Arslan Tekin

Arslan Tekin

YazarÇevirmen
7.8/10
18 Kişi
·
40
Okunma
·
2
Beğeni
·
730
Gösterim
Adı:
Arslan Tekin
Unvan:
Türk Dili Doktoru, Gazeteci ve Yazar
Doğum:
Yerköy, Yozgat, 1953
Yozgat'ın Yerköy kazasında doğdu. Ortaokulu ve liseyi ilçesinde, üniversiteyi Ankara Üniversitesi. Dil ve Tarih - Coğrafya Fakültesinde tamamladı (1977). Suudi Arabistan Riyad Melik Suud Üniversitesi'nde iki dönem okudu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Yeni Türk Dili Kürsüsünde "İbn-i Kesîr Tercümesi (4. cilt, 1. kısım) - Dil Özellikleri, Metin, Sözlük" teziyle Eski Anadolu Türkçesi sahasında Türk dili doktoru oldu.

Lise yıllarında başladığı gazeteciliğine İstanbul'da profesyonel olarak devam etti. Kısa bir süre Başbakanlık Osmanlı Arşiv Dairesinde Osmanlı belgelerinin tasnifinde vazife aldı. Hergün, Tercüman, Milliyet, Ortadoğu, Yeni Günaydın, Akşam ve Türkiye gazetelerinde muhabir, redaktör, haber müdürü, yazı işleri müdürü, köşe yazarı, röportaj yazarı olarak çalıştı. Bask bölgesinden Özbekistan'a, Yemen'den Çeçenistan'a yirmi dolayında ülkeyi gezerek röportajlar yaptı. 1992'de "Bulgaristan"; 1996'da, "Ürperten İtiraflar", 1998'de "Aynaroz'un İç Yüzü" seri röportajlarıyla Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin ödüllerini aldı. 1993'de, "Acun-Türkçe'nin Gücü" adıyla aylık bir dil dergisi çıkardı (2 sayı Ağustos-Eylül). Türk Yurdu dergisinin 1911-1929 yılları arasında yayınlanan eski yazı 205 nüshasının yeni harflerle yayınlanması projesini yürüttü (1998).

Eserleri:
- Yazıcıoğlu Ahmed- Bîcân-Envarü'l-Âşıkîn (Melek Tekin'le, 1983),
- Süleyman Çelebi-Mevlid (Vesiletü'n-Necat) (1983),
- Kovulacak Güçler (1993),
- Balkan Volkanı (1993),
- Edebiyatımızda İsimler ve Terimler (1995, genişletilmiş 2. bs., 1999),
- Milliyetçi Hareket'te Yeni Dönem ve Dr. Devlet Bahçeli (1997; genişletilmiş 2. bs., 1998),
- İbn-i Kesîr Tercümesi (4. cilt, 1. kısım) - Dil Özellikleri, Metin, Sözlük (1998),
- Ülke Yazıları (1999),
- Bizim Güneydoğu (1999)
İnanç güçtür. En büyük güçtür. İnancımızdan aldığımız güçle başarımızın sırrını şöyle formüle ediyoruz; İttihad, inanç, müsamaha, gayret. Bu prensipler, bizi, yani inananları zafere ulaştıracaktır.
Camilerde cuma günleri dahi verilmemesi istenen vaazların verilmesi için her türlü yolu deneyeceğiz. Laiklik perdesi atlında İslâma yönelen her saldırıyı püskürteceğiz.
İslamiyet insanlara huzur, barış ve adalet getiren, fert ve millet olarak bizlere şeref ve mutluluk bahşeden yüce dinimizdir. İslamiyet'i, bize temel düsturlarımızı veren ve istikametimizi gösteren kutlu güç kaynağımız olarak idrak ediyoruz. İslamiyet'in birleştirici, bütünleştirici, huzur ve adalet getiren mesajına bugün sadece Müslümanların değil, bütün insanların ihtiyacı olduğuna inanıyoruz.
Hilâl de, gül de Îslâmî temsildir. Hz. Peygamber'in gül üzerine sözlerini dikkate almalıyız.
İnsanlarımız umut dolu bir çağın eşiğinde, başkaları tarafından yapılan bir tarihin akışı içinde sürüklenerek birbirlerine küsme, birbirlerini mahkum etme lüksüne sahip değildirler. Küfrün, riyanın, ahlaksızlığın başını alıp gittiği; kendi çocuklarımıza bizimkinden daha kötü bir dünya bırakmamızın muhtemel göründüğü gezegenimizde Müslümanlar, birlik olup geleceklerini kurmak zorundadır.
Yurt aramalarında Kur'an-ı Kerim'i yasadışı kitap diye öğrencilerin elinden polis zoru ile alınması karşısında direneceğiz.
1358 syf.
·16 günde·Beğendi·10/10
Mukaddime'yi okumadan önce merak içindeydim. Okumaya başlayınca merakımı korumakla birlikte anlatıldığı gibi bir eser olmadığını gördüm. Belki de eser hakkında fazla abartı var. Ben de abartılara kapıldım. Anlaşılan. Yine de okunması gereken bir eser.

Her şeye rağmen eserde dikkatimi çeken üç nokta oldu. Birincisi coğrafyanın insan üzerindeki etkisi. Önemli bir nokta tarih boyunca da yaşanılan coğrafya insan yaşamı üzerinde etkili olmuştur. Türklerin savaşcılığı Arapların vahşiliği bu nedenle olmuştur.

Dikkatimi çeken ikinci nokta şeref sahibi kişiyi tanımlarken bir makama gelmiş kişiyi şeref sahibi oldu şeklinde tanımlamış. Bu doğru bir tanımlama değil. Şeref makamla mevki ile sahip olunacak bir şey değil. Şerefli insan geldiği makama şeref katar. Ancak şeref yoksunu kişilere makamların kattığı bir şey yoktur.

Üçüncü nokta ise eser Araplık duyguları ağır basılarak yazılmış onda yapacak bir şey yok. İbni Haldun Arap.
İlk incelememi editör ve yayinevi üzerine yapacağım. Berbat bir editöryal dokunuşu. Okumayı zorlaştırmış. Kelime hataları, hızlı yazayım derken fazladan ve alakasız harf eklentileri, imla hataları, anlatım bozuklukları vs. göze çarpan sinir bozucu hatalar. Bu kadar değerli faydalı bir eseri herkes hazırlamamalı diye düşünüyorum.

Hayrettin Karaman'dan bir alıntı eklenmiş esere ki insan ister istemez ne gerek var buna şimdi diye sorası geliyor. Hayrettin Karaman sanırım yayinevi fikir babası. Allah'ım Türkiye de yayıncılık ne halde böyle.

Her şeye rağmen okumaya devam ediyoruz.
128 syf.
·Beğendi·7/10
Tüm gerçekleriyle tarih boyunca bazı bölücü şebbihaların “Türk” adını silme çabalarını, başarısızlıklarını anlatan gerçekle yüzleşme imkanını yaşayacağınız güzel bir kitap.
%31 (125/416)
·Puan vermedi
88. sayfaya geldim buraya kadar bilgi olarak kitap güzel ilerliyor ancak yayınevi kitabı yayınlamadan önce yazım ve imla hatalarına dikkat etseydi daha güzel bir kitap olacaktı. Çağn yazılmış bir yerde söylenen isim Karekuçi Hoca yazılmış diğer yerlerde Kare-kuçi ya da KAreku-çi gibi hatalar var. iki kelime yazılmış altına geçildiğinde paragraf başına geçmiş. Bu kadar emeğin karşılığı bu olmamalı diye düşünüyorum ve elimdeki 2. baskısı!!!
663 syf.
·Beğendi·8/10
Kitap Enver paşayı tarafsız olarak anlatıyor ve kişilerin yorumlarını aktarıyor ama fazla olay olmadığı için sonlara doğru tekrarlamalar oluyor ama bence çok iyi yazılmış bir kitap Enver paşayı objektif anlatmış ve hayranlığım daha çok arttı sırf ülküsü için vatanından uzaklarda yalnızlıklar içindeki enveriyle konuşurken rusların ani baskınında şehit olması .....

Yazarın biyografisi

Adı:
Arslan Tekin
Unvan:
Türk Dili Doktoru, Gazeteci ve Yazar
Doğum:
Yerköy, Yozgat, 1953
Yozgat'ın Yerköy kazasında doğdu. Ortaokulu ve liseyi ilçesinde, üniversiteyi Ankara Üniversitesi. Dil ve Tarih - Coğrafya Fakültesinde tamamladı (1977). Suudi Arabistan Riyad Melik Suud Üniversitesi'nde iki dönem okudu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Yeni Türk Dili Kürsüsünde "İbn-i Kesîr Tercümesi (4. cilt, 1. kısım) - Dil Özellikleri, Metin, Sözlük" teziyle Eski Anadolu Türkçesi sahasında Türk dili doktoru oldu.

Lise yıllarında başladığı gazeteciliğine İstanbul'da profesyonel olarak devam etti. Kısa bir süre Başbakanlık Osmanlı Arşiv Dairesinde Osmanlı belgelerinin tasnifinde vazife aldı. Hergün, Tercüman, Milliyet, Ortadoğu, Yeni Günaydın, Akşam ve Türkiye gazetelerinde muhabir, redaktör, haber müdürü, yazı işleri müdürü, köşe yazarı, röportaj yazarı olarak çalıştı. Bask bölgesinden Özbekistan'a, Yemen'den Çeçenistan'a yirmi dolayında ülkeyi gezerek röportajlar yaptı. 1992'de "Bulgaristan"; 1996'da, "Ürperten İtiraflar", 1998'de "Aynaroz'un İç Yüzü" seri röportajlarıyla Türkiye Gazeteciler Cemiyeti'nin ödüllerini aldı. 1993'de, "Acun-Türkçe'nin Gücü" adıyla aylık bir dil dergisi çıkardı (2 sayı Ağustos-Eylül). Türk Yurdu dergisinin 1911-1929 yılları arasında yayınlanan eski yazı 205 nüshasının yeni harflerle yayınlanması projesini yürüttü (1998).

Eserleri:
- Yazıcıoğlu Ahmed- Bîcân-Envarü'l-Âşıkîn (Melek Tekin'le, 1983),
- Süleyman Çelebi-Mevlid (Vesiletü'n-Necat) (1983),
- Kovulacak Güçler (1993),
- Balkan Volkanı (1993),
- Edebiyatımızda İsimler ve Terimler (1995, genişletilmiş 2. bs., 1999),
- Milliyetçi Hareket'te Yeni Dönem ve Dr. Devlet Bahçeli (1997; genişletilmiş 2. bs., 1998),
- İbn-i Kesîr Tercümesi (4. cilt, 1. kısım) - Dil Özellikleri, Metin, Sözlük (1998),
- Ülke Yazıları (1999),
- Bizim Güneydoğu (1999)

Yazar istatistikleri

  • 2 okur beğendi.
  • 40 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 38 okur okuyacak.