birbirine yaşam alanı sunarken, aynı familyadan ve aynı türden olan canlılar birbirlerini yok etmektedir. Eğitim sektöründeki okul türleri, kısa zamanda emtialaşmaya son verip farklı olan “Mor İneği” yaratamazlarsa, birbirlerinin yaşamını sonlandırmaya çalışacaklardır.

Sonuç olarak, emtilaşma diğer sektörlerde olduğu gibi eğitim sektörünün de en önemli meydan okuyucularından birisidir. Emtilaşmadan kurtulmanın yolu “Farklı Değer Önerisi Yaratmak” için “Mor İnek” yaklaşımını benimsemek, bireysel ve kolektif zekâyı örgütsel ortamda aktif hale getirmeye çalışmaktır. Türkiye’de 2014 yılından itibaren hızlı bir şekilde sayıları artan özel okulların bir kısmı incelendiğinde, sadece tabelalarında, dış cephe boyalarında farklılaşma yaşandığı içerikte ve ek kazanımlarda benzeşik özelliklere sahip oldukları görülmektedir. Montessori Okulları, Doğa Koleji, Bilfen gibi okullar kısmen de olsa farklılıklara yönelmiş olsalar da, “Mor İnek” yaklaşımını yaratmada sınırlı etki alanına sahip oldukları ileri sürülebilir. Okul, materyal, program, öğretmen ve çevre yeniden düzenlenmeli ve yeni bir okul tipi tasarlanmalıdır. Bu okul tipi ile öğrencilerin, velilerin, toplumun huzuruna çıkmak gerekir.
"Ümid etmek ile sonunda istediğine kavuşma inancını birbiri ile karıştırmamak gerek..
Sonunda istediğine kavuşma inancını kaybedersen zaten tutunacağın hiçbir şey kalmaz... Ama bu, boş ümit değildir..
Sonunda arzu ettiklerine kavuşacağın inancı ancak ve ancak acı gerçeklerle yüzleşebilme cesareti ve disiplini varsa bir anlam ifade eder.
Aksi hâlde kırık kalpler ve kaybolan ümitler sizi arzu ettiğiniz sona varmadan terkederler."
Arman Kırım
Sayfa 223 - Sistem Yayıncılık - Amiral Stockdale
235 syf.
·38 günde
Son yıllarda işletme ve pazarlama dünyasına yeni bir anlayış kazandıran İsveçli Pazarlama Guru’su Seth Godin’in “Mor İnek” diye bir teorisi var. Bu kitap bu anlamda Mor İneği farklılaşmayı anlatan harika bir kitaptır.
Seth Godin’in fikir liderliğini yaptığı bu teoriye göre hepsi siyah beyaz renkli bir inek sürüsü içinde hiç birinin bir diğerinden farkı yoktur. Ancak Godin diyor ki: Aralarından bir tanesi mor renkte olmuş olsa diğerlerinden kolayca ayırt edilir. İster ürün ister hizmet olsun pazarlama dilindeki bütün farklılaştırma stratejileri işte o sürüde farklılaşan mor ineğin üzerine kurulmuştur
Globalleşen ama küçülen bir dünyada, daha az sayıdaki müşteriye daha fazla sayıdaki satıcılar olarak, birbirine tıpatıp benzeyen mallar hizmetler satmaya çalışıyoruz. Bu yüzden de ne kadar çabalarsak çabalayalım, bir girdabın içinde dibe çekilmemek için didinip duruyoruz. Arman Kırım işletmelerin günümüzde müşteri bilgi öğrenme hızının artması, müşteri tercihlerinin benzerlik göstermesi sebebiyle sektöre rekabette avantaj sağlayan işletmelerin mutlaka farklılıklara gitmesi gerektiğini ön plana çıkarmaktadır.
Şirketlerin amacı para kazanmaktır ve para kazanmanın yolu “FARKLI” olmaktan geçer. Farklı olmak o kadar zor ya da imkansız değildir.
“Yapılması gereken ise, müşterinizin istediği ya da isteyebileceği veya çok hoşlanabileceği ve bunun için bir fiyat ödemeye razı olabileceği ve rakiplerinizin hiçbirinin yapmadığı ya da yapamadığı şeyleri belirlemek ve bunlar üzerine bir sistem inşa etmektir. “
Eğer sizin ürünlerinize karşı müşterinizin fiyat hassasiyetini azaltabiliyorsanız, malınızın üzerine bir fiyat primi koyabiliyorsanız ve müşteri bu farkı ödemeye gönüllü oluyorsa; veya aynı fiyat üzerinden sizi daha fazla tercih ediyorsa, siz o zaman farklı bir firmasınız.
Dünyada yaşanan küreselleşmeyle beraber, işletmelerin sayısı artmakta, müşteriler daha bilinçli ve daha hızlı değişken karar verme eğiliminde olma durumundadır. Bu nedenle işletme olarak pazar payınızı büyütmek ya da yeni bir şeyi kabul ettirmek istiyorsanız, mevcut piyasadakilerden farklı olmanız ve mor inek olmanız gerekmektedir..
Bu kitabında bir şirketin nasıl dikkat çekeceğini, farklılaşacağını ve başarılı olacağını anlatıyor. Kitap, birçok firmanın uyguladığı farklılaşma çeşitlerini önümüze seriyor.Kitap genel anlamda dört ana bölümden oluşmaktadır. Bu bölümlerde genel olarak farklılaşma teorimi işlenerek, farklılaşmanın her aşamasını anlatarak bunları örneklerle somutlaştırıyor. Farklılaşmanın hangi alanda, nasıl olabileceğini gösteriyor.
Kitap çok ilginç ve denenmemiş durumlar önermiyor ve bilinen analizleri anlatıyor; ama bu bilinen analizleri detaylı olarak ve örneklendirerek anlatıyor. Ayrıca bu kitap, zaten denenmemiş farklılaşma yollarından bahsedeceğim demiyor. Bu sebeple, bu olumsuz eleştiri bence yerinde bir eleştiri değil.
Bu kitap, yarattığınız her şeyin içine neden Mor İneği koymanız gerektiğini, TV ve diğer kitle iletişim araçlarının neden artık gizli silahınız olmadığını ve pazarlama uzmanlığının neden sonsuza kadar değiştiğini anlatmaktadır.
Sonuç olarak bu kitap, farklılaşma yollarını derleyen bir arada tutan ve örneklerle veren bir kitap
235 syf.
·Beğendi·7/10
Yazarı rahmetli Arman Kırım ODTÜ'de hocam olmuştu. Kitabı da derslerinde sergilediği o enerji ile yazmış. Kendisine göre değişik bakış açıları var. Sıradışı'lığa yaptığı vurgular önemli bence. Profesyonel hayatta zaman zaman incelenip kullanılabilecek, düşünmeyi tetikleyen bir içerik.
235 syf.
·6 günde·Beğendi·10/10
üniversitede girişimcilik dersinde hocamız vizede bu kitaptan sorumlu tutmuştu bizi. büyük bir zevkle okudum. size mutlaka bişeyler katacaktır ve hayatınıza dair farkındalıklar yaratacağına inanıyorum. mutlaka okumalısnız
283 syf.
·Beğendi·8/10
Kitap için ne desem az olur çünkü içinde herşey var Astronomi , otobiyografi , tarih herşey... Okurken hem iştahınız açılacak hemde geçmişe bir özlem duyacaksınız.
288 syf.
·8 günde
Son yıllarda işletme ve pazarlama dünyasına yeni bir anlayış kazandıran İsveçli Pazarlama Guru’su Seth Godin’in “Mor İnek” diye bir teorisi var.
Mor inek kavramı üzerinde best sellerden olan “Mor İneğin Akıllısı” kitabının devamı sayılabilecek bir kitaptır.
Bu kitap, mevcut piyasada farklılık yaparak Pazar pastasını büyütmek isteyen firmaların büyüme krizinden çıkmak isteyen; sürüden ayrılıp farklı, çarpıcı ve sıra dışı olmayı arzu eden ve kârlılığı yeniden yakalamayı hedefleyen şirketlere çok yönlü “farklılaşma” yolları, yöntemleri ve örnekleri sunuyor.
32 syf.
Bilgi çağında yaşadığımız bu günümüzde artık ne ürettiğiniz nasıl ürettiğiniz kadar diğerlerinden farklı olan özelliklerinininde ön plana çıktığı bir dönemdeyiz işletmelerin katma değer elde edebilmeleri için mevcut iş planı veya modelinde Daha yaratıcı daha maliyetleri minimize eden Kaliteyi arttıran esnekliği sağlayan yaratıcı yenilikçi bir model haline gelmesi gerekmektedir. Profesör Doktor Arman Kırım bu kitabında�ş modeli yaratıcılığı yenilikçiler hakkında çok güzel özet bilgiler vermektedir. Özellikle insan kaynakları Ve iş planlamacıları nın okunması gereken değerli bir yayındır

Yazarın biyografisi

Adı:
Arman Kırım
Unvan:
İşletme İktisadı Profesörü, İş Kitapları Yazarı, 'business' ve 'gastronomi' Konularında Gazete Yazarı ve Yemek Kitapları Yazarı
Doğum:
Söke, 1954
Ölüm:
İstanbul, 2011
Arman Kırım (d. 1954 Söke - ö. 27 Nisan 2011 İstanbul), İşletme İktisadı profesörü, iş kitapları yazarı, 'business' ve 'gastronomi' konularında gazete yazarı ve yemek kitapları yazarıdır.
İlköğretimini Söke Kemalpaşa ve 6 Eylül İlkokullarında gördü. Orta ve liseyi Bornova'da, dönemin adıyla İzmir Koleji'nde (Bugünkü ismi BAL) yatılı olarak okudu (1965-1972). 1976 yılında ODTÜ İşletme bölümünü, 1978 yılında İngiltere'de Leeds Üniversity Ekonomi bölümünde yüksek lisans (MA) çalışmasını bitirdi. 1981-1984 yılları arasında İngiltere'de University of East Anglia'da gelişme ekonomisi alanında doktora (PhD) yaptı.
Doktorasını bitirdiği yıl İngiltere'nin Coventry kentindeki Warwick University'de öğretim görevlisi olarak çalıştı. 1986 yılında ODTÜ İşletme bölümünde Yardımcı Doçent olarak göreve başladı. Bir yıl sonra, Kasım 1987'de Doçent oldu. 1992 yılında üniversiteden istifa etti.
Fed Training/DC Gardner isimli, Türkiye'nin ilk bankacılık ve yöneticilik eğitim şirketini kurdu. Bu şirketin başarısından dolayı, aynı zamanda da profesyonel eğitim sektörü gibi ülkemizde yeni bir sektörün kuruluşuna öncülük etmesi nedeniyle kendisine 1995 yılında Jaycees ve Hürriyet Gazetesi tarafından "Yılın En Başarılı Genç Girişimcisi" ödülü verildi.
Yurtdışı ve yurtiçi bilimsel dergilerde çok sayıda makalesi yayınlandı. 2003 yılında yayınladığı 'Mor İneğin Akıllısı' isimli iş kitabı, Türkiye'de tüm zamanların en çok satan iş kitabı oldu. Çoğu çok satanlar listesine giren 17 kitap yayınladı. 2007 yılında yazdığı 'Türkiye Nasıl Zenginleşir' isimli kitapla Türkiye için dört başı mamur bir kalkınma ve sanayileşme stratejisi oluşturdu. Bu kitapta geliştirilen stratejiyi tamamlayıcı olarak, 2010 yılında, yenilikçi girişimciliğe dayalı bir ulusal kalkınma modeli öneren 'Yeni Girişimcilik: İşsizliğin ve Ekonomik Büyümenin Çaresi' kitabını yayınladı.Radikal Gazetesi'nin ilk çıktığı yıl bu gazetede haftalık strateji yazıları yazdı. Daha sonra strateji ve pazarlama konulu yazılarını Milliyet Gazetesi'nde sürdürdü. TV8 kanalında kendi hazırlayıp sunduğu 'Girişimci' isimli bir program yaptı. 2006 başında aylık ekonomi dergisi Turkishtime'da 'Prof.Arman Kırım'la Strateji ve İnnovasyon' isimli bir bölüm yazmaya başladı. Ekim 2009'da Türkiye gazetesinde "Prof. Arman Kırım'la BUSINESS" isimli, Türkiye iş dünyasını bilgilendirip geliştirme amaçlı haftalık bir sayfa hazırlamaya başladı. Sayfa Çarşamba günleri yayınlanıyordu.
Kırım, 2004-2010 yıllları arasında Hürriyet Gazetesi'nde, hobisi olan yemek üzerine bir sayfa hazırlama görevini üstlendi. Hürriyet Pazar'da yayınlanan bu tam sayfa yazılarla Türkiye'nin zengin yeme-içme kültürüne yeni bir bakış açısı getirmeyi hedefledi. Türk mutfağının modernleşmesi ve yaratıcı bir Türk mutfağı geliştirilmesi gerektiği tezini yazılarında sürekli olarak savundu ve yol gösterici olması arzusuyla, kendi tasarladığı modern Türk yemeklerinin tariflerini ardı ardına yayınladı. Yemek yazılarında aynı zamanda mutfak tekniklerini anlatmaya özen gösterdi ve mutfakta başarının iyi teknik bilmekle, kaliteli malzemeye dayandığı tezini savundu. Yemek yazılarıyla okurlarına mutfak konusuna çok farklı ve evrensel bir bakış açısı kazandırmaya çalıştı.
İş ve ekonomiyle ilgili kitaplarında ortaya koyduğu tezler Türkiye iş dünyasında her zaman yankı gördü. Türk iş dünyasına 'farklılaşma' ve 'innovasyon' gibi çok önemli kavramları benimseten kişi olarak tanındı. Kırım aynı zamanda Türkiye ekonomisinin kalkınması ve işsizliğin önlenmesine yönelik alternatif ve sıradışı tezler içeren kitaplar yazdı. 'Türkiye Nasıl Zenginleşir' ve 'Yeni Girişimcilik' isimli kitapları, Türkiye ekonomisinin hızlı büyümesi ve yeni istihdam alanları yaratılabilmesi amaçlarıyla çok sıradışı ve daha önce konuşulmayan farklı büyüme modelleri ortaya koydu, ayrıntılarıyla bu büyüme stratejilerinin adımlarını açıkladı. Akademisyen, öğretmen, girişimci/iş adamı, iş kitabı yazarı, konuşmacı, şirket danışmanı, aşçı ve yemek yazarı olarak çok yönlü bir yaşam sürmeye çalıştı.
Çağada (d.1987) isimli bir oğlu, Ceylan (d. 1979) ve Zeynep (d.2003) isimli iki kızı vardır. İstanbul'da yaşamaktayken kanser tedavisi gördüğü hastanede hayatını kaybetmiştir

Yazar istatistikleri

  • 9 okur beğendi.
  • 86 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 49 okur okuyacak.