Banu Avar

Banu Avar

Yazar
8.3/10
333 Kişi
·
792
Okunma
·
173
Beğeni
·
4.243
Gösterim
Adı:
Banu Avar
Unvan:
Türk yazar, gazeteci, program yapımcısı ve sunucusu
Doğum:
Eskişehir, 18 Temmuz 1955
Gazetecilik hayatına Süreç dergisinde başladı. Londra City Üniversitesi’nde televizyonculuk alanında yüksek lisans yaptı. BBC’nin belgesel kurslarına katıldıktan sonra BBC Türkçe Yayınlar Bölümü’nde programcı ve sunucu olarak çalıştı. Ardından TRT Londra muhabirliğini üstlendi. Günaydın, Vatan, Dünya, Politika gibi gazetelerde muhabir olarak çalıştı ve birçok dizi yazı hazırladı. Mozaik ve Kaleideskop gibi yapımcılığını, yönetmenliğini ve sunuculuğunu üstlendiği programları TRT 1 ve TRT 2’de yayınlandı. İlk yayınlandığı yıllarda 32. Gün programının Londra muhabirliğini yaptı. I Ceasar, Crimean War, The Great Game ve Troy gibi BBC ve Discovery Channel belgesellerinde Türkiye yapımcısı olarak yer aldı. 1999’da TV 8’in belgesel bölümünü kurdu ve 2004’e kadar 30’dan fazla belgesele imza attı. Belgesellerinden bazıları: Denizciler, Bir Zamanlar Kıbrıs’ta, Artık Biz de Varız, Devlerin Savaş Alanı Afganistan, … Türkiye Sevdalıları, Ohri Güzel Ohri, Unutulan yıllar… Belgesellerin birçoğu yabancı dillere çevrilmiş ve Makedonya, Azerbaycan, Suriye gibi ülkelerde televizyonlarda yayınlanmıştır. Avar’ın Balkanlar, Kafkasya, Ortadoğu, Orta Asya, Çin, Hindistan ve Güney Amerika’dan dosyalarla TRT1 ekranlarında yayınlanan Sınırlar Arasında adlı programı büyük yankı yaptı.
"Hemen hemen tüm eğlence yarışma ve dedikodu programları Türk halkına aşağılık kompleksi aşılıyor. Bu programların hemen hepsinde halkın zekasına hakaret ediliyor."
Güç, istediğini alabilmek için diğerlerini etkilemek demektir. Bunu üç şekilde yapabilirsiniz.

Birincisi sopa metodudur. İnsanları tehdit edersiniz. Öbürü havuç metodudur. İnsanları ödeme yaparak etkilersiniz. Veya insanları sizin istediğinizi istemeleri için ikna edersiniz. İşte onları ikna ederek, çekim merkezleri oluşturarak istediğiniz noktaya getirmeye “yumuşak güç” denir.
Fıkra gibi: "Amerika'da neden ortalık karışmaz," diye sormuş biri. Cevap: "Orada bir Amerikan büyükelçiliği yok ki!"
"Halkı bin bir etnik gruba bölmeye çalışsalar da; Allah'la aldatmaya ugraşsalar, sahte dinleri dayatsalar da; beyaz camdan uyku hapları, zehirli iğneler fırlatsalar da; "aydın" kisveli deccalleri besleyip besleyip büyütseler de, Türk milleti "mucize" bir millettir!"
“Nasıl herkesi bu kadar saçma birşeye ikna edebilirsin ki!” diye sordum.
“Medyayla,” dedi. “Unutma bir şeyi çok tekrarlarsan herkes inanır!”
Hitler, dünyaya egemen olma hayaline ''Yeni Nizam'' adını vermişti. Amerika onu takip etti. Emperyalizme ''Yeni Dünya Düzeni'' dedi.
Amerikan imparatorluğu tek dünya devleti yolunda ilerlerken ... Kendine karşıymış gibi görünenleri de ortaya sürer ve bu yolla kitleleri yanıltır.
Küresel efendilerin “Yeni Dünya Düzeni” için ağızlarından düşürmedikleri bir söz var:

“Demokrasi”!

Nedir sözünü ettikleri bu “demokrasi”? Görülen o ki, bomba yağdırmaktır, hedef ülkelere! İşgal etmektir. Ya da efendilerine en faydalı köleyi seçtirmektir halka!
Hatırlayın! Lord Curzon, Lozan Konferansında Musul-Kerkük konusu görüşülürken Kürtleri kastederek, "Ben onlara bir alfabe verdiğim gün görürsünüz," demişti.
Şimdi Batı bölgede ortak Kürt kültürü yaratma peşinde.Maddi çıkarları bunu gerektiriyor.
352 syf.
·9 günde·10/10
Banu Avar'ın 2010-2012 yıllarında yazdığı makalelerin toplandığı bir kitap. Bu kitap ile yakın geçmişteki siyasi ve tarihi gelişmeleri (Arap Baharı!-kışı-) adım adım izleme fırsatı buldum.

Küreselleşme iddiası altında, tek dünya devleti ile tüm dünyada hakimiyeti kurmak isteyen, ulusötesi şirket sahiplerinin hedeflerine ulaşmak için neler yapabileceğini ve bunları nasıl yaptıklarını -yöntemlerini- adeta bir şablon halinde gözler önüne seriyor Banu Avar.

Peki neler yapmış bunlar? - Bundan sonrası spoiler :) -

-2005 yılında ''Koruma Yasası'' çıkarılarak, bir ülkede belli bir etnik ya da dini grubun şiddete maruz kaldığı gerekçesiyle BM'ye başvurması sonucu ''İnsani Müdahale'' nin meşru gösterilmesi sağlanmış.

-Bundan sonrasını biliyorsunuz zaten, hedef seçilen ülkede dış destekli eylem ve protestolar başlamış, ülkedeki iktidar medya ile olabildiğince şeytanlaştırılmış ve o ülkelere demokrasi! şaka şaka sömürgeci asker ve şirketler gelmiş.
160 syf.
·Beğendi·10/10
Kitap fuarında Banu Avar'ın kendisinden kitabı dinlemiştim.500 sayfalık bir kitabım var onu yazması bunu yazmaktan kolaydı demişti.Medyanın gerçekleri yazamadığını hatta gerçeği örtmek üzere çalıştığını düşünürsek,yaptığı program yüzünden TRT'den atılan ve gerçek bir vatansever olan Banu Avar'ın gerçekleri anlatmak(Suriye üzerinden) için uğraştığı bu kitabı okumak bizim için adeta bir ödev olmalıdır.
160 syf.
·Puan vermedi
Yazarın kalemi cesur ve gerçekten iyi. Okudugum ilk kitabı. Diğerlerini de okumayı planlıyorum. Kalemini çok iyi konuşturmuş. Zaman zaman roman tadı aldım.
160 syf.
·4 günde·Beğendi·Puan vermedi
Amerika ve ortaklarının IMF,NATO vb. kurumların hangi amaçlar uğruna milletleri isyana,darbeye sürüklendiğinin anlatıldığı bu kitapta tüm kirli çamaşırlar ortaya dökülüyor.Yazar geçmişten günümüze oynanan bu oyunları belgeleriyle beraber gözler önüne seriyor.Bu kitabı aslında gençlere yazdığını ve tuzağa düşmemelerini öğütleyerek bitiriyor.
Benim hoşuma giden bilinçlendirici bir kitap olmuş.
Kitapla kalın..
392 syf.
·24 günde·Beğendi·10/10
" Eğer devrim yalnızca tek bir kişinin omuzlarında ayakta duruyorsa, zaten baştan kaybedilmiş demektir." Kübalı bir vatandaşın sözleri..

Mutlaka okumanızı öneririm.. Her birimizin okuyup, bilinçlenip hepbirlikte ülkemize sağlam adımlarla sahip çıkmamız gereken bu günler de..

Hepimiz birer Atatürk'üz unutmayalım!
200 syf.
·8 günde·Beğendi·8/10
"Kültürel Soykırım" başlığı altında kültür, emperyalizm, hegemonya vb. çeşitli soruların cevapları aranmakta. Gerçekten "muasır medeniyet" e doğru mu gidiyoruz yoksa "tek dişi kalmış canavar" a mı dönüşüyoruz. Bizi biz yapan değerler
haricinde çeşitli coğrafyalardan aldığımız bilgilerin ne kadar etkisi altındayız? Niçin bazı ülkeler ekonomik, siyasi, kültürel kalkınma sağlamışken biz bunun neresindeyiz?

Avrupa ya da Arap kültürü ideal kültür mü? Kendi kültürümüz bunun neresinde? Kendi kültürümüzü içselleştirip, farklı kültürleri de özümseyerek bir üst kültür çıkabilir miyiz?

Başka medeniyetleri yok etmek için illa savaş mı açmak gerekir yoksa kültürel savaş, o toplumları kendi benliklerinden ayırabilir mi?
"Emperyalist güç hedefindeki ülkeyi kültürel işgal bombardımanına tutarsa ve bu işgal politikasını sürdürürse, o ülkeyi topla tüfekle işgal etmenize gerek kalmaz.Çünkü hedef ülke insanları zaten sömürgeci güce kalben bağlılık gösterir, her şeyi ile biat eder". (Ömür Kurt kitabın yazarı sayfa 13)

O zaman ortaya kompradorlar çıkıyor yani yabancıların çıkarını gözeten yerli işbirlikçiler.

Kitap, dünden bugüne dil, sanat, edebiyat ve genel olarak siyaset içindeki yozlaşmayı gözler önüne sermesi anlamında önemli bilgiler vermektedir.

Kitabı Tüyap kitap fuarından Banu Avar tarafından imzalı olarak aldım ama daha şimdi okuma fırsatım oldu. Bendeki kitabın baskı tarihi 2013 ve 6.baskı.
Kitap beş ana başlık ve onların altında yer alan diğer alt başlıklarla "kültürel soykırım"dan başlayıp, ilerliye ilerliye ülkemizde yaşanan kültürel, dil, edebiyat vb.
alanlarda yaşanan yanlışları irdeliyor.

"Dış mihraklar" laflarını çokça duyduğumuz bu zamanda bunlar kimdir, neler yapıyorlar gibi soruları cevaplamaya çalışırken, bunların içerdeki yani işbirliği yaptığı kişilerin genel özelliklerini de anlamamızı sağlamaya çalışıyor.

Banu Avar konuşuyor, soru soruyor ama bunu yanında yazar Ömür Kurt'un bölüm başlarında, ortasında ya da sonunda konuya giriş, ilerletme ya da sonlandırma anlamında yazıları da dikkate değer. Onu da yaptığı aydınlatıcı bilgilerinden dolayı için kutlarım. Ülkemizi tankla, topla veya sıcak bir çatışmayla ele geçiremeyeceğini anlayan güçlerin içten bir kalkışma, darbe yoluyla bazı şeyleri değiştirmeye
çalışmasında kullanacağı birey/örgüt/parti/basın/cemaat/tarikat/sendika/sivil toplum kuruluşları/yazarlar gibi çeşitli yolları nasıl kullandığı veya kullanacağını görebiliyoruz.

Gün gelir eğitim adı altında gün gelir hibe adı altında, gün gelir sosyal yardım adı altında çok çeşitli yollardan etki altında almak isteyeceği yapıları nasıl ele geçirebileceğini okuyunca bazı şeyleri daha kolay anlayabiliyoruz.

Hem yazar Ömür Kurt'un yazıları hem de Banu Avar'ın görüşleri bizlere yeni bir bakış açısı oluşturabiliyor. Sorgulamadan kabul etmemek ya da iyice inceledikten sonra bazı şeylerin kabul edilebileceğini gösteriyor.

Beğenerek okuduğum ve altını çizerek notlar aldığım bir kitap. Kitabın kapağı da, karanlıktan aydınlığa bir portre sunuyor.
160 syf.
·4 günde·8/10
Tarih,dünyaya hakim olmaya çalışan güçlerin kurulu sistemi bozma,yeni düzenek kurma,sistem oturtma,savaşlar çıkartmasının örnekleriyle dolu diyor yazar ve bunu bize açıklıyor.

Günümüzde uygulanan emperyalist oyunların uygulayıcıları, birbirleriyle olan ilişkileri, yapısı, uygulama biçimleri etkileyici bir araştırma içinde bulunuyor.
Çarkları-Kuranları-Yayları-Renkli Devrimler-Arap Baharı-Facebook-Suriye-Işıd-Pkk-Musul-Öso-Cnn-Beyaz Baretler ve daha nice konu işleniyor.

Dünyanın yalan yüzünü,zembereğini görmenizi sağlayan bir kitap.Derin bir araştırma yapılmış ve kaynakları ile ortaya çıkarılmış.Fotoğraflar ile desteklenmiş.Kitap kısa ama konular kısa,öz ve anlaşılır şekilde anlatılmış.
160 syf.
·Beğendi·10/10
Türk genci kendini bilgi ile donatmalı. Ancak bu şekilde karanlıklar aydınlığa evrilir.

Günümüz dünyasında kurulan emperyal düzen, sahneye konan oyun, sahne önü ve arkasındaki kişi ve kurumlar Banu Avar'ın son kitabI Zemberek'te açık bir şekilde anlatılmış. Gerçeği merak edenlerin büyük oyunu bozmak için "ne yapmalı" sorusuna cevap ararken okuması gereken bir kitap.
160 syf.
·Beğendi·5/10
1 veya 1.5 saatte okuya bileceğiniz bir kitap.,
Medya tuzakları, CIA nin taşeron firmaları, Demokrasi projesi( NDI ve IRI) , Beyaz Baretler
Kisacası komşu Ülkelerdeki işgallerin görünmeyen yüzünü ve nasıl calıştiklarini anlatan kitap derim.
304 syf.
·Puan vermedi
Sadece 3 kelime emek , mücadele ve sabır bir kadına ancak bu kadar yakışır . Bu kadar saf ve temiz bir şekilde noktasına virgulune dokunmadan tüm yalınlığı ile anlatılmış gerçek hayatlardan kareler bulabileceğiniz anlamlı ve okunması gereken bir kitap .

Yazarın biyografisi

Adı:
Banu Avar
Unvan:
Türk yazar, gazeteci, program yapımcısı ve sunucusu
Doğum:
Eskişehir, 18 Temmuz 1955
Gazetecilik hayatına Süreç dergisinde başladı. Londra City Üniversitesi’nde televizyonculuk alanında yüksek lisans yaptı. BBC’nin belgesel kurslarına katıldıktan sonra BBC Türkçe Yayınlar Bölümü’nde programcı ve sunucu olarak çalıştı. Ardından TRT Londra muhabirliğini üstlendi. Günaydın, Vatan, Dünya, Politika gibi gazetelerde muhabir olarak çalıştı ve birçok dizi yazı hazırladı. Mozaik ve Kaleideskop gibi yapımcılığını, yönetmenliğini ve sunuculuğunu üstlendiği programları TRT 1 ve TRT 2’de yayınlandı. İlk yayınlandığı yıllarda 32. Gün programının Londra muhabirliğini yaptı. I Ceasar, Crimean War, The Great Game ve Troy gibi BBC ve Discovery Channel belgesellerinde Türkiye yapımcısı olarak yer aldı. 1999’da TV 8’in belgesel bölümünü kurdu ve 2004’e kadar 30’dan fazla belgesele imza attı. Belgesellerinden bazıları: Denizciler, Bir Zamanlar Kıbrıs’ta, Artık Biz de Varız, Devlerin Savaş Alanı Afganistan, … Türkiye Sevdalıları, Ohri Güzel Ohri, Unutulan yıllar… Belgesellerin birçoğu yabancı dillere çevrilmiş ve Makedonya, Azerbaycan, Suriye gibi ülkelerde televizyonlarda yayınlanmıştır. Avar’ın Balkanlar, Kafkasya, Ortadoğu, Orta Asya, Çin, Hindistan ve Güney Amerika’dan dosyalarla TRT1 ekranlarında yayınlanan Sınırlar Arasında adlı programı büyük yankı yaptı.

Yazar istatistikleri

  • 173 okur beğendi.
  • 792 okur okudu.
  • 22 okur okuyor.
  • 568 okur okuyacak.
  • 8 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları