Banu Avar

Banu Avar

Yazar
8.5/10
569 Kişi
·
1.608
Okunma
·
277
Beğeni
·
5731
Gösterim
Adı:
Banu Avar
Unvan:
Türk yazar, gazeteci, program yapımcısı ve sunucusu
Doğum:
Eskişehir, 18 Temmuz 1955
Gazetecilik hayatına Süreç dergisinde başladı. Londra City Üniversitesi’nde televizyonculuk alanında yüksek lisans yaptı. BBC’nin belgesel kurslarına katıldıktan sonra BBC Türkçe Yayınlar Bölümü’nde programcı ve sunucu olarak çalıştı. Ardından TRT Londra muhabirliğini üstlendi. Günaydın, Vatan, Dünya, Politika gibi gazetelerde muhabir olarak çalıştı ve birçok dizi yazı hazırladı. Mozaik ve Kaleideskop gibi yapımcılığını, yönetmenliğini ve sunuculuğunu üstlendiği programları TRT 1 ve TRT 2’de yayınlandı. İlk yayınlandığı yıllarda 32. Gün programının Londra muhabirliğini yaptı. I Ceasar, Crimean War, The Great Game ve Troy gibi BBC ve Discovery Channel belgesellerinde Türkiye yapımcısı olarak yer aldı. 1999’da TV 8’in belgesel bölümünü kurdu ve 2004’e kadar 30’dan fazla belgesele imza attı. Belgesellerinden bazıları: Denizciler, Bir Zamanlar Kıbrıs’ta, Artık Biz de Varız, Devlerin Savaş Alanı Afganistan, … Türkiye Sevdalıları, Ohri Güzel Ohri, Unutulan yıllar… Belgesellerin birçoğu yabancı dillere çevrilmiş ve Makedonya, Azerbaycan, Suriye gibi ülkelerde televizyonlarda yayınlanmıştır. Avar’ın Balkanlar, Kafkasya, Ortadoğu, Orta Asya, Çin, Hindistan ve Güney Amerika’dan dosyalarla TRT1 ekranlarında yayınlanan Sınırlar Arasında adlı programı büyük yankı yaptı.
“Nasıl herkesi bu kadar saçma birşeye ikna edebilirsin ki!” diye sordum.
“Medyayla,” dedi. “Unutma bir şeyi çok tekrarlarsan herkes inanır!”
Fıkra gibi: "Amerika'da neden ortalık karışmaz," diye sormuş biri. Cevap: "Orada bir Amerikan büyükelçiliği yok ki!"
Güç, istediğini alabilmek için diğerlerini etkilemek demektir. Bunu üç şekilde yapabilirsiniz.

Birincisi sopa metodudur. İnsanları tehdit edersiniz. Öbürü havuç metodudur. İnsanları ödeme yaparak etkilersiniz. Veya insanları sizin istediğinizi istemeleri için ikna edersiniz. İşte onları ikna ederek, çekim merkezleri oluşturarak istediğiniz noktaya getirmeye “yumuşak güç” denir.
"Radikal dinci unsurların olduğu bir Arap dünyasının kıvılcımları Amerika'ya sıçramadan çok önce Rusya'ya sıçrayacaktır!"
Bu proje, Ortadoğu'da siyasi sistemlerin çökmesi ve ardından Amerika'nın bölgeye gelerek bunları kendi çıkarlarına göre kullanması projesidir. Amaç enerjiye ulaşmaktır
Küresel efendilerin “Yeni Dünya Düzeni” için ağızlarından düşürmedikleri bir söz var:

“Demokrasi”!

Nedir sözünü ettikleri bu “demokrasi”? Görülen o ki, bomba yağdırmaktır, hedef ülkelere! İşgal etmektir. Ya da efendilerine en faydalı köleyi seçtirmektir halka!
160 syf.
·50 günde
Coğrafya kader midir, tartışılır ama bu coğrafyada yaşamak insanı istemsizce siyaset takip etmeye itiyor, Banu Avar bu coğrafyada aslında az çok bildiğimiz olayları güzel bir anlatım tarzı ile toparlamış. emperyalist ülkelerin, "demokrasi" adı altında hazırladığı büyük ortadoğu projesinden ve bunun akabinde, oluşacak sonuçlardan bahsediyor. Bölgede ne olup ne bitiyor, meraklısının net bilgiler alacağı, sade bir kitap olmuş.
160 syf.
·4 günde·8/10
2011'de yaptığı 8 ayrı belgeselin genişletilmiş metinlerinden oluşan bu kitap, ortadoğu'da yaşanan siyasal gelişmelerin iç yüzünü tüm çıplaklığıyla gözler önüne seren kitap beklentilerim üzerinde çıkan bir kitap olup Banu Avar'ı bilsemde okuduğum ilk kitabıdır. Siyasi kitapları çok sevmeyen biri olarak kitap Amerika'nın demokrasi getiriceğim diye Irak'ı ve geçmişte birçok ülkeyi nasıl dağıttığını,Irak, Afganistan, Libya bombalanırken “Demokrasi Geliyor” çığlıkları atıldığı zamanları yazarken 12 yıl CIA’da çalışmış olan emekli ajan Philip Agee, CIA ajanlarının “demokrasi”den ne anladıklarını
kaleme almıştır.
Philip Agee“CIA için demokrasinin bir anlamı yoktur. Eğer bir ülkede seçilmiş bir hükümet varsa ve bizimle işbirliği yapıyorsa, ne ala! Eğer işbirliğini reddediyorsa, demokratikmiş, değilmiş umurumuzda değildir!”
Birçok siyasi konuyu daha içeren kitap kısa olmasına karşın akıcı bir dilde yazıldığından çabuk ilerlerken insanı da sıkmayan bir kitap.
160 syf.
·4 günde·Beğendi·Puan vermedi
Amerika ve ortaklarının IMF,NATO vb. kurumların hangi amaçlar uğruna milletleri isyana,darbeye sürüklendiğinin anlatıldığı bu kitapta tüm kirli çamaşırlar ortaya dökülüyor.Yazar geçmişten günümüze oynanan bu oyunları belgeleriyle beraber gözler önüne seriyor.Bu kitabı aslında gençlere yazdığını ve tuzağa düşmemelerini öğütleyerek bitiriyor.
Benim hoşuma giden bilinçlendirici bir kitap olmuş.
Kitapla kalın..
352 syf.
·9 günde·10/10
Banu Avar'ın 2010-2012 yıllarında yazdığı makalelerin toplandığı bir kitap. Bu kitap ile yakın geçmişteki siyasi ve tarihi gelişmeleri (Arap Baharı!-kışı-) adım adım izleme fırsatı buldum.

Küreselleşme iddiası altında, tek dünya devleti ile tüm dünyada hakimiyeti kurmak isteyen, ulusötesi şirket sahiplerinin hedeflerine ulaşmak için neler yapabileceğini ve bunları nasıl yaptıklarını -yöntemlerini- adeta bir şablon halinde gözler önüne seriyor Banu Avar.

Peki neler yapmış bunlar? - Bundan sonrası spoiler :) -

-2005 yılında ''Koruma Yasası'' çıkarılarak, bir ülkede belli bir etnik ya da dini grubun şiddete maruz kaldığı gerekçesiyle BM'ye başvurması sonucu ''İnsani Müdahale'' nin meşru gösterilmesi sağlanmış.

-Bundan sonrasını biliyorsunuz zaten, hedef seçilen ülkede dış destekli eylem ve protestolar başlamış, ülkedeki iktidar medya ile olabildiğince şeytanlaştırılmış ve o ülkelere demokrasi! şaka şaka sömürgeci asker ve şirketler gelmiş.
160 syf.
·Beğendi·10/10
Kitap fuarında Banu Avar'ın kendisinden kitabı dinlemiştim.500 sayfalık bir kitabım var onu yazması bunu yazmaktan kolaydı demişti.Medyanın gerçekleri yazamadığını hatta gerçeği örtmek üzere çalıştığını düşünürsek,yaptığı program yüzünden TRT'den atılan ve gerçek bir vatansever olan Banu Avar'ın gerçekleri anlatmak(Suriye üzerinden) için uğraştığı bu kitabı okumak bizim için adeta bir ödev olmalıdır.
160 syf.
Ülkemizi Orta Doğu bataklığına sürünleyenler , şehirlerimizin göbeğinde teröristlerce çukur kazılmasına, hendek açılmasına göz yumanların, bu kitabı zamanın da okumuş olmalarını ne çok isterdim. Hoş okumuş olsalar da değişen bir şey olmazdı ya...!

İyi Okumalar
160 syf.
·1 günde·Puan vermedi
Üçüncü dünya savaşı düzenli ordularla değil, “karma” sivil çetelerle gerçekleşmektedir. Bu savaşta “sahnenin önündekiler”le aldatılan halk, “sahnenin arkasındakiler”i görebildiği oranda güçlenecektir. Sahne önündekiler o kadar güzel, yumuşak, iyicil maskelerle ortalıktadırlar ki, arkadaki kan içicileri görmek zorlaşmaktadır. Her kanaldan dünyaya akan yalan rüzgârı, bırakın sahnedeki oyunu görmeyi, toplumları, maskeli aktörlerin savunucusu yapmaktadır.
Hani “ne yapmalı” diye soranlar var ya. Bize göre, önce sahne arkasını görmeyi öğrenmek, sonra da görmeyenlere göstermek temel görevdir..
Kitabın ozeti diyebileceğimiz bir alıntı ile incelememi kisa tutacağım .
Kitabi ikinci defa okudum.O kadar cok alinti yapmak istedigim sayfa var ki.okunmasini tavsiye ettigim bir kitap .
160 syf.
·9/10
Herkes herseyi zaten biliyor banu avar kitaplastirmis sadece.. evet dünya duzeni.. kafes icinde ozgurluk satan bizler... benim icin yeni olan birsey yok zaten avrasya tv de yayinlana dunya duzeni programinin bir ozeti niteliginde.. okunmasi tavsiyemdir..
304 syf.
Bu kitap da anlatılan devletlerin tarihine bakıldığında 15. ve 19. yüzyıl dan buyana güçlü devletlerin sömürge altındalar...dışardan yönetilmiş devletler... daha da eskilere gidersek monarşi den buyana sömürülen milletler de denile bilir.....
Kur'an da, verilen tarih bilgilerine bakılırsa bu oligarşi zümre eski tarihlerden buyana vardır. Peygamberlerin bile mücadelesi, halkı tekeline almış bu zümrelerledir.

Cumhuriyet ya da monarşi ile yönetilen milletler arasında, sistemlerin de farklılık olsa da, her ülkenin içinde halkın desdeğini almış olan bu zümrenin en büyük destekcileri dışardaki semaye... Bu ,zümre  yerini sağlama alabilmek için dışardaki sermaye ile iş birliği yapar,   Halk bilerek yada bilmeyerek oligarşi'nin  de destekcisi haline gelir. İşte yazar burda halkın nasıl razı edildiği konusunu da işler... "Böl ve Yönet"!

Ortadoğu, Kafkaslar, Balkanlar, Afrika  gibi ülkeler de sömürge yöntemler hep aynı, ama milletlerin birbirine benzer yönleride  var. Sanki herkes aynı kültürde, aynı eğitim, aynı inancın içinde..,kısacası hepsi dışardan ithal edilmiş...içerdeki zümre, dışardaki sermaye ile  iyi iş becermiş...



 
352 syf.
·Puan vermedi
Ya da Atatürk'ü ''deccal'' gösteren, Lozan'ı hezimet sayan, laikliğe ''dinsizliktir'' diyen, küresel efendilerin emrinde cemaatler kuran, İslam' ı ılımlılaştıran, Siyonist planların ''Müslüman maskeli''uygulayıcıların ağına düşen ''aydın tipi'' vardır. Onlara göre Osmanlı dirilecek, Türk milleti yeniden imparatorluk tebası olarak aleme hükmedecektir. Hepsinin yolu ya Utah'dan, ya Pensilvanya'dan ya Londra'dan geçmiştir.

Yazarın biyografisi

Adı:
Banu Avar
Unvan:
Türk yazar, gazeteci, program yapımcısı ve sunucusu
Doğum:
Eskişehir, 18 Temmuz 1955
Gazetecilik hayatına Süreç dergisinde başladı. Londra City Üniversitesi’nde televizyonculuk alanında yüksek lisans yaptı. BBC’nin belgesel kurslarına katıldıktan sonra BBC Türkçe Yayınlar Bölümü’nde programcı ve sunucu olarak çalıştı. Ardından TRT Londra muhabirliğini üstlendi. Günaydın, Vatan, Dünya, Politika gibi gazetelerde muhabir olarak çalıştı ve birçok dizi yazı hazırladı. Mozaik ve Kaleideskop gibi yapımcılığını, yönetmenliğini ve sunuculuğunu üstlendiği programları TRT 1 ve TRT 2’de yayınlandı. İlk yayınlandığı yıllarda 32. Gün programının Londra muhabirliğini yaptı. I Ceasar, Crimean War, The Great Game ve Troy gibi BBC ve Discovery Channel belgesellerinde Türkiye yapımcısı olarak yer aldı. 1999’da TV 8’in belgesel bölümünü kurdu ve 2004’e kadar 30’dan fazla belgesele imza attı. Belgesellerinden bazıları: Denizciler, Bir Zamanlar Kıbrıs’ta, Artık Biz de Varız, Devlerin Savaş Alanı Afganistan, … Türkiye Sevdalıları, Ohri Güzel Ohri, Unutulan yıllar… Belgesellerin birçoğu yabancı dillere çevrilmiş ve Makedonya, Azerbaycan, Suriye gibi ülkelerde televizyonlarda yayınlanmıştır. Avar’ın Balkanlar, Kafkasya, Ortadoğu, Orta Asya, Çin, Hindistan ve Güney Amerika’dan dosyalarla TRT1 ekranlarında yayınlanan Sınırlar Arasında adlı programı büyük yankı yaptı.

Yazar istatistikleri

  • 277 okur beğendi.
  • 1.608 okur okudu.
  • 25 okur okuyor.
  • 993 okur okuyacak.
  • 12 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları