Bahadır Yenişehirlioğlu

Bahadır Yenişehirlioğlu

Yazar
7.8/10
327 Kişi
·
794
Okunma
·
255
Beğeni
·
7.770
Gösterim
Adı:
Bahadır Yenişehirlioğlu
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
Akhisar, 1962
1962 yılında Akhisar’da doğdu. 1979 yılında Akhisar Lisesi’ni bitirdikten sonra Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni kazandı ve 1985 yılında mezun oldu. Daha sonra Manisa Akhisar’da serbest avukat olarak çalışmaya başladı. Fransa, İspanya, İsviçre, İtalya, Almanya, İngiltere, Bosna Hersek, Karadağ, Hırvatistan, Fas, Tunus, Mısır, İran, Pakistan, İsrail, Suudi Arabistan, Ürdün, Suriye, Dubai, Bahreyn gibi ülkelerde halklar ve toplumlar üzerinde araştırmalarda bulunmuş ve “Beyaz Usta Siyah Çırak” isimli romanını kaleme almıştır. Ulucamii Eğitim ve Kültür Vakfı, AK-SEK Vakfı, İnsan Hakları Komisyonu, İlçe Cezaevleri İzleme ve Denetleme Komisyonu ve Akhisar Tenis Severler Derneği'nde çalışmalarda bulunmuştur. Söz konusu derneklerde halen çalışmalarını devam ettiren Yenişehirlioğlu, evli ve iki çocuk babasıdır.
"Her neredeysen ve nerede olursan ol, senin de aynı gökyüzü ve bulutlara baktığını bilmektir benim için yaşamak.
Kavuşuncaya kadar yaşayacağız... "
Ne diyor efendimiz:
'Birimiz uyuyunca şeytan ensesine üç düğüm atar. Her düğümü atarken düğüm attığı yere eliyle vurarak, üzerine uzun bir gece olsun, yat, dileğinde bulunur. İnsan uyanır da Allah'ı zikrederse bir düğüm çözülür. Abdest alırsa ikinci düğüm çözülür. Bir de namaz kılarsa bütün düğümler çözülmüş olur. Böylece kul canlı ve hoş bir halet-i ruhiye ile sabaha erer. Aksi halde, habis ruhlu, içi kararmış ve uyuşuk bir vaziyette sabaha erer.'
Salıncakta sallandığımız gün duruyor mu hâlâ zamanı dondurduğum anda? bir onu hatırlıyorum, bir de anamın arkadan esen güven dolu kokusunu...
"Belki affetmeyerek kendimizi haklı konuma getiriyoruz ama unutuyoruz hiç mi suçumuz ve katkımız yok olanlarda?
Affediciliğin öneminden bahsedip duruyoruz ama affetmeye sıra geldiğinde ne cimri ne korkak insan!"
208 syf.
·1 günde
Öncelikle hemşerim ve meslektaşım Bahadır Yenişehirlioğlu'na teşekkür etmek istiyorum. Konuya geçmeden mekana değinmek istiyorum. Kitapta mekan olarak Akhisar'ı seçmesi ve tarihinden (Thyateria, Amazonlar, ilk kilise), coğrafyasından (Karahöyük dağı) ve sosyo ekonomik durumundan (zeytin, tütün) bahsetmesi, bunu hikayeyle bütünleştirmesi çok hoşuma gitti. Memleketim diye demiyorum ama nasıl Yaşar Kemal okurken Çukurova'da, Cengiz Aytmatov okurken Orta Asya'nın bozkırlarındaymışım gibi hissediyorsam bu kitabı okurken de Akhisar ve tarihinde dolaşmış gibi hissettim kendimi.
Hikayeye gelecek olursak olay örgüsü ve konu çok iyiydi, açıkçası bu kadar iyi bir şey beklemiyordum. Şizofren olan bir kız ve bunun çevresinde geçen ama çoğu karakteri ve hayatlarını ayrıntılı olarak bize aktaran bir kitap olmuş. Dil olarakta gayet iyi ve duygu dolu okuyucuyu olayların içine çeken bir kitap. Bölüm sonlarında ki abartılı şiirsel kısımlar hoşuma gitmedi sadece ve bu kadar dram biraz ağır geldi. Ama kitapta yer yer çok beğendiğim kısımlar oldu.
336 syf.
·4 günde·Beğendi·10/10
Evet uzun süredir merakla beklediğim bir yazarla, Bahadır Yenişehirlioğlu ile tanıştığım kitap" Tahta At" oldu. Tahta At bir aile yaşamının öyküsünde ilerliyor. Olaylar birbirine girip tekrar ayrılsa da yine aynı noktada buluşuyor. Ama değişmeyen tek bir şey var o da yaşanılan her şeyin bir sonraki zamanda karşılarına çıkması. Hayat da böyle değil midir zaten?

Kitap sade ve akıcı dili ile rahatlıkla okunabilecek nitelikte. Ayrıyeten şiirsel bir anlatıma sahip. Bazen bu şiirsellik bir melodi haline bile gelebiliyor. :)

Aslında bu kitap insanın içinde yaşamış olduğu savaşı gözler önüne seriyor. Hayatımızdaki seçimlerin sonucunu ve açtığımız kapıların nereye açıldığını somut şekilde gösteriyor. En önemlisi her şey kaderden deyip insan iradesine yokmuş gibi davranıldığı sırada, 'bu yaşanılanlar senin seçiminin sonucu' olduğunu bir kez daha gösteriyor insana.

Benim için roman, olaylar içinde hayattan bir parça bulduğum, anlatılanlar içinden az da olsa bana bir şeyler katabilen bir nitelikte olmalıdır. Ve ben Tahta At kitabı ile istediğim roman kitabı türüne ulaştığımı düşünüyorum.
Hala Bahadır Yenişehirlioğlu ile tanışmamış olanlara ise bir an önce tanışmaları gerektiğini söylüyor ve bu kitabı herkese şiddetle tavsiye ediyorum. :)
224 syf.
Bir arkadaşımın hediye etmesiyle okuma fırsatı bulduğum bu eserde, küçük yaşta birbirlerinden ayrılmak zorunda kalan iki kardeşin özlem dolu hikayesi üzerinden Yemen Cephesi üzerinde yaşananlar anlatılıyor. Çölün gündüz kavurucu sıcağında, gece ise dondurucu soğuğunda; susuzlukla, açlıkla, hastalıklarla mücadele eden askerlerimizin yürek burkan halleri insanı çok etkiliyor. Tüm bu olanlara, günümüzden Yemen Türküsünün kayıp dizeleri üzerinden bir yolculuk yapılıyor. Bu eserden sonra özellikle Yemen Cephesi üzerinde yaşananları derinlemesine öğrenmek için Mehmed Niyazi'nin "Yemen! Ah Yemen" ve Feridun Kandemir'in "Fahrettin Paşa'nın Medine Müdafaası" kitabını okumak için sabırsızlanıyorum.
Herkese keyifli okumalar.
224 syf.
·3/10
Direk konuya giriyorum. Bir yanda Yemen'de zorla ayrılan iki kardeş, Yemen cephesindeki askerlerimiz ve zorlu günler diğer yanda Yemen türküsünün kayıp mısralarını arayan bir kadın. Olaylar geçmiş ve günümüzün harmanlanarak iki farklı zaman diliminde geçiyor. Konusunu beğenerek belki bir umut diye başladım ama ne mümkün. Yazarın daha önce Tahta At kitabını okuduğum için anlatış tarzını biliyordum ve bu sorunu yine yaşadım . Dili basit o yüzden hızlı gidiyor ama olaylar kopuk kopuk ilerliyor. Anlam bütünlüğü yok farklı yerlerden alınıp birleştirilmiş gibi eğreti duruyor.Olaylar ilerlerken hooop bir bakıyorsun birden özlü sözünü yapıştırmış araya yazarımız. Bence yazar aforizmalar kitabı çıkarsa daha iyi olur. Roman yazmak zor zaanattir ve bazı hususlara dikkat etmek gerekir mesela tarih bilgileri aktarılıyor iyi hoş ama eğer alıntı yapacaksanız kaynak belirtmek zorundasınız. Bu herkes için geçerlidir. En arka sayfaya baktığımda Kaynakça kısmı göremedim malesef.
 Kitaptan bazı cümleler beni son derece rahatsız etti aynen aktarıyorum. "Mekke Emiri Şerif Hüseyin de kendi isyan hareketinin Halife'ye karşı değil, ancak bozkurda ibadet edecek derecede Turancılıkla şartlanmış Türklere karşı olduğunu söylemişti." Şimdi soruyorum böyle bir cümleye neden gerek duyulmuş olabilir? Amaç İttihatçıları bu şekilde mi suçlamak ?
Yine başka bir alıntıdan devam ediyorum. "Hepimiz ümmetin parçalarıyız, bunu sakın unutma. Araplar, Acemler, Türkler gibi fırkalara ayrılmayacağız." Bende buna cevap olarak Kur'an'da geçen Hucurat suresi 13. ayeti söylüyorum. " Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık..." 
 
Sonuç olarak kitaptan ne umdum ne buldum gibi bir şey oldu. Böyle bir konu seçip de kitabın hakkını verememek diyorum susuyorum .
336 syf.
·6 günde·5/10
İlk Bahadır Yenişehirlioğlu kitabım... Maalesef sevdiğimi söyleyemeyeceğim. Türk dizilerini sevmeyen biri olarak, Türk dizisi tadında bir roman okumak bana çok sıkıcı geldi. Aşk hakkında uzun uzadıya cümleler de çok sıkıcıydı. Bir sonraki bölümü tahmin edebileceğiniz, herhangi bir heyecanı olmayan bir romandı. Kurgusu çok zayıftı, okunmasa da olabilirdi yani...
208 syf.
·5 günde·Beğendi·10/10
Evett senenin ilk kitabının da kapağını kapattık. Son Hasat, yine psikolojik bir eser. Aslında ne yazacağımı bilmiyorum desem inanır mısınız? Karakter tahlilleri müthişti. Ilk kez okuyorum bu yazıları ve yine kadın tahlilleri kuvvetli bir yazar. Keza daha önce hiç okumadan Kedili Kütüphane'deki programını izlemiştim size de tavsiye ederim. Gerçekten ne yazacağımı bilemiyorum. Hani yazdığım şeyler kitap hakkında fikir verecek diye korkuyorum. Şunu söylemeliyim ki uzun zamandır ilk kez bir roman beni daha ilk sayfalardan içine çekti. Hani sanki okumuyordum da o karakterlerin yanında yöresinde ben de onlarla birlikteymişim gibi hissettim. Çok başarılı, güzel bir kitap olmuş... Aklım hala Hilal'de. Sanki o Hilal bizim aileden biriymiş gibi hissettim şu 3 günde. Çok iyi bir romandı. Ne yazsam ipucu verecekmişim gibi geliyor, bu yüzden alın okuyun diyorum.
224 syf.
·Beğendi·5/10
Genç bir kız olan kerime evlenmeyi beklerken yaşadığı sıkıntılar. Babasının hastalanması sonrası annesinin onu ilk gelen ile görücü usulü evlendirmesi. Kerimenin daha çocuk iken yaşadığı sıkıntılar dolayısıyla travmaları evliliği sırasında da yaşadığı sıkıntılar ile bu kat kat artmıştı. Yazardan daha çok iyi bir kitap yazmasını beklerdim.
304 syf.
·16 günde·Beğendi·10/10
Öncelikle kitabı çok beğendim.Yazarın daha önce hiç kitabını okumamıştım.Okuduğum ilk kitabı.İyi ki de okumuşum dediklerimden.İlk olarak ben kitabın daha çok Abdulhamit dönemimdeki tarihi olaylardan bahsedeceğini sanmıştım ama öyle değildi. Tabii içinde tarih de barındırıyor ama sıkmadan dozunda.
Kitap daha çok Tahsin Paşa nın kişiliği sevgisi ailesi ve payitahta olan sadakati ve sevgisinden bahsediyor. Öyle güzel başlıyor ki anlatmaya en başından taa çocukluğundan.
Tahsin Paşa 'nın naifliğinden çok etkilendim doğrusu. Böyle insanların hala dünyada var olduğunu umut ediyorum.
Güzel bir biyografi romanı olmuş.Altı çizili bir sürü cümlem var kitapta burayada aktardığım gibi.
kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum.
208 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
Öncelikle yazara biraz değinmek istiyorum. Bahadır Yenişehirlioğlu'nu gerçekten çok seviyorum. Tanıdığım kadarıyla mütevazi kişiliği , yaptığı işlerdeki yeteneği ve kalitesi ile çok severek takip ettiğim bir yazar ve oyuncu aynı zamanda. Neredeyse bütün kitaplarını okudum. Kullandığı sade dil ve geçmişle günümüzü harmanlaması hikayeleri birbirine bağlaması benim çok hoşuma gidiyor açıkcası.
Kitapla ilgili olan yorumuma geçiyorum. Bazı kısımlarda gerçeklikle hayal olan kısımlar karışsa da şizofrenik vakalar olduğu için normal karşılanabilir bu. Hilal gerçekten benim için uzun süre acısını hatırlayacağım bir karakter olacak başına gelenler ondan başka herkesin suçu sanki. Aynı zamanda gücün ve paranın hüküm sürdüğü hayatlar ve yine bu güç ve ünün kararttığı hayatlar çok klasik değil mi? Ne yazık ki insanlık var oldukça para ve ün bu denli insanların gözünü kararttıkça bu hikayeler hayatın gerçekleri olarak önümüze sunulmaya devam edecek.
208 syf.
·1 günde·7/10
Kitabın çok farklı bir kurgusu var. Hilal ve diğerleri.. Şizofreni bir kız, ailesi ve yaşadıkları. Kitaba başlarken hiç böyle bir akış hayal etmemiştim. Psikolojik tahliller ve karakterler gayet başarılı yalnızca aralardaki şiirsel kısımları pek sevemedim. Farklı tarz sevenler için okunabilir.

Yazarın biyografisi

Adı:
Bahadır Yenişehirlioğlu
Unvan:
Türk Yazar
Doğum:
Akhisar, 1962
1962 yılında Akhisar’da doğdu. 1979 yılında Akhisar Lisesi’ni bitirdikten sonra Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni kazandı ve 1985 yılında mezun oldu. Daha sonra Manisa Akhisar’da serbest avukat olarak çalışmaya başladı. Fransa, İspanya, İsviçre, İtalya, Almanya, İngiltere, Bosna Hersek, Karadağ, Hırvatistan, Fas, Tunus, Mısır, İran, Pakistan, İsrail, Suudi Arabistan, Ürdün, Suriye, Dubai, Bahreyn gibi ülkelerde halklar ve toplumlar üzerinde araştırmalarda bulunmuş ve “Beyaz Usta Siyah Çırak” isimli romanını kaleme almıştır. Ulucamii Eğitim ve Kültür Vakfı, AK-SEK Vakfı, İnsan Hakları Komisyonu, İlçe Cezaevleri İzleme ve Denetleme Komisyonu ve Akhisar Tenis Severler Derneği'nde çalışmalarda bulunmuştur. Söz konusu derneklerde halen çalışmalarını devam ettiren Yenişehirlioğlu, evli ve iki çocuk babasıdır.

Yazar istatistikleri

  • 255 okur beğendi.
  • 794 okur okudu.
  • 51 okur okuyor.
  • 583 okur okuyacak.
  • 11 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları