Bayraktar Bayraklı

Bayraktar Bayraklı

Yazar
8.4/10
27 Kişi
·
56
Okunma
·
20
Beğeni
·
1176
Gösterim
Adı:
Bayraktar Bayraklı
Unvan:
İlahiyat Profesörü
Doğum:
Rize, 1947
Bayraktar Bayraklı, (d.1947, ikizdere, Rize), ilahiyat profesörü, Marmara Üniversitesi öğretim üyesi.

Rize'nin Güneyce Nahiyesi'nde doğan Bayraklı, ilkokulu ve hafızlığı köyünde tamamladı. 1968'de İstanbul İmam-Hatip Okulu'ndan, 1969'da İstanbul Eyüp Lisesi'nden, 1972'de İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü'nden, 1977'de ise İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü'nden mezun oldu.

1972-77 yılları arasında lise öğretmenliği yapmıştır. 1983'de Yardımcı Doçent, 1986'da Doçent ve 1993'de Profesör olmuştur.

1984-85 akademik yılını, sahasında araştırmalar yapmak üzere İngiltere'de geçirdi. 1985 yılında Amerika'da bulundu, çeşitli üniversitelerde konferanslar verdi. Daha sonra ise yurtdışı konferanslarını İngiltere, Almanya, Hollanda ve Belçika'da yaşayan Türk işçilerine yönelik olarak sürdürmüştür.

"İslam'da Eğitim" adlı eseri Türkiye Milli Kültür Vakfı ödülüne layık görülmüştür.

21 ciltlik "Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Tefsiri", "Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali", "İslam'da Eğitim", "Farabi'de Devlet Felsefesi", "İmtihan Pedagojisi", "Ayetlerin Isığında İman,İbadet ve Ahlak Üzerine Sohbetler", "Kadın, Sevgi ve Temel Haklar", "Mukayeseli Eğitim Felsefesi Sistemleri", "Kur'an'da Değişim, Gelişim ve Kalite Kavramları", "Kur'an'da Hz. Peygamber", "Din ve İletişim", "Kur'an'da İçsel-Sosyal-Maddi Çevre Kavramlarıi" adlı eserleri ve İngilizce yayınlanmış makaleleri bulunan Bayraklı, ayrıca "Din Eğitimi Araştırmaları Dergisi" ni de çıkarmaktadır. "Kadın, Sevgi ve Temel Haklar" adlı kitabı "Woman, Love and Basic Rights According to The Qur'an" adı altında İngilizceye çevrilip basılmıştır.

Halen Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Din Eğitimi Anabilim Dalı Başkanlığı görevinin yaninda bilimsel araştırmalarını da aralıksız sürdüren Bayraklı, Arapça ve ingilizce bilmektedir.
Onun öğreneceği konuları tespit ederken araştıracaklarını saymaktansa, araştırmaması gerekenleri sayıyor:

Bknz. Lokman31/34
Bizler Kur'an'a sımsıkı sarılmadıkça ne Yüce Allah'ın emrini ne de Hz. Peygamber'in sünnetini yerine getirmiş oluruz. Üzerinde çalışılmayan, anlaşılmayan hayata uyarlanmayan Kur'an'a nasıl sımsıkı sarılmış olunacaktır. Hz. Peygamber Kur'an'a sarılırken, bizler beşeri görüşlere sarılıyoruz, sonra da Hz. Peygamber'in sünnetini arıyoruz ve o sünneti namazların sünnetlerini kılmanın duvarları içine hapsediyoruz.
Öğrenimin biyolojik büyümeyle yakın ilişkisi vardır.

"Yusuf olgunlaşınca kendisine hikmet ve ilim verdik."
370 syf.
·11 günde·9/10
Artık hurafeleri, dogmaları Kur’an’a kabul ettirme zamanı geçmiş, onları Kur’an’ın süzgecinden geçirip dinin dışına hatta hayatın dışına atma zamanı gelmiştir.

Bayraktar Bayraklı Hoca’ya bu çalışması için teşekkür etmek lazım, teşekkürün en büyük sebebi de Hint Kur’ancılık akımı gibi Hz. Peygamber’i, onun sünnetini ve kaynaklarda geçen insanlığa ve Kur’an’a uygun olan hadisleri bir kenara bırakmayıp, bu kitabında delil ve kaynak olarak gösterdiği için. Kitabın ana konusu dinin kaynağı Kur’an olmayıp, Kur’an’dan önce Kütüb-i Sitte ya da Kütüb-i Tis’a olup, hadislerden önce de hacı, hoca, şeyhler mollalar olup icmanın ve içtihatın daha üst kaynak olması sonucu ortaya çıkan Müslümanlığı ve bu ortaya çıkan Müslümanlık sonucu düşülen durumu anlatıyor; ve dindeki doğru bilinen bir sürü yanlışı Kur’an ışığında süzgecinden geçirip doğrusunu anlatıyor. Bir konunun açıklamasını yaparken hadisler eşliğinde açıklaması, kendi yorumunu kullanması ve bunlarla beraber tarihte yer almış kişilerin de görüşlerini belirtmesi hem objektiflik açısından hem de farklı farklı yorumlar olması açısından daha şeffaf bir yaklaşım oluşturmuş. Tabii farklı farklı görüşleri mantıklı konularda ele almış, hurafelerde ya da dogmalarda bunlara haklı olarak da gerek duymamış.

Ne diyor Bayraktar Hoca, dinimize, İslam kültürüne giren bu hurafe ve dogmatik anlayışın kökenini, nereden geldiğini bulmadan ve tarihi bilmeden bu tarz konuları sağlıklı bir şekilde sorgulayıp cevap bulmamız mümkün değildir. Kültürden kültüre intikal eden (en büyük sebebi de fetih ve zorla Müslüman yapma) ve oralarda yaşamını devam ettiren yanlış, dogma ve hurafeler zaman geçtikçe filizlenir ve büyürler. Geçtikleri yeni kültürün sağlam taraflarını ilk başta rahatsız edip devamında da çürütürler. İlk yaratılış ve kaburga kemiği olsun, şefaat konusu olsun, Hz. İsa’nın geri geleceği olsun, kabir azabı olsun, sırat köprüsü olsun, evliyalık adı altında bazı kişilerin kerameti ve kıyamet alameti bilgileri olsun hepsi İslam dininde yer bulmaya çalışırken aynı Furkan Suresi 30. Ayeti gibi bu ümmet tarafından Kur’an terk edilmiş ve bu unsurlar da sahte İsrailiyat kökenli hadislere dönüşerek, Hz. Aişe Annemiz’in Hz. Muhammed’in ahlakı Kur’an’dır demesine rağmen Hz. Peygamber’e iftira boyutuna gelecek kadar filizlenip büyümüştür. Saydığım unsurların hiçbiri Kur’an’da geçmemesine rağmen Kur’an’a bir şekilde farklı farklı zorlama manalar verilerek kabul ettirilip içinde yer bulmaya kadar uzanmış, kuvvetlenmiş, din alimi ve görevlilerimizin zihinlerine yerleşmiş ve farklı din kitaplarının içinde de yer bulmuşlardır.

Kitabın son kısımlarındaki açıklamalar ve tespitler bana göre kitabın en etkili yerleriydi. Regl zamanındaki bir kadının Kur’an’da sadece cinsel ilişkiye girmesi yasakken, dinimize giren farklı farklı kültürlerin etkisi ile nasıl fiziken kirlilikten ruhen kirliliğe geldiği, her tür ibadetten uzaklaştırıldığı, ibadet değil hatta dua etmesinin bile sakıncalı görüldüğü duruma gelmesi, İslam’ın şartının nasıl 5 olduğu ve o şartların da sadece ibadet olmasını açıklaması, barış anlamına gelen bir ismi olan İslam dininin yardımdan, hayırdan uzaklaşıp ne şekilde sadece kendine has ibadet dini haline geldiği kısımları anlatması anlayabilenler için yeterince doyurucuydu.

Allah kendisi ile tarihte iletişimi koparan, aralarına başka varlıklar alan insanlığa yeni bir mesaj göndererek bu sefer bu iletişimin kopmayacağını temin ettiği bir mesajla iletişim kurmuştur; ama insanlar ya bu mesajı anlamıyorlar ya da anlamak istemiyorlar ve anlamaya çalışmıyorlar (gerçi birkaç tane çoban çıkıp anladığını söyleyip tutarsız tutarsız fikirlerini de ortaya atabiliyor). Anlamak istenmeyince, anlamaya çalışmayınca maalesef o mesaja karşı, bu mesaj Allah’ın mesajı da olsa gönülde, kalpte ve zihinde sağlam bir iman oluşmuyor. Sözde, lafta Kur’an tamamdır, mükemmel kitaptır derler ama iş canlıya, uygulamaya geldiğinde biz Kur’an’ı anlamayız derler, altında her hadis yazan sözü kayıtsız, şartsız ve Kur’an süzgecinden geçirmeden de kabul ederler, daha da kötüsü icma ve içtihat ilk sıralara konulur. Çok değil 2 gün sonra Ramazan başlıyor ve ülkemizin icmaya, içtihata ne derece önem verdiği basit basit sorularla daha doğrusu saçma saçma sorulara alacakları daha saçma cevaplarla görülecek ve dinlerini yaşadığını sanacaklar. Kadir Gecesi de Çağrı filmini izledikten sonra da kendilerince ibadette zirveye çıkacaklar.
370 syf.
·10 günde·Beğendi·10/10
Kur'an'sız Müslümanlık diye kapağa bakıp durdum. Ne demek istiyor acaba? önce yanlış anladım sonra okudukça çevremizden, ailemizden yada duydugumuz müslümanlık adına olan birsürü olayların hurafelerden ibaret oldugunu öğrendim ve hak verdim. Aslında Rabbimizin, bize öncü olması gerektirdiği kitabı ne kadar okuyup anlıyoruz muhakemesinide içimde çok yaşadım. Birsürü roman, kitap okuyorumda neden müslümanım diye geçinip Allahın gönderdiği Kur'an'ı Kerim'i okumayayım ki? dedim. Kitabı okurken bizi islamdan uzaklaştırmak için söylenilen ve inandırılan ne kadar kelime varmış dedim.Bayraktar Bayraklı aslında tam istediğim gibi cevaplamış, hep Kur'an'ı Kerimden ayetler vererek olayları aslında bu şekilde anlamamız gerektiğini belirtmiş. Kesinlikle tavsiyedir.
370 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Bayraktar Bayraklı islam ne değildir sorusunu bu kitabında titizlikle açıklıyor. Nesiller boyu ıslamin kuran dışındaki kaynaklardan beslendiğini ve günümüzde arap ve Hristiyan kültüründen alınma bir dini yaşadığımızı gözler önüne seriyor. Günümüzde islamiyet hadis gibi saf olmayan ve İncil gibi değiştirilmiş kaynakların tesirinden kurtulamamıştır. Islamiyete eklenen her yeni kaynağın asıl islamiyeti günden güne daha fazla zedelediği inkar edilemez. Sadece kuran bazlı islamiyeti sapıklık olarak gören sözde hocalar Kuran'ın tek başına yetmediğini iddia etmektedir. Bu yüce Allah'ın kitabı tam indirmediğini eksik indirdiğini iddia etmekten başka birşey değil. Kuran'ın kendisinde defalarca dile getirilen Kuran'in apaçıklığı ve eksiksizliği Kuran'dan önce başka kaynaklar edinenler ve önerenler yüzünden göz ardı edilmiştir. Kitabı bir bütün olarak ele alırsak kültürün ve diğer dinlerin etkisi altından çıkmış bir islamiyet hedefliyor bu yolda yazılan bir kitap umarım hakettiği değeri görür.
244 syf.
·2 günde·Beğendi·7/10
Sizden uzak kalmaya dayanamadığım için daha bir gün geçmeden tekrar yazmaya karar verdim. Ayrıca 2016 Nisan'dan beri yazmaya devam ettiğim blogumda tüm zamanların rekorunu kırmak istediğim için yazmaya devam ediyorum. Bu rekor ne derseniz, Temmuz ayı içerisinde bu incelemeyle 6. kitap özetini tamamlamış olacağım. Bakarsınız bu sayıyı daha da arttırabilirim. Kitabımıza gelirsek bir dostumun tavsiyesiyle okumaya müşerref olduğum nadide eserlerden biri olduğunu düşünüyorum. Aslında ödünç verilen kitapları daha çok seviyorum. Çünkü her kitabın sonuna yaklaştıkça sırada ne okuyacağım gibi bir derde düşüyorum. Ayrıca okumama değecek mi? Harcadığım zaman boşa gidecek mi? Sorularına cevap aramak zorunda kalıyorum. Kitabı temin etmek, okuduktan sonra onu depolamak ya da kurtulmak her seferinde bana büyük bir yük gibi geliyor. Halbuki ödünç kitap aldığımda kısmen birinin tavsiyesiyle okuyorum ve kalitesinden emin olabiliyorum. Temin etmek, depolamak gibi bir derdim olmuyor. Benim gibi yarı-göçebe yurt hayatı yaşayanlar için bu gerçekten büyük bir problem oluyor. Sadece kitaplar için değil tüm eşyalarımı sürekli taşıyabileceğim seviyede tutmak zorunda kalıyorum. Muhtemelen tüm ileriki yaşamımı etkileyecek bu zorunlu alışkanlık, hayatım boyunca bir yere bağlanma ve aidiyet duygumun hep zayıf kalmasına sebep olacak. Bu sebeple sürekli olduğum yerden sıkılıp yeni maceralara atılmak için fırsat kollayacağım. Bu da beni imkanların sınırlı olması gerçeğiyle yüzleştirecek ve mutsuzluğumun temel sebeplerinden biri olacak. Yurtlarda geçirdiğim 10.yıla yaklaşırken siz güzide okuyucularımı hüzne gark etmek istemezdim ama bazen gerçekçi olmakta fayda olduğunu düşünüyorum. Şimdi kitabımıza gelirsek, dört temel bölümden oluştuğunu söyleyebilirim : Şirk nedir, Şirk çeşitleri, Müşrik Hukuku, Müşriklere ahirette ne olacak? Kitabın ilgi çekici noktalarından birinin, müşrik kavramının sözlük anlamından farklı tanımlaması. Müşrik sözlük anlamında Allah'ın yanında başka tanrılara da inanan, ya da aracı koyan kişi anlamına geliyor. Kafir ise tanrının varlığına inanmayanlara İslam'da genel olarak verilen isimdir. Bayraktar Hocamız, kafirlerinde birer müşrik olduğunu söylüyor. Yani kafir olanlar, bencilliğine nefsine uyup Allah'a inanmaktan kendilerini alıkoyduklarını söylüyor. Ayrıca şirkin İslam'da en büyük günah olduğunu, Allah'ın yanında başka hiçbir yaratıcıya, ilaha inanılmaması gerektiğinin üstünde duruyor. Tüm müslümanlar bunda ortak düşünceye sahip olmasına rağmen, farkında olsunlar veya olmasınlar Allah'tan daha çok sevdikleri her şey onlar için bir şirk öğesi oluyor. Bunu da örnekler üstünden veriyor. Özellikle ilgi çekici noktaları açıklarsak, peygamberlere ve şeyhlere duyulan sevginin şirke neden olabileceğini söylüyor. Malum 15 Temmuz'dan sonra çokça üstünde tartışılan cemaat ve tarikat oluşumlarında, müritlerin şeyhlerine aşırı bağlılıkları ve onlardan şefaat istemeleri kitapta eleştiriliyor. Bunların şirke kapı aralayabileceğini söylüyor. Ayrıca Hz.Peygamber'i kanun koyucu gibi gösterilip, Allah'ın hükmüne ortak olabileceğini düşünmekte şirkin temellerini oluşturuyor. Bence günümüzde Hz.Peygamber'i övmek bazen o kadar abartılıyor ki, kul Allah ile Hz.Peygamber sevgisini bazen karıştırabiliyor. Önceleri ayırt etmekte zorlandığım aşırı sevgimi bu kitap sayesinde bir temele oturtabildiğimi düşünüyorum. Ayrıca kitapta konu olan müşriklerle evliliğin kesin olarak yasaklandığı dile getiriliyor. Bunun yanı sıra Müslümanların, Yahudi ve Hristiyanlarla evlenebileceğini bilirken; Hristiyanların başka bir dini geçtik başka mezhepten biriyle bile evlenmesinin kesin olarak yasaklandığını düşündükçe, İslam'ın neden hoşgörü dini diye isimlendiriliğini anlıyoruz. Bazen kitapta hocanın tekrara düştüğünü düşünüyorum ama okunmasının faydalı olacağından da hiç şüphem yok.
PAYLAŞ
191 syf.
·Beğendi·5/10
Yazar Prof.Dr.Bayraktar Bayraklı bu kitabı " Kadın,Sevgi ve Temel Haklar " üç bölümden oluşuyor.Birinci bölümde " Kadın" üst başlığında Kadının Özellikleri,Kadın ve Hakları ve Kadın,Nikah ve Boşanma gibi konular içeriyor.
İkinci bölümde ise " Sevgi " ile ilgili kavramlar,çeşitleri ve Allah kimleri sever/ sevmez anlatılıyor.Kitabın üçüncü ve son bölümünde " Temel Haklar " Hayat hakkı,Öğrenim hakkı,Mülkiyet hakkı,Emeğin hakkı gibi ferdi hakların yanısıra Ana-Baba hakkı,Çocuk hakkı,Akraba hakkı,Fakirin hakkı,Örgütlenme hakkı,Toplumun hakkı ve Yetimin hakkı gibi sosyal haklar anlatılıyor.
Okurken bitirmeye zorlandığım bir kitaptı,akıcı değildi.İyi okumalar...
599 syf.
·18 günde·Beğendi·10/10
Kuran-ı Kerim ;bizim rehberimiz her şeyimiz varlık nedenimizdir. Müslümanlar olarak çok saygı duyarız üst rafta durur dokunursak çarpılırız ve ya okuyunca anlamayız gibi kötü ve bizi helaka götürecek bilinçli ve bilinçsiz bir nice düşüncelerimiz ve davranışlarımız var yazar bunlara dikkat çekerken ayrıca kutsal kitabımız Kuran gayet net anlaşılır olduğu , Kuran’da her şeye cevap olduğu çağdaş hukukun temellerini ve hukukun kendisini oluşturduğu ayetlerle kanıtlıyor. Akılcı ve gönülden tespitler ile aklımı ve gönlümü açtı sizde ilk önce Kuran’ı Kerim’i okuyun sonra vakit bulursanız bu kitabı da inceleyin derim. Allah’ın rahmet ve merhametini kazanmak için ona kendi kitabına Kuran’ı Mübine sımsıkı sarılalım Allah yardımcımız olsun.
Kütüphanede Kafka
Kütüphanede Kafka Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur’an’ı Kerim Meali'yi inceledi.
614 syf.
·10/10
Doğrusu Kur'ân, sana ve kavmine bir şereftir. İleride ondan sorumlu tutulacaksınız (Zuhruf 44)
Dinimizin temel kaynağı ve ahirette sorumlu tutulacağımız Kuran'ın okunması, hem sorumluluğumuzu bilmemiz hem de başkaları tarafından yanlış yönlendirilmememiz açısından önemli.
Bu veya başka bir çeviri, önemli değil. Önemli olan anlayarak okumak.
244 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Gönül alemini kirleten bir hastaliktir şirk..yerine tevhid inancini koymakla tedavi olunur.Yuce Allah Kuran gondermis hayat rehberimiz teke tek ayetleri okuyup akil suzgecinden kalbimize ulastirmaliyiz.şirkin nedenlerinden biri cehalet bilgisizliktir.sevginin olcutunu nefis terbiyesini ve şirke dusmemiz Allah muhafaza icin guzel bir kitap.

Yazarın biyografisi

Adı:
Bayraktar Bayraklı
Unvan:
İlahiyat Profesörü
Doğum:
Rize, 1947
Bayraktar Bayraklı, (d.1947, ikizdere, Rize), ilahiyat profesörü, Marmara Üniversitesi öğretim üyesi.

Rize'nin Güneyce Nahiyesi'nde doğan Bayraklı, ilkokulu ve hafızlığı köyünde tamamladı. 1968'de İstanbul İmam-Hatip Okulu'ndan, 1969'da İstanbul Eyüp Lisesi'nden, 1972'de İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü'nden, 1977'de ise İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü'nden mezun oldu.

1972-77 yılları arasında lise öğretmenliği yapmıştır. 1983'de Yardımcı Doçent, 1986'da Doçent ve 1993'de Profesör olmuştur.

1984-85 akademik yılını, sahasında araştırmalar yapmak üzere İngiltere'de geçirdi. 1985 yılında Amerika'da bulundu, çeşitli üniversitelerde konferanslar verdi. Daha sonra ise yurtdışı konferanslarını İngiltere, Almanya, Hollanda ve Belçika'da yaşayan Türk işçilerine yönelik olarak sürdürmüştür.

"İslam'da Eğitim" adlı eseri Türkiye Milli Kültür Vakfı ödülüne layık görülmüştür.

21 ciltlik "Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Tefsiri", "Yeni Bir Anlayışın Işığında Kur'an Meali", "İslam'da Eğitim", "Farabi'de Devlet Felsefesi", "İmtihan Pedagojisi", "Ayetlerin Isığında İman,İbadet ve Ahlak Üzerine Sohbetler", "Kadın, Sevgi ve Temel Haklar", "Mukayeseli Eğitim Felsefesi Sistemleri", "Kur'an'da Değişim, Gelişim ve Kalite Kavramları", "Kur'an'da Hz. Peygamber", "Din ve İletişim", "Kur'an'da İçsel-Sosyal-Maddi Çevre Kavramlarıi" adlı eserleri ve İngilizce yayınlanmış makaleleri bulunan Bayraklı, ayrıca "Din Eğitimi Araştırmaları Dergisi" ni de çıkarmaktadır. "Kadın, Sevgi ve Temel Haklar" adlı kitabı "Woman, Love and Basic Rights According to The Qur'an" adı altında İngilizceye çevrilip basılmıştır.

Halen Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Din Eğitimi Anabilim Dalı Başkanlığı görevinin yaninda bilimsel araştırmalarını da aralıksız sürdüren Bayraklı, Arapça ve ingilizce bilmektedir.

Yazar istatistikleri

  • 20 okur beğendi.
  • 56 okur okudu.
  • 10 okur okuyor.
  • 55 okur okuyacak.
  • 2 okur yarım bıraktı.