Atilla Yayla

Atilla Yayla

YazarÇevirmen
8.0/10
17 Kişi
·
64
Okunma
·
9
Beğeni
·
1.103
Gösterim
Adı:
Atilla Yayla
Unvan:
Yazar
Doğum:
Kırşehir, 3 Mart 1957
3 Mart 1957’de Kırşehir, Kaman’da doğdu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinden lisans (1980), yüksek lisans (1982), doktora derecesi aldı (1986). Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi ve Hacettepe Üniversitesinde öğretim üyeliği yaptı (1986-2000) Profesör Yayla Gazi Üniversitesinde uzun yıllar öğretim üyesi sıfatıyla bulunmuştur. TDV, LDT, TSİD, MontPelerin cemiyeti gibi kurumlarda üyelikleri vardır. Liberal Düşünce Topluluğu kurucularındandır ve uzun süre başkanlığını yürütmüştür. Yorktown Internet University ve Center for New Europe üyesidir. Britanya ve ABDde birkaç defa farklı üniversitelerde ziyaretçi öğretim üyesi olarak bulunmuştur. Yeni Şafak ve Zaman gazetelerinde yazıları yayınlanmıştır. İngiltere Buckingham üniversitesinde misafir öğretim üyeliği yapmıştır. Atilla Yayla, Sinan Çetinle birlikte Plato Film Okulunu meslek yüksek okuluna dönüştürerek,Gazi üniversitesi öğretim üyeliğine son vermiştir. Halen Plato Meslek Yüksekokulu Müdürlük görevini yürütmektedir.
Benim savunduğum kapitalizm tabii ki liberal kapitalizm. Devletin çekip çevirdiği devletin firmaları yönlendirdiği kooperatist, faşist, sosyalist unsurların iç içe geçtiği bir kapitalizm değildir. Benim savunduğum kapitalizm piyasalara girme ve çıkma beklentisinin olduğu ve devletin iktisadi faaliyetlere mümkün mertebe burnunu sokmadığı, şirketleri kayırma veya engelleme yolunda özel bir çabanın sarf edilmediği bir kapitalizmdir. Böyle bakıldığında bu kapitalizmin liberalizmin ekonomik teorisi, ekonomik vechesi olduğu söylenebilir. Bu faydalı mıdır zararlı mıdır? Bana göre son derece faydalıdır. Çünkü liberal kapitalizmin olmadığı ülkelerin sefaletten kutulamadıklarını ve güvenlik temel endişe olduğu içinde otoriter rejimlerin daha kolay kurulabildiğini tarihi tecrübeyle hepimiz biliyoruz.
Bu ismi (kapitalizm) bulanlar da liberalizmi, kapitalizmi savunan yazarlar, filozoflar değil. Kapitalizmin karşıtlarıdır bu ismi bulanlar.
Paranın insanlığa gerçekten çok büyük faydaları var. Tek cümleyle, para olmasaydı insanlar şimdiki kadar özgür ve müreffeh olamazdı. Bu durumda, 'yaşasın para!' desem ayıp olur mu?
Piyasa ekonomisi medeniyetin temel unsurudur. Bu hem iktisadi hem de siyasi ve hukuki açıdan böyledir. Piyasa ekonomisine karşı çıkmak insanlığın açlık, sefalet ve eşitsizliğin mahkumu olacağı; herkesin bir dilim ekmek için insan kardeşlerine karşı canavar kesileceği; eşitsizlik ve ekonomik tahakkümün egemen olacağı bir dünyaya davetiye çıkarmaktır.
"Dinin doğruluğu bir doğa üstü güce atıfla açıklanır. Ya ideolojinin doğruluğu nereden kaynaklanır? Ancak, nihai meșruluk kaynağı ideolojinin mutlak doğru olduğuna inanılmasıdır. Ideoloji doğrudur, çünkü doğrudur. Onu geliștiren kiși veya kișilerin hata yapması düșünülemez. Bu tavrın en tipik örneği Marksist Sosyalistlerin Marx'a ve sosyalizme bakıșıdır. Onlara göre Marx beșerin kaderinin sırlarını çözmüș bir deha, hatta bir peygamberdi."

Atilla Yayla dincileri dogmatiklikle suçlayan 'ilerici' Marxistleri güzel paylamıș :)
Modernliğin bir nispet meselesi olduğunu unutmayın. Her zaman dilimi ondan önceki zaman dilimlerine göre moderndir, yani son zamana daha yakındır. Gözden kaçırılmaması gereken bir diğer nokta, modernin modern olmayandan, modernin modern öncesinden tamamen kopuk, bütünüyle yeni ve farklı olamayacağıdır. Bu eșyanın tabiatina, ontolojik gerçekliğe aykırıdır. Modern öncesi, modern ve post-modern ayrımı zamanın kendisinin değil biz insanları yaptığı ayrımdır. Zaman böyle bir muameleye tabi tutulduğunu bilseydi belki de kızardı.
Milli birlik ve beraberlik marşlarla ve sloganlarla değil, ancak ve ancak ulusal başarılarla sağlanır.
Yazarın tek derdi; kendi söylediklerine karşı temelli, ispatlı sözler duymak. Söyledikleri düşünüldüğü zaman mantık çerçevesinde olduğu belli oluyor. Beğendiğim şeylerden biri en son cümlesiydi ki bu cümle, bu eğitimcinin bütün kitaplarını okuma isteğimin asıl nedenidir.
İlk baskısını 1992'de yapan bu kitap, Türkiye'de liberalizm konulu ilk kitaptır. Atilla Yayla da liberal kişiliği ile tanınır. Kitabın genel içeriği liberalizmin ne olup ne olmadığıdır. Hakkında çok sayıda yanlış bilginin dolaştığı bu ideolojinin genellikle John Locke'a dayandırılan ilk fikirlerinden günümüze kadarki tarihi seyrini ve bu seyirde katkı sağlamış, fikir ayrılığına düşmüş kişilerin görüşleriyle birlikte verilmiştir. 1992'de yayınlanmasına karşın bugün hala kullanılan temel kitaplardan biri olup okunmaya değerdir.

Yazarın biyografisi

Adı:
Atilla Yayla
Unvan:
Yazar
Doğum:
Kırşehir, 3 Mart 1957
3 Mart 1957’de Kırşehir, Kaman’da doğdu. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesinden lisans (1980), yüksek lisans (1982), doktora derecesi aldı (1986). Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi ve Hacettepe Üniversitesinde öğretim üyeliği yaptı (1986-2000) Profesör Yayla Gazi Üniversitesinde uzun yıllar öğretim üyesi sıfatıyla bulunmuştur. TDV, LDT, TSİD, MontPelerin cemiyeti gibi kurumlarda üyelikleri vardır. Liberal Düşünce Topluluğu kurucularındandır ve uzun süre başkanlığını yürütmüştür. Yorktown Internet University ve Center for New Europe üyesidir. Britanya ve ABDde birkaç defa farklı üniversitelerde ziyaretçi öğretim üyesi olarak bulunmuştur. Yeni Şafak ve Zaman gazetelerinde yazıları yayınlanmıştır. İngiltere Buckingham üniversitesinde misafir öğretim üyeliği yapmıştır. Atilla Yayla, Sinan Çetinle birlikte Plato Film Okulunu meslek yüksek okuluna dönüştürerek,Gazi üniversitesi öğretim üyeliğine son vermiştir. Halen Plato Meslek Yüksekokulu Müdürlük görevini yürütmektedir.

Yazar istatistikleri

  • 9 okur beğendi.
  • 64 okur okudu.
  • 2 okur okuyor.
  • 117 okur okuyacak.
  • 1 okur yarım bıraktı.