Arzum Uzun

Arzum Uzun

Yazar
6.6/10
47 Kişi
·
114
Okunma
·
12
Beğeni
·
4.125
Gösterim
Adı:
Arzum Uzun
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
Antalya, 2 Kasım 1984
2 Kasım 1984’te Antalya’da dünyaya geldi.

İstanbul Burak Bora Anadolu Lisesi’nden mezun olduktan sonra Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’ne devam etti. 2006 yılında Halkla İlişkiler ve Tanıtım (Reklam Anadalı) bölümünden mezun oldu.

2004 yılında reklam yazarı olarak başladığı kariyerine, 2005 yılında Vizon dergisinde editör olarak devam etti.

Vizon, Vizon Beauty, Vizon Erkek, Hülya ve Esquire dergilerinde editörlük, Alem dergisinde yazı işleri müdürlüğü, DYOU dergisinde yayın yönetmenliği yaptı. Ve 26 yaşında Türkiye’nin en genç yayın yönetmeni unvanını aldı.

Türkiye OK! dergisinin kurulum aşamasında bulundu. İngiltere ile koordineli gelişen süreçte sıfır sayılarını hazırladı.

Marie Claire dergisine oldukça ses getiren kapak röportajları yaptı ve Arzum’la Sorgu Odasıbaşlığı altında bir röportaj dizisi hazırladı.

Türkiye Cosmopolitan dergisine ilişkiler üzerine yazdığı yazılardan bazıları Amerikan Cosmopolitan’da yayınlandı.

2012 yılında dergicilik kariyerini bırakarak roman yazarlığı ve televizyonculuğa yoğunlaştı.

Gündüz kuşağına programlar yaptı.



Esprili dili ve üslubuyla Türkiye’yi “şehir komedisi” türünde romanlarla tanıştırdı.

Öykülerden oluşan ilk kitabı Aşkın 8 Kusuru 2010’da, ilk romanı Süper Zeki Bir Kadının Über Salak Hikayesi (SZBKÜSH) 2012’de ve ikinci romanı Nerdesin Aşkım 2013’te yayınlandı.

Başarılı bir satış grafiği yakalayan ve oldukça ses getiren Nerdesin Aşkım’dan sonra, merakla beklenen yeni romanı Bitli Pileyboy çok yakında piyasada olacak.

İyi derecede İngilizce biliyor. Edebiyat çalışmalarına bir yandan da şiir türünde İngilizce olarak devam ediyor.

Şu günlerde yeni romanı 99 Yazı üzerinde çalışıyor.
Hayatının sonuna kadar aklında kalmayı,
Her düşündüğünde canını yakmayı
Üç beş gün yanında olmaya tercih ettim
Ve gittim.
Hepsi bu.
klasik buluşmalarımız devam etmiş ,iletişimimizde belirgin bir farklılık olmamıştı. Çok şey olurken , hicbir şey olmamış gibi.
Arzum Uzun
Sayfa 56 - Alfa Yayınları
Seni buradan şuraya,
Şuradan oraya,
Oradan sonsuza dek sevmekti tek derdim.
Çok istedim,çok denedim,çok zorladım,beceremedim.
Anladım ki seni sevmek ,benimle ilgili değil
Seninle ilgili.
Sen bana sevecek bir şey veremedin,
Ben seni sevemedim.
Kendimi tanıyorum ;
Bir süre sonra ölmüşsün gibi değil ,
Hiç olmamışsın gibi davranacağım.
520 syf.
·15 günde·Puan vermedi
Arzum Uzun kitaplarını çok severek ve gülerek okuyorum her zaman :)Bütün kitaplarını okudum.Bu kitap da Süper Zeki kadının über salak hikayesi kitabının aynısı.İsmen sadece fark var basım yılıyla ilgili sanırım.O yüzden bilgi amaçlı paylaşmak istedim.Keyifli okumalar
520 syf.
·36 günde·Beğendi·8/10
nasıl başlayıp bittiğini anlamadım hiç sıkılmıyorsunuz bence bu sefer tam isabet oldu.. bize böyle şeylerle gel Arzum UZUN :)
''söz konusu aşksa her kadın biraz salaktır''
490 syf.
·Beğendi·10/10
Gülmekten gözlerimden yaş geldiğini tecrübelerime dayanarak söyleyebilirim zamanınız mekanınız ve paranız varsa es geçilmeyecek eğlencede :)
308 syf.
·Beğendi·8/10
Arzum Uzun dan kesinlikle bir şaheser daha ayıla bayıla , kahkaha ata ata , depresyona gire çıka keyifli saatler yaşattı seviyorum bu hatunun hicv sanatını. :)
400 syf.
·Beğendi·9/10
Bende Arzum Uzun denince akan sular durur :) tesadüfen hayatıma giren bu hatunun romantikliği ve ana karakterlerindeki ezikliği beni benden alır :) fazlasıyla okunası ve boyut değiştirilesidir ciddiyim okuyun. :) tavsiyedir..
308 syf.
·8/10
Bir çok cümlesinin altını çizdiğim, "bitti" diye düşündüğümüzde bitmediğini gösteren, hikayesi boşanmış bir kadının ağzından anlatılan severek okuduğum bir kitaptır.
220 syf.
·Beğendi·10/10
Muhteşem şiirler ve harika öykülerle dolu bir kitap. Her sayfasına hyran kaldım. Birkaç saatte bitti. Ve pek çok cümlenin altını çizdim. Yazarın ilk öyküleriymiş bunlar. Sonrasında yazdığı romanların başarısının nedeni açık. Kadın çok iyi bir şair ve öykücü aynı zamanda. Birkaç yıla ülkenin en önemli edebiyatçısı olacağı açık. 30 yaşında 6 kitap? Ve hepsi başarılı. Tebrikler Arzum Uzun.
220 syf.
·47 günde·Beğendi·8/10
Icerisinde farklı hikayeleri barındıran bu kitap ayni zamanda farklı aşk hikayelerini de kapsıyor. Sonu mutsuz biten aşk hikayeleri.. Kitabın ismi ve içeriği tam uyuşmus ve yazarımizın da anlatım tarzı da kitaba baya değer katmış. Hosuma giden bölümler de çok fakat anlamadığım tek yer kitabın bazı sayfalarında yazarın fotoğraflarının yer alıyor olması? Hadi rakıyla çekinilen resmi anlarım melankoliyi anımsatma amaçli olabilir ama Gurcistan'da normal bi resmi paylaşmak bize ne katabilir? Bunu cok merak ettim. Insanlar bazen ağlamak ister depresyona girmek ister anlamsızca. Burdan onları selamlayıp bu kitabı önerebilirim. Keyifli okumalar :)
490 syf.
·6 günde·6/10
Süper Zeki Bir Kadının Über Salak Hikayesi, sevgili yazarımız Arzum Uzun'un bana yeni yıl hediyesiydi. Arı gibi çalışan ekibi kitabın elime ulaşma süreciyle özenle ilgilendi. Fakat gel gelelim aynı ilgi bizim postane'den gelmedi :) Paketi ellerinde epeyce bekletmişler. Benim postacıyı, postanenin de beni aylarca bekleyişi sonunda kitabıma, adıma gelen başka bir paketi almak için postaneye gittiğimde kavuşabildim. Böylelikle Ocak ayında elime ulaşması gereken kitap Mart ayında elime ulaşmış oldu. Bu süre zarfında benimle sabırla ve özenle ilgilenen Arzum Uzun ekibine , bu güzel ve bir o kadar da anlamlı hediyesi için sevgili Arzum Uzun'a tekrardan çok teşekkür ederim.

"Peki kitap eline Mart ayında ulaştığına göre neden bu ay okudun?" diye sorduğunuzu duyar gibiyim. İnsanın böyle bir hediye karşısında içinde bir merak kıpırtısı, bir heyecan kırıntısı oluyor ister istemez. Ancak Üniversite öğrencisi olduğum gerçeğini göz önüne alırsak ders, sınav stresi olmadan , sakin bir kafayla okumamın daha doğru olacağını düşünerek yaza kadar bekletmeyi tercih ettim. Sınavlar bitip, tatil başlayınca da arayı çok uzatmadan kitabı okumaya başladım. Okuduğum kitapları göz önüne alıp değerlendirecek olursam, başlarda kitabın diline alışmakta oldukça zorlandığımı itiraf etmeliyim. Yazarımızın kalemi ile yeni tanışıyor olmam ve okuduğum kitaplara göre farklı bir üslubu olması ister istemez bocalamamı sağladı. Ancak okudukça yavaş yavaş alışmaya ve kabullenmeye başladım. Kitap adeta bir yaz dizisi tadındaydı diyebilirim. Kişiler arası diyaloglar beni çok güldürdü ve okurken eğlendim diyebilirim. Ama zaman zaman da bu diyaloglardan biraz rahatsız olmadım diyemeyeceğim. Argo kelimelerin kullanımı bir yana özellikle dilinin biraz açık olması beni rahatsız etti. Tabii ki her okur bundan rahatsızlık duyacak diye bir kaide yok. Bu son derece göreceli bir durum. Kimi okur rahatsızlık duymazken kimi okur rahatsızlık duyabilir. Ne demişler zevkler ve renkler tartışılmaz :) Sevenine de saygımız sonsuz elbette.
Kitaba tekrar dönecek olursak, argo kelimelerin kullanımı ve dilinin açık olmasını yoğun olarak kişiler arası diyaloglarda görmek mümkün, kitabın genelini ele aldığımızda kişiler arası diyaloglara oranla daha az rahatsız edici olduğunu söyleyebilirim. Yine de her şeye rağmen en çok güldüren kısımların da kişiler arası diyaloglar olması da ayrı bir gerçek tabii. Tüm bunlar bir kenara kitabın kurgusuna da hakkını vermek gerektiğini düşünüyorum. İnce ince işlenmiş ve bana göre gayet başarılı bir kurgusu vardı. Kitabın başlarında bunu tahmin edebilmek olanaksızdı. Her ne kadar fikir yürütmeye çalışsam da olayların bu noktalara gelebileceği aklıma gelmezdi. Bu nedenle kitabın sonlarına doğru her bir sayfayı çevirişim, kitabın ne kadar ince ince işlendiğini fark etmemi sağladı.
Kitabın konusuna kısaca değinecek olursam; Bilun Yılmaz'ın son derece parlak bir kariyeri, ünlü sevgilisi, Nişantaşı'nda güzel bir evi, marka tasarımlarla dolu bir giyinme odası ve sonsuz güvenebileceği muhteşem arkadaşları vardır. Fakat bu sahip olduğu şeyler çok kısa bir süre sonra elinden kayıp gidecektir. En mutlu gününden hayatının en büyük darbesini alan karakterimiz için bu durum yaşayacağı felaketler zincirinin yalnızca bir halkasını oluşturmakla beraber akla hayale sığmayacak felaketlerin baş rolünde yer almasına neden olacaktır. Peki Bilun tüm bu yaşadıklarının üstesinden nasıl gelecek ve yüzleşeceği gerçekler karşısında nasıl ayakta duracaktı? İşte tüm bu soruların cevabı kitabın sayfalarında saklı...

"Böyle durumlarda, insanın en yakınları dışında herkes, düşmesinden zevk alıyordu. Ya da şöyle diyelim; düşmesi, karşı tarafın içini rahatlatıyordu. Gizli bir rekabet sürüyordu herkes birbiriyle. Herkes, bir diğerinin hak etmediği yerde olduğuna inanıyordu. Günün sonunda kimin, kimin acısından haz alacağı belli olmuyordu. Geçmiş olsun deyip kafalarını sola çeviriyorlardı kıs kıs gülmek için, oh demek için. Farkında olmadan benim de kafam sola gitmişti mutlaka zamanın bir yerlerinde.Melek değildim ya, insandım ben de! "


Okurken olay içinde olayla karşı karşıya kalacağınız, gülmekten
kendinizi alamayacağınız bir kitap olmasının yanında cinsel dozu da olan bir kitap olduğu için belli bir yaşın altındaki okurların (+18) okumasını tavsiye etmiyorum. Fakat belli bir yaşın üstündeyseniz ve "Dilinin açık olması, argo kelimelerin kullanılmış olması beni rahatsız etmez."diyorsanız bu dizi tadındaki kitabı keyifle okuyacaksınızdır.
Son olarak dili açık kitaplardan hoşlanmayan için de şuraya bir parantez açacak olursam, okurken zaman zaman rahatsız olacakları için kitabı bırakmak isteyeceklerdir nitekim ben de bir ara bırakmak üzereydim ancak kurgusu ve trajikomik olayları kitabı bırakmama engel oldu.Tabii bunda kitapları pek yarım bırakma alışkanlığımın olmamasının etkisi de yadsınamaz. Bu nedenle okuyup okumama konusundaki tercihi onlara bırakıyorum..
490 syf.
·Beğendi·5/10
Bu kitabı mutsuzken, gülmeye ihtiyacınızın olduğuna inandiğınız zaman kesinlikle okumalısız tam kahkaha tufanı kitabı okurken kendinizi gülmekten alamayacağınız kesin aslinda biraz trajikomik baktığınız zaman birçoğunu yasaken gülmüyoruz fakat okurken durum kesinlikle tam tersi tavsiye ederim

Yazarın biyografisi

Adı:
Arzum Uzun
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
Antalya, 2 Kasım 1984
2 Kasım 1984’te Antalya’da dünyaya geldi.

İstanbul Burak Bora Anadolu Lisesi’nden mezun olduktan sonra Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi’ne devam etti. 2006 yılında Halkla İlişkiler ve Tanıtım (Reklam Anadalı) bölümünden mezun oldu.

2004 yılında reklam yazarı olarak başladığı kariyerine, 2005 yılında Vizon dergisinde editör olarak devam etti.

Vizon, Vizon Beauty, Vizon Erkek, Hülya ve Esquire dergilerinde editörlük, Alem dergisinde yazı işleri müdürlüğü, DYOU dergisinde yayın yönetmenliği yaptı. Ve 26 yaşında Türkiye’nin en genç yayın yönetmeni unvanını aldı.

Türkiye OK! dergisinin kurulum aşamasında bulundu. İngiltere ile koordineli gelişen süreçte sıfır sayılarını hazırladı.

Marie Claire dergisine oldukça ses getiren kapak röportajları yaptı ve Arzum’la Sorgu Odasıbaşlığı altında bir röportaj dizisi hazırladı.

Türkiye Cosmopolitan dergisine ilişkiler üzerine yazdığı yazılardan bazıları Amerikan Cosmopolitan’da yayınlandı.

2012 yılında dergicilik kariyerini bırakarak roman yazarlığı ve televizyonculuğa yoğunlaştı.

Gündüz kuşağına programlar yaptı.



Esprili dili ve üslubuyla Türkiye’yi “şehir komedisi” türünde romanlarla tanıştırdı.

Öykülerden oluşan ilk kitabı Aşkın 8 Kusuru 2010’da, ilk romanı Süper Zeki Bir Kadının Über Salak Hikayesi (SZBKÜSH) 2012’de ve ikinci romanı Nerdesin Aşkım 2013’te yayınlandı.

Başarılı bir satış grafiği yakalayan ve oldukça ses getiren Nerdesin Aşkım’dan sonra, merakla beklenen yeni romanı Bitli Pileyboy çok yakında piyasada olacak.

İyi derecede İngilizce biliyor. Edebiyat çalışmalarına bir yandan da şiir türünde İngilizce olarak devam ediyor.

Şu günlerde yeni romanı 99 Yazı üzerinde çalışıyor.

Yazar istatistikleri

  • 12 okur beğendi.
  • 114 okur okudu.
  • 3 okur okuyor.
  • 72 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları