Astrid Lindgren

Astrid Lindgren

Yazar
9.0/10
40 Kişi
·
102
Okunma
·
11
Beğeni
·
1.512
Gösterim
Adı:
Astrid Lindgren
Tam adı:
Astrid Anna Emilie Ericsson
Unvan:
İsveçli Çocuk Kitapları Yazarı
Doğum:
İsveç / Småland, 14 Kasım 1907
Ölüm:
28 Ocak 2002
"Pippi Uzunçorap" adlı eseriyle dünyanın en ünlü çocuk edebiyatçıları arasına ismini yazdıran Astrid Lingren, 14 Kasım 1907'de Astrid Anna Emilie Ericsson adıyla Smaland yakınlarındaki Vimmerby'da dünyaya geldi. Bir çiftçinin kızı olan Lingren, 18 yaşında hamile kalınca yaşadığı kasabayı terk ederek İsviçre'in başkenti Stockholm'e taşındı. Başkentte bir büroda iş bulan genç kadın, sekreterlik yapmak üzere yetiştirildi. Staj süresini başarıyla tamamladıktan sonra sekreterliğe başlayan Astrid, ilk çocuğunun da babası olan Sture Lingren ile 1931'de evlendi ve evlendikten hemen sonra da ikinci çocuğuna hamile kaldı.

Çocukluğunda ve ilk gençlik yıllarında küçük küçük hikâyeler kaleme alan Lingren, başına gelen olaylar nedeniyle bu yeteneğini kullanamayarak kendini ev kadınlığına ve anneliğe adadı. Kitap yazmayı hiçbir zaman düşünmeyen genç kadın, kızı Karin'e anlatmak üzere hikâyeler uydurmaya başladı. 1944'de bu öyküleri "Britt-Mari İçini Döküyor" adlı kitabında bir araya getirdi. Kitabının kahramanı 1941 yılında yarattığı "Pippi Uzunçorap'tı ve bir yıl sonra büyük bir okur kitlesi Pippi Uzunçorap'ı dolayısıyla da Lingren ismini tanıyordu. Bir at ve bir maymunla birlikte Kunterbunt adlı villada oturan dünyanın en güçlü kızının, komşu çocukları Tommy ve Annika ile gerilim dolu serüvenler yaşaması İsviçre'deki pek çok çocuğun ilgisini çekmişti. Oldukça duyarlı ve mizah dolu bir üslupla çocukların hayal dünyalarını harekete geçirmeyi amaçlayan yazar, bir pedegog gibi parmağını kaldırarak genç okurlarını eğitmeye çalışmadı; Tam aksine Tommy ve Annika'nın aileleriyle cisimlendirdiği küçük burjuva dünyasının karşısına geleneklere aldırış etmeyen her türlü otoriteye karşı gelen Pippi'yi yerleştirdi.

Yazar 1946'dan itibaren Stockholm'de çocuk kitapları basan Raben & Sjögren Yayınevi'yle çalışmaya başladı. Üç kitap halinde yayınladığı ve bir dedektifin çeşitli zamanlarda çözmek zorunda kaldığı olayları anlatan "Baş Dedektif Blomkvist" adlı eserinin ardından gelen "Bullerbynli Çocuklar" yazarın ününe ün kattı.

Pippi'nin maceralarını kaleme almayı sürdüren yazar "Parmak Çocuk Nils Karlsson" adlı yapıtıyla çocukların düş dünyasında önemli bir yer edinmeyi başardı ve 1950'den sonra Kati ile Rasmus adlı kahramanları yarattı.

Lindgren 55 yaşına geldiğinde çocuklar için yeni kahramanlara ihtiyaç duydu. İyilik yapmaya çalışırken küçük felaketlere yol açan bu nedenle de adı afacan olarak anılan "Emil" tiplemesi böylece ortaya çıkmış oldu. Emil, yazar yayınevinden emekli olup ayrılıncaya ve yeni bir tiplemeye yönelinceye kadar çocuk kitaplarının başlıca kahramanı olmayı sürdürdü. 1973'te iyilikle kötülük arasındaki savaşı anlattığı "Aslan Yürekli Kardeşler" yayınlandı. Eski yapıtlarında genellikle tasasız olan kahramanları bu kez iyiliğin başarıya ulaşması için birçok aksiliği göğüslemek zorunda kalmıştı.

1978'de Alman Kitapçıları'nın Barış Ödülü'ne değer bulduğu Astrid Lindgren, İsveç vergi sistemini kıyasıya eleştirdiği halde İsveç metropolünde kaldı ancak bu durum o zamana kadar destek verdiği Sosyal Demokrat'lardan kopmasına neden oldu. 73 yaşına geldiğinde bir kez daha ilk göz ağrısı Pippi Uzunçorap serüveni yazarak kariyerinin doruğuna ulaşan Lindgren'in en büyük eseri ise ilk kez inandığı değerleri itiraf ettiği "Haydutun Kızı Ronja" oldu. Bu eserinde iki çocuğun sevgisiyle, birbirine düşman oldukları halde yıllar sonra bir araya gelen haydut çetelerini anlatır.

İlerlemiş yaşına rağmen yorulmak nedir bilmeden üretmeye devam eden yazar, 1980'li yılların ortalarında bir kez daha Emil'i anlatan hikâyeler yazarken bir yandan da "Assar Bubbla"yı kaleme aldı. Yazarlık faaliyetlerini yanı sıra sosyal etkinliklere de katılan, ülkesindeki hayvanları korumaya yönelik çalışmaları takip eden Astrid Lindgren, 86 yaşına geldiğinde, yaşamı boyunca devam ettirdiği hümanist çalışmalarından ötürü Alternatif Şeref Nobel Ödülü'nün sahibi oldu.

Eserleri
Britt-Mari İçini Döküyor (Britt-Mai leattar sitt hjaerta, 1944), Baş Dedektif Blomkvist (seri halinde yayınlandı / 1946, 1951, 1953), Bullerbynli Çocuklar (Alla vi barn i Bullerbyn, 1947), Parmak Çocuk Nils Karlsson (Nils Karlsson Pyssling, 1949), Aslan Yürekli Kardeşler (Bröderna Lejonhjaerta, 1973), Haydutun Kızı Ronja (Ronja Rövardotter, 1981), Assar Bubbla (1987)
Paketin içinde bir müzik kutusu vardı! Pippi sevinçten deliye döndü. Annika'nın sırtını okşadı, Tommy'nin sırtını okşadı, müzik kutusunu okşadı ve yeşil paket kağıdını öpüp okşadı.
"Kitaplardan uzak bir çocuk, hayatın en zevkli, eşsiz anlarını içeren büyülü bir dünyadan mahrum eksik bir çocukluk yaşar.”
Bazı insanlar büyük, bazı insanlar da küçük olduğunuzu düşünüyorlarsa, belki de olmanız gereken yaştasınızdır.
“Evden kaçmak eğlenceli bir şey olmalı. Ben de evden kaçmak isterdim,” dedi.
“Ama önce yanlarından kaçacağın kötü yürekli insanlar bulmalısın,” dedim.
“Buna hiç gerek yok,” dedi. “İnsan yine de kaçabilir. Ama birazcık! Sonra geri gelir.”
“Ben okul diye Arjantin’dekilere derim,” dedi etrafındaki çocukları gururla süzerek. “Asıl orada okula gitmeliydiniz. Noel tatilinden üç gün sonra, Paskalya tatili başlar. Paskalya tatili bittikten üç gün sonra da yaz tatili başlar. Yaz tatili 1 Kasım’da biter. Tabii 11 Kasım’da başlayan Noel tatiline kadar biraz zorlanırsınız. Ama hiç değilse ev ödevi diye bir şey yok. Arjantin’de ev ödevi yapmak kesinlikle yasak! Tamam, bazen gardıroba saklanıp da ev ödevi yapan bir ya da iki Arjantinli çocuk çıkar ama anneleri onları bir yakalarsa, vay hallerine. Hele toplama işlemi, oradaki okullarda adı bile anılmaz. Eğer bir çocuk 7 artı 5’in kaç ettiğini bilir de, bir de öğretmene söylecek kadar budala olursa, bütün bir gün utanç köşesinde tek ayak üzerinde dikilmek zorunda kalır. Yalnızca cuma günleri ders yaparlar, tabii ders yapacak kitap bulabilirlerse. Ama neyse ki orada hiç kitap yok.”
"Burada bir başına mı oturuyorsun?"
"Elbette hayır," dedi Pippi. " Bay Nilson'la atım da burada oturuyor."
"Tamam, ama hiç anne baba yok mu burada?"
"Hayır, birazcık bile yok," dedi Pippi gülerek.
"Peki gece olunca gidip yatmanı falan kim söylüyor?" diye sordu Anika.
"Kendim," dedi Pippi. "Önce olağan bir sesle söylüyorum. Söz dinlemezsem, bir daha, ama bu kez sert bir sesle söylüyorum. Yine söz dinlemeyecek olursam, o zaman basıyorum dayağı! Anladın mı?"
Yakında oyuncak bebeklerle oynayamayacak kadar büyüyeceğim. Üff, büyümek de ne sıkıcı bir şey olacak!
Kaç site dolaştım, kaç kitapciya sordum. Yok dediler. Sonra yine o aralar gezinirken yeni basımı tanitiliyordu Pippi'nin. Hem de üç kitap ciltli bir halde. Evinizde minikler için bir kitaplik olmali sevgili okurlar. Ben minik yegenime hazırlıyorum. Ona miras adina aldim bu güzel kalpli kızın maceralarını.

O çilli, cesur ve bir sürü altını olan bir kız.
Çok seveceksiniz. Küçük Prens'ten sonra en sevdiğiniz bu olacak belki de..
Kalbinizin kötülükle tanismasina izin vermeyin. Mutlu okumalar, cocuk kalplilere selam.
Kitabı 2 saatte okudum bitti..
Hem işin büyüsü turuncu saçları olan kızın kapağının altına
Soyut kavramlar öylesine ince işlenmiş ki Pippi Uzunçorap' ın persfektifi bana kahkaha atmayı öğretti gülümsemekten de öteye gelebiliyormuşum belki beraber büyük okyanusa açılırız yani o zaten açılmış bende peşine takılayım diyorum
Özetlemek gerekirse hayal gücünün sınırlarının olmadığı bir kez daha kanatlarımla rüzgarı selamlarken hissetim️
Yetişkinler de çocuk kitabı okur mu okur:) Hayatımda okuduğum en sevimli çocuk kitaplarından biri. Çocukken okuduğumda duyduğum heyecanı yine hissettiren, keşke kitabın konu aldığı yerde yaşasam dedirten samimi hikayeler.. Bu kitabı okumak için çocuğunuzun olmasını beklemeyin :)
O mıncıklanası bir deli,palavrası tatlı bir çilli, lafları gediğe oturacak denli sivri ve hepimizden pek güçlü,hayalci. Onun adı Pippi.
İskandinavların her bir şeyine tapan biri olarak dünyaya nam salmış bu turuncu saçlı tuhaf kızımızın maceralarını okumadan geçmedim eşek kadar olsam da uzaktan. Size tavsiyem, kayıp çocukluğunuza dahil olan kitaplar varsa zaman hesabından vazgeçin ve okuyun. Yaşıyorsak şayet hayaller hepimiz için.
Şimdiden size iyi okumalar dilerim.
İlkokulda en iyi arkadaşım ödünç vermişti "Pippi Uzun Çorap Issız Köşkte " kitabını... O kadar sevmiştim ki, elimden bırakmadan bir solukta bitirmiştim. Uzun zaman sonra kitaplığımda bu seriye yer vermek için her yerde arasam da basımı durduğu için bulamadım. Bursa'da bir sahafta 2 kitabı bulup, bu ümitle sahafın altını üstüne getirdikten sonra 3. kitabı bulduğumda mutluluktan ağladığımı hatırlıyorum.

Pippi Uzunçorap, Astrid Lindgren'in kızının hasta olduğu bir dönemde, kızını eğlendirmek için uydurduğu bir karakter olup, bu serinin ilk kitabini, 1945'te tamamladığında kızına 10. doğum günü hediyesi olarak hediye eder.

Çocuk kitabı olarak bilinen Pippi Uzunçorap'ı yıllar sonra yeniden okuduğumda kahkahalarla güldüğüm, "çocukken bu ayrıntıları anlayabilmiş miydim acaba?" diye düşünmekten kendimi alamadığım, tek kelimeyle "kült" bir eser.

Herkesten çok farklı, çok sevimli, yerçekimine aykırı konumlanmış turuncu saçları iki yanında örgülü, çilli, uzun çoraplı, garip giyinimli bir kız çocuğudur Pippi. Annesi o doğar doğmaz melek olmuş, denizci olan babası ise yakın zaman önce korsanlarla verdiği amansız bir savaşta hayatını kaybetmiş ancak Pippi'ye çuvalla altın bırakmıştır. Küçücük yaşında bu zenginliğe sahip olan Pippi her yönüyle yaşıtlarından hatta tüm insanlardan faklıdır. Kocaman bir at ve babasından kalan maymunu ile birlikte kocaman bir villada yaşar. Gözü pek, korkusuz, her türlü zorluğa ilginç de olsa çözümlerle bir yol bulan bir kız çocuğudur Pippi. Kendi kendini okula yazdırır, düzenli olarak okuluna gider ancak yıllarca babasıyla dünyayı gezen Pippi'ye ilkokulda öğretilenler çok anlamsız gelir.

Tamamen kendine has tarzı ve güçlü duruşuyla herkesin idolü olan Pippi, insanların kalıplaşmış alışkanlıklarını, geleneksel yönlerini eleştirmeye bayılır.

Bir de yaşadıklarıyla ilgili palavra atmaya bayılır Pippi Uzunçorap, özellikle de işine gelmeyen konularda... Serinin son kitabından, Pippi'nin ağzından bir alıntı:

“Ben okul diye Arjantin’dekilere derim,” dedi etrafındaki çocukları gururla süzerek. “Asıl orada okula gitmeliydiniz. Noel tatilinden üç gün sonra, Paskalya tatili başlar. Paskalya tatili bittikten üç gün sonra da yaz tatili başlar. Yaz tatili 1 Kasım’da biter. Tabii 11 Kasım’da başlayan Noel tatiline kadar biraz zorlanırsınız. Ama hiç değilse ev ödevi diye bir şey yok. Arjantin’de ev ödevi yapmak kesinlikle yasak! Tamam, bazen gardıroba saklanıp da ev ödevi yapan bir ya da iki Arjantinli çocuk çıkar ama anneleri onları bir yakalarsa, vay hallerine. Hele toplama işlemi, oradaki okullarda adı bile anılmaz. Eğer bir çocuk 7 artı 5’in kaç ettiğini bilir de, bir de öğretmene söylecek kadar budala olursa, bütün bir gün utanç köşesinde tek ayak üzerinde dikilmek zorunda kalır. Yalnızca cuma günleri ders yaparlar, tabii ders yapacak kitap bulabilirlerse. Ama neyse ki orada hiç kitap yok.”

Yakın zaman önce yeni basımlarının çıkmasıyla yeniden okuyucusuyla buluşan Pippi Uzunçorap, gerek tv dizisi, gerek filmler, gerek de kitaplarıyla tanınan Pippi Uzunçorap, her yaşta herkesin okurken zevk alacağı, arşivlenmesi gereken bir edebi eser.
Çocukluğumun kitabı... O kadar seviyordum ki kaybolmasın diye saklamıştım ama bir türlü bulamadım. O gün bu gündür kayıp. Kitabı satan yerlerde çok az. En kısa zamanda kütüphaneme dahil etmeyi düşünüyorum. Bence bütün çocuklara hayal güçlerinin gelişmesi için okutturulmalı.
Sarıçam Okuma Şenliği’nde 5. Sınıf öğrencilerimiz için seçtiğimiz kitaplardan biri de Şamatalı Köy’dü. 104 sayfalık bu ince kitabın yarısı da resimlerden oluşuyor. Bir saat bile sürmeden kitabı bitiriyorsunuz ama keşke yazar daha uzun yazsaydı diyorsunuz. Birbirine komşu 3 çiftlik evi, bu evlerde yaşayan 6 çocuk ve onların maceraları o kadar tatlı bir üslupla anlatılmış ki okumaya doyamadım. Zaten şamatalı Köy’ü 2016’da okuduğum en iyi 10 kitap listesine de koydum. 100 temel eser listesinde de olan kitap ilkokul çağındaki çocuklar için mükemmel bir tercih.
Lisa ve arkadaşlarının maceradan maceraya koştukları şamatalı köyde yaşananları anlatan bu kitap gayet sürükleyici olması bir yana bir o kadar da maceralı...
Bu kitap çok komik bir kitap.Bu kitap Pipi adlı (azıcık çılgın ve komik)bir kızın hikayesini anlatır.Bu kitabı ve Astrid Lindgren öbür kitaplarını öneririm.
kitap okumayi bu kitapla sevmeye baslamistim. sinif ogretmenimizin zoruyla kutuphaneden kitap secmek zorunda kaldigim bi gun oylesine alip okudugum, o gunden sonra da kitap okumaya bakisimin degistigi bi kitap. artik piyasa da sacma sapan cocuk kitaplari var ama yine de bulun ve cocuklariniza bu eglenceli kitabi hediye edin..

Yazarın biyografisi

Adı:
Astrid Lindgren
Tam adı:
Astrid Anna Emilie Ericsson
Unvan:
İsveçli Çocuk Kitapları Yazarı
Doğum:
İsveç / Småland, 14 Kasım 1907
Ölüm:
28 Ocak 2002
"Pippi Uzunçorap" adlı eseriyle dünyanın en ünlü çocuk edebiyatçıları arasına ismini yazdıran Astrid Lingren, 14 Kasım 1907'de Astrid Anna Emilie Ericsson adıyla Smaland yakınlarındaki Vimmerby'da dünyaya geldi. Bir çiftçinin kızı olan Lingren, 18 yaşında hamile kalınca yaşadığı kasabayı terk ederek İsviçre'in başkenti Stockholm'e taşındı. Başkentte bir büroda iş bulan genç kadın, sekreterlik yapmak üzere yetiştirildi. Staj süresini başarıyla tamamladıktan sonra sekreterliğe başlayan Astrid, ilk çocuğunun da babası olan Sture Lingren ile 1931'de evlendi ve evlendikten hemen sonra da ikinci çocuğuna hamile kaldı.

Çocukluğunda ve ilk gençlik yıllarında küçük küçük hikâyeler kaleme alan Lingren, başına gelen olaylar nedeniyle bu yeteneğini kullanamayarak kendini ev kadınlığına ve anneliğe adadı. Kitap yazmayı hiçbir zaman düşünmeyen genç kadın, kızı Karin'e anlatmak üzere hikâyeler uydurmaya başladı. 1944'de bu öyküleri "Britt-Mari İçini Döküyor" adlı kitabında bir araya getirdi. Kitabının kahramanı 1941 yılında yarattığı "Pippi Uzunçorap'tı ve bir yıl sonra büyük bir okur kitlesi Pippi Uzunçorap'ı dolayısıyla da Lingren ismini tanıyordu. Bir at ve bir maymunla birlikte Kunterbunt adlı villada oturan dünyanın en güçlü kızının, komşu çocukları Tommy ve Annika ile gerilim dolu serüvenler yaşaması İsviçre'deki pek çok çocuğun ilgisini çekmişti. Oldukça duyarlı ve mizah dolu bir üslupla çocukların hayal dünyalarını harekete geçirmeyi amaçlayan yazar, bir pedegog gibi parmağını kaldırarak genç okurlarını eğitmeye çalışmadı; Tam aksine Tommy ve Annika'nın aileleriyle cisimlendirdiği küçük burjuva dünyasının karşısına geleneklere aldırış etmeyen her türlü otoriteye karşı gelen Pippi'yi yerleştirdi.

Yazar 1946'dan itibaren Stockholm'de çocuk kitapları basan Raben & Sjögren Yayınevi'yle çalışmaya başladı. Üç kitap halinde yayınladığı ve bir dedektifin çeşitli zamanlarda çözmek zorunda kaldığı olayları anlatan "Baş Dedektif Blomkvist" adlı eserinin ardından gelen "Bullerbynli Çocuklar" yazarın ününe ün kattı.

Pippi'nin maceralarını kaleme almayı sürdüren yazar "Parmak Çocuk Nils Karlsson" adlı yapıtıyla çocukların düş dünyasında önemli bir yer edinmeyi başardı ve 1950'den sonra Kati ile Rasmus adlı kahramanları yarattı.

Lindgren 55 yaşına geldiğinde çocuklar için yeni kahramanlara ihtiyaç duydu. İyilik yapmaya çalışırken küçük felaketlere yol açan bu nedenle de adı afacan olarak anılan "Emil" tiplemesi böylece ortaya çıkmış oldu. Emil, yazar yayınevinden emekli olup ayrılıncaya ve yeni bir tiplemeye yönelinceye kadar çocuk kitaplarının başlıca kahramanı olmayı sürdürdü. 1973'te iyilikle kötülük arasındaki savaşı anlattığı "Aslan Yürekli Kardeşler" yayınlandı. Eski yapıtlarında genellikle tasasız olan kahramanları bu kez iyiliğin başarıya ulaşması için birçok aksiliği göğüslemek zorunda kalmıştı.

1978'de Alman Kitapçıları'nın Barış Ödülü'ne değer bulduğu Astrid Lindgren, İsveç vergi sistemini kıyasıya eleştirdiği halde İsveç metropolünde kaldı ancak bu durum o zamana kadar destek verdiği Sosyal Demokrat'lardan kopmasına neden oldu. 73 yaşına geldiğinde bir kez daha ilk göz ağrısı Pippi Uzunçorap serüveni yazarak kariyerinin doruğuna ulaşan Lindgren'in en büyük eseri ise ilk kez inandığı değerleri itiraf ettiği "Haydutun Kızı Ronja" oldu. Bu eserinde iki çocuğun sevgisiyle, birbirine düşman oldukları halde yıllar sonra bir araya gelen haydut çetelerini anlatır.

İlerlemiş yaşına rağmen yorulmak nedir bilmeden üretmeye devam eden yazar, 1980'li yılların ortalarında bir kez daha Emil'i anlatan hikâyeler yazarken bir yandan da "Assar Bubbla"yı kaleme aldı. Yazarlık faaliyetlerini yanı sıra sosyal etkinliklere de katılan, ülkesindeki hayvanları korumaya yönelik çalışmaları takip eden Astrid Lindgren, 86 yaşına geldiğinde, yaşamı boyunca devam ettirdiği hümanist çalışmalarından ötürü Alternatif Şeref Nobel Ödülü'nün sahibi oldu.

Eserleri
Britt-Mari İçini Döküyor (Britt-Mai leattar sitt hjaerta, 1944), Baş Dedektif Blomkvist (seri halinde yayınlandı / 1946, 1951, 1953), Bullerbynli Çocuklar (Alla vi barn i Bullerbyn, 1947), Parmak Çocuk Nils Karlsson (Nils Karlsson Pyssling, 1949), Aslan Yürekli Kardeşler (Bröderna Lejonhjaerta, 1973), Haydutun Kızı Ronja (Ronja Rövardotter, 1981), Assar Bubbla (1987)

Yazar istatistikleri

  • 11 okur beğendi.
  • 102 okur okudu.
  • 1 okur okuyor.
  • 39 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.